Erkeğin anne kompleksi

F
  • Kullanıcı Fenerbahçe
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Erkekler Kulübü Arşiv
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Erkeğin anne kompleksi
0



Karısının her isteğini yapmaya çalışan erkekler vardır. Çevrenizde böyle davranan erkekler de olabilir, gözlemlemişsinizdir. Bu erkekler sürekli olarak eşini memnun etmeye çalışır. Kendilerini dünyanın en düşünceli erkeği olarak da görebilirsiniz.
Aslında bu gördüğünüz resmin arka planında anneyi memnun etmeye çalışan bir erkek çocuğu vardır. Kendi annesiyle de benzer bir ilişkisi olan erkek çocuğun, şimdilerde benzer bir rolü karısıyla oynadığı görülür.
Fiziksel bir problemi olmadığı halde cinsel işlev bozukluğu problemi yaşayan erkeklerin bu sorunu hissetmelerinde anneleriyle aralarındaki güçlü bağın etkisi vardır. Anne ve oğul arasındaki güçlü bağ bilinçli olarak değil, bilinçdışı süreçlerde yaşanmaktadır.
Kişilik gelişiminin 3-5 yaş dönemi Freud tarafından fallik dönem olarak adlandırılır. Freud, bu yaş döneminde erkek çocuğun annesine karşı duyduğu aşk nedeniyle babası tarafından cezalandırılıp kısırlaştırılacağı korkusu sonucu yaşanan karmaşaya Oedipus kompleksi adını vermiştir. Erkek çocuk, cezalandırılma (iğdiş) korkusuyla annesinden vazgeçmek zorunda kalır; bu vazgeçiş sırasında cinsel dürtülerini yoğun bir şekilde bastırarak gizlilik evresine girer. Annnesine olan ilgisi de erotik olmayan sevgiye dönüşür. Erkek çocuk annesinin gözdesi olmaktan vazgeçip baba ile özdeşleşir.
Eğer anne evliliğindeki hesaplaşmalar nedeniyle, Oedipal dönemde bu durumu babaya karşı kullanırsa ve erkek çocuğu ile bağımlı bir ilişki sürdürürse o zaman anne-oğul arasında yukarıda sözünü ettiğimiz suçluluk duygularının egemen olduğu bir ilişkiyi gözlemleriz. Çünkü anne bu durumda kaşıkla verdiğini sapıyla çıkartmaya çalışacağından, oğlu hem babaya karşı duyduğu suçluluktan hem de anneyi memnun edip etmemenin verdiği suçluluktan dolayı daha sonraki ilişkilerinde de ağır bedeller ödeyecektir.
Erkeğin en büyük gelişimsel görevlerinden biri öz annesiyle bağını sağlıklı bir biçimde koparabilmektir. Kendinden fedakarlık etmek pahasına eşini memnun etmeye çalışan erkek henüz evden ayrılamamıştır. Onlar hala anne-oğul ilişkisine bağlıdırlar ve kendi ruhlarıyla ilişki kuramamaktadırlar.
Bir erkek ne zaman iyi bir çocuk olmaya zorlansa, hala anne kompleksinin gücünü telafi etmeye çalışıyordur.
Erkek çocukluğunda yaşadığı dişinin yani annesinin gücüne ilişkin deneyimin etkisiyle hareket eder. Kendini savunmak için dıştaki Ötekine (anne-eş) hükmetmeye ya da rahatlatmaya çalışır. Anneye bağımlı bu erkek korkunun denetimindedir; gidemediği için, psikolojik olarak annesinin yanından asla ayrılamadığı için korkmaktadır!
Böyle erkek en çok annesini memnun etmek ve güçsüz babasının yerine onun sevgisini kazanmak için başarılı olur. Erkek en başarılı olduğu anlarda; mezuniyet, ödül alma, terfi veya bir iş başardığında annesinin gözü üzerindedir ve o annesinin gözüne girme, gözdesi olma isteğine her zaman yenik düşmektedir. Zaten böyle durumlarda neredeyse tüm başarılar anneye ithaf edilir.
Nasıl olması gerekir?
Erkek ise anne kompleksinin etkilerinin bilincine varmadığı sürece, sorunlu ilişkilerin acısını çekecektir. Istırabı ve öfkesi kendi ruhunu yıpratmak pahasına içselleşecek ya da başkalarına yansıyacaktır, örneğin annesinin bitmek bilmeyen taleplerine karşı gelemeyen erkek öfkesini karısına yansıtacaktır.
Erkek içinde taşıdığı geçmişin ağlarının bilincine varmadığı sürece büyüyemeyecektir. İçindeki muhtaç çocuk ve annesinin onu tamamen etkisine almasından ya da terk etmesinden duyduğu korku şimdi aktif haldedir.
Erkeklerin evden(anneden) ayrılıp bilinmeyene doğru gitmeyi göze almaları gerekmektedir.
Kaynak:
Hollıs, J.(2005): Satürn' ün Gölgesinde. Çev. Suğra Öncü. Sistem Yayıncılık, İstanbul.
 
