Estağfirullah el Azim demeye geldik

Konu sahibi son olarak 2619 gün önce görüldü

Bismillahirrahmanirrahim

Öyle bir hikmeti Hüdadır ki, biz Adem oğulları bu aleme yalnız Estağfirullah el Azim demeye geldik.

Gizli bir hazine iken bilinmesini murad eden Rabbimiz altı günde Arzı ve Semayı yarattı. Şekilsiz ve dumansız bir ateşten yarattığı Cin tayfalarına Arzı yaratmasını murat ettiği varlığın istifadesi için hiç noksansız işletti ve hazırlattı.

Arz’ dan (Azrail a.s.)’a getirttiği toprak ile kırk günde Kudret eli ile yoğurduğu Halifesi olmasını murat ettiği Beşerin babası Adem (a.s.)’ın kalıbını şekillendirdi.

Onun ruhuna emretti “ gir bu kalıbın içine”.

Melekler Ey Rabbimiz bizler senin kulların olarak seni her türlü sıfatlarınla senin emrin ve tarif ettiğin şekilde tenzih ettik, varlığını, bir olduğunu gereği kadar tespih ettik. Şimdi ise yer yüzünü fesada verecek bir varlık yaratmandaki Muradını öğrenmek isteriz dediler.

Kainatın sahibi ALLAH (c.c.) onlara “siz benim neyi murat ettiğimi bilemezsiniz. Onu şimdiye kadar yarattıklarımın en şereflisi kıldım. Hepiniz ona secde edeceksiniz” buyurdu.

Meleklere eşyanın isimlerini saymalarını emretti. O zaman melekler “Rabbimiz! Her şeyi bilen sensin, biz ancak bize bildirdiğin kadarını biliriz” dediler.

Allah (c.c.) o zaman yarattığı Adem (a.s.)’a Kün emrinin Nurunu bahşederek bütün eşyanın sırrını talim ettirdi.

Nurundan yarattığı Aklı, İman ve Hayayı göstererek bunlardan istediğini almasını emretti.

Ruh, Aklı seçti.

Akıl, İman ve Hayayı görünce onlara hayran kaldı.

Rabbim bunlar ne güzel şeyler diyince, dilediğini alabileceği hakkında serbest bıraktı.

Akıl İmanı seçtiğinde İman; “Rabbimiz bizi ikiz yarattı Hayanın olmadığı yerde ben bulunamam” dedi.

Hayaya da teklif edince aynı cevabı alınca,

Rabbimiz hep beraber O yarattığı imtihan sahasına göndermeden evvel on iki perde arasında seksen dört bin sene terbiye etti.

İlahi emir ile Beşerin Adem(a.s.)’ın kalıbına gir emrine uydu ve ona hayat verdi.

Rabbimiz Adem (a.s.)’a bütün eşyanın isimlerini öğretti ve meleklerin sayamadığını ona saydırdı ve tüm meleklere ADEM (a.s.)’a secde etmelerini buyurdu.

Bütün melekler de emre uydular ve secde ettiler.

Şeytan da meleklerdendi, çok alim, çok bilgili, meleklerin hocası idi.

O sırada yeryüzünü işleyen cinler oranın cazibesine kapılmışlar, aralarındaki peygamberlerini öldürmüşler, şeytan (azazil) de onları imhaya gönderilmişti.

Dönüşünde Rabbimizin muradını öğrenince kibirlendi. Diğer meleklere “eğer Rabbimin yarattığı benden üstün bir varlık ise ben asla onu tanımam, yok ben ondan üstün olur isem onun nesline hayat hakkı tanımam” dedi.

Rabbimizin “Ademe secde et” emrine “Ya Rabbi ben senin kulun olarak yalnız sana secde ederim, senden başkasına etmem, hem sen beni ateşten yarattın onu ise topraktan. Onun için ben ondan üstünüm” dedi , kibir ve gurura kapılarak emre karşı geldi.

Rabbimiz tarafından lanetlenen şeytan cennetten kovuldu ve şöyle dedi

“Ya Rabbi, madem ki ben lanetlenmiş olarak cennetten kovuldum, bana da kıyamete kadar yer yüzünde serbestlik ver”.

Rabbimiz “kıyamete kadar yer yüzünde serbestsin” dedi.

O zaman şeytan “ yemin ederim ki, kıyamete kadar Adem neslinden gelen bir tek kişi bırakmayacağım ki azdırmamış olayım.”

