B
BuYuCu
Ziyaretçi
Ziyaretçi
Doğmak, büyümek ve yaşlanmak gibi orta yaş bunalımı da doğal bir süreçtir. Bu sürecin en az hasarla atlatılması için sabırlı, sakin ve anlayışlı olmak gerekir. Eskiden işinden, evliliğinden, kısaca hayatından memnun olan erkek, gün gelir bunlardan şikayetçi duruma gelebilir. Bu şikayetler, onun orta yaş bunalımına girdiğini gösterebilir. Ancak bu krizin nedeni biyolojik olarak tam bilinememektedir. Çocukluk erişkinliğe hazırlanma dönemidir. Bu süreçte, çocuk, ailenin desteği ve çevre koşulları ile genç birey haline gelir. Bir genç erişkin olarak, kendi yaşam yolunu çizmeye çalışır, değişik seçenekler aramaya ve onları uygulamaya çalışır. Ortayaşa ulaşana kadar, daha öncesinde evlilik ve iş ile ilgili amaçlar oluşur. Gençlikte hedeflenen amaçlara ulaşılamassa da seçimlerin sonucunda düzenli bir yaşam olabilir. Ortayaşa gelen bir erkeğin üretkenliğinin en çok olduğu dönem bu evredir. Gençlik ile yaşlılık arasında yaşanılan bu dönemde, benliğin en önemli işlevi üretkenlik, yaratıcılık ve yaratılan, üretilen şeye sevgi ile bağlanmadır. Çocuk, bilim, sanat bu üretkenliğin parçasıdır. Bu evredeki tehlike, kısırlık, verimsizlik, durağınlık ve benliğin yoksullaşmasıdır. Bu da ortayaş bunalımını göstermektedir. Bu tür çökkünlüklerde, üretilen ve yaratılan üründen beklenilenin karşılanmaması, yetersizlik ve yoksullaşmaya neden olur. Ortayaşlar sırasında birçok durum oraya çıkabilmektedir. Gerek iş ve aile hayatında ortaya çıkabilecek değişiklikler, gerekse madde ve ilaç alışkanlığı, depresyon, intihar, boşannma gibi sorunlu durumlar olabilir. Aynı zamanda, erkekler ortayaşa geldiğinde emeklilik ve yaşlılığın çok uzak kavramlar olmadığını farkına varır. Bedende oluşan değişiklikler artık eskisi kadar genç olunmadığını gösterir. Deride kırışıklık meydana gelir, saçlarda dökülme başlar ve dinamik vücut yapısının kaybedildiği düşünülür. Gençlik yıllarında, hedeflenen amaçlara ulaşılamadıysa ya da seneler geçerken değiştirme öğrenildiyse, erkek kendini başarısız olarak nitelendirebilir. Ortayaşın yol açtığı sorunlar ve değişikliklerin üstesinden gelmek için oldukça güçlü bir ruhsal denge gerekir. Bunu da ya psikolog ya da eş yardımıyla gerçekleştirmek mümkün olur. Erkeklerin hepsi, ortayaş krizine girmez. Kendine ait güvensizlik, eşinin sürekli bulunduğu konumdan rahatsız olduğunu ve sebebinin nedenini evlendiği erkek olduğunu dile getirmesi, çocukların başarılı bireyler olarak görmemek en önemli sebebidir. Bu dönemde ani iş değiştirme, evlilik dışı ilişkiler, yaşlanma ve ölüm saplantısı ve depresyon sık sık görülür. Depresyona neden olan olaylar, bazı insanların intihar etmeyi düşünmesine ya da gerçekleştirmesine sebep olur. Ortayaş dönemi, bu konuda yıpratıcı olaylarla doludur. 