Eşinizi sosyal medyada kontrol ediyor musunuz

🕒 Konu sahibi 3 saat önce aktifti
Yapılan araştırmalara göre; yeni medya teknolojileri, sosyal medya ve cep telefonu gibi faktörler, boşanmaları artırıyor.


Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi tarafından gerçekleştirilen “Son Beş Yılda Türkiye’de Boşanmalara Etki Eden Bir Faktör Olarak Yeni Medya Teknolojileri ve Sosyal Medya” araştırmasına göre sosyal medya kullanımı, ailelerin dağılmasındaki önemli etkenlerden biri olarak görülüyor. Araştırmalara göre kişilerin % 59.1’i sevgilisinin/eşinin internette neler yaptığını kontrol ediyor, %70.9’u sevgilisinin/eşinin internette eski sevgilisi/eşiyle görüşmesini olumlu karşılamıyor ve en az %48’i internetin boşanma ve aldatmaları artırdığını düşünüyor.

Yeni medya teknolojileri, aldatmayı kolaylaştırıyor

36 boşanma avukatı ile yapılan görüşme ve internet üzerinden 278 kişinin katıldığı anket sonuçlarına göre, yeni medya teknolojileri ve sosyal medya, boşanma nedenleri arasında üst sıralarda yer alıyor. Yeni medya teknolojilerinin yaygınlaşmasının aldatmayı kolaylaştığının belirtildiği araştırmaya göre; insanlar ailesine ayıracağı vakti sosyal medyada geçiriyor. Başka hayatlara imrenen kullanıcılar, farklı arayışlara başlıyor. Ayrıca sosyal medya paylaşımları, kıskançlıklara da sebep oluyor.

Sosyal medyanın aşırı kullanılması, aile ilişkilerini zedeliyor

İnternet üzerinden gerçekleştirilen 278 kişinin cevapladığı ankete göre çalışma grubunun % 59.1’i sevgilisinin/eşinin internette neler yaptığını kontrol ediyor, %70.9’u sevgilisinin eşinin internette eski sevgilisi/eşiyle görüşmesini olumlu karşılamıyor ve en az %48’i internetin boşanma ve aldatmaları artırdığını düşünüyor. “İnternet insanların sevgililerini/eşlerini aldatmalarına ortam hazırlar” diye düşünenlerin oranı ise en az %51 olarak görülüyor. Verilen bilgilerde, sosyal medyanın aile yapısına olumsuz etkide bulunmasının sebeplerinden biri de internette çok zaman geçirilmesi olarak belirtiliyor.


İnternette fazla zaman geçirmek, boşanma nedeni!

İnternette çok vakit geçirilmesi nedeniyle ebeveynler tarafından çocuklara yeterli ilgi gösterilmemesi, eşe yeterli vakit ayrılmaması ve ev işlerinin yerine getirilmemesi vb. davranışlar, boşanma davası açılması durumunda boşanma nedeni olarak öne sürülebiliyor.

İnternet bağımlılığı nedeniyle açılan boşanma davası örnekleri incelendiğinde, genellikle eşler “Karım internetin başından kalkmıyor”, “Kocam sürekli bilgisayar başında...”, “Eşim Facebook bağımlısı”, “Eşim internet bağımlısı...”, “İnternet yüzünden eşim çocuklarla ilgilenmiyor”, “Eşim ev işlerini yapmak yerine internete giriyor” gibi şikayetlerde bulunulduğu görülüyor.

Boşanma davalarında sıkça görülen bir durum: Uygunsuz mesaj yakalama

Facebook, WhatsApp ve bunun gibi platformlardaki bazı içerikler boşanma davalarında artan bir şekilde delil olarak kullanılıyor. Görüşme yapılan avukatlara göre, eşin bir başkasına gönderdiği ya da bir başkasından aldığı uygunsuz mesajları yakalamak, boşanma davalarında sıklıkla görülen bir durum olmaya başladı.

Araştırmanın yürütücüsü İletişim Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Gül Esra Atalay, sosyal medyanın toplumsal etkilerinin bir süredir güçlü bir şekilde hissedildiğini, özellikle romantik ilişkilerde ve evliliklerde sosyal medya kullanımın yarattığı çeşitli sorunların günlük yaşamda sıkça duyduğumuz bir durum haline geldiğine dikkat çekti. Atalay şu değerlendirmelerde bulundu: “Buradan hareketle bu etkiyi bilimsel olarak doğrulamak istedik. Boşanma avukatları ile yaptığımız derinlemesine görüşmeler, sosyal medyanın evliliklere olumsuz etkilerinin, ön gördüğümüzün çok ötesinde olduğunu gösterdi.

Sosyal medya evlilik için şüphe kaynağı

Kuzey Amerika’da, İngiltere’de bu konuda yapılan kapsamlı araştırmalar mevcut. Bu araştırmalar sosyal medyanın boşanmalara etki eden faktörler arasında üst sıralarda olduğunu gösteriyor. Türkiye’de ise bu konu hakkındaki ilk araştırmayı biz gerçekleştirmiş olduk. Vardığımız sonuçlar, sosyal medya kullanımının evliliklere olumsuz etkilerini ve boşanmalarda oynadığı rolü gözler önüne serdi. İnternet üzerinden ulaştığımız 278 kişinin cevapladığı anket sonuçlarına göre ise sosyal medyanın sadece evlilikler için değil, genel olarak romantik ilişkiler için bir “şüphe” kaynağı olduğunu gösterdi. Anket sorularını yanıtlayanların çoğunluğu eşlerinin, sevgililerinin internetteki aktivitelerini kontrol ettiklerini itiraf ediyor. Buradan hareketle, yeni medya teknolojilerinin, sosyal medyanın ilişkiler için bir gözetleme ve takip mekanizması işlevi gördüğünü söylemek de mümkün.
 
