Eşler arasında kıskançlık bazı çiftler arasında ve kültürler tarafından doğal karşılanabiliyor. Ancak kıskançlığın aynı zamanda kişinin sevdiği kişiye güvenmemesi olduğunu da unutmamak gerekiyor. Bunun yanı sıra eşler arasındaki kıskançlığın altında yatak pek çok başka neden olabiliyor ve bu nedenlerin büyük bir çoğunluğu kişinin kendi geçmiş hayatından bugüne taşınmış olduğu olgulara dayanıyor. Biz de bu nedenle klinik psikolog ve psikiyatri uzmanlarından eşler arasındaki aşırı kıskançlığın altında yatan gerçeklere eğildik, aşırı kıskançlık davranışının nasıl gerçekleştiğine ve kişiye ne gibi zararlar verebileceğine dair bilgiler aldık.
Eşler arasında kıskançlık bazı çiftler arasında ve kültürler tarafından doğal karşılanabiliyor. Ancak kıskançlığın aynı zamanda kişinin sevdiği kişiye güvenmemesi olduğunu da unutmamak gerekiyor. Bunun yanı sıra eşler arasındaki kıskançlığın altında yatak pek çok başka neden olabiliyor ve bu nedenlerin büyük bir çoğunluğu kişinin kendi geçmiş hayatından bugüne taşınmış olduğu olgulara dayanıyor. Biz de bu nedenle klinik psikolog ve psikiyatri uzmanlarından eşler arasındaki aşırı kıskançlığın altında yatan gerçeklere eğildik, aşırı kıskançlık davranışının nasıl gerçekleştiğine ve kişiye ne gibi zararlar verebileceğine dair bilgiler aldık.
Kıskançlık, bireylerin sevdiği bir kişiye güvenmemesi, paylaşmak istememesi sonucunda veya başkasında gördüğü bir özelliği, bir nesneyi, bir insanı kendisinde olmadığı için çekememesi sonucunda hissettiği bir duygu. Ülkemizde her yeni güne "kıskançlık" adı altında gerçekleştirilen şiddet ve hatta cinayet haberleri ile uyanıyoruz. Sonuçları şiddete, cinayete kadar varabilen kıskançlığın nereye kadar normal, nereden sonra sorunlu bir durum olduğunu anlamak gerekiyor.
Psikiyatri Uzmanı Dr. Tuba Erdoğan, kıskançlığın "doğuştan gelen bir davranış olmadığını" söylüyor. Yaşamımızın başlamasıyla bir şeyleri paylaşmaya başlıyoruz. Gördüğümüz ilginin eksildiğini fark ettiğimiz zaman kıskançlığımız, yani haset başlıyor. Dr. Erdoğan'ın verdiği bilgilere göre kıskançlık duygusu ilk olarak 2-3 yaşlarında gelişmeye başlıyor. Yaşamın ilk yıllarındaki kıskançlığın nedeni daha çok sevginin paylaşılması nedeniyle oluyor. Babayı anneyle paylaşmak ya da anneyi babayla paylaşmak ilk kıskançlıklardan... Sonrasında kardeş dünyaya geliyor, bu kez kardeşle anne ya da babanın sevgisini paylaşmak kıskançlık duygularını oluşturuyor. Hatta kardeş kıskançlığı yaşam boyu sürebiliyor.
Kıskanma ülkemizde önemli bir sorun. Ülkemizde yapılan bilimsel araştırmalardan birinde eşe uygulanan şiddetin %70’inin kıskançlık nedeniyle olduğu ifade ediliyor. Ancak kıskançlık sadece karşı tarafla ilgili bir durum değil.
Ülkemiz gibi toplumlarda kıskançlık genellikle toplumda bir sevgi göstergesi olarak görülebiliyor. "Sevgi" ile ilgili olabileceği durumlar olsa da kıskançlık genellikle kaybetme korkusu, sahip olma isteği, kendinde olmayana istek ve özlem duyma gibi nedenlerden kaynaklanıyor. Uzmanlar kıskançlığı "bir aşamaya kadar" normal sayıyor. Örneğin okulda, yüksek not alan birini kıskanmak veya iş hayatında daha iyi pozisyonda olan biri kıskanmak bunlardan bazıları. Ancak aşırı kıskançlık bireyin hem kendisine hem de karşısındaki kişiye zarar veriyor.
Psikiyatri Uzmanı Dr. Tuba Erdoğan, kıskançlığın "doğuştan gelen bir davranış olmadığını" söylüyor. Yaşamımızın başlamasıyla bir şeyleri paylaşmaya başlıyoruz. Gördüğümüz ilginin eksildiğini fark ettiğimiz zaman kıskançlığımız, yani haset başlıyor. Dr. Erdoğan'ın verdiği bilgilere göre kıskançlık duygusu ilk olarak 2-3 yaşlarında gelişmeye başlıyor. Yaşamın ilk yıllarındaki kıskançlığın nedeni daha çok sevginin paylaşılması nedeniyle oluyor. Babayı anneyle paylaşmak ya da anneyi babayla paylaşmak ilk kıskançlıklardan... Sonrasında kardeş dünyaya geliyor, bu kez kardeşle anne ya da babanın sevgisini paylaşmak kıskançlık duygularını oluşturuyor. Hatta kardeş kıskançlığı yaşam boyu sürebiliyor.
Kıskanma ülkemizde önemli bir sorun. Ülkemizde yapılan bilimsel araştırmalardan birinde eşe uygulanan şiddetin %70’inin kıskançlık nedeniyle olduğu ifade ediliyor. Ancak kıskançlık sadece karşı tarafla ilgili bir durum değil.
Ülkemiz gibi toplumlarda kıskançlık genellikle toplumda bir sevgi göstergesi olarak görülebiliyor. "Sevgi" ile ilgili olabileceği durumlar olsa da kıskançlık genellikle kaybetme korkusu, sahip olma isteği, kendinde olmayana istek ve özlem duyma gibi nedenlerden kaynaklanıyor. Uzmanlar kıskançlığı "bir aşamaya kadar" normal sayıyor. Örneğin okulda, yüksek not alan birini kıskanmak veya iş hayatında daha iyi pozisyonda olan biri kıskanmak bunlardan bazıları. Ancak aşırı kıskançlık bireyin hem kendisine hem de karşısındaki kişiye zarar veriyor.
TEHLİKELİ KISKANÇLIK TÜRÜ: PATOLOJİK KISKANÇLIK
TEHLİKELİ KISKANÇLIK TÜRÜ: PATOLOJİK KISKANÇLIK
Aşırı kıskançlık olarak tanımlayabileceğimiz patolojik kıskançlık hakkında bilgi aldığmız Uzman Psikolog Ezgi Dokuzlu, aşağılanma ve ebeveynlerin hatalı davranışlarının bireylerde patolojik kıskançlığa neden olabildiğini belirtiyor ve bu tür kıskançlığı şu şekilde açıklıyor:
"Patolojik, yani “hastalıklı” kıskançlığın (Othello Sendromu), normal sayılabilen seviyelerdeki kıskançlığın dışında takıntılı sayılabilecek ve aşırı boyutta yaşanan kıskançlık olduğunu söyleyebiliriz. Bu durum, yoğun kaybetme korkusu ve bir etken nedeniyle sevginin azalacağı sonucunda ilişkinin zarar göreceği şüphesini barındırır. Bu durum genelde çiftler arasında görülür. Şizofreni ve bipolar bozukluğa sahip kişilerde bu duruma eğilim olduğu biliniyor. Bu kişilerde özgüven problemi, çocukluk çağı travmaları; özellikle aşağılanma, terkedilme travmaları, yoğun kaybetme korkusu, çocukluk çağında ebeveynlerin hatalı tutum ve davranışları etkili"
"Patolojik, yani “hastalıklı” kıskançlığın (Othello Sendromu), normal sayılabilen seviyelerdeki kıskançlığın dışında takıntılı sayılabilecek ve aşırı boyutta yaşanan kıskançlık olduğunu söyleyebiliriz. Bu durum, yoğun kaybetme korkusu ve bir etken nedeniyle sevginin azalacağı sonucunda ilişkinin zarar göreceği şüphesini barındırır. Bu durum genelde çiftler arasında görülür. Şizofreni ve bipolar bozukluğa sahip kişilerde bu duruma eğilim olduğu biliniyor. Bu kişilerde özgüven problemi, çocukluk çağı travmaları; özellikle aşağılanma, terkedilme travmaları, yoğun kaybetme korkusu, çocukluk çağında ebeveynlerin hatalı tutum ve davranışları etkili"
AŞIRI KISKANÇ BİR EŞ, EŞİ HAKKINDA NELER DÜŞÜNÜR?
AŞIRI KISKANÇ BİR EŞ, EŞİ HAKKINDA NELER DÜŞÜNÜR?
