kamil0920
Bronz Üye
-
- Katılım
- Eylül 18, 2019
-
- Mesajlar
- 3,521
-
- Tepkime puanı
- 1,034
-
- Puanları
- 349
-
- Konum
- Denizli
Dünyanın gündemi, şu anda kuzeyimizde olan Rusya Ukrayna savaşı değil mi? Rusya'nın bir halka yaptığı çok kötü olaylar, haksızlık ve güç kuvveti kullanması söz konusu. Binlerce milyonlarca insan göç yolunda ve Rusya tüm itibarını tüm prestijini kaybetti. Bundan sonra da çok büyük bir ihtimalle kendi içindeki birliğini ve istikrarını kaybedecek. Siyasi ihtiras ve menfaatler için Çoluk-çocuk demeden sivil-asker ayırt etmeden ölüm makinelerini çalıştıranlara yazıklar olsun. Kahru perişan olsunlar. Bu işin görünen boyutu. Şimdi bir de balık beyinli insanlar için olan, geçmiş boyutuna bakalım. Bugün özgürlükler yok oluyor insanlar öldürülüyor diye tüm dünyayı ayağa kaldıran Amerika'nın yaptıklarına bakın birde. Düşünmeye başladınız mı? Bundan, beyinsizler için, asırlar önce olan tam tersi yönde Irak coğrafyasında neler yaşandı? Suriye'de neler yaşandı hatırlayanınız var mı? Eğer yok ise çok eski tarihi kaynaklardan mitlerden baksınlar. Zamanın birinde 2000'lerde yani Irak gibi insanların yaşadığı bir coğrafyada, sırf yeraltı zenginliklerini ele geçirmek için, dediler ki nükleer silahlar var. Koca bir ülkeyi ne çoluk, ne çocuk, ne kedi, ne köpek hiçbir şey ayırt etmeden, Tabii ki kendi ajanları ve insanlarını ayırıp, öldürdüler. O zaman insanlık yoktu, o zamanlar insan hakları yoktu. Sadece mavi gözlü sarışın olmayan insanların öldürülmesi spor olarak bakılıyordu. Ee nüfus planlaması böyleydi sanırım. Hey gidi günler hey.
Benim değinmek istediğim o günlerde bir ülke vardı. İsmi Türkiye. Belki de dünyanın en saf milletiyiydi bunlar. Gariplerin kendileri kadar garip anlayışları vardı. Belki de kendileri açtı ama, aç olan görünce dayanamazlardı. Empati denilen yetenekleri vardı onlara göre. işte onları mahveden da buydu zaten. Yanı başında yaşanan insanların öldürülmesi, evlerinden, yutlarından göçmeye zorlanmaları, bu garip insanları üzüyordu. Gönül sofralarında onlara da yer verme ihtiyacı hissediyorlardı. Çünkü o bağnaz-geri kalmış anlayışlarını göre, onlarda insandı ve insanca yaşamaya hakları vardı
Bu saçma düşüncelerinin yanlışlığını yüzyıllarca yıl sonra öğrenecekler di. Yaşama hakkının yalnızca modern dünyamızda savaşma seviş diyerek, ibneliğin çok normal olması gerektiğini düşünen, barış demokrasi diyerek tecavüz etmeyi, ülkeleri parçalamaya hak gören bir anlayışla olmasını düşünmeyecek kadar kördüler. Bu çok ilginç hikayeyi sizlere anlatmak isterim..... Ancak kısa bir reklam girmek gerekiyor şimdi. Olacak o kadar programları vardı diye yazar eski mitlerde yani efsanelerde. Bir replikleri vardı Oya Başardın onun ile müsade isteyim, sonra görüşürüz anacım.

Benim değinmek istediğim o günlerde bir ülke vardı. İsmi Türkiye. Belki de dünyanın en saf milletiyiydi bunlar. Gariplerin kendileri kadar garip anlayışları vardı. Belki de kendileri açtı ama, aç olan görünce dayanamazlardı. Empati denilen yetenekleri vardı onlara göre. işte onları mahveden da buydu zaten. Yanı başında yaşanan insanların öldürülmesi, evlerinden, yutlarından göçmeye zorlanmaları, bu garip insanları üzüyordu. Gönül sofralarında onlara da yer verme ihtiyacı hissediyorlardı. Çünkü o bağnaz-geri kalmış anlayışlarını göre, onlarda insandı ve insanca yaşamaya hakları vardı