Hayatın her alanınında evlilikleri ya da ilişkileri sabote etmeye çalışan insanlar olacaktır fakat burada asıl dikkat edilmesi gereken eşin verdiği tepkidir. İlgili davranışlara karşılık veriyor ve baştan önünü kesmiyorsa tabii ki güvensizlik yaratır ve eşler de takibi haklı görürler. Oysaki bir insana güven duymamak, ona yapılabilecek en büyük hakaretlerden biridir.

Takip etmek çözüm değil çünkü anonim hesaplar ya da gizli şekilde yapan çok kişi var. Bu sebeple hayatınıza dahil ettiğiniz kişinin bu tip konularda kimseye fırsat vermeyecek karakterde biri olmasına özen göstermek gerekir. Bu da ancak iyi ve uzun süreli bir gözlem ile anlaşılabilir.
 
Kendi gözlemlerime dayanarak şunu söyleyeyim, boşanmaların ciddi bir kısmı çiftlerin birey olamaması ve birbirlerinin birey olmalarına imkan tanımamasından kaynaklanıyor. Birey olamayan çiftler evvela birbirlerinin alanını ihlal ediyor. Bu ihlaller neticesinde aileler, çevre ve diğer unsurlar da artık sınırları belli olmayan o alana girmekten hiç çekinmiyor. Bu sebeple ben, evlilikteki en önemli hususun çiftlerin birbirlerine ait alanlar ve onların korunması olduğunu düşünüyorum. Sosyal medya da o alanlardan birisi. Çok basit bir alan ihlali çok uzak olmayacak bir gelecekte evliliğinizin bitmesine sebebiyet verebilir. Hatta daha kötüsü süren evliliğiniz boyunca türlü şekillerde aldatılmanıza...
 
Güven duymayacağınız birisi ile olmamak çok daha kesin bir çözüm yoksa ilgiye aç biri ise zaten iş ortamında da yapar, iş seyahatine çıktığında da yapar ve ruhunuz bile duymaz. Kontrol çözüm değil, güven verecek bir karakter ile eş, sevgili olmak gerekiyor.
 
Güven duymayacağınız birisi ile olmamak çok daha kesin bir çözüm yoksa ilgiye aç biri ise zaten iş ortamında da yapar, iş seyahatine çıktığında da yapar ve ruhunuz bile duymaz. Kontrol çözüm değil, güven verecek bir karakter ile eş, sevgili olmak gerekiyor.
En güvendiğin dağlara karlar yağınca şüpheci olmak kaçınılmaz Lefty’ciğim…
 
bi kez telefon karıştırma gafletinde bulundum. aldatılma vs. gibi bir şey yakalamamama rağmen, güven duymadığım bir ilişkide olamayacağımı anlayıp ilişkimi sonlandırmıştım. telefon karıştırma, ortak hesap kullanma, şifre paylaşma vs.; bunlar sağlıklı bir ilişkide olmaz. güven duymadığınız, huzursuz olduğunuz, mutsuz olduğunuz hiçbir ilişkide bulunmamanız gerekiyor. bu, bütün ikili ilişkiler için geçerli. ben bu sebeplerden çok yakın kız arkadaşımla bile ilişkimi sonlanmış bir insanım. belki tecrübeyle sabit oluyor ama mutsuz olduğum, güven duymadığım hiçbir yerde durmuyorum.
 
Moderatör tarafında düzenlendi:
En güvendiğin dağlara karlar yağınca şüpheci olmak kaçınılmaz Lefty’ciğim…
Haklısın ancak herkes aynı karakterde olmuyor ve bu durumu da bir tecrübe kabul edip yola devam etmek, yeni gelen kişiye de yansıtmamak gerekiyor. Başkalarının hatasının bedelini yeni ilişkiye yansıtmak, güzel olanı bozmaktan başka bir işe yaramayacaktır.
 
Bence tüm bayanlar eşlerinin veya sevgililerinin üzerine sahibi vardır Lütfen uzak durun mesajı olan bir verici iliştirsinler diğer bayanların uzak durmasını sağlasınlar. Sonra nedense hep bayan bayana kazık atıyor suçlu erkek oluyor.!
 
Jr. Mast. aşağı Kasımpaşa.

Benim feysbukum yok, instekramım yok, tiktokum yok, tivitırım yok, yok oğlu yok.
Ben kimseyi sıtolk edemem.

Leylâ'nın peşine gitmemişim, kimseye gidemem.

Ne telefonunu alırım elime, ne "o kim?" diye sorarım,

gizli iş çevirenin kendi aldanır.

Kim kime kötülük yaptıysa, ahirette bulsun karşılığını.
 
Yalan söylüyorsun @Mastor
Ne demek onum yok bunum yok.
Mümkün değil.
 
Geri