Cevap: Zira erkekler, her bayanın seveceğini iyi bilirler.
Yani sevginin yokluğunu çekmezler.
Erkek, hiç büyümeyen tek çocuk gibidir fakat herkesin kendini erkek gibi görmesini ister.
Bütün kadınlar, sınıf, renk ve kategori ayırımı göz etmeksizin alaka alanına girer.
Önünde yemek dururken, başkasının tabağına bakan biri gibidir başka bir deyişle.
Annesi onu o kadar şımartmış, “aslan erkek çocuğum kaplan oğlum†diye pohpohlanmaya alıştırmış ki, sevgililerinden bu alakayı göremeyince gerçekte kağıttan aslan olduğunu zamanlar ve dünyası başına yıkılır.
Bir bayana “seni seviyorum†demek, onun için †bundan sonra farklı bayana bakmayacağım†mananına gelir ve bu sözü söylemekte zorlanır.
Son derece duygusalken mantıklı olabilen, şefkatli, saf vicdanını acımasızlıkla ve asilikle örten, kuvvetli tek vücuda fakat güçsüz tek iradeye sahip, yaşama vurdumduymaz yaklaşıp onu epey öneme alan, doğallıktan hoşlanıp tabii görünmeyi çaresizlik sayar erkekler.
Dil dağarcıkları kadınlar kadar varlıklı değildir.
Yani dilin inceliklerini, kıvrımlarını, değişik anlamlara gelebilen tümceleri çok bilmezler.
Hayır hayır, belki belki, evet evet mananına gelir onlar için.
Kadınların yanlızca tek hayırında dahi bin mana gizlidir meğer.
Erkekler kendileri için değil diğerleri için ağlarlar.
Bu nedenle ağlayan her bayanın karşısında yelkenleri suya indirirler.
Erkekler, erkekliği birçok kuvvet gösterisi ve para olarak algılarlar.
Bundan kaynaklı da kadınların kendine hürmet ve minnet duyacaklarını sanırlar.
İçkiliyken söylediklerini abiye başla hatırlamazlıktan gelirler.
Sık arandıklarında kaçarlar, alakasız bırakıldıklarında ise şikayet ederler.
Yüzlerinde çoğunlukla o anki ruh durumlarına uymayan maskelerle dolaşırlar.
Örneğin derince düşüncelere dalmış görünen tek erkek gerçekte o lâhza, tuttuğu grubun hafta sonundaki maçını sebep izleyeceğini düşünüyordur.
Erkekleri kavramak kolay gerçekte.
Çünkü erkekler komplike değil kolay, çözümlenebilir, gaza getirilebilir, motive edilebilir varlıklardır.
Erkeklerin kadınları tanıyamaması, iste bu basitlikten kaynaklanır.
Yani sevginin yokluğunu çekmezler.
Erkek, hiç büyümeyen tek çocuk gibidir fakat herkesin kendini erkek gibi görmesini ister.
Bütün kadınlar, sınıf, renk ve kategori ayırımı göz etmeksizin alaka alanına girer.
Önünde yemek dururken, başkasının tabağına bakan biri gibidir başka bir deyişle.
Annesi onu o kadar şımartmış, “aslan erkek çocuğum kaplan oğlum†diye pohpohlanmaya alıştırmış ki, sevgililerinden bu alakayı göremeyince gerçekte kağıttan aslan olduğunu zamanlar ve dünyası başına yıkılır.
Bir bayana “seni seviyorum†demek, onun için †bundan sonra farklı bayana bakmayacağım†mananına gelir ve bu sözü söylemekte zorlanır.
Son derece duygusalken mantıklı olabilen, şefkatli, saf vicdanını acımasızlıkla ve asilikle örten, kuvvetli tek vücuda fakat güçsüz tek iradeye sahip, yaşama vurdumduymaz yaklaşıp onu epey öneme alan, doğallıktan hoşlanıp tabii görünmeyi çaresizlik sayar erkekler.
Dil dağarcıkları kadınlar kadar varlıklı değildir.
Yani dilin inceliklerini, kıvrımlarını, değişik anlamlara gelebilen tümceleri çok bilmezler.
Hayır hayır, belki belki, evet evet mananına gelir onlar için.
Kadınların yanlızca tek hayırında dahi bin mana gizlidir meğer.
Erkekler kendileri için değil diğerleri için ağlarlar.
Bu nedenle ağlayan her bayanın karşısında yelkenleri suya indirirler.
Erkekler, erkekliği birçok kuvvet gösterisi ve para olarak algılarlar.
Bundan kaynaklı da kadınların kendine hürmet ve minnet duyacaklarını sanırlar.
İçkiliyken söylediklerini abiye başla hatırlamazlıktan gelirler.
Sık arandıklarında kaçarlar, alakasız bırakıldıklarında ise şikayet ederler.
Yüzlerinde çoğunlukla o anki ruh durumlarına uymayan maskelerle dolaşırlar.
Örneğin derince düşüncelere dalmış görünen tek erkek gerçekte o lâhza, tuttuğu grubun hafta sonundaki maçını sebep izleyeceğini düşünüyordur.
Erkekleri kavramak kolay gerçekte.
Çünkü erkekler komplike değil kolay, çözümlenebilir, gaza getirilebilir, motive edilebilir varlıklardır.
Erkeklerin kadınları tanıyamaması, iste bu basitlikten kaynaklanır.
Moderatör tarafında düzenlendi: