Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz - Bölüm Özetleri

🕒 Konu sahibi 8 saat önce aktifti
1. Bölüm

Hızır Çakırbeyli sözüne güvenilir, daima iş yapılır bir adam haline gelmişken devletin radarına takılır. Devlet "bazı" gayrı meşru faaliyetleri kontrol etmek için ondan iyi bir aday olmadığını düşünür. Bu Çakır'a en büyük olma teklifidir...
Teklif öyle iki tarafı keskin bir kılıçtır ki, kabulü halinde "mafya" ailesine ihanet, reddi hali ise ebediyen mahkumiyettir. Devletin Hızır Çakırbeyli'ye koltuğunu vaat ettiğini fark eden büyük patron Ünal Kaplan, etrafını ihanetle örülü bir ağla çevirir...
Hızır Çakırbeyli'nin özel hayatı da dalgalıdır. Birkaç yıl önce sevdalandığı mimar Nazlı'nın hamile olduğunu eşi Meryem öğrenir ve bu çocuğun doğmasına asla izin vermeyecektir. Çakır ise iki çocuktan fazlasını istemektedir...
 
2. Bölüm

Ünal Kaplan'ın Hızır Çakırbeyli'ye oynadığı oyun güçler savaşındaki ateşi harlamıştır. Bunun üstüne bir de devlet ajanı olmakla suçlanan Hızır'ın koltuğu sallantıdadır. Yakın dostu bildiği Selim bile arkasından oyunlar çevirir.

Masadakilerin de yönlendirmesiyle Çakır zor bir göreve, istemeye istemeye sürüklenir. Ya masanın kurallarına uyup gereğini yapacak ya da başkaldırıp en büyük olma yolunda ilk adımını atacaktır.

İş hayatında bunlar yaşanırken Çakır'ın özel hayatı da iyice çıkmaza doğru yol alır. Çocuğunu doğurma konusunda eskisinden daha kararlı bir sevgili... Babanın izinden giden problemli bir erkek evlat... Geleceğin düşmanıyla hısım akraba olma yolunda ilerleyen yeğen... Tüm bunların içinde ailesine sahip çıkmaya çalışan, ne yaşarsa yaşasın kocasını sevmekten asla vazgeçemeyen bir eş...

Çakır artık kime güvenecek? Başındaki bunca sorunla nasıl başa çıkacak? Tercihleri onu hangi sonuçlarla karşı karşıya getirecek?
 
3. Bölüm

Ünal Kaplan liderliğindeki masa Hızır Çakırbeyli'ye seçim şansı bırakmamıştır; ama Çakırbeyli ne kendisini ne de ailesini bu masaya yem edecektir. Güçler savaşını başlatacak ilk adımı atar ve devletle işbirliği halinde bir oyunun içine girer. Bu oyunda ona yardımcı olan kişi ise güvenilir yeğeni Alparslan'dır. Bu kararı verirken Çakırbeyli arkasından iş çevirdiği Ünal Kaplan'a en yakın olan kişinin yeğeni olduğunun farkında bile değildir.
Diğer taraftan kadınlar arasındaki güç savaşı da devam etmektedir. Meryem, başka birinden dünyaya gelecek bir çocuk fikri şöyle dursun, Çakır'ın sevgisini paylaşmayı da istemez. Çakır'dan bir çocuk yapmak onun sevgisine sahip olmak Nazlı'nın hakkı değildir Meryem için. Nazlı'nın dünyaya bir Çakırbeyli getirecek olması ve Hızır'ın ondan vazgeçmemesi Meryem'i harekete geçirir. Peki kurduğu plan başarılı olacak mı? Kadınlar arasındaki bu savaşı kim kazanacak?
 
4. Bölüm

Hızır Çakırbeyli, devlet adamı Nevzat Çankırı'nın ölümünden sorumlu olmakla suçlanır ve tutuklanır. Çok sevdiği ve saydığı Şahin Ağa karşılar Çakırbeyli'yi ceza evinde. Dışarıda ise işler veliaht olan İlyas'a kalır. Masada abisinin yerine söz hakkına sahip olan, mantığından çok duygularıyla hareket eden İlyas aldığı tam yetkiyle cesur kararlar alır ve uygular. Diğer tarafta Nazlı'nın karnındaki çocuktan kurtulmak isteyen Meryem Çakırbeyli'nin kurduğu plan işlemez. Bu olay Meryem'in aleyhinde bir duruma dönüşür. Çakırbeyli ailesinin güçlü kadınlarından olan Hatice, Nazlı'yı ve doğacak çocuğunu himayesi altına almış, aileye daha da yakınlaşmasını sağlamıştır.
 
