Bronz. Eski Yunancada “mavi”yi karşılayan bir kelime yoktu. En yakın kelimeler; glaukos ve kyanos yani rengi tasvir etmekten ziyade, ışığın ve karanlığın göreli yoğunluğunu ifade etmek için kullanılırdı.
Eski Yunan şairi Homeros, İlyada ve Odysseia’nın tamamında sadece dört asıl renkten bahsetmiştir: Bunlar kabaca siyah, beyaz, yeşilimtırak sarı (bal, öz su, ve kan için kullanılır) ve morumsu kırmızıdır.
Homeros gökyüzünde “bronz” dediğinde, gökyüzünün “bronz renginde” olduğundan ziyade, onun tıpkı bir kalkanın parıltısı gibi, göz kamaştırıcı şekilde parlak olduğundan bahseder. Benzer bir yaklaşımla, şarap, deniz ve koyunun aynı renk olduklarını düşünür.
Bütün diller kendi renk terimlerini aynı şekilde geliştirir. Siyah ve beyazdan sonra adı geçen üçüncü renk daima kırmızıdır. Dördüncü ve beşinci renkler yeşil ve sarı (ikisinden biri önce yer alabilir), altıncı renk mavi ve yedinci renk kahverengidir. Galcede kahverengi anlamına gelen bir kelime hala yoktur.
Eski Yunan şairi Homeros, İlyada ve Odysseia’nın tamamında sadece dört asıl renkten bahsetmiştir: Bunlar kabaca siyah, beyaz, yeşilimtırak sarı (bal, öz su, ve kan için kullanılır) ve morumsu kırmızıdır.
Homeros gökyüzünde “bronz” dediğinde, gökyüzünün “bronz renginde” olduğundan ziyade, onun tıpkı bir kalkanın parıltısı gibi, göz kamaştırıcı şekilde parlak olduğundan bahseder. Benzer bir yaklaşımla, şarap, deniz ve koyunun aynı renk olduklarını düşünür.
Bütün diller kendi renk terimlerini aynı şekilde geliştirir. Siyah ve beyazdan sonra adı geçen üçüncü renk daima kırmızıdır. Dördüncü ve beşinci renkler yeşil ve sarı (ikisinden biri önce yer alabilir), altıncı renk mavi ve yedinci renk kahverengidir. Galcede kahverengi anlamına gelen bir kelime hala yoktur.