Erkeklerin Yaşam Süresini Etkileyen Faktörlere Yönelik Panel Veri Yaklaşımı

🕒 Konu sahibi 1 saat önce aktifti
Doğumda beklenen yaşam süresi tüm dünyada artarak devam etmektedir. Gelişmiş ülkelerdeki beklenen yaşam süresi, gelişmekte olan ülkelere göre daha fazla iken, kadınların beklenen yaşam süresi de erkeklere oranla daha yüksektir. Çalışmamızın amacı; üst ve üst orta gelir grubu ülkelerde erkeklerde beklenen yaşam süresini etkileyen olası faktörlerin incelenmesidir. Bu amaçla kişi başı gelir, kişi başına yapılan toplam, devlet ve özel sağlık harcamaları ile 1000 kişi başına düşen doktor sayısının doğumda beklenen erkek yaşam süresi üzerindeki etkileri incelenmiştir. 10 ülkenin 2000-2018 yıllarına 19 yıllık verilerinin analiz edildiği çalışmada; bağımsız değişkenler ile doğumda beklenen erkek yaşam süresi arasında istatistiki açıdan anlamlı bir ilişki elde edilememiştir. Bununla birlikte Dumitrescu Hurlin Nedensellik Testi sonuçlarında 2. ve 3. gecikmede kişi başına yapılan toplam sağlık harcamaları ile kişi başına yapılan devlet sağlık harcamalarının, 3. gecikmede de, kişi başı milli gelir ve kişi başına yapılan özel sağlık harcamalarının doğumda beklenen erkek yaşam süresinin nedeni olduğu bulgusuna ulaşılmıştır.

Yaşam beklentisi; yeni doğan bebeklerin mevcut sağlık koşulları göz önünde bulundurularak yaşaması beklenen ortalama yıl sayısı olarak ifade edilmektedir (Chukmaitova, 2003:4). Teknolojinin ilerlemesi, sağlık alanında meydana gelen olumlu gelişmeler, ölüm oranlarının azalması, insanların sağlıklı beslenme ve fiziksel aktiviteye daha fazla önem vermesi gibi birçok nedenden dolayı beklenen yaşam süresi tüm ülkelerde her geçen yıl artmaktadır. Bununla birlikte, ülkeler ve bölgeler arasında ortalama yaşam süresinde büyük bir eşitsizlik vardır. Düşük ve orta insani gelişmeye sahip ülkeler, gelişmiş ülkelere göre daha düşük yaşam beklentisine sahiptir (Girum vd., 2018, Ranabhat, 2020). Ortalama yaşam süresi ve her türlü ölüm, sonuç göstergeleridir; ancak birbirleriyle ters orantılıdırlar. Daha genç yaş grupları arasında yüksek ölüm oranı varsa, ortalama yaşam süresi daha kısa olacaktır. Özellikle düşük gelirli ülkelerde eğitim, temizlik ve çocuk bakımının yetersiz olması nedeniyle bebek ve çocuk ölümleri daha fazla olmakta ve beklenen yaşam süresi azalmaktadır (Ezeh vd., 2015). GSYİH'larının yüksek bir yüzdesini sosyal korumaya harcayan, daha az tedavi yatağı ve düşük bebek ölüm oranına sahip, ayrıca vatandaşların daha az karşılanmamış sağlık hizmeti ihtiyacı bildirdiği ve alkol tüketiminin daha az olduğu ülkelerde yaşayan vatandaşlar daha uzun yaşam beklentisi taşımaktadır (Heuvel ve Olaroiu, 2017: 276e10). Sağlık, insanların refahının ve yaşam standardının önemli bir bileşeni olması nedeniyle bu refahı ve mutluğu etkileyen sağlık harcamaları da, bireylerin yaşam süresi ve yaşam kalitesini olumlu yönde etkilemektedir (Akar, 2014:311; Bloom ve Canning, 2003: 304). Sağlıklı bir toplumda devletin toplumun tüm ihtiyaçlarını karşılayacak yeterli sağlık hizmetlerini sunması gerekmektedir. Özellikle sağlık yatırımlarına önem verilmesi, sağlık harcamalarına ayrılan payın arttırılması ve kişi başına düşen gelirin yükselmesi ile birlikte beklenen yaşam süresi de artış gösterecektir. Aşağıdaki tabloda ülkelerin gelir düzeyine göre 1960-2018 yılları arasında onar yıllık periyodlarla erkek, kadın ve toplam beklenen yaşam süreleri yer almaktadır.