5. Bölüm
Çocuk denecek yaşta girdiği yeraltı dünyasının tepesine doğru tırmanmakta olan Hızır Çakırbeyli ve ailesinin hikayesi anlatılmaktadır. Yeraltı dünyasına giren her adam haksızlıklara başkaldırmaya yemin eder. Güçlenip zenginleştikçe kendisi bu haksızlıkların kaynağı olur...
Hızır Çakırbeyli sevda adamıdır... Sevmekten hiç kaçmaz... Sevilmeyi de pek sever... Hayatındaki tüm kadınların odağında olmak ister; annesi, karısı, kızı ve sevgilisinin...
Kardeşini, oğlunu, yeğeninin ve ailesinin diğer fertlerini de canından aziz tutar, onlar için fedakar bir "baba"dır... Vefakar bir dosttur... Vazgeçilmez bir ağabeydir. Adil ve cömert bir reistir...
Bu özellikleri onun sonu olacak yerde Hızır'ı yeraltı dünyasında da yüceltir... Sözüne güvenilir, daima iş yapılır bir adam haline gelmişken devletin radarına takılır... Devlet kontrol etmek istediği gayri meşru faaliyetleri yürütmek için ondan iyi bir aday olmadığını düşünür... Bu Çakır'a en büyük olma teklifidir...
Teklif öyle iki tarafı keskin bir kılıçtır ki, kabulü halinde "mafya" ailesine ihanet, reddi hali ise ebediyen mahkumiyettir... Devletin Hızır Çakırbeyli'ye koltuğunu vaadettiğini farkeden büyük patron, etrafını ihanetle örülü bir ağla çevirir...
Hızır Reis'in özel hayatı da dalgalıdır... Birkaç yıl önce sevdalandığı mimar Nazlı diğer tarafta eşi Meryem.
 
6. Bölüm
Hızır Çakırbeyli eskiden dost bildiği düşmanlarına sonbaharı yaşatmak üzere iki ay kaldıktan sonra cezaevinden çıkar. Ama Hızır için Ünal Kaplan'ın masasında dönen olaylardan daha büyük bir sorunu vardır. Bu da Adaletine inandığı Şahin Ağa'nın kardeşi İlyas'la ilgili vereceği hükümdür. Mahreme uzanan el mi yoksa o eli büken mi nasibini alacaktır bu hükümden? Sözde demokrasiden yana Ünal Kaplan ise Şahin Ağa'nın önderliğinde kurulan mahkemeye tepkilidir.
Babasının annesinden başka bir kadınla ilişkisi olduğunu öğrenen Zeyno da bu durumu kabullenecek gibi değildir. Hızır hapisliğinden kurtulmuştur kurtulmasına ama evdeki gerilim yüzünden huzuru dışarıda da bulamaz.
 
7. Bölüm
Şahin Ağa'nın beklenmeyen infaz kararı masadaki herkesi şaşırtır. Kurulan mahkeme sonucunda İlyas için çıkan karar onu ölümden beter eder. Silahsız yaşamak zorunda kalmak İlyas'a verilebilecek en büyük cezadır.
Nazlı'nın verdiği güzel haber günlerdir ona soğuk davranan Çakır'la buzlarının erimesini sağlarken, Meryem'i iyice alevlendirir. Meryem için artık Hızır'ın da bir bedel ödeme vakti gelmiştir.
Ünal Kaplan'ın masası da günden güne hareketlenir. Ağabeyleri öldükten sonra masaya oturan veliahtların içi intikam ateşiyle doludur. Çakırbeyli Ailesi'nin fertleri de bu ateşi harlamaktan geri kalmaz. Çıkan yangının kimi yakacağı ise belli olur!
 
