Erektil disfonksiyon, cinsel ilişki için yeterli ereksiyonu başlatamama, sağlayamama ve devam ettirememe durumudur. Son yıllarda, yeni ve daha az invazif tedavi yöntemleri uygulanmaya başlanmış ve hastalar bu sorun hakkında daha çok bilinçlenmişlerdir.
Penil ereksiyon (sertleşme) Fizyolojisi:
Fask evre, sempatik innervasyon sonucu kavernöz düz kas ve arterlerin kontraksiyonu sonucu oluşur. Santral duysal psikojenik uyarı ve/veya penil uyarı, parasempatik aktivite artışı ile penil düz kaslarda relaksasyona yol açar. Bu olay, NO/cGMP yolunun aktivasyonu ve muhtemelen cAMP yolunun da eklenmesi sonucu oluşur ve penil arterlerde kan akımının artışına neden olur. Penil kan akımındaki artış tumesansa yol açar ve intrakavernöz basınçta artış ile venöz akımı engeller ve sonuçta peniste rijidite oluşur. Bu durum, venooklüsif mekanizma olarak da bilinir.
Seksüel fonksiyon prevelansı
Seksüel disfonksiyonun birçok tipi vardır ve burada libido sorunları, erken boşalma gibi ejakülatör sorunlar dışında yalnızca erektil problemler tartışılacaktır. Erkeklerin hayatları boyunca ereksiyon ile ilgili sorunlu dönemleri olur, ama 40 yaşın altında persistan erektil disfonksiyon nadirdir. Bu oran yaşla giderek artar ve 70 yaşındaki erkeklerde %65 oranında potens problemleri vardır. Bu artış özellikle damarsal bozukluklara bağlıdır ve diabetik erkeklerde erektil disfonksiyon yaklaşık 10 yıl daha erken ortaya çıkar.
Yaşlılıkta fizyolojik birtakım değişiklikler meydana gelse de, bu değişiklikler her zaman erektil dısfonksiyona neden olmaz. Çoğu erkek yaşlılıkta ereksiyon için daha çok penil stimülasyona ihtiyaç duyar, penis rijiditesi azalır ve cinsel ilişki sırasında herhangi bir aikkat dağılması, ereksiyonun kaybına neden olur. Cinsel ilişki sıklığı azalmıştır, ama ilişki aynı oranda tatminkardır. Bu da erkeğin kendini iyi hissetmesi için çok önemlidir.
Erektil disfonksiyonun nedenleri ve bunlara bağlı örnekler Tablo l'de gösterilmiştir. Tabloda görüldüğü gibi sigara içmenin, hipertansiyonun ve diğıer kardiyovasküler problemlerin, diabet ve alkol kullanımının önemine de mutlaka değinilmelidir.
İlk Değerlendirme
Erektil disfonksiyonun değerlendirilmesinde genel bir algoritmin olması önerilir ve hastaların çoğunda sofistike bir inceleme gereksizdir, iyi bir anamnez, değerlendirmenin temelini oluşturur, ancak hastaların çoğu cinsel sorunlarını tartışmaktan çekindiği için anamnez alırken hastaya ılımlı bir yaklaşım gereklidir. Hastanın rahatlamasının sağlanması ve doktorla güven verici bir ilişki kurulmasına çalışıldığı için ilk konsültasyon zaman alıcıdır. Erektil problemin nedenini bulmak ve bu nedenleri penil kurvatür ve erken boşalma gibi diğer seksüel problemlerden ayırt etmek önemlidir. Hastaya eşiyle veya partneriyle görüşmek de önerilebilir. Bu erkeğe bağlı problemi doğ rulayabilir veya vajinal kuruluk gibi partnere bağlı farklı nedenleri ortaya çıkarabilir. Diyabetikler, hipertansifler veya multipl skleroz hastaları gibi erektil disfonksiyonun yüksek oranda görüldüğü hastalarda cinsel fonksiyon özellikle sorgulanmalıdır. Homoseksüel erkeklerde de yüksek oranda erektil disfonksiyon görülmektedir ve bunun da incelenip tedavi edilmesi gerekmektedir.
