Hüma
Altın Üye
-
- Katılım
- Mart 2, 2012
-
- Mesajlar
- 11,609
-
- Tepkime puanı
- 1,447
-
- Puanları
- 353
Nasıl erkekler bizi anlamakta zorluk çekiyor ve bazı davranışlarımıza sinir oluyorlarsa, bizim de onlarda dayanamadığımız alışkanlıklar var. Aslında işin sırrı iki ayrı cinsiyet olmamız ama bu tatlı çekişme de çok keyifli, öyle değil mi?
Seyahat derken?
Bir havayolu şirketi araştırma düzenlemiş ve yaptığı anketin sonucuna göre, kadınların % 70’i aniden çıkılan seyahatlerden hoşlanmıyormuş. Aslında bir parça haklılık payı var çünkü erkek için seyahate giderken bir sırt çantası yeterli oluyor. İki şort ve bir tişörtle günlerce tatil yapabilen erkekler için, tatil sakal bırakmak anlamı da taşıdığından, yanlarında jilet bile götürmek zorunda değiller.
Oysa bizim makyaj malzememiz, saç şekillendiricilerimiz, tokamız, tarağımız, şampuanımız bile tek başına bir çanta oluyor. Ayrıca aniden çıkılan seyahatlerde kıl sorunlarının çözümlenmesi durumu var. Erkekler kol altlarında bir ormanla yaşamaya alışkın olabilirler ama biz sivilce kadar bir kılla gezemeyiz! Yani seyahat etmek bizim için hazırlık gerektiriyor.
Arkasını dönüp uyudu!
Şu sevişmeden sonra uykuya dalma halleri kadınları sinirlendirse de, aslında biyolojik olarak buna pek çoğu ihtiyaç duyuyor. Yani, erkeğin bedensel programı, boşalma işlevini yerine getirdikten sonra "git uyu ve güç kazan" biçiminde tasarlanmıştır. Kadında olduğu gibi arka arkaya boşalan bir bedensel yapıya sahip olmadıkları için, onların uyumasını bu kadar arabesk görmemiz, bizim bilgi eksikliğimizden ve erkek vücudunu tanımamamızdan kaynaklanıyor. Tıpkı onların bizim regl dönemimizi anlamamaları gibi…
Dinlemiyorlar!
Haklısınız, erkekler bizi çoğu zaman dinlemiyorlar. Ancak bizim de onlara bir şey anlatmak için doğru zamanı yakalamamız sanki pek mümkün olmuyor gibi, öyle değil mi? Bütün gün evde yalnız kalan kadın, akşam işten gelen kocasına daha kapıdan girer girmez, onun için önemli ama başka kimse için önemli olmayan sorunlarını saymaya başladığında, adamın dinlememesini normal karşılamak gerekir. Ah tabii, bu örneğe karşılık en uygun zamanı beklemenize rağmen, bir ömür o uygun vakti bulamayacağınız bazı karşı cinsin oranı da az değil!
Klozet kapağı meselesi!
Medeniyet var olduğu günden, aslında alafranga tuvalet hayatımıza girdiği günden beri çok önemli bir meselemiz var bizim; klozet kapağı! Yahu arkadaş, KALDIR ŞU KAPAĞI VE ÖYLE İŞE, denk getiremiyorsun işte, niye bu kadar inat ediyorsun?
Onlar klozet kapağını kaldırmadan işeme konusunda bu kadar sorumsuz davrandıklarında, bize düşen de çıldırmak oluyor tabii. Ortak yaşam alanlarında saygıyı korumak çok zor ve bu davranış eğitimi maalesef çok eskiye dayanıyor. Yani sizin evlendikten sonra bir erkeğe bu davranışı öğretmeniz gerçekten zor bir uğraş. Anneler, lütfen oğullarınızı tuvalet konusunda eğitin.
Bir kadın için sevdiği adamın hastalandığında altından pisliğini temizlemek zor değildir. Hatta bunu gönülle yapar. Eşini yıkar, paklar, temizler ve bundan gocunmaz ama sırf tembelliğinden klozet kapağı kaldırmayan bir eşin çişini temizlemek, hiçbir kadın için görev değildir.
Aklıma gelen birkaç meseleyi dile getirdim. Yazmakla bitmez, ne bizim erkeklerden şikayetimiz, ne onların bizden... Herkes birbirini sinirlendirecek ve bu iki cins arasında bitmek bilmeyen tatlı savaşlar hep var olacak. Olmadığı gün bizim de olmadığımız gün demektir.