8. Bölüm

İlyas'ın peşini bir türlü bırakmayan ölüm bu kez çok yaklaşmıştır. Aileden birini daha kaybetmek Çakırbeyli ailesi için dayanılmaz bir düşüncedir. En çok da Hızır'ı etkiler yaşanan kötü olay. Kardeşini koruyamamış olmak onu derinden yaralar. İçindeki intikam ateşi kardeşine dokunan herkesi yakacaktır. Tüm bunlar yaşanırken gözü kara Çakırbeylilerin bir ferdi daha gösterir kendini er meydanında. Bu kişi pis işlere asla bulaşmayıp ailenin yüz akı olması beklenen Alparslan'dır. Amcalarının yerine ölüm masasına bu kez Alpaslan oturmaktadır.
 
9. Bölüm
Ünal Kaplan'ın masasındaki kan davasının bitmesi için Alparslan Çakırbeyli masaya oturtulur fakat bu hamle yeni bir kanın dökülmesine sebep olur. Ünal Kaplan yaşanan olaylar sonucunda daha da sertleşir. Bir lider olarak tek başına kararlar alıp uygulama yoluna gider. Ticaretin yürütülebilmesi için de artık kin dolu Çakırbeyli ailesinin masadan kaldırılması gerekir. Bu durum ise Hızır'ın canını tehlikeye sokar. Hatta tüm Çakırbeyli erkeklerinin...
Bir Çakırbeyli erkeği daha dünyaya getirecek olan Nazlı ise her geçen gün aileye yaklaşır. Meryem ise aksine gitgide uzaklaşmaktadır. Hayriye Ana ile sorunlar yasayan Meryem üstüne gelen sorunlarla yılmadan savaşmaya devam edecektir.
 
10. Bölüm
Mafya dünyasına beklenmedik bir şekilde giriş yapan Alparslan'ın da amcaları gibi ölüm ensesindedir artık. İlyas evinde hasta yatarken Alparslan seçtiği yolda hızla ilerler. Hızır Çakırbeyli, Ünal Kaplan ve yakınları ile savaşırken bir yandan da ailesiyle savaşmaktadır. Son zamanlarda ev ahalisinin yaşadıkları sinirleri iyice gerer. Çocuklarıyla arası her geçen gün açılır. Aileyi sarsacak yeni gerginlik de Nazlı'nın evine hırsız gibi girip onu öldürmeye çalışan Dursun'un karısından gelecektir. Hızır'dan saklanan sırrın açığa çıkma ihtimali herkesi tedirgin eder.
 
11. Bölüm
Devletin desteğiyle Hızır Çakırbeyli amacına ulaşır. Ünal Kaplan'ın koltuğunu Hızır'a devretmesiyle dengeler iyice değişecektir. Bu durumdan en çok etkilenense Alparslan'dır. Bir yandan sevgilisinden ayrılmak zorunda kalırken bir yandan da içine düştüğü hayatın sorumluluklarıyla baş etmeye çalışacaktır. Hayriye Ana'yla barış imzalayıp onu evine geri döndüren Meryem ise yılmadan ailesini ayakta tutmaya çalışır. Diğer yandan canına kasteden Dursun'un arkasında Meryem'in olduğunu öğrenen Nazlı bu işin peşini bırakmaz. Fakat Meryem'le yüzleşmek sandığı kadar kolay olmayacaktır.
 
12. Bölüm
Ünal Kaplan masanın istihbarat tarafından dinlendiğini öğrenmiştir. Bu durum Hızır Çakırbeyli için büyük tehdit oluşturur. Masanın başındaki Çakırbeyli ve devlet işbirliğinin ortaya çıkması an meselesidir. Artık oyun kurmak istemeyen Hızır ise devletle birlikte yürümekten vazgeçecektir. Ünal'ın, Çakırbeyli'ye masasını teslim ederken kurduğu plan işlemektedir. Arkadaki büyük güce git gide yaklaşacaktır. Nevzat'ı bir süredir saklayan kişinin Alparslan olması da İlyas'ı huzursuz eder. Çakırbeyli Ailesi'nde de sular bir türlü durulmaz. Nazlı'yı yanına alarak ölüme doğru gaza basan Meryem suyu iyice bulandırır.
 