Adsız.png

Tabloda gelir grubuna göre düzenlenen yaşam beklentisi verilerine göre gelir seviyesi arttıkça beklenen yaşam süresinde de artış olduğu görülmektedir. 2018 yılında yüksek gelirli ülkelerde toplam beklenen yaşam süresi 80, 65 yıl iken, bu rakam düşük gelirli ülkelerde 63,49 yıldır. Ayrıca bütün ülke gruplarında, kadınların beklenen yaşam süresinin erkeklerin beklenen yaşam süresinden fazla olduğu görülmektedir.

Literatür Taraması

Doğumda beklenen yaşam süresine etki eden faktörlerle ilgili çalışmalar incelendiğinde, erkek ve kadın ayrımının yapılarak cinsiyete göre yapılan çalışmaların çok az olduğu görülmektedir. Bu çalışmalardan bazıları aşağıda yer almaktadır. Pascariu vd. (2018) çalışmalarında yaşam beklentisini kadın, erkek ve 65 yaş üzeri olarak tahmin etmeye yönelik model geliştirerek, yaşam beklentisinin ülkeler arasında farklılık gösterdiği gibi, erkekler ve kadınlar arasında da farklılık gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır. Bayın (2016)’ın çalışmasında kadın ve erkeklerde doğuşta ve 65 yaşta beklenen yaşam sürelerini etkileyen faktörlerin belirlenmesi amacıyla OECD’ye (Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü) üye olan 34 ülkenin 2013 yılı verileri incelenmiştir. Yapılan regresyon analizi sonucunda, hem kadınlarda hem de erkeklerde doğuşta beklenen yaşam süresine en çok etki eden değişkenin bebek ölüm hızı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Tafran vd. (2020) Malezya için 2002-2014 yılları arasında regresyon analizi yaptıkları çalışmada, işsizliğin kadın ve toplam yaşam beklentisinde etkili iken, erkek yaşam beklentisinde etkili olmadığı bulgusuna ulaşılmıştır. 26 OECD Ülkesi için 1995-2010 yılları arasında yapılan çalışmada, kişi başına düşen GSYİH'deki (Gayri Safi Yurtiçi Hasıla) %1'lik artışın, kadın yaşam beklentisinde 0,02795 yıl, erkek yaşam beklentisinde 0,0466 yıl artışa neden olduğu sonucu elde edilmiştir (Kim, 2019: 478). Teker vd. (2012) çalışmalarında, Türkiye’de 1975-2009 yılları arasında erkek ve kadınların beklenen yaşam süreleri üzerinde etki eden değişkenler inceleniştir. 1000 hasta başına düşen doktor sayısı ve 1000 hasta başına düşen yatak sayılarının da yer aldığı çalışmanın sonucunda, doktor sayısı ve yatak sayısının yaşam beklentisi üzerinde anlamlı bir etkiye sahip olduğu ve doktor sayısının kadınların yaşam süresini daha kuvvetli düzeyde etkilediği belirtilmiştir. Kişi başı gelir ve sağlık harcamalarının doğumda beklenen yaşam süresi üzerindeki etkileri konusunda yapılan çalışmalar incelendiğinde, sonuçlar genel olarak kişi başı gelir ve sağlık harcamalarının doğumda beklenen yaşam süresi üzerinde olumlu etkisinin olduğu yönündedir. Şahin (2018) çalışmasında 16 APEC (Asya-Pasifik Ekonomik İşbirliği) ülkesinde doğumda yaşam beklentisini belirleyen faktörleri 2000-2013 dönemi verileriyle analiz etmiştir. Panel veri analizi sonuçlarına göre kişi başına düşen gayri safi yurt içi hâsıla artışı, enflasyon oranı ve işsizlik oranının doğumda yaşam beklentisi üzerindeki etkisi istatistik olarak anlamlı bulunmazken, gıda üretim endeksi, nüfus artışı ve toplam sağlık harcamalarında artışın doğumda yaşam beklentisini arttıracağı sonucu elde edilmiştir.

