Erdoğan “CHP ile savaş PKK ile barış” çizgisini sürdürebilir mi?

🕒 Konu sahibi 16 saat önce aktifti
Ruşen Çakır ve Mümtaz’er Türköne, AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın CHP’ye karşı sertleşen tutumuyla eş zamanlı yürüttüğü çözüm sürecini değerlendirdi. Türköne ve Çakır, “Erdoğan ‘CHP ile savaş PKK ile barış’ çizgisini sürdürebilir mi?” sorusuna yanıt aradı.




Mümtaz’er Türköne, AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bir yandan CHP’yi kriminalize ederken, diğer yandan PKK ile barışı hedefleyen çözüm süreci yürütmesinin “eşyanın tabiatına aykırı” olduğunu savundu.

Türköne’ye göre bu iki çizgi birbiriyle uzlaştırılamaz. “Siyaset zıt şeyleri sentezleme becerisi olabilir ama bu iki sürecin uzlaşması mümkün değil” diyen Türköne, çözüm sürecini “bağımsız değişken” olarak tanımladı: “19 Mart operasyonları geçici bir krizdir ama çözüm süreci tarihsel bir fırsattır.”


Bahçeli süreci yönlendiren aktör mü?​

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin grup konuşmalarında yaptığı “Terörsüz Türkiye artık bir devlet politikasıdır” vurgusu da ele alındı. Ruşen Çakır, bu açıklamayı Erdoğan’a doğrudan baskı olarak okuduğunu söylerken, Türköne de bu sözleri “Zamanın Efendisi” olarak nitelediği Bahçeli’nin Erdoğan’ı yönlendirme çabası olarak değerlendirdi.

Türköne, Bahçeli’nin aforizmalarla örülü üslubunun çözüm sürecinin zamanlamasına işaret ettiğini söyledi: “Bahçeli ‘doğru zamanda doğru adım’ diyerek Erdoğan’ı harekete geçmeye zorluyor.”

“CHP ile savaş PKK ile barış” mümkün mü?

CHP’ye yönelik yargı operasyonlarının çözüm sürecine zarar verdiği de vurgulandı. Çakır, “Bu kadar CHP’li içerideyken Erdoğan Kürtlerle barışabilir mi?” sorusunu gündeme getirdi. Türköne ise hem İmamoğlu’nun hem Demirtaş’ın tutukluluklarının, demokratik siyasetin önünü tıkadığını belirtti. CHP lideri Özgür Özel’in süreçte yer alma iradesine rağmen dışlandığını vurgulayan Çakır, “CHP istese de dahil olamaz; Erdoğan CHP’yi dışarı itiyor” dedi.

Programın sonunda, CHP’li belediyelere yönelik hazırlanan iddianamelerin geciktirilmesi de masaya yatırıldı. Çakır, bu sürecin muhtemel tahliyelerle “yumuşak geçiş”e dönüşebileceğini öne sürerken, Türköne bu süreci Erdoğan’ın “sindirme ve zaman kazanma” stratejisi olarak yorumladı.
 
Valla böyle seçmenim olsun sırat çizgisinde bile sürdürürüm istedigim politikayı. Çok sadıklar. Bir normları yok. Salt ideolojiyle hareket ediyorlar. Reformların getirdiği sosyokültürel kazanımlardan memnunlar. Ve bu durumun devamının ancak bazı ödünlerle mümkün olduğunun farkındalar. Bedel ödemeye hazırlar.

Sesi daha gür çıkan başka bir liderin tehditini görmeden sancağı düşürmezler.
 
Seçmen zekasıyla alakalı bunun cevabı. Şu anki seçmen profili ve zekası cevabın evet olduğu yönünde.
 
CHP ile barış mı vardı?
Pekeke'yi ayak bağı olmaktan kaldırıyor. Pekeke yok olacak. Barış falan yok. CHP'yi de istediği gibi dizayn eder. Bundan emin olabilirsiniz. CHP'de zaten çok özen gösteriyor du kendini kanıtlamak için. Hepsi ceplerini doldurma peşinde. Herkesi haraca bağlama derdindeler.

Birbirlerinin pisliğini kapatarak nereye kadar varacaklar? AKP'den bir gönüllü Vekil atanır muhtemelen.
 
Geri