Psikolojik ve organik faktörlerin erektil disfonksiyona etkisi anamnezden çı kartılabilir. Organik erektil disfonksiyonda genellikle ereksiyonun yavaş ve progresif kaybı yanında libido ve ejakülatuar fonksiyonun korunduğu görülür. Bazı hekimler cinsel fonksiyonun değerlendirilmesinde bir soru formu uygulamasını da faydalı görmektedirler. Ayrıca hastanın genel fiziksel ve psikolojik sağlığını ve partnerinin de cinsel açıdan aktif olmak isteyip istememesi konusunu da dikkate almak önemlidir.
Genital bölgede ve prostatta herhangi bir problem olup olmadığını görmek ve organik faktörlere de dikkat edildiğini göstermek için hastanın fizik muayenesinin yapılması önemlidir. Hipertansiyon gibi damarsal veya endokrin sorunların bulguları tespit edilebilir ve erkeğin görünüşü, depresif durumu hakkında bilgi verebilir.
Erektil disfonksiyonda diabeti ekarte etmek önemlidir ve androjen eksikliğini veya hipofiz adenomu nedeniyle oluşan bir hiperprolaktinemi vakasını yakalamak için sabah testosteron değerine de bakılmalıdır. Hastanın lipid ve kolesterol düzeyi tayin edilmelidir. Hastanın ilk karşılaşma sonucunda problemin olası nedenleri, istenilecek bazı özel tetkikler ve hastanın fayda göreceği tedavi seçenekleri belirlenmelidir. Bu aşamada bazı hastalar tedavi istemediklerini ve nonpenetratif bir cinsel yasamı kabullenebilecekleri^ söyleyebilirler. Genelde hastaların bir kısmı, erektil disfonksiyçn hakkında temel bir bilgisi olan bir pratisyen hekim tarafından tedavi edilebilecek durumdadır.
Hastanın ikinci kez görülmesi
Bu aşamada hastaya o anki erektil durumu hakkında sorular sorulur ve istenen tetkiklerin sonuçları değerlendirilir. Cinsel performansı konusunda hafif sıkıntıları olan bazı hastalar ilk ziyaretleri sonucunda iyilesebilmektedirler. Diğerlerinde ise tedaviye başlanabilir veya daha ileri tetkik ve tedavi için refere edilebilirler.
Penil ereksiyon (sertleşme) Fizyolojisi:
Fask evre, sempatik innervasyon sonucu kavernöz düz kas ve arterlerin kontraksiyonu sonucu oluşur. Santral duysal psikojenik uyarı ve/veya penil uyarı, parasempatik aktivite artışı ile penil düz kaslarda relaksasyona yol açar. Bu olay, NO/cGMP yolunun aktivasyonu ve muhtemelen cAMP yolunun da eklenmesi sonucu oluşur ve penil arterlerde kan akımının artışına neden olur. Penil kan akımındaki artış tumesansa yol açar ve intrakavernöz basınçta artış ile venöz akımı engeller ve sonuçta peniste rijidite oluşur. Bu durum, venooklüsif mekanizma olarak da bilinir.
Seksüel fonksiyon prevelansı
Seksüel disfonksiyonun birçok tipi vardır ve burada libido sorunları, erken boşalma gibi ejakülatör sorunlar dışında yalnızca erektil problemler tartışılacaktır. Erkeklerin hayatları boyunca ereksiyon ile ilgili sorunlu dönemleri olur, ama 40 yaşın altında persistan erektil disfonksiyon nadirdir. Bu oran yaşla giderek artar ve 70 yaşındaki erkeklerde %65 oranında potens problemleri vardır. Bu artış özellikle damarsal bozukluklara bağlıdır ve diabetik erkeklerde erektil disfonksiyon yaklaşık 10 yıl daha erken ortaya çıkar.
Yaşlılıkta fizyolojik birtakım değişiklikler meydana gelse de, bu değişiklikler her zaman erektil dısfonksiyona neden olmaz. Çoğu erkek yaşlılıkta ereksiyon için daha çok penil stimülasyona ihtiyaç duyar, penis rijiditesi azalır ve cinsel ilişki sırasında herhangi bir aikkat dağılması, ereksiyonun kaybına neden olur. Cinsel ilişki sıklığı azalmıştır, ama ilişki aynı oranda tatminkardır. Bu da erkeğin kendini iyi hissetmesi için çok önemlidir.
