Felsefe Epikür

Konu sahibi son olarak 3566 gün önce görüldü
Yaşamı ve düşüncelerinin gelişimi


Epikür, Septisizm de ve Stoacılıkta olduğu gibi, pratik felsefeye yani ahlak felsefesine yönelmiş ve bu alanda etkinlik göstermiştir. Hem ahlak felsefesinde hem de bilgiye yaklaşımında kuşkuculuğun izleri/etkileri belirgin olarak görülür.

Aristoteles'in ölümünden sonra gelişen okullardan Epikücü okulu M.Ö. 306 yılında Atina'da kurmuştur. Okul geniş bir bahçede kurulduğu için takipçilerine 'bahçe filozofları' ismi de verilmiştir. Okulun kapıları herkese açılmıştır. Öğrenciler dostluk içinde, gösterişten uzak bir biçimde yaşamışlardır. Birçok eser veren Epikür'den geriye birkaç mektup ve maksim kalabilmiştir. [1]

Epikür çok uzun zaman etkili olmuş bir filozoftur, neredeyse ondan sonra 4. yüzyıla kadar etkili olmuş bir filozof ortaya çıkmamıştır. Epikuros, Demokritosçu filozoflardan dersler almış ve özellikle onların atomcu teorilerinden etkilenmiştir. Öte yandan Septiklerden şüpheciliği öğrenmiş, özellikle Pirron'un şüpheciliğinden etkilenmiştir.
 
Felsefenin teorik olarak değil uygulamalı olarak yapılması gerektiğini ve felsefenin kişiye mutluluk getirecek şeylere odaklanması gerektiğine inanan yüce Yunanlı.​
 
Ölüm korkusunun zaman kaybı olduğunu ve bu korkunu en başından beri yanlış bir mantığa dayandığını savunmuştur, Epikuros.

Ona göre ölüm korkusu bir ruh hâlinden başka bir şey değildi. Ve bu ruh hâli de kısa bir sürede aşılmalıydı. Kendisine göre felsefenin asıl ve kat'i amacı daha iyi bir hayata sahip olmak, özetle mutluluğa sahip olmaktır. Bu mutluluğun anahtarı hazdır. Bizi harekete geçiren şey budur.

Bütün felsefesinin özeti, mezar taşına yazdığı şu sözlerden anlaşılabilir:

"Ben varsam; ölüm yok, ölüm varsa; ben yokum."
 
Geri