13. Bölüm
Özlem'in kaçırılmasıyla birlikte Ünal Kaplan düğmeye basar. Artık herkes büyük bir savaşın ortasındadır. Beş yeni üyesiyle bir kez daha toplanan masanın sürpriz konuğu ise Nevzat Çankırı'dır. Nevzat'la restleşip bağımsız bir lider olarak koltuğunda oturmaya karar veren Hızır'ı, devlet, masasına kadar gelip açık tehdit eder. Kadınların birbiriyle olan savaşında da Meryem'e gözdağı vermeye kalkan Nazlı, hesap edemediği bir tepkiyle karşılaşır. Yaşanacak sürpriz gelişme ise emniyetin Çakırbeyli ailesinin kapısını yeniden çalması olacaktır.
 
14. Bölüm
Silah ticaretinin yürütüldüğü masa açıkça devletin gazabına uğramıştır. Sadece Hızır Çakırbeyli ve diğer üyeler değil, onların aileleri de bu savaşın parçası olacaktır. Hızır, ateş hattının ortasında gibidir. Bir yandan Nevzat Çankırı ile mücadele ederken diğer yandan masaya kabul görmeyenlerin isyanlarıyla uğraşır.
Meryem'i elleri kelepçeli görmek ise tüm aileyi derinden sarsar. Meryem'in gözaltına alınması Nazlı'nın aileye kendini kabullendirmek adına sarf ettiği tüm çabaları çöpe atar. Hızır da açıkça tepkisini gösterir Nazlı'ya. Hızır'ın bütün derdi Meryem'in "masumum" deyip serbest kalmasıdır. Meryem vicdanı ile ailesi arasında gelgit yaşamaktadır. Meryem vicdanının sesini dinleyip sıcak yuvasına dönmek yerine cezaevine girmeyi yeğler.
 
15. Bölüm
Çakırbeyli Ailesi için felaketin biri bitmeden diğeri başlar. Meryem Çakırbeyli hayatında ilk kez "önce ben" diyerek ailesinden uzak kalma pahasına bir karar verir ve tutukluluk günleri başlar. Meryem'in hapse girmesiyle birlikte Nazlı için de zor günler başlar. Karısının tutuklanmasına sebep olan kişinin sevgilisi olması Hızır için felakettir. Nazlı yaşadıklarının sona ermesi için Hızır'dan artık bir tercih yapmasını beklemektedir. Annesinden uzak kalan Zeyno'nun da yaşananlara tahammülü kalmamıştır. Babasına açıkça tavrını belli eder. Hızır ise Meryem hapisteyken boş durmaz. Bir yandan karısını kurtarmak için planlar yaparken bir yandan da ona ve ailesine yaşatılan acıların hesabını sorumlularından tek tek soracaktır.
 
16. Bölüm

Meryem'in tutukluluk günleri sona erer. Hızır Çakırbeyli bu ayrılıkla karısına duyduğu sevginin ne kadar güçlü olduğunu bir kez daha anlar. İçerde geçirdiği zaman Meryem'e çok şey katmıştır. Hayatına kaldığı yerden değil bambaşka bir sayfadan başlar. Çakırbeyli Ailesi birbirine daha fazla kenetlenir. Meryem özürlüğüne, ailesine kavuşurken Nazlı yalnızlığına mahkum olur. Onu avutan şey ise çok yakında kucağına alacağı bebeğidir. Sibiryalı Hızır'ın el koyduğu paraları geri ister; fakat masanın üyeleri paraların iade edilme fikrine itiraz eder. Bu itirazların arkasında Ünal Kaplan vardır. Hızır'ın devletle uzlaşma yoluna gitmesinden hoşlanmayan Ünal, Şahin Ağa'nın da bu işte parmağı olduğunu düşünür. Mahmut'un yaşadığını da öğrenen Ünal Kaplan bu durumu lehine çevirir. Ünal'ın ölü tetikçisi Şahin Ağa'yı vurarak eylemlerini başlatır.
 
