teksas tombis
Bronz Üye
-
- Katılım
- Temmuz 25, 2015
-
- Mesajlar
- 4,356
-
- Tepkime puanı
- 4
-
- Puanları
- 293
-
- Yaş
- 42
Hüseyin Hilmi efendi, Seyyid Abdülhakim efendi hazretlerinin bu aziz millete bir hediyesidir ve en mükemmel yadigarıdır.!
Hüseyin Hilmi efendi (rahmetullahi aleyh) “benim hocam, mürşidim Seyyid Abdülhakim efendi hazretleridir” buyuruyor. Görüldüğü üzere burada; “falanca kişi de benim hocamdır” demiyor..
Düşünün; Efendi Hazretleri Van’dan çıkıp İstanbul’a gelmeseydi ve Hüseyin Hilmi efendiyle de hiç karşılaşmasaydı ve talebeliğe kabul etmeseydi ve onu yetiştirmeseydi; biz bu âli yola nereden ve nasıl bağlanıcaktık? Şu bid’at ve küfür deryası zamanda pusulamız kim olucaktı? Kör kuyuda karanlıkta bize kim “ışık” olucaktı?.
Bu sebeple, bazı kendini bilmezlerin ve mason çömezlerinin hakaretvari tarzda yazıp çizmeleri, atıp tutmaları, yüce şahsiyet Hüseyin Hilmi Efendiye asla ulaşmamaktadır. Bu tür saldırılar, bu âli yolun yüceliğindendir, şânındandır.
“Ne demek efendim, biz efendi hazretlerini, onun hocalarını ve yolunu kendimiz tanıdık. Ehli sünnet âlimlerinin bildirdiklerini de kendi kendimize öğrendik”.
Bana maval okumayın.!
Efendi Hazretlerinin yolunda olduğunu iddia edip de bu tarzda garip absürt şeyler söyleyenler ya cahil yada art niyetlidir.
O (Hüseyin Hilmi efendi) olmasa idi, şahsen ne benim nede sizlerin, Seyyid Abdülhakim efendi Hazretlerinden vede onun kerim olan hocalarından ve dahi ehli sünnet vel cemaat âlimlerinin âli yolundan haberimiz dahi olmazdı. Efendi Hazretlerinden istifade edenler; ancak kendi zamanlarında yaşıyan, beyazıd camii, beyoğlu ağa camii, Eyüp sultan cami cemaati ve o zamanda yaşıyan İstanbul ahalisi gibi çok az ve sınırlı sayıda kimseler olurdu.
Allahü teala’ya hamd olsun, onun seçtiği kimselere selam olsun! (rahmetullahi aleyhim)
Hüseyin Hilmi efendi (rahmetullahi aleyh) “benim hocam, mürşidim Seyyid Abdülhakim efendi hazretleridir” buyuruyor. Görüldüğü üzere burada; “falanca kişi de benim hocamdır” demiyor..
Düşünün; Efendi Hazretleri Van’dan çıkıp İstanbul’a gelmeseydi ve Hüseyin Hilmi efendiyle de hiç karşılaşmasaydı ve talebeliğe kabul etmeseydi ve onu yetiştirmeseydi; biz bu âli yola nereden ve nasıl bağlanıcaktık? Şu bid’at ve küfür deryası zamanda pusulamız kim olucaktı? Kör kuyuda karanlıkta bize kim “ışık” olucaktı?.
Bu sebeple, bazı kendini bilmezlerin ve mason çömezlerinin hakaretvari tarzda yazıp çizmeleri, atıp tutmaları, yüce şahsiyet Hüseyin Hilmi Efendiye asla ulaşmamaktadır. Bu tür saldırılar, bu âli yolun yüceliğindendir, şânındandır.
“Ne demek efendim, biz efendi hazretlerini, onun hocalarını ve yolunu kendimiz tanıdık. Ehli sünnet âlimlerinin bildirdiklerini de kendi kendimize öğrendik”.
Bana maval okumayın.!
Efendi Hazretlerinin yolunda olduğunu iddia edip de bu tarzda garip absürt şeyler söyleyenler ya cahil yada art niyetlidir.
O (Hüseyin Hilmi efendi) olmasa idi, şahsen ne benim nede sizlerin, Seyyid Abdülhakim efendi Hazretlerinden vede onun kerim olan hocalarından ve dahi ehli sünnet vel cemaat âlimlerinin âli yolundan haberimiz dahi olmazdı. Efendi Hazretlerinden istifade edenler; ancak kendi zamanlarında yaşıyan, beyazıd camii, beyoğlu ağa camii, Eyüp sultan cami cemaati ve o zamanda yaşıyan İstanbul ahalisi gibi çok az ve sınırlı sayıda kimseler olurdu.
Allahü teala’ya hamd olsun, onun seçtiği kimselere selam olsun! (rahmetullahi aleyhim)