Patolojik kıskançlık erkeklerde daha yaygın olarak görüldüğünü ifade eden Uzman Psikolog Ezgi Dokuzlu, bu kıskançlık türünün daha iyi anlaşılabilmesi için şu örnekleri veriyor:
"Patolojik olarak kıskanç kişi, eşinin/partnerinin ondan gizli şeyler yaptığına ve hiç kanıt olmamasına rağmen kendisine ihanet ettiğine inanabilir ve bu durum yıllarca sürebilir. Bunun için mantıklı bir sebep veya kanıta ihtiyacı olmasına gerek yoktur, şartsız inanmıştır. Durum hakkında konuşmak isteyen eşini dinlemek istemez ve onun söylediklerine inanmaz. Patolojik kıskançlık hem kadınlarda hem de erkeklerde ortaya çıkabilir fakat erkeklerde daha yaygındır ve daha çok şiddetle sonuçlanır. Bu durum kişinin yalnızca partnerine zarar vermesine değil kendine zarar vermesiyle de sonuçlanabilir. Patolojik kıskançlık, genellikle paranoyak kişiliğe sahip bireylerde veya obsesif kompülsif bozuklukla birlikte görülmektedir. Patolojik kıskançlığa sahip kişiler ilişki yaşadığı kişinin dışındaki hiç kimse ile bu duruma benzer sorun yaşamaz."
"Patolojik olarak kıskanç kişi, eşinin/partnerinin ondan gizli şeyler yaptığına ve hiç kanıt olmamasına rağmen kendisine ihanet ettiğine inanabilir ve bu durum yıllarca sürebilir. Bunun için mantıklı bir sebep veya kanıta ihtiyacı olmasına gerek yoktur, şartsız inanmıştır. Durum hakkında konuşmak isteyen eşini dinlemek istemez ve onun söylediklerine inanmaz. Patolojik kıskançlık hem kadınlarda hem de erkeklerde ortaya çıkabilir fakat erkeklerde daha yaygındır ve daha çok şiddetle sonuçlanır. Bu durum kişinin yalnızca partnerine zarar vermesine değil kendine zarar vermesiyle de sonuçlanabilir. Patolojik kıskançlık, genellikle paranoyak kişiliğe sahip bireylerde veya obsesif kompülsif bozuklukla birlikte görülmektedir. Patolojik kıskançlığa sahip kişiler ilişki yaşadığı kişinin dışındaki hiç kimse ile bu duruma benzer sorun yaşamaz."
PATOLOJİK (AŞIRI) KISKANÇLIK BELİRTİLERİ
PATOLOJİK (AŞIRI) KISKANÇLIK BELİRTİLERİ
Bu kişiler partnerinin hayatını kısıtlamayla başlar. Sosyal ortamlara girmesini engelleyebilir, sosyal medya kullanmasını kısıtlayabilir. Eşini takip etmekten kaçınmaz. İlişki bittikten sonra da o kişiyi izlemeye ve hayatını kısıtlamaya devam etmekten çekinmez. Ayrıldıktan sonra partnerini rahatsız eder, psikolojik şiddete sıklıkla başvurur. Sıklıkla kıskançlık sebebiyle öfke nöbeti geçirdiğini ifade eder. Bunun sonucunda genellikle fiziksel şiddet uygular ve buna hakkı olduğuna inanır.
EŞLER ARASI AŞIRI KISKANÇLIĞIN NEDENLERİ
Dr. Tuba Erdoğan da eşler arası aşırı kıskançlık nedenlerini şu şekilde sıralıyor:
Kişinin kendine güven sorunu
Aşağılanma
Bazı kişilik özellikleri
Değersiz hissetme
Başkaları ile karşılaştırılma
Eşin şüphelendiren davranışları
Karşı tarafın sevgisini ifade etmede eksiklikleri
Terkedilme ile ilgili aşırı korkular
Karşısındaki ile kendisini sürekli kıyaslama
Diğer insanları tehdit olarak algılama.
Şizofreni gibi bazı muhakeme bozukluğuna neden olan hastalıklar.
Aşırı alkol alma
Uyuşturucu madde kullanma
EŞLER ARASI AŞIRI KISKANÇLIĞIN NEDENLERİ
Dr. Tuba Erdoğan da eşler arası aşırı kıskançlık nedenlerini şu şekilde sıralıyor:
Kişinin kendine güven sorunu
Aşağılanma
Bazı kişilik özellikleri
Değersiz hissetme
Başkaları ile karşılaştırılma
Eşin şüphelendiren davranışları
Karşı tarafın sevgisini ifade etmede eksiklikleri
Terkedilme ile ilgili aşırı korkular
Karşısındaki ile kendisini sürekli kıyaslama
Diğer insanları tehdit olarak algılama.
Şizofreni gibi bazı muhakeme bozukluğuna neden olan hastalıklar.
Aşırı alkol alma
Uyuşturucu madde kullanma