Herkesin eşit oya sahip olması genel oy prensibinin doğal sonucudur. Yani dil, din, ırk, cinsiyet, servet vs.demeksizin herkesin bir oy hakkının bulunmasıdır.Oy sadece bir tercih değil,bir kaderin öncüdür.Ülke kaderini şekillendiren anayasal bir hak ve ödevdir.Oyunu bilinçli veya bilinçsiz atılmasına ya da bilinçli oy kullanadığını iddia edenin, bilinçsiz bir oy uğruna memnuniyetsiz olması kendi içinde hem doğru hem yanlıştır.Doğru, çünkü bunun sorumluluğunu tam tain edememiş yada eş, dost ısmarlamasıyla oy kullanabilmekte; yanlış, çünkü eşitlik ve genellik ilkesi çercevesinde herkes oy kullanma hakkına sahiptir.Burada yapılacak şey demokrasi bilincini artırıcı eylemler yapmak.Ayrımcı zihniyetlere lüzum yok, zaten üniversite bitirmek her şeyi daha iyi göreceği anlamınada gelmiyor.Sadece eğitim kaynaklı değil ayrıca bir kültür meselesidir.Demokrasi kültür ve yaşam tarzı haline gelmelidir.Algıyla işleyen beyinler varsın iki, üç üniversite bitirsin.Aslında bu mesele daha ayrıntılıda analiz edilebilir.Örneğin seçim sistemimizin adaletli olup olmadığıyla,Sistem hesaplamasının artı ve eksi yönleri, çoğulcu demokrasi mi, çoğunluklu demokrasi mi diye değişik bir perspektiften de olaya bakılabilir.Burdaki ortak nokta oyların değerlendirilmesi şeklidir.Şu da bir gerçek ki demokrasi tek adam iktidarına müptala bir ülkeye gerçekten fazla.İstediğin kadar anayasayı insan hakları çercevesinde adil ve çağdaş anlamda istenen düzeyde tamamla, eğer bu halka inememişse o sadece halkın itibarında formaliteden başka bir şey değildir.