Evlenince değişir mi yoksa biter mi?

🕒 Konu sahibi 1 saat önce aktifti
İnsanlar neden evlenirler sorusuna verilen cevaplarla, evliliklerin neden kısa sürdüğü konusu aslında birbiri ile çok örtüşür. Bazen insanlar evliliği, hayatlarında olan sıkıntılardan kaçış yolu olarak görebilirler. Ailelerinden, sorumluluklardan, yasaklardan, toplumsal kurallardan, yalnız kalmaktan kaçtıkları için evlenirler. Evliliğin ne olduğunun bilinmemesi ile yapılan her evlilik bir zaman sonra ayrılıkla sonuçlanır.

Günümüzde birçok kişi evliliğin kendisini sevdiği için evlenmek ister. Evleneceği kişi ile arasındaki uyumdan ziyade, o kişinin evlenmeyi düşünmesi ile evlilik gerçekleşir. Oysa iyi bir evlilik için çiftlerin birbirlerini iyi tanıması gerekir. Belirli durumlarda verdikleri tepkiler, savunmalar, tartışma biçimleri, kullandıkları üsluplar, sinirlenince gösterilen davranışlar, fedakarlık sorumluluk alması gerektiği durumlar, iletişim kurma yolları gibi özelliklere dikkat etmek çok önemlidir. Birçok insan karşısındaki kişiyi tanırken daha yüzeysel kavramlara bakar. Örneğin, mesleği, evi, arabası gibi maddi yönleri ön plana çıkaran özellikler, karşısındaki kişinin dış görünüşü, fiziksel özellikleri, kariyeri, sosyal çevresi gibi özelliklere dikkat ederler. Oysa tanınması, bilinmesi gereken “karşınızdaki kişinin her yönünü, bir ömür boyunca sevip kabul edebilecek misiniz” sorusunun cevabıdır.

Değişir diye beklemek, evlenince düzeleceğini beklemek insanların sıklıkla yaptıkları hatalardandır. Değişmeyeceğini bilerek, değişmeyen yönleri ile kabul edip devam edebilecek misiniz belirlemeniz gerekir.

Günümüzde evliliklerde en sık tartışma yaratan ve çiftleri boşanmaya kadar getirebilecek konular, ekonomik nedenler, eşlerin kendi aileleri ve aileler arasındaki ilişkilerde köprü oluşturmaları sorumluluğu, bu sorumluluğun ise istenilen şekilde gerçekleştirilmemesi, fazla sorumluluğun kaldırılmaması, çiftlerin kişilik özellikleri, iletişimsizlik, zaman azlığından kaynaklanan kaliteli zaman geçirememek, cinsel uyuşmazlık, sosyal medya, kıskançlık gibidir. Başta gelen bu problemlerle kriz durumları ile etkili bir şekilde baş edilmediğinde tartışmalar büyür. Bir süre sonra ise büyüyen tartışmalar çiftler arasındaki saygı ve sevgi ilişkisini zedeler ve ayrılık olağan sonuç olarak gündeme gelir.

Özellikle evliliklerde bireylerden beklenen minimum olması gereken ancak olmazsa olmazlar arasında yer alan, sevgi saygı, sadakat, güven, bağlılık, ilgi, alaka, dürüstlük, açık ve şeffaf olmak gibi özellikler neredeyse ilişkilerde bir lüks halini almaya başladı. Oysa bu özellikler bir ilişki içerisinde zaten olması gereken özellikler iken fazla bir beklenti gibi görülmeye başladı. Yine de bu şekilde yansıtılsa da bu özellikleri aramaktan vazgeçmeyin.

Evlilik yapılan yaşın yine evliliklerin sürmesi ile çok ilişkisi bulunmaktadır. Erken yaşta evlenmek yada geç yaşta evlenmek farklı ihtiyaç halleri doğurmaktadır. Çiftlerin kültür yapısındaki uyum, birlikte bu kültür içerisinde dengede bulunmak, ortak zevklere sahip olmak ve benzer aktivitelerden hoşlanmak birliktelikteki bağı kuvvetlendirmek için faydalı olacaktır.

Evlilik yapacağınız kişinin sağlıklı bir psikoloji içerisinde olduğundan emin olun. İlişki sorumluluğu alamamak yine evliliklerin sürmesine engel olan sebeplerdendir. İlişki zamanınızda karşınızdaki kişi ilişki sorumluluğu almaktan kaçıyorsa ve bunu beceremediyse, evlilikte sizi daha çok sorumlulukların bekleyeceğini unutmayın.

Benzer aile yapısına sahip olabilmek aslında karşınızdaki kişi ile uzun süreli ilişkiye daha çok yaklaşmanızı sağlayacaktır. Benzerlikler güvende hissettirir. Anlaşıldığınızı hissedersiniz. Bu sebeple eşinizin aile yapısına, çocukluğunun nasıl geçtiğine ve şu anda ailesi ile ilişkilerinin nasıl olduğuna dikkat edin. Bu sebeplerde evliliği sürdürmede önemli faktörlerdendir.