O zaman Rabbimiz “ya melun, Celalim Hakkı için, cehennem ateşini senin neslin ve sana uyanlarla arttıracağım buyurdu.

Adem (a.s.)’a da yalnız kalmaması için sağ kaburga kemiğinin alt üçünden Havva anamızın hamurunu şekillendirip ruh verdi, “birlikte girin cennetime” dedi.

Şöyle buyurdu “burada her yer serbest. Dilediğiniz gibi dolaşın, şu yasak ağacın meyvesi hariç diğerlerinden dilediğiniz kadar yiyin, istifade edin” buyurdu.

Öyle bir hikmeti Hüdadır ki, en şerefli insan neslinin babası Rabbinden ilk yasak emrini almıştı. Her şeyi bilen Rabbimiz en şerefli mahlukunu, kendi nefsine zulüm edeceğini bildiği için bir imtihan olarak koyduğu yasak ile ilk imtihan sorusunu sormuş oluyordu.

Kovulan şeytan bunu fırsat bilerek ilk Adem (a.s.)’a ilk iğvasını vererek “Rabbimiz sizi ebediyen cennete bırakmayacak, onun için de bu yasağı koydu. Ben nasıl olsa kovuldum, gelin bu ağacın meyvesini yiyin ki, ebedi cennette mekan kılın” dedi.

Adem babamız “ben Rabbimin emrine karşı gelip nefsime zulüm edenlerden olamam” dedi.

O zaman şeytan Havva anamıza aynı şeyi söyledi. Havva anamızı kandıran kovulmuş şeytan böylece yalnız arzusuna kavuşmakla almıyor, yeryüzünde ilk ortağını da bulmuş oluyordu.

Yasak ağacın meyvesinden yiyen Adem babamız ile Havva anamızın o zamana kadar gizli olan, cinsiyetleri belli oldu ve açığa çıktı.

Yaptıklarının kötülüğünü anlayıp haya ederek Rabbimizden af edilmeleri için yalvarmaya başladılar. Rabbimizin gazabına uğrayıp “cennetten çıkın. Üçünüz bir birinize düşman olarak bir müddet yer yüzünde kalmak üzere” emrini aldılar.

Böylece insan neslinin atası Adem babamız ve Anası Havva anamız ilk nefis imtihanını Rabbimiz katında kaybederek ceza olarak ayrı ayrı yerlere bırakılmak üzere hem cennetten kovulma, hem de ayrı yaşama cezasına çarptırıldılar.

Şeytan yapmış olduğu bu kötülüğün sarhoşluğu içinde Rabbimizden insan neslini azdıracağı bütün melanetli yerleri mekan tutma müsaadesini aldı.

Sevinçli idi. Zanlınca zafer onundu.

Adem babamız ile Havva anamız ayrı ayrı beldelerde üç yüz sene pişmanlıklarını, Rabbimize yalvararak af edilmelerini bekleyerek geçirdiler.

Gafur ve Rahim olan Rabbimiz, Adem babamıza birkaç kelime ile söyleyeceği duayı öğretti ve dedi ki, “Ya Adem, sana eşin Havva’ yı da vereceğiz.

Birlikte evlatlarınız olacak. Size zaman zaman Peygamberler ve kitaplar göndereceğiz, onlara uyun, tebliğlerini dinleyin.

Rabbinize yaptığınız bir hatadan dolayı hemen af dileyin ki, Rabbiniz çok bağışlayıcıdır”.

Yine dedi ki; “Gizli bir hazine idim bilinmemi istedim, beni bilecek, bana karşı suç işleyip hemen azametim karşısında korkup benden af dileyecek kullar yarattım”.

Yine dedi ki; “Eğer o kullarım hiç günah işlememiş olsalar onları helak eder, günah işleyen ve hemen tövbe eden, benden af dileyen yeni kavimler yaratırdım”.

Şeytana da dedi ki; “Ya melun! Senin hilen, iğvan, vesvesen ve azdırmaların, benim, beni bilen kullarıma cahilanedir. Ben onları zulüm etmek için yaratmadım ve zulüm murat etmedim. Sen onlara dilediğin gibi kendine uydurmak için yaklaş, kan damarlarında mekan kıl, ben de onlara öyle bir silah verdim ki, sana uydukları anın hemen akabinde, benim yüceliğimi ve gazabımı düşünüp Estağfirullah el azim diyen kulumun hiçbirini af etmemiş bırakmayacağım” buyurdu.