Erektil disfonksiyonun nedenleri ve bunlara bağlı örnekler Tablo l'de gösterilmiştir. Tabloda görüldüğü gibi sigara içmenin, hipertansiyonun ve diğıer kardiyovasküler problemlerin, diabet ve alkol kullanımının önemine de mutlaka değinilmelidir.
İlk Değerlendirme
Erektil disfonksiyonun değerlendirilmesinde genel bir algoritmin olması önerilir ve hastaların çoğunda sofistike bir inceleme gereksizdir, iyi bir anamnez, değerlendirmenin temelini oluşturur, ancak hastaların çoğu cinsel sorunlarını tartışmaktan çekindiği için anamnez alırken hastaya ılımlı bir yaklaşım gereklidir. Hastanın rahatlamasının sağlanması ve doktorla güven verici bir ilişki kurulmasına çalışıldığı için ilk konsültasyon zaman alıcıdır. Erektil problemin nedenini bulmak ve bu nedenleri penil kurvatür ve erken boşalma gibi diğer seksüel problemlerden ayırt etmek önemlidir. Hastaya eşiyle veya partneriyle görüşmek de önerilebilir. Bu erkeğe bağlı problemi doğ rulayabilir veya vajinal kuruluk gibi partnere bağlı farklı nedenleri ortaya çıkarabilir. Diyabetikler, hipertansifler veya multipl skleroz hastaları gibi erektil disfonksiyonun yüksek oranda görüldüğü hastalarda cinsel fonksiyon özellikle sorgulanmalıdır. Homoseksüel erkeklerde de yüksek oranda erektil disfonksiyon görülmektedir ve bunun da incelenip tedavi edilmesi gerekmektedir.
Psikolojik ve organik faktörlerin erektil disfonksiyona etkisi anamnezden çı kartılabilir. Organik erektil disfonksiyonda genellikle ereksiyonun yavaş ve progresif kaybı yanında libido ve ejakülatuar fonksiyonun korunduğu görülür. Bazı hekimler cinsel fonksiyonun değerlendirilmesinde bir soru formu uygulamasını da faydalı görmektedirler. Ayrıca hastanın genel fiziksel ve psikolojik sağlığını ve partnerinin de cinsel açıdan aktif olmak isteyip istememesi konusunu da dikkate almak önemlidir.
Genital bölgede ve prostatta herhangi bir problem olup olmadığını görmek ve organik faktörlere de dikkat edildiğini göstermek için hastanın fizik muayenesinin yapılması önemlidir. Hipertansiyon gibi damarsal veya endokrin sorunların bulguları tespit edilebilir ve erkeğin görünüşü, depresif durumu hakkında bilgi verebilir.
Erektil disfonksiyonda diabeti ekarte etmek önemlidir ve androjen eksikliğini veya hipofiz adenomu nedeniyle oluşan bir hiperprolaktinemi vakasını yakalamak için sabah testosteron değerine de bakılmalıdır. Hastanın lipid ve kolesterol düzeyi tayin edilmelidir. Hastanın ilk karşılaşma sonucunda problemin olası nedenleri, istenilecek bazı özel tetkikler ve hastanın fayda göreceği tedavi seçenekleri belirlenmelidir. Bu aşamada bazı hastalar tedavi istemediklerini ve nonpenetratif bir cinsel yasamı kabullenebilecekleri^ söyleyebilirler. Genelde hastaların bir kısmı, erektil disfonksiyçn hakkında temel bir bilgisi olan bir pratisyen hekim tarafından tedavi edilebilecek durumdadır.
Hastanın ikinci kez görülmesi
Bu aşamada hastaya o anki erektil durumu hakkında sorular sorulur ve istenen tetkiklerin sonuçları değerlendirilir. Cinsel performansı konusunda hafif sıkıntıları olan bazı hastalar ilk ziyaretleri sonucunda iyilesebilmektedirler. Diğerlerinde ise tedaviye başlanabilir veya daha ileri tetkik ve tedavi için refere edilebilirler.
0 mg'dır. Ancak bazı hekimler daha yüksek dozlarda veya papaverm ve fentolamin ile kombine kullanmaktadır. Priapism yaklaşık %1 hastada görülür ve 3 yıllık sürede penil fibrosiz insidansı yaklaşık %10'dur. Fibrosiz vakalarının yaklaşık yarısı spontan olarak düzelir.