Erdoğan faşist diktatördür.
[YOUTUBE]https://www.youtube.com/watch?v=rzh_EqLiUyQ[/YOUTUBE]
6 Mayıs 2019 Türkiye’de yeni bir darbe oldu. Seçim gecesi, Anadolu Ajansı veri akışını durdurmaya başladığı saatlerde aslında İmamoğlu’nun seçimleri kazandığı garantiydi. Ondan sonra veri akışı durdu. Bence o saatten sonra, veri akışının durduğu saatlerde bir tezgahla işi tersine çevirebilir miyiz diye düşünüyorlardı ki, Ekrem İmamoğlu çok güzel kriz yönetiminde bulundu o gece. Çıktı şöyle bir açıklama yaptı: “Ben hak yemedim, hak da yemem.” Burada çok ince bir uyarı vardı aslında. Eğer sen bir tezgah kurarsan, bunun karşılığını görürsün dedi ve bunu yapamadılar.
Faşizm kurumsallaştı, sandık demokrasisi ortadan kaldırıldı.
5 Haftalık bir sürece yararak ve medyası aracılığıyla rızayı da üreterek kendi tabanını konsolide etmek adına hak yeme işini gerçekleştirdiler. Bir kere şu net: İstanbul’da seçimi kazanmak tek başına CHP’nin çabaları değil, ortaya çıkan mağduriyet de tek başına CHP’nin mağduriyeti değil. Bunu herkes görmeli, Kürt’ünden Türk’üne, CHP’lisinden HDP’lisine, Saadet Partilisinden İyi Partilisine kadar bir faşist blok karşısında en azından asgari demokrasi standartlarına dönüş için bir çare olur diye konsolide olan bir muhalefet vardı. sandık demokrasisi diye bir kurgu üzerinden faşist iktidarını kurumsallaştıranların' bu sandık demokrasisine de bağlı olmadığını ortaya koydu bu karar.
Mafya iktidarının tetikçisi yargı oldu.
Bu bir darbe. Bu iktidarın meşruiyetini tartışmamız gerekiyor. Bu kararla birlikte, meşruiyet zemini de ortadan kalkmıştır. Bugün YSK’nın böyle bir karar vereceği AYM’nin Cumhuriyet Davası ile verdiği kararda kendini göstermiştir. İki farklı mahkeme diyebilirsiniz ama Türkiye’de yargının nereye geleceğini görmemiz açısından önemli bir işaretti o. Cumhuriyet Davası gibi AYM’nin karar vermesi durumunda kimsenin “Neden böyle bir karar verdin?” diye soramayacağı bir dosyada bile ihlal kararı verilmez iken, bu karar da YSK kararının önünü açtı. Bu mafya iktidarının tetikçiliğini yapan bir yargıdan da hukuk bekleme naifliğine kapılıyor insanlar.
[YOUTUBE]https://www.youtube.com/watch?v=rzh_EqLiUyQ[/YOUTUBE]
6 Mayıs 2019 Türkiye’de yeni bir darbe oldu. Seçim gecesi, Anadolu Ajansı veri akışını durdurmaya başladığı saatlerde aslında İmamoğlu’nun seçimleri kazandığı garantiydi. Ondan sonra veri akışı durdu. Bence o saatten sonra, veri akışının durduğu saatlerde bir tezgahla işi tersine çevirebilir miyiz diye düşünüyorlardı ki, Ekrem İmamoğlu çok güzel kriz yönetiminde bulundu o gece. Çıktı şöyle bir açıklama yaptı: “Ben hak yemedim, hak da yemem.” Burada çok ince bir uyarı vardı aslında. Eğer sen bir tezgah kurarsan, bunun karşılığını görürsün dedi ve bunu yapamadılar.
Faşizm kurumsallaştı, sandık demokrasisi ortadan kaldırıldı.
5 Haftalık bir sürece yararak ve medyası aracılığıyla rızayı da üreterek kendi tabanını konsolide etmek adına hak yeme işini gerçekleştirdiler. Bir kere şu net: İstanbul’da seçimi kazanmak tek başına CHP’nin çabaları değil, ortaya çıkan mağduriyet de tek başına CHP’nin mağduriyeti değil. Bunu herkes görmeli, Kürt’ünden Türk’üne, CHP’lisinden HDP’lisine, Saadet Partilisinden İyi Partilisine kadar bir faşist blok karşısında en azından asgari demokrasi standartlarına dönüş için bir çare olur diye konsolide olan bir muhalefet vardı. sandık demokrasisi diye bir kurgu üzerinden faşist iktidarını kurumsallaştıranların' bu sandık demokrasisine de bağlı olmadığını ortaya koydu bu karar.
Mafya iktidarının tetikçisi yargı oldu.
Bu bir darbe. Bu iktidarın meşruiyetini tartışmamız gerekiyor. Bu kararla birlikte, meşruiyet zemini de ortadan kalkmıştır. Bugün YSK’nın böyle bir karar vereceği AYM’nin Cumhuriyet Davası ile verdiği kararda kendini göstermiştir. İki farklı mahkeme diyebilirsiniz ama Türkiye’de yargının nereye geleceğini görmemiz açısından önemli bir işaretti o. Cumhuriyet Davası gibi AYM’nin karar vermesi durumunda kimsenin “Neden böyle bir karar verdin?” diye soramayacağı bir dosyada bile ihlal kararı verilmez iken, bu karar da YSK kararının önünü açtı. Bu mafya iktidarının tetikçiliğini yapan bir yargıdan da hukuk bekleme naifliğine kapılıyor insanlar.