Ertürk Akşun Kitaplarından Alıntılar

  • Kullanıcı Rose
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Kitap Kulübü
Konu sahibi son olarak 1215 gün önce görüldü
Gel şeytanım gel; Hem de bu gece gel…
Kalbim bir saatli bomba,
Birlikte patlamaya ayarlı…
 
248574_232158846794357_1912582_n.jpg


Bir ilişkinin tarihi

İlk saniyede yazılır….
 
Alıp giderim kendimi
Issız bir sahil kasabasına
Ya da
Kendi ıssızlığımdan bir adaya…
 
261928_234886233188285_1125625_n.jpg


Soğuktasın…
En çok ellerin üşür bilirim…
Nasılda iyi tanırlar beni, o uzun incecik parmakların.
Sıcağa konan bir kuş gibi avuçlarıma konarlar…
Ama uzaktasın….
 
Bir gün kendimin bile azınlığında kalacağımı bilerek seviyorum,
Kırılsam kırılsam nereye kadar.
herkesin gözünde azınlıkta kalsam ne çıkar…
Senin gözünde çoğalayım bu bana yeter…
 
Faziletli olmak insanların yalnızca sokakta giydiği kıyafetidir.
 
Bana kimsenin bilmediği bir isim yakıştır,
ki senin olduğumu bileyim.....,
 
Beklemek, beklenene değer katıyor.
Ben seni bekledikçe,
sen daha bir değerleniyorsun...
 
395230_334075146602726_467026642_n.jpg


Hep konuşuyordu, sürekli anlatıyordu, sorular soruyordu durmadan......
Oysa suskunluk, aşkın ömrünü uzatır.....
 
387778_334086439934930_157351172_n.jpg


-Beni kendine aşık etmeyi nasıl başardın, diye sordu,
-Bilmem , diye gülümsedim,
-Galiba sadece seni severek başardım bunu,
seni o k adar seviyordum ki; duyduğum aşk, seni değil, bir taşı bile insafa getirirdi.......
 
378621_334535526556688_1867926165_n.jpg


Birisinin bir özelliğini beğendiğinizi söylüyorsanız,
Aslında kendinizde olan o özelliği beğeniyorsunuzdur.
Yani o beğendik dediğiniz özellik aslında sizde olduğu için beğeniyorsunuzdur.
 
405365_335167229826851_286821114_n.jpg


Çıkmaz bir sokak olur bazen hayat, çıkamazsın içinden.
Bir kapı olsa dersin, kırarak ta olsa açsam girsem içeri. Bir pencere, içinden rüzgarların geçtiği, bir ağaç en azından altından gölgelenebileceğin, dinlenebileceğin…..Bir el uzansa dersin, tutsa , çıkarsa beni bu karanlık kuyudan.
Ben işte bu yüzden en çok ellerini hatırlıyorum senin, o gün beni kuyudan çeken ellerini.
Yumuşak, bir yağmur tanesi gibi hüzünlü, bir yağmur tanesi gibi yalnız, bir yağmur tanesi gibi biriktikçe çoğalan, temizleyen temizleyen, temizleyen…..
Ellerini….
Öyle uzundun ki, gölgen bile bir ağaca , çağrıda bulunur, ne kadar aşk varsa, senin gölgende dinlenmek isterdi….
Seni bir gün çıkmaz yolumda gördüm, gölgenle birlikte, sende dinlenmek istedim, sende yaşamak, sende bir yağmur tanesi gibi çoğalmak,
bir kapı oldun , pencerem oldun, elimden tuttun, temizlendim sende…
İyi ki varsın……
 
405575_335444926465748_900630975_n.jpg


Bir aşkta kendiniz olmanız yeterli geliyorsa, başka maskeler takmak zorunda kalmıyorsanız,
O aşk büyük bir sevdanın kapısını aralıyor demektir.
 
406904_336065029737071_1781154773_n.jpg


Sanılanın aksine
Kölelerde karşı gelirler, itiraz ederler.
Ama sadece ya kendi gibi kölelere
ya da
kendisinden bir adım daha altta olan
çocuklara veya hayvanlara.

Köleler düzene taparlar.
Düzen isterler. En çok düzenlerinin bozulmasından korkarlar.

Bunların dışında
Köleler;
Kölelik durumundan memnun olan kimsedir.
 
Eğer yeni bir dünyada yaşamak istiyorsan, bambaşka bir hayatın parçası olmaksa amacın, değişimi istiyorsan, öncelikle sen bu değişimin bir parçası olman gerekir.
 
389477_337307382946169_730735221_n.jpg


İçimde şarkım kalmadı,
Yorgun bir çobanaldatanım artık, çobanın bile inanmadığı,
Bitirdim öykümü, yazacak sözüm kalmadı,
Hikayemin bittiği yerdeyim….
 
409124_337942702882637_1340329536_n.jpg


Hadi o zaman gökten düşsün artık şu üç elma.
Bir elma bana, bir elma sana
Bir elma da tüm bir bedende hayat bulanlara…
 
389776_338442279499346_1567424255_n.jpg


ARZUYLA SEVMEK ÜZERİNE
Arzuyla yanıp tutuşan bir kalbi, küçük bir temas bile yatıştırır, söndürmeye yeter.
Arzusuz bir birliktelikte ise,
En akla gelmeyecek fanteziler bile, içerdeki ateşi söndürmeye yetmez.
 
Ben sözcüklerimi senin koynunda büyüttüm
Senin kadar doğurgan,
Senin kadar anlamlı olsunlar diye….
 
401550_338491496161091_757336900_n.jpg


Beni bir gün saklandığım yerde bulurlar,
göğsünün sıcak ıssızlığında.
Koparır atarlar, ucu paslı bir neşterle,
Sanki bir hastalıkmışım gibi.

Beni bir gün bulurlar,
Senin korku karası gözlerinde, tutuklandığım yerde,
bilmezler,
Bilmezler saçlarının arasına dolaşmıştır ellerim, çözülmez bir düğüm derim,
kesip atarlar saçlarınla birlikte.
Ucu paslı bir makasla.

Beni bir gün bulurlar,
koyu bir karanlık gibi, içinin derinliklerinde.
Arada bir adımı sorarlar, geceden sabaha dönen aydınlık derim,
inanmazlar,
pahalı neon ışıklarıyla aydınlatmaya kalkarlar, sanki insan bir vitrinmiş gibi.

Beni bir gün saklandığım yerde bulurlar,
Dudaklarının şehvetli ıslaklığında,
Dudaklarının tuzundan, suyla yıkayıp atarlar, okyanuslar içine,
Bırakma sakın beni….ayırma beni, gözlerinden, dudaklarından, saçlarından….
 
Geri