17. Bölüm
Mahmut'un haince kurşunuyla vurulan Şahin Ağa'nın intikam ateşi herkesi sarar. Hızır Çakırbeyli için faili bulmak hiç de kolay olmayacaktır. Bu durum parasına el konulan Sibiryalı Kartal'dan şüphelenilmesine sebep olur. Parayı eşit bölüştürülmesini talep eden masa üyeleri Hızır'ın ikna edici tavrından sonra bu fikirlerinden vazgeçerler. Ünal Kaplan ise geri adım atmaz. Artık mesele para meselesi olmaktan çıkıp, Ünal ve Sibiryalı'nın şahsi hesaplaşmasına döner. Diğer taraftan öldü sanılan Mahmut planlarını uygulamaya devam eder ve artık sıra ağabeyi Selim'e gelmiştir.
Meryem Çakırbeyli ve ev ahalisi de doğumu yaklaşan Nazlı'nın akıbetini tartışmaktadırlar. Her ne kadar Hızır bu benim kararım dese de kadınlar kendi arasında bir karar verir ve Mübeccel Nazlı'yı ziyaret eder. Hamile olduğunu öğrendiği günden beri yüzü gülmeyen Nazlı'nın kafası iyice karışır.
 
18. Bölüm
Şahin Ağa'dan sonra abisi Selim'i de bıçaklayarak kardeş kanı akıtan Mahmut'un yaşadığı herkes tarafından öğrenilir. Bu ölüm saçan hainin bir an önce bulunup yok edilmesi gerekmektedir. Mahmut ise Hızır Çakırbeyli'den çaldığı devlete ait olan paranın karşılığında Nevzat'tan yurt dışına çıkabilmek için pasaport ister. Bunu kabul eden Nevzat'ın planı ise başkadır. Hainin cezasını Hızır'a bırakır ve bunun sonucunda Mahmut'un yurtdışına mı yoksa yeraltına mı gideceği bilinmez. Mahmut'u zamanında yok etmediği ve yaşananlara sebep olduğu için İlker de boynunda bir urganla gezmektedir. O'nun cezasını Ünal mı yoksa yaşananlardan en büyük yarayı alan Hızır mı kesecektir? Son yaşanan hadiselerden dolaylı da olsa en yakın arkadaşı Yaren'in sorumlu olması Nazlıyı da olayların içine çeker. Çocuğunu böyle zor ve tehlikeli bir hayatın içinde büyütmekle ilgili endişeleri vardır. Meryem Çakırbeyli'nin ziyaretiyle birlikte bu korkuları kuvvetlenir. Belki de Nazlı için gitmek en hayırlısı olacaktır..
 
19. Bölüm

Meryem elinde Nazlı'nın bebeğiyle kalakalır. Hızır ise bunca belanın arasında oğlunun kokusuyla bir nebze ferahlar fakat hemen arkasından aldığı haberle tekrar yıkılır. Doğum sırasında bir sıkıntı olmuştur.
Meryem'in dayanacak gücü kalmamıştır. Bu son olayla birlikte göğüslemek zorunda kaldığı problemler onu tükenme noktasına getirir. Ardı sıra alınan kötü haberler ise tüm aileyi yıpratır.
Alparslan ve Özlem'in görüştüğünü öğrenen Ünal Kaplan kızını Amerika'ya göndermeye karar verir fakat Özlem bir gece daha İstanbul'da kalmanın yolunu bulur. Alparslan'la vedalaşmak ve onu daima bekleyeceğini söylemek için... Kibrinden gözleri kör olan Ünal Kaplan ise Sibiryalı Kartal'ın neler yapacağını görememiştir. Bu durum herkesi derinden etkileyecek bir felakete sebep olur...
 
20. Bölüm
Özlem'in ölümüyle birlikte yıkılan Alparslan'ı intikam ateşi sarar. Ünal Kaplan da veliahtı olarak Alparslan'ı seçerek kızını öldüren adamın akıbetini ona bırakır. Masada kendine yer bulan Alparslan'ın aklında ise sadece sevdiği kadının intikamını alıp kenara çekilmek yoktur. Çakırbeyli Ailesi'nden birinin sorgusuz sualsiz Ünal Kaplan'ın veliahtı olmayı kabul etmesi Hızır ve İlyas'ı çileden çıkarır. Ağabeylerinden onlara emanet kalan yeğenleri alenen ateşe atılmıştır. Nazlı ise bebeğinin doğumuyla birlikte yaşanan sıkıntıları bir nebze üzerinden atabilmişken diğer tarafta Meryem güçlükle savaşına devam eder. Dost bildiği insanların bebeği sahiplenip gözün aydına gittiklerini öğrenmesiyle sabrı taşar. Bu gidişatta O'nun için son çare olabilecek boşanma mevzusunu dile getirmesi ailesiyle karşı karşıya gelmesine sebep olur.
 
Geri