Dhrifi (2018) 45 Afrika ülkesi için 1995-2015 yılları arasında panel veri analizi kullanarak yaptığı çalışmada; kişi başı gelir ve kişi başı sağlık harcamasının doğumda beklenen yaşam süresini pozitif yönde etkilediği sonucunu elde etmiştir. Benzer şekilde Novignon vd. (2012) yaptıkları çalışmada; 1995-2010 dönemi için 44 Sahra-altı Afrika ülkesi kamu ve özel sağlık harcamalarının sağlık durumu üzerindeki etkisini analiz etmişlerdir. Sonuç olarak kamu ve özel sağlık harcamalarının bir yandan beklenen yaşam süresini uzatırken diğer yandan ölüm oranını azalttığı, ayrıca kamunun yaptığı sağlık harcamalarının özel sağlık harcamalarına göre daha fazla etkiye sahip olduğu belirlenmiştir. Linden and Ray (2017) yaptıkları çalışmada; doğumda beklenen yaşam süresi ile kamu ve özel sağlık harcamaları arasındaki ilişkiyi 1970-2012 yılları arasında 34 OECD ülkesi için incelemişlerdir. Ekonometrik panel zaman serisi ve VAR (Vektör otoregresyon) yöntemleriyle yapılan analiz sonucunda kamu sağlık harcamaları ile özel sağlık harcamalarının ortalama yaşam süresi için önemli olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Benzer şekilde Aydın (2020) yaptığı çalışmada; OECD ülkeleri için 2000- 2016 dönemindeki yıllık veriler ile Panel Regresyon Analizi ve Panel Granger Nedensellik Analizi yöntemlerini kullanılarak iktisadi göstergelerin beklenen yaşam süresi üzerindeki etkilerini araştırmıştır. Analiz sonucunda OECD ülkeleri üzerinde beklenen yaşam süresini etkileyen en önemli unsurun sağlık harcamaları olduğu ve sağlık harcamaları %1 oranında arttırıldığında beklenen yaşam süresinin yaklaşık olarak ortalama %0,9 oranında artacağı bulgusuna ulaşılmıştır. Yapılan bu çalışmanın amacı, literatürde çok az incelendiği belirlenen, erkeklerin beklenen yaşam süresine etki eden olası faktörleri incelemektir. Çalışmada, üst ve üst orta gelir grubu ülkelerde, kişi başı toplam, kamu ve özel sağlık harcamalarının, kişi başı milli gelirin ve 1000 kişi başına düşen doktor sayılarının erkeklerin beklenen yaşam süresine etkileri analiz edilmektedir.

Analiz ve Bulgular

Yapılan çalışmanın örneklemini, Dünya Bankası’nın üst gelir grubu nitelendirdiği ve kişi başı 12.536 dolar ve üzeri GSMH’ya (Gayri safi milli hasıla) sahip ülkeler ile, üst orta gelir grubu olarak nitelendirdiği ve kişi başı 4.046 ile 12.535 dolar arası GSMH’ya (Gayri safi milli hasıla) sahip ülkelerden seçilen, Fransa, Almanya, İtalya, Güney Kore, Meksika, Rusya, İspanya, İsviçre, Türkiye ve Birleşik Krallık olmak üzere 10 ülke oluşturmaktadır (World Bank, 2021b). Ülkeler belirlenirken doktor sayısı verilerinin olması dikkate alınmıştır. Bağımlı değişken olarak doğumda beklenen erkek yaşam süresi ele alınmaktadır. Bağımsız değişkenler; Kişi başına düzeltilmiş net milli gelir (cari ABD doları), Kişi başına cari sağlık harcaması (cari ABD doları), Kişi başına yurt içi genel devlet sağlık harcaması (cari ABD doları), Kişi başına yurt içi özel sağlık harcaması (cari ABD doları) olarak belirlenmiş olup, 2000-2018 yıllarını içeren 19 yılık verilerle panel veri analizi yapılmıştır. Analiz kapsamında yer alan veriler, Word Bank (Dünya Bankası) veri tabanından elde edilmiştir (World Bank,2021a). *Dergipak
 
  • Beğen
Tepkiler: X
Tabloda gelir grubuna göre düzenlenen yaşam beklentisi verilerine göre gelir seviyesi arttıkça beklenen yaşam süresinde de artış olduğu görülmektedir. 2018 yılında yüksek gelirli ülkelerde toplam beklenen yaşam süresi 80, 65 yıl iken, düşük gelirli ülkelerde 63,49 yıldır. Ayrıca bütün ülke gruplarında, kadınların beklenen yaşam süresinin erkeklerin beklenen yaşam süresinden fazla olduğu görülmektedir.

İnsan ömrü ortalama 40 yıl iken, son yıllarda 80-100 arasında değişiyor çünkü hastalıklar karşısında tedavi imkanları arttı. Geliri yüksek insanların ömrünün uzun olmasında en önemli etken de strese bağlı gelecek kaygısı yaşamıyor olmalıdır ayrıca yine hastalık durumunda tedavi imkanları vardır.

Kadın ise biyolojik olarak erkekten daha güçlüdür çünkü anne olmanın gerekliliği olarak hayatın olumsuz koşullarına daha dayanıklıdır, acı eşiği daha yüksektir v.s
 
Nasil okuyim bu kadar yaziyi
 
Geri