O yüzden, Allah hepimize katlanabileceğimiz ve çözüm yolu bulabileceğimiz insanlarla, aynı dili ve yaşam anlayışını, benzer medeniyetleri, kabul edebileceğimiz yaşam görüşlerini paylaşabileceğimiz insanlarla karşılaşmayı nasip etsin.
Seyahat derken?
Bir havayolu şirketi araştırma düzenlemiş ve yaptığı anketin sonucuna göre, kadınların % 70’i aniden çıkılan seyahatlerden hoşlanmıyormuş. Aslında bir parça haklılık payı var çünkü erkek için seyahate giderken bir sırt çantası yeterli oluyor. İki şort ve bir tişörtle günlerce tatil yapabilen erkekler için, tatil sakal bırakmak anlamı da taşıdığından, yanlarında jilet bile götürmek zorunda değiller.
Oysa bizim makyaj malzememiz, saç şekillendiricilerimiz, tokamız, tarağımız, şampuanımız bile tek başına bir çanta oluyor. Ayrıca aniden çıkılan seyahatlerde kıl sorunlarının çözümlenmesi durumu var. Erkekler kol altlarında bir ormanla yaşamaya alışkın olabilirler ama biz sivilce kadar bir kılla gezemeyiz! Yani seyahat etmek bizim için hazırlık gerektiriyor.
Arkasını dönüp uyudu!
Şu sevişmeden sonra uykuya dalma halleri kadınları sinirlendirse de, aslında biyolojik olarak buna pek çoğu ihtiyaç duyuyor. Yani, erkeğin bedensel programı, boşalma işlevini yerine getirdikten sonra "git uyu ve güç kazan" biçiminde tasarlanmıştır. Kadında olduğu gibi arka arkaya boşalan bir bedensel yapıya sahip olmadıkları için, onların uyumasını bu kadar arabesk görmemiz, bizim bilgi eksikliğimizden ve erkek vücudunu tanımamamızdan kaynaklanıyor. Tıpkı onların bizim regl dönemimizi anlamamaları gibi…
Dinlemiyorlar!
Haklısınız, erkekler bizi çoğu zaman dinlemiyorlar. Ancak bizim de onlara bir şey anlatmak için doğru zamanı yakalamamız sanki pek mümkün olmuyor gibi, öyle değil mi? Bütün gün evde yalnız kalan kadın, akşam işten gelen kocasına daha kapıdan girer girmez, onun için önemli ama başka kimse için önemli olmayan sorunlarını saymaya başladığında, adamın dinlememesini normal karşılamak gerekir. Ah tabii, bu örneğe karşılık en uygun zamanı beklemenize rağmen, bir ömür o uygun vakti bulamayacağınız bazı karşı cinsin oranı da az değil!
Klozet kapağı meselesi!
Medeniyet var olduğu günden, aslında alafranga tuvalet hayatımıza girdiği günden beri çok önemli bir meselemiz var bizim; klozet kapağı! Yahu arkadaş, KALDIR ŞU KAPAĞI VE ÖYLE İŞE, denk getiremiyorsun işte, niye bu kadar inat ediyorsun?
Onlar klozet kapağını kaldırmadan işeme konusunda bu kadar sorumsuz davrandıklarında, bize düşen de çıldırmak oluyor tabii. Ortak yaşam alanlarında saygıyı korumak çok zor ve bu davranış eğitimi maalesef çok eskiye dayanıyor. Yani sizin evlendikten sonra bir erkeğe bu davranışı öğretmeniz gerçekten zor bir uğraş. Anneler, lütfen oğullarınızı tuvalet konusunda eğitin.
Bir kadın için sevdiği adamın hastalandığında altından pisliğini temizlemek zor değildir. Hatta bunu gönülle yapar. Eşini yıkar, paklar, temizler ve bundan gocunmaz ama sırf tembelliğinden klozet kapağı kaldırmayan bir eşin çişini temizlemek, hiçbir kadın için görev değildir.
Aklıma gelen birkaç meseleyi dile getirdim. Yazmakla bitmez, ne bizim erkeklerden şikayetimiz, ne onların bizden... Herkes birbirini sinirlendirecek ve bu iki cins arasında bitmek bilmeyen tatlı savaşlar hep var olacak. Olmadığı gün bizim de olmadığımız gün demektir.
O yüzden, Allah hepimize katlanabileceğimiz ve çözüm yolu bulabileceğimiz insanlarla, aynı dili ve yaşam anlayışını, benzer medeniyetleri, kabul edebileceğimiz yaşam görüşlerini paylaşabileceğimiz insanlarla karşılaşmayı nasip etsin.