Ya Rabbi! Senin lanetlediğin şeytanın, nefsimize yapacağı düşmanlıktan sana sığınırız. Onun hilelerine karşı bize uyanıklık ihsan et.

Estağfirullah el azim diyecek kadar mühlet ver. Amin.
 

ALLAHIM!

''Kimsesiz kimse yok,herkesin var kimsesiz Kimsesiz kaldım medet ey, kimsesizler kimsesi''

Güç ve kuvvet ancak kendisine has olan yüceve büyük ALLAHIM!

Mahlukatın adedince,zatınınrızası,arşınınAğırlığı ve kelimelerin mürekkebince HZ.Muhammed(sav ) ve Onun ehli ve ashabı üzerinesalat eyle.

EyMerhametlilerin en merhametlisi!

Bela vemusibetlerin sağanak sağanak üzerimize yağdığı,ardı arkası kesilmeyendepremlerle inim inim inleyip çaresiz kaldığımızşu günlerde, çaresizlerin yegane çaresi Sensindeyip sana yalvarıyor ,halimiziSana arz ediyoruz. Celalinden cemaline, kahrındanlütfuna sığınıyoruz.

Bizim rabbimiz sensin.Sen, bizleri semavi ve arzi musibetlerin elineteslim etmeyecek kadar merhametlisin.bizleri hertürlü kötülüklerden muhafazabuyur.!

ALLAHIM!

Senin af ve mağfiretinin dairesi,bizi belalardan uzak tutacak kadar geniştir.Bizerahmetinlemuamele buyur

ALLAHIM!

Gazabından bizi emin kılrabbim.

ALLAHIM!

Senden dünya ve ahirette af ve afiyetdiliyoruz.Her türlü semavi ve arziAfet ve belaları üzerimizden uzaklaştırmanıistiyoruz.

ALLAHIM!

Bilerek veya bilmeyerekişlediğimizhatalarımızı,günahlarımızı bağışla.Bizlere merhamet buyur.şüphesiz sen merhametlilerin en merhametlisisin.

ALLAHIM!

Kalp katılığından,gafletten,dalaletten,zilletten,miskinlikten,küfür den,Fısktan, nankörlükten,riyadan,sadece sana sığınırız.Sen bizleri koru.Güç yetiremeyeceğimizBela, fitne ve musibetlerle bizi imtihan eyleme

ALLAHIM! ALLAHIM!

Fayda ilimden,ürpermeyenkalpten,doyma bilmeyen nefisten,yaşarmayan Gözden, ve icabet edilmeyen duadan sanasığınırız.Bildiğimiz ve bilmediğimiz şeylerinşerrinden sen bizleri koru ALLAHIM!

ALLAHIM!

İhsan buyurduğun nimetlerini geri almadanazabının ansızın gelip çatmasından,gazabına sebepolacak şeylerden sanasığınırız.Bizlere yol göster ALLAHIM!

ALLAHIM!

Sana itaat edilir,sen karşılığınıverirsin;sana isyan edilir, sen bağışlarVe af edersin, darda kalanlara icabet eder, zararı,sıkıntıyı ortadan kaldırıp,hastalara şifaDertlilere deva verir,günahları bağışlar, tövbelerikabul edersin. Sen bizlerin dualarınıKabul buyur ALLAHIM!

ALLAHIM!

Enkaz altında kalarak,yukarıdan aşağıyayuvarlanarak, suda boğularak Ve yanarak, ölmekten,sana sığınırız.Sen ölümle en güzeliyle bizi huzuruna al ALLAHIM!

Ölümümüzü her türlü şerden kurtulup rahata ermevesilesi yap ya RABBİ!

ALLAHIM!

Bizleri seni çok zikreden , sana çokşükreden, senden çok korkan,Sana çok itaat eden, sana karşı saygıyla dopdolu olan, ahu efgan edip dua dua yalvaran ve durmadan sana sana tevehcüh eden kullarından eyle!

ALLAHIM!

Acizlikten, üzüntüden, tasa vekederden,korkaklıktan, başımıza gelenlerden, dolayıbaşkalarının sevinmesinden, kabir azabından,cehennem ateşinden sana Sığınırız.Bize kötülüklerin ve kötülerin şerrinden emin eyle.

ALLAHIM!

Bizlere verdiğin nimetlerin bereketindenmahrum etme.vermediğinŞeylerle de imtihan etme.