Genellikle narsisistik yapıdaki insanlar flört anında size çekici gelebilir ancak bir evlilik içerisinde narsisistik birisi ile birlikte olmanız, uzun vade de kurban rolüne geçmenize, özgüveninizin düşmesine, bağımlı bir kişilik yapısına sahip olmanıza ve tek başınıza bir şey yapamaz hale gelmenize neden olabilir. Bu sebeple partnerinizin evlenmeden nasıl bir kişilik özelliği olduğuna dikkat edin. Aksi takdir de evlilikte yapılan tartışmalarda bir narsisist yapıdaki partner her zaman kendisinin haklı olduğunu düşünecek ve bu durumda bir süre sonra ilişki kendi sonunu hazırlayacaktır.

Son olarak kötü alışkanlıkları olmamasına özen gösterin. Bazı bağımlılıklar, kötü yönler dediğim gibi evlilik içerisinde değişmesi zor yanlardır. Bunlarla ilgili sorunlarda evliliğin kısa sürmesine neden olabilir.

Sonuç itibari ile aslında evlenmek için evlenmek yerine, karşınızdaki kişiyi iyi tanımaya çalışın. Onu sevdiğiniz, iyi vakit geçirdiğiniz için, kendinizi değerli hissettirdiği için ve aslında ondan emin olduğunuz için, doğru kişi olduğuna inandığınız için evlenin.
alıntı​
 
Uyum önemli kafa önemli her şey olması gerektiği gibiyse evlenilmeli, yoksa sıkıntı. Kimseyi değiştiremiyosun gerekte yok biri için değişmeye
 
bu yazıyı ilk okuduğumda pek beğenmiş ve üzerine epeyce düşünmüştüm. hislerim ile düşüncelerimi aktaracakken törpülediğimi fark edip yazmaktan beri durmuştum.
tekrar okudum yine beğendim ve yine beri duruyorum.
 
Doğru kişi ise değişmez de, bitmez de…
 
başlangıçlar güzeldir de
sonrası artık sizin karmanız olsun
 
çoğu şey değişir cicim ayları geçtikten sonra gerçeklerle yüzleşinilir
 
bazi seyler biter
bazi seyler deyisir
 
Belki bu yorumu yapmam için çok erken daha ama genelde büyüklerimizin söylediği "bir ilişki nasıl başlıyorsa o şekilde devam eder." :)
Evlenmeyi tercih ettiğiniz insan çok önemli değişmesini istemiyorsanız değiştirmeye çalışmayacak ve onu olduğu gibi seveceksiniz. Evlilikte en önemli kriter ise karşılıklı anlayış bu çok önemli.
 
Kullanım kitabımda "Evlenirse değişir" ibaresi açıkça yazmaktadır. Kitabımın nerede olduğunu...

Değişirim. Mesela evde pinekleyip 7 dizi birden takip eden adama dönüşürüm. Günde 1 demlik çay içmeye başlarım. Bayat ekmekleri neden yumurtalı ekmek olarak değerlendirmiyorsun diye eşimle kavga ederim.

Hı bi' de pijamam olur... Ben genelde Tarzan gibi gezerim evde ama evlenince haşufmensiz duramam, çorap da giyerim havlu çorap, ev erkekiyim benim sorumluluklarım var. Mesela kumanda jelatinlemek gibi...
 
Bunu dert etmiyor ki kimse. Zappadanak lambur lumbur evleniyorlar. Herkes sizin gibi ince mi düşünüyor sanıyorsunuz. Kimse sık eleyip sık dokumuyor. Ben çevremde işsiz güçsüz daha ayakları üzerinde duramayan gencecik insanların birbirine kaçarak evlendiklerini de gördüm. Sonra ise fekalet gibi bir evlilik hayatları yaşadıklarını gördüm yıllar yıllar geçtikçe. Hayatı TV'de gördükleri aşk dizilerindeki gibi sanıyorlar genç nesil.

Seviyorsam gerisi hiç önemli değil, anlayışındalar. Eeee, evlendiğin kişinin türlü türlü kötü duyları? Aile bakacak sorumluluk sahibi olmayışı? Kötü madde alışkanlıkları veya kötü çevresi? Kimin umrunda? Genç insanlarda bunu ciddiye alacak, kriter olarak sayacak bir zihin yapısı yok malesef. Gözüne hoş gelenle lambur lumbur evleniyorlar. Sorsan "ben dillere destan macera dolu bir aşk yaşıyorum, iyi yaptım da sevdiceğime kaçtım", der.

Sonra hayatın şok edici gerçekleri (mesela geçim sıkıntısı yada eşinin hapse girmesi) zamanla kendini gösterince, bu sefer ayrılmak istiyorum ama bu toksikliğine rağmen evlendiğim eşim peşimi bırakmıyor, diye dört dönüp çırpınıp ahlayıp vahlayıp sızlanıp duruyorlar.

Kimse değişmez kardeşim bunu bil. Bir insan yedisinde neyse yetmişinde de o dur. O yüzden evlenmeden önce 10 kere düşün ve o kişiyi iyi tanı. Çevresini, ailesini iyi tanı. Huyunu suyuna iyi bak.
 
Geri