Bir kez basima geldi lutfen bu ayrimi yapin sevdiginiz kadinlar anneniz degil:(
 
karisik Bir durum, hic Bu acidan bakmamistim olaya..
ama Anne kuzusu olanlari hic sevmiyorum yinede.
 
Bknz. Freud Psikoseksuel Kuram - Oedipus Complex
 
oedipus/elektra kompleksi dediğimiz şeyler çocuklar çok küçük yaşlarda iken olur ve geçicidir. sıkıntılı bir çocukluk geçirmedilerse eğer, büyüdüklerinde hatırlamazlar bile bu olayı. sizin "anne kuzusu" diye tanımladığınız beyefendilerdeki oedipus kompleksi değil yani, onlar bildiğin hanım evladı. :p
 
oedipus/elektra kompleksi dediğimiz şeyler çocuklar çok küçük yaşlarda iken olur ve geçicidir. sıkıntılı bir çocukluk geçirmedilerse eğer, büyüdüklerinde hatırlamazlar bile bu olayı. sizin "anne kuzusu" diye tanımladığınız beyefendilerdeki oedipus kompleksi değil yani, onlar bildiğin hanım evladı. :p

O krizi atlatamazlarsa ilerleyen yıllarda ortaya çıkma olasılığı yüksek ve bu gibi durumların o dönem karmaşalarının sağlıklı bir şekilde geçirilmediği için öyle olduğu kanısındayım.

0-2 yaş arası temel güvene karşı güvensizlik evresidir; yeterli ilgi, sevgi ve beslenme ihtiyacı yeterince ve düzenli zaman aralıklarıyla organizma doyurulmazsa ilerde güvenle ilgili sorun yaşaması muhtemeldir.

Freud'a göre kişilik gelişiminin kritik dönemi 0-6 yaştır. Bu aralıktaki krizler normal bir seyirde aşılmalı der.

Bana göre küçük yaşlardaki krizlerin çözülememesinden kaynaklı olabileceğini düşünüyorum. :hi:
 
Saçmalığın danişkası, bir insan annesine karşı nasıl bir cinsel istek duyabilir. Bu tamamen sapkın bir düşünce ve yazı
 
oedipus/elektra kompleksi dediğimiz şeyler çocuklar çok küçük yaşlarda iken olur ve geçicidir. sıkıntılı bir çocukluk geçirmedilerse eğer, büyüdüklerinde hatırlamazlar bile bu olayı. sizin "anne kuzusu" diye tanımladığınız beyefendilerdeki oedipus kompleksi değil yani, onlar bildiğin hanım evladı. :p

[YOUTUBE]inRlLD0HJCg[/YOUTUBE]
 
Bunu ortamla ilgisi ne ki? Insan psikolojisini bu sekilde basite indirgeyemeyiz degil mi?

gayette güzel indirgeriz. İnsan yaşadığı ortama göre şekillenir. Çevresinde ne görüyorsa onu örnek alır. Çok inançlı bir aile içinde yaşayanla, inançsız bir aile içinde yaşayan kişinin psikolojileri bir olabilir mi ?
 


gayette güzel indirgeriz. İnsan yaşadığı ortama göre şekillenir. Çevresinde ne görüyorsa onu örnek alır. Çok inançlı bir aile içinde yaşayanla, inançsız bir aile içinde yaşayan kişinin psikolojileri bir olabilir mi ?

Cok inancli bir aile de yetistirilmis ama ateist olan insanlar taniyorum. Hersey mumkun. Insan psikolojisinin hala cozulememis bir cok sirri var. Bu kadar duz bakmiyorum kendi adima.
 
Cok inancli bir aile de yetistirilmis ama ateist olan insanlar taniyorum. Hersey mumkun. Insan psikolojisinin hala cozulememis bir cok sirri var. Bu kadar duz bakmiyorum kendi adima.

Milyonda bir ihtimal. Empati kur o zaman, oğlunun sana cinsel açıdan art niyetli baktığını düşün veya bir erkek olduğunu ve annene cinsel açıdan baktığını düşün. Eminim düşünmesi bile zor gelir. Çünkü bizim bulunduğumuz coğrafyada ve büyüdüğümüz dini inançlara göre aklın ve psikolojin buna karşı koyacaktır. Bununda yaşadığımız ortamla çok alakası var.
 


Milyonda bir ihtimal. Empati kur o zaman, oğlunun sana cinsel açıdan art niyetli baktığını düşün veya bir erkek olduğunu ve annene cinsel açıdan baktığını düşün. Eminim düşünmesi bile zor gelir. Çünkü bizim bulunduğumuz coğrafyada ve büyüdüğümüz dini inançlara göre aklın ve psikolojin buna karşı koyacaktır. Bununda yaşadığımız ortamla çok alakası var.