ALLAHIM!

Senden bizi sevmeni, senin sevdiklerinin sevgisini,bizi senin sevgineYaklaştıracak amellerin sevgisini, tertemiz bir hayatı,dosdoğru bir ölümü, huzurunda bizi reziletmeyen,ayıpların sayılıp dökülmediği bir haşr ü neşr istiyoruz.

ALLAHIM!

Nimetlerini artır,eksiltme; bizi yücelt,hor ve hakir eyleme, bize lütüflardaBulun,mahrum etme, bizden razı ol. Ey Merhametlilerin en Merhametlisi!!!

AMİN. AMİN. AMİN.

 

Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla

"ALLAH'ım güç ver öğreneyim

ama acı bir tecrübe ile değil,

yanlışsa vazgeçeyim.

Kötüde,günahta aşırılıkta,isyanda kibirde ısrar etmeyeyim.

Yaşadığım hayat ve imtihanım ne kadar zor ve acı olursa olsun motivasyonumu kaybetmeden,

duruşumu bozmadan,

koşuşumu yavaşlatmadan,

ümidimi yitirmeden

sana yol alabilmeyi başarmayı nasip et.

Bela ve musibetlerin saptırıcılığından bizi koru.

Elindeyiz ALLAH'IM ve elinde kalmak istiyoruz.

BİZİ BİZE BIRAKMA."

AMİNNNN...
 

ÖZLÜ BİR DUA

Ya Rabbi!

Eğer bilmeden seni tanımamda yanlışım varsa derim ki: Allah'tan başka ilah yoktur, Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) Allah'ın Resulüdür.

Ya Rabbi!

Eğer bilmeden amelime riya ve kendimi beğenme duyguları karışmışsa derim ki: Allah'tan başka ilah yoktur, Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) Allah'ın Resulüdür.

Ya Rabbi!

Eğer farkında olmadan kalbime küçük ve büyük günahların fitnesi girmişse derim ki: Allah bir, Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) Allah'ın Resulüdür.

Ya Rabbi!

İmanımı gönülden tazeleyerek, ihlasla derim ki: Allah'tan başka ilah yoktur, Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) Allah'ın Resulüdür.

Ey diri olan!

Ey ebedi var olan!

Ey izzet ve ikram sahibi olan!

Ey gücün, şerefin ve büyüklüğün sahibi olan Allah'ım!

Halimi düzelt, işlerimi güzelleştir, beni bela ve fakirliğin acılarından koru, düşmanların şerrinden, şeytanın aldatmasından, nefsin arzularından, saptıranların saptırmasından beni koru ey Rabbim!

Ya Rabbi!

Beni çok ibadet eden salihlerden ve şükreden zenginlerden eyle… dini ve dünyevi bütün işlerimi düzene koy. Hayırlı nimetlerimi sonuna erdir.

Ya Rabbi!

Ömrümün son zamanlarında, ölüm anında kalbimi ve dilimi imanla doldur. Bana son anda; şehadet ederim ki, Allah birdir ve yine şehadet ederim ki, Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) O'nun elçisidir demeyi nasip et.

Ya Rabbi!

Eğer imanıma bir şüphe girmiş ben de ondan tövbe etmemişsem ihlasla derim ki : Allah'tan başka yaratıcı yok, Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) Allah'ın Resulüdür.

Ya Rabbi!

Eğer bilmeden Müslümanlığıma küfür karıştırmışsam, derim ki: Allah birdir, Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) Allah'ın Resulüdür.

Ya Rabbi!

Eğer Allah'ı birlememe şirk girmişse, ben de bunun farkında değilsem ihlasla derim ki: Allah'tan başka ilah yoktur, Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) Allah'ın Resulüdür.
 

Ey Yüce Allahım

Bir aşk ver ki bana hiç yaşanmamış olsun

Bir aşk ver ki sana durmaksızın koştursun

Bir aşk ver ki bana samimi muhabbet oluştursun

Bir aşk ver ki sana aşkla şuurla çoştursun

Bir aşk ver ki bana hep tevekkül ile andırsın

Bir aşk ver ki sana gönlüm alev alev yansın

Bir aşk ver ki bana rızanı tam kazandırsın

Bir aşk ver ki sana hamdü sena ile yaşatsın

Bir aşk ver ki bana nur cemalullahına ulaştırsın

Bir aşk ver ki sana çok ama çok yaklaştırsın

Amin Amin Amin
 
Geri