Eskatoloji’ye sadece inanmak yeterli bir öğretiş olmayıp aynı zamanda Eskatolojik olarak yaşamamızı Eskatoloji’nin hayatımızın bir parçası olması gerektiğini öğretmektedir. Yani Kutsal Kitap’ı okuyup insanların İsa Mesih’e iman etmelerini, ve bu iman aracılığı ile Tanrı’nın lütfu ile kurtulduklarını bilmek bizi kurtarmıyor, Bizi kurtaran o bildiğime uymak hayatımızda uygulamaktır. Eskatolojide tıpkı böyle son günleri bilmek ve son günlere kendimizi hazırlamak gereklidir.
Esinleme 3:14-18 "Laodikya'daki topluluğun meleğine yaz. Amin, sadık ve gerçek tanık, Tanrı yaratılışının öz kaynağı şöyle diyor: `Senin yaptıklarını biliyorum. Ne soğuksun, ne sıcak. Keşke ya soğuk, ya da sıcak olsaydın! Oysa ne sıcak ne de soğuksun, ılıksın. Bu yüzden seni ağzımdan kusacağım. Zenginim, zenginleştim, hiçbir şeye ihtiyacım yok diyorsun ama, zavallı ve acınacak durumda, yoksul, kör ve çıplak olduğunu bilmiyorsun. Zengin olasın diye benden ateşle arıtılmış altın, giyinip çıplaklığının ayıbını örtesin diye beyaz giysiler, göresin diye de gözlerine sürmek üzere merhem satın almanı salık veriyorum.
Yukarıdaki Ayet’te Ümidini kaybetmiş, Tanrı’nın vaadini unutmuş ve içinde bulunduğu çağda kendi kendine yaşamaya çalışmaya başlayan bir Kilise görmekteyiz, bizlerde Tanrı’nın vaadini unutmadan, Tanrı’nın o Kiliseyi ağzımdan kusacağım dediği gibi bizleride kabul etmeyeceğini unutmadan Tanrı’nın vaadine, Tanrı’nın bizlere sunduğu sonsuz hayata layık bir şekilde yaşamamızı öğretir. Yukarıda İbrahim’den bahsetmiştik bizlerde Kutsal Kitap’a göre Tanrı’nın yapın dediğini yapmayı, yapmayın dediğinden’de uzak durmayı öğretmektedir.
Esinleme 3:14-18 "Laodikya'daki topluluğun meleğine yaz. Amin, sadık ve gerçek tanık, Tanrı yaratılışının öz kaynağı şöyle diyor: `Senin yaptıklarını biliyorum. Ne soğuksun, ne sıcak. Keşke ya soğuk, ya da sıcak olsaydın! Oysa ne sıcak ne de soğuksun, ılıksın. Bu yüzden seni ağzımdan kusacağım. Zenginim, zenginleştim, hiçbir şeye ihtiyacım yok diyorsun ama, zavallı ve acınacak durumda, yoksul, kör ve çıplak olduğunu bilmiyorsun. Zengin olasın diye benden ateşle arıtılmış altın, giyinip çıplaklığının ayıbını örtesin diye beyaz giysiler, göresin diye de gözlerine sürmek üzere merhem satın almanı salık veriyorum.
Yukarıdaki Ayet’te Ümidini kaybetmiş, Tanrı’nın vaadini unutmuş ve içinde bulunduğu çağda kendi kendine yaşamaya çalışmaya başlayan bir Kilise görmekteyiz, bizlerde Tanrı’nın vaadini unutmadan, Tanrı’nın o Kiliseyi ağzımdan kusacağım dediği gibi bizleride kabul etmeyeceğini unutmadan Tanrı’nın vaadine, Tanrı’nın bizlere sunduğu sonsuz hayata layık bir şekilde yaşamamızı öğretir. Yukarıda İbrahim’den bahsetmiştik bizlerde Kutsal Kitap’a göre Tanrı’nın yapın dediğini yapmayı, yapmayın dediğinden’de uzak durmayı öğretmektedir.