Su an sen yasadigin ortama gore boyle dusunuyor olabilirsin ama ulke de baba kizina tecavuz de etmistir.
Empati kurdum ve dedim ki; pedofili de bi sapkinliktir ama kocaman haci hocalarin yaninda minicik kizlar var.

bu daha kabul edilebilir galiba oyle mi?
 


O krizi atlatamazlarsa ilerleyen yıllarda ortaya çıkma olasılığı yüksek ve bu gibi durumların o dönem karmaşalarının sağlıklı bir şekilde geçirilmediği için öyle olduğu kanısındayım.

0-2 yaş arası temel güvene karşı güvensizlik evresidir; yeterli ilgi, sevgi ve beslenme ihtiyacı yeterince ve düzenli zaman aralıklarıyla organizma doyurulmazsa ilerde güvenle ilgili sorun yaşaması muhtemeldir.

Freud'a göre kişilik gelişiminin kritik dönemi 0-6 yaştır. Bu aralıktaki krizler normal bir seyirde aşılmalı der.

Bana göre küçük yaşlardaki krizlerin çözülememesinden kaynaklı olabileceğini düşünüyorum. :hi:


bu krizler çocuk tarafından çoğu zaman dışa vurulmaz. ailenin haberi bile yoktur bu durumdan. çocuk içten içe anne ya da babasını kıskanır, ebeveynini kendisine düşman olarak görür. bu durumu dışa vuran çocuk çok nadirdir, böyle bi durumda aile kızgınlıkla karşılamadığı sürece ileride çocuk için bi problem teşkil etmez. iki yıldır bunun dersini alıyorum kamki geçen yıl 88'le geçtim bu dersten. :D
sizin dediğiniz mevzunun freud'la falan hiç alakası yok, türk annelerin oğullarına fazlasıyla düşkünlüğünden ileri geliyor işte. bi iki gün kaynana gelin seda'ya gelin izlersen bunu çok net gözlemleyebilirsin. ^^
 


Milyonda bir ihtimal. Empati kur o zaman, oğlunun sana cinsel açıdan art niyetli baktığını düşün veya bir erkek olduğunu ve annene cinsel açıdan baktığını düşün. Eminim düşünmesi bile zor gelir. Çünkü bizim bulunduğumuz coğrafyada ve büyüdüğümüz dini inançlara göre aklın ve psikolojin buna karşı koyacaktır. Bununda yaşadığımız ortamla çok alakası var.
Bu normal bi durum demiyorum. Bizim ülke yapısına aykırı bir olgu; ama bu olay bu tip şeylerin yasanmayacagi anlamına gelmiyor. Bu tarz durumlar ülkemizde çok. Mesela bi asirete gelin olan kızın kocası ölünce kardesiyle evlilik hayatı yasatiyorlardi. Annesine, kız kardeşine, yegenine vs tecavüz edenleri de gördü bu ülke. Bizim ülkemizde geleneklerimize ters diye burda böyle seyler olmaz demek saçma olur. Haberlerde azımsanmayacak kadar rastladım bu tip şeylere. Empati ile ilgisi yok. Empati kurmak istatistikleri yok etmez. Bunu çok olağan bir şey de kabul etmiyoruz. Aşk-ı memnuda bu durum işlendi. Laf olsun diye mi? Hayır, çünkü bu tarz olaylar ülkede vuku buluyordu. O dizinin en biricil amacı reytingdi; ama arka planda bunların varlığı.
 
Su an sen yasadigin ortama gore boyle dusunuyor olabilirsin ama ulke de baba kizina tecavuz de etmistir.
Empati kurdum ve dedim ki; pedofili de bi sapkinliktir ama kocaman haci hocalarin yaninda minicik kizlar var.

bu daha kabul edilebilir galiba oyle mi?

Konuyu saptırıyorsun bence :) Sen konuyu saptırırsan bende konuyu çok ayrı yerlere saptırırım :)
 

Bu normal bi durum demiyorum. Bizim ülke yapısına aykırı bir olgu; ama bu olay bu tip şeylerin yasanmayacagi anlamına gelmiyor. Bu tarz durumlar ülkemizde çok. Mesela bi asirete gelin olan kızın kocası ölünce kardesiyle evlilik hayatı yasatiyorlardi. Annesine, kız kardeşine, yegenine vs tecavüz edenleri de gördü bu ülke. Bizim ülkemizde geleneklerimize ters diye burda böyle seyler olmaz demek saçma olur. Haberlerde azımsanmayacak kadar rastladım bu tip şeylere. Empati ile ilgisi yok. Empati kurmak istatistikleri yok etmez. Bunu çok olağan bir şey de kabul etmiyoruz. Aşk-ı memnuda bu durum işlendi. Laf olsun diye mi? Hayır, çünkü bu tarz olaylar ülkede vuku buluyordu. O dizinin en biricil amacı reytingdi; ama arka planda bunların varlığı.

amca, yeğen, yenge ayrı şeyler bunların hepsi oluyor. Ama burada anne-oğul ilişkisinden bahsediyoruz. Şimdi siz olayı oralara kadar vurursanız her biri ayrı tartışma konusu olur.
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Geri