EdLmaster
Üye
-
- Katılım
- Ocak 9, 2010
-
- Mesajlar
- 14,276
-
- Tepkime puanı
- 6,692
-
- Puanları
- 524
-
- Konum
- Onudamı Merak Ettınız.
-
- Web sitesi
- www.tic10.com
Son dönemde hükümetin tekrar gündeme getirdiği, Erdoğan’ın “İnadına yapacağız” dediği Kanal İstanbul projesinin tartışmaları yaşanan depremle birlikte tekrar tartışmaların odağı oldu. İYİ Parti’li Buğra Kavuncu projeyle ilgili “Türkiye'nin belki yüzde 80'i Kanal İstanbul projesine hayır diyor. Bu projeye evet diyen kesim herhalde buralara para yatırmış, zengin Araplardır.” dedi.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Buğra Kavuncu, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kavuncu, dün TBMM'de 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ve Meclis'in açılışının 105. yılı dolayısıyla Genel Kurul Özel Oturumu'na Cumhurbaşkanı ve Bakanların katılmamasına tepki gösterdi. Kavuncu, konuşmasında şunları söyledi:"Ortada bayram namına bir şey kaldı mı onu da bilmiyoruz. Öncelikle şunu söylüyorum; TBMM millet iradesinin tecelli ettiği bir yerdir. Biz bu önemli günde TBMM'de yapılan özel oturumda özellikle yürütmenin başı olan Sayın Cumhurbaşkanı’nı orada görmek isterdik. Orada olmayı bırakın o saatlerde külliyede bir basın toplantısı yaptı. O saatte TBMM'de kuruluş yıl dönümünde başka bir şekilde yer aldık. Bu tek adam rejiminin hadiseye nasıl baktığını, zihniyetin ne olduğunu, millet iradesini nereye konumlandırdıklarını göstermeleri açısından ibret vericidir. Cumhurbaşkanı’nın Meclis'te olmaması yasamanın yapıldığı bu Meclis'e ne kadar saygı duyulduğunun da açık bir göstergesidir.
Yabancı misyon temsilcileri gelmişti. Bu ülkeye duydukları saygının ve özenin gereği olarak kalabalık bir şekilde TBMM'de yer aldılar. Ne acıdır ki yabancı misyonun sayısı bizim hükümet üyelerinin sayısının çok üstündeydi. Biz bunu söylediğimizde ‘Deprem vardı, bakanların bir kısmı oradaydı' denildi. Tabii ki bazı bakanlar orada olacak ama 18 tane bakan var kabinede. İşte Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin milli iradeye bakışı dün gösterdikleri bu tavırla net olarak ortaya çıkmıştır."
"GÖREVİNİN BAŞINDA OLMASI GEREKEN İBB BAŞKANI CEZAEVİNDE"
Kavuncu, "Bugün dış politikada da hezimetler silsilesi yaşıyoruz. Akraba devletlerin yavru vatandaki haklı davamıza sahip çıkmalarını bile sağlayamadık" dedi. İstanbul'da dün meydana gelen 6,2 büyüklüğündeki depremle ilgili konuşan Kavuncu, şunları söyledi:
“Gündemde deprem var. Görünen o ki biz bu işi bir türlü toparlayamıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanı 'turpun büyüğü heybede' diyordu. Turpun büyüğünü biz dün hep beraber gördük. Sayın Bahçeli 'beka meselesi' deyip duruyordu. Beka meselesini de biz dün 6,2 şiddetinde yaşadığımız depremle gördük. Turbun büyüğü beklenen büyük İstanbul depremidir. İstanbul'daki riskli bina sayısı Bakanlığa göre 600 bin, İBB'ye göre 350 bin civarında. Yani kaç tane riskli bina var bunu bile anlama ve tespit etme konusuna sıkıntı yaşıyoruz. Deprem konusu ciddiye alınmıyor. Olabilecek en kötü senaryoya hazırlanmak durumundayız. Devlet, depreme hazır değil vatandaştan deprem çantasını hazır bulundurmasını istiyor. Yetmiyor bu konuyla ilgili görevinin başında olması gereken İBB Başkanı cezaevinde. Şehir plancısı ve İBB Deprem Risk Yönetimi Daire Başkanı Tayfun Kahraman da yıllardır cezaevinde. İstanbul'da insanlar evlerinde değil tabutlarda yaşıyor.
Evinin dayanıklılığı ile ilgili çekincesi olan vatandaş da karot aldırmıyor. Çünkü karot aldırırsa 45 gün içerisinde doğal gaz ve elektrik kesiliyor. Vatandaş 'Nereye gideceğiz, kira yardımı alacak mıyız, evimiz yeniden yapıldığında ekstra bir para ödeyecek miyiz' diye soruyor. Bu şekilde yaşayan yüz binlerce belki milyonlarca vatandaş var. Bütün bu ortam içerisinde İBB, kamu bankalarına resmi bir yazı yazıyor ve 'bu vatandaşların kentsel dönüşümde ihtiyaç duyduğu finansmanı sağlayabilmek için siz kamu bankası olarak uygun bir kredi şartı sağlayın' diyor. Kamu bankaları cevap vermiyor. Bir kamu bankasının bir belediyeye böyle bir başvuru üzerine cevap vermeme hakkı yoktur. Cevap vermiyorsanız bu çok büyük bir ahlaki problemdir.