50'li yaşlarda biri, eşini veya ebeveynlerinden birini kaybedebilir, çocuklarının evden ayrıldığını görebilir ya da kronik bir hastalığının olduğunu öğrenebilir. Bunlar, genelde süpriz durumlar değildir. Ancak bazen çok yıpratıcı olabilmektedir ve ağır depresyonu meydana getirebilir. Zaman zaman belli bir sebebi yokken ortaya çıkabilir. Her nasıl olursa olsun, yaşam anlamsız ve gereksiz gelebilir. Bazen intihar etmek düşünülür. Böyle durumlarda, bu düşünceler birine açıkca anlatılmalı ve yardım istenmelidir. Aksi takdirde istenmeyen durumlar ortaya çıkabilir. Çok zor da olsa, çevresinde bulunan anlayışlı birine derdini açıklaması ya da psikologla paylaşması, insanın iyi hissetmesini sağlayabilir. İntihar etmeyi düşünen ortayaşlının bu düşüncesini önemsemek ve gerekli önlemi, yardımı almak gerekir. İntihar girişimlerinin çoğundan önce bu tür ciddiye alınmayan yardım istekleri olmuştur. Birçok intihar vakası başarısız olur, ancak başarılı olanları da mevcuttur. Riske atılmaması gerekir. Uzmanların birçoğu, ilaç tedavisinin ya da hastaneye yatırmanın, sorunu çözmeye yardımcı olunacağını düşünür. “Bunalım” daha çok en sorunlu durumu ifade eder. Bireyin sorunlarla yüzleşmesi olumlu bir davranıştır. Hayattaki yeni amaç ve durumlara bağlı olarak ortaya çıkan farklı ilgi alanları ya da bütün değişikliklerle başa çıkılamadığı hissedildiği anda kriz başlar. İnsanın, durumundaki değişikliklere verimsiz yollarla çözüm aramak da krize neden olabilir. Evlilikte, meydana gelen önemli sorunlar varsa ya da fiziksel çekicilik konusunda şüpheye düşülmüsse, evlilik dışı ilişkilere girmek, sorunları çözmek yerine çok daha karmaşıklaştırır ve geri dönülmesi zor bir duruma sokar. Ortayaş bunalımı yaşanılıyorsa, yeni ve zorlayan şartlar karşısında kişilik bilincinde olarak yaşam yönlendirilmeli ve aşılmalıdır. Eğer üstesinden gelinemesse, eşin veya aileden birinin, bir evlilik danışmanının, aile doktorunun, psikiyatristin ya da psikoloğun yardımı istenmelidir. Üretmek ve yaratmak orta yaş bunalımına giren bir erkek için en önemli kavramlardır. Bu dönemde, zamanın çoğu yapılan işin başında ya da onu düşünmek ile geçer. Genetik yapı sayesinde, bu konu ile ilgili sürekli bir motivasyon içine girilir. Ancak bazen bu istek ve ilgi yok olabilir. Genelde de bu ortayaş durumu, kişinin üretim ve yaşam biçimi ile ilgili tatminsizlik ve istek kaybı ile ilgilidir. Bunaltı, kişinin hayattaki amacı ile eylemleri arasında parellelik bozulduğu zama ortaya çıkar. Kişinin önlem alması için uyarıcı niteliğindedir. Bazen önemsenmez, ancak bunaltı kendini sürekli hatırlatır. Bazen, yine önemsenmez ancak kendini çok ağır bir şekilde ortaya koyduğu zaman, yani her ne yapılıyorsa onu yapamayacak derecede yorgun, bitkin ve isteksiz duruma sokabilir. Bu bilinçaltının, insana oynadığı bir oyundur. Bu durum, bazı şeylerin ters gittiğini, derinde kalmış erdemleri gerçekleştirebilmeyi hatırlatır. Bu durum, çoğu insan tarafından yadırgansa da aslında iyiki var demek mümkündür. Bu şekilde, isteklerin örtüldüğü anlaşılıyor. Bu durumda, keşfedilen şeyin şuanki hayata nasıl sığdırılabileceğini bulmak gerekir. Yapılabilecek en iyi şey, yaşama, seviyeye, değere uygun yöntemleri seçmektir. Aynı zamanda, yeni beceriler de edinilebilir. Ortayaş bunalımı, kaybedilen hayatın ya da ertelinen hayatın tekrar yaşama kazandırmak için vardır. Gereken adımlar atıldığında başarı ile sonuçlanır ve kişiye zarar vermeden yok olur.
Alıntı
Alıntı