İşe, birazdan da eve, ne yapalım, maraba ne bilsin gezmeleri tozmaları, ben sokak neyin bilmem ağam, evden işeeee, işten eve.. Ne bileyim lüks kahve kafelerini, sıtarı bakıs mi derler ne derler, ben ne bilirim oradaki kahve adlarını, yemek desen, anam çıkınıma ne koyarsa onu yerim, bilmem ben sitik etlerini, biraz soğaaaan, yogurd, ekmek...
Puuu şimdi aklıma geldi bana İzmir'de cigerci sözü vermişlerdi tutmamışlardı kimse beni cigere götürmedi oradayken, yazıklar olsun garibanı umutlandırıp utandırmak yakışıyor mu?