Follow along with the video below to see how to install our site as a web app on your home screen.
Not: This feature may not be available in some browsers.
Foruma hoş geldin 👋, Ziyaretçi
Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için lütfen foruma kayıt olun veya giriş yapın. Üyelik tamamen ücretsizdir ve sadece birkaç dakikanızı alır.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
En Güzel Aşk Filmleri - En İyi Aşk Filmleri - Sevgiliyle İzlenecek Aşk Filmleri
en güzel aşk filmleri en iyi aşk filmleri sevgiliyle izlenebilecek aşk filmleri
Sararmış bir not defterinden anlatılan ve yıllar önceden kopup gelen bir aşk hikayesi. 40'lı yıllarda ABD, Kuzey Karolayna'daki sahil kasabası Seabrook'a genç bir kız gelir. Ailesiyle geçireceği sakin bir yazı hayal eden Allie bir karnavalda tanıştığı Noah'la yakınlaşır. Noah kızı gördüğü anda hayatını birleştirmesi gereken insan olduğunu anlar. Zengin bir aileden gelen genç kız, değirmende çalışan bir işçi olan delikanlı ile geleceği hiç düşünmeden rüya gibi bir yaz geçirirler ve iyice aşık olurlar. II. Dünya Savaşı'nın kızıştığı bir dönemde hayat, aşıkları ayırıverir. Sevdiği kızı aklından hiç çıkarmamış olan Noah savaştan döner. Oysa Allie gönüllü olarak çalıştığı bir askeri hastanede tanıştığı Lon ile evlenmek üzeredir.
Manhattan'da geçen bu filmde, trende tanışan Robert De Niro ve Meryl Streep'in raylar üstündeki romantizmi anlatılıyor. Gün geçtikçe duygular daha da yoğunlaşır ama sorun şu ki, her ikisi de evlidir. Bu yasak ilişki zincirleme bir kazaya mı dönüşecek yoksa tünelin sonunda aşıklar için bir ışık var mı?
Charlie, Paris'ten arayıp Fransız güzeli Juliette'e aşık olduğunu itiraf ettiğinde nişanlısı Kate, onu geri kazanmak için uçuş korkusunu yenip Paris'e gelmeye karar verir. Uçakta yanında oturan Luc, her ne kadar gizlemeye çalışsa da aslında bir hırsızdır ve çaldığı mücevherleri Kate'in çantasına saklar. Paris'te mallarını geri almak isteyen Luc, eski nişanlısını tekrar kazanmak isteyen Kate ve belki de Luc'tan hoşlanmaya başlayan Juliette arasında seyre değer bir oyun başlar.
Harry ve Sally Chicago Üniversitesi'nde okurlar fakat birbirlerini ancak mezuniyetten sonra New York'a giderken tanışırlar. Yolda geçen sohbetler sonunda 'Kadın ile erkek sadece arkadaş olamaz' kanısına varırlar. New York'a varınca herkes kendi hayatını yaşar fakat arada görüşüp birbirlerine olan bitenden bahsederler. Harry eşinden, Sally de sevgilisinden ayrılır ve aralarında iyi bir dostluk başlar. İkili artık birbirine aşık olmamak için büyük çaba ve özveri sarf edecektir.
6 Oscar ödüllü yönetmen Billy Wilder'in yönetmenliğini yaptığı sinema filmi "Love In The Afternoon" (Öğleden Sonra Aşk) konservatuar öğrencisi Ariane (Audrey Hepburn) ile zengin ve yakışıklı Amerikalı Frank Flannagan'ın (Gary Cooper) hüzünlü aşkını konu alıyor. Claude Chavasse (Maurice Chevalier) hafiyelik yapan bir adamdır. Claude'nin kızı Ariane (Audrey Hepburn) ise, henüz gençlik çağlarını yaşamakta olan, aklı beş karış havada, aşka hevesli ve hayata karşı pek meraklı bir kızdır. Çello eğitimi alan genç Ariane, bir akşamüstü babasına gelen müşterinin sözlerine kulak misafiri olur ve genç kız, hayatını kurtardığı çapkın bir milyarderin kollarında, aşkı bulur. Love In The Afternoon'da Paris'in romatik havası, Audrey Hepburn'ün güzelliği, arka fondan çalan Fascination şarkısı ve siyah beyaz görüntüler eşliğinde ortaya çıkan mükemmellik filmin atmosferini en üst noktaya taşıyor.
Saygın ve varlıklı bir aileden gelen Oliver Barrett IV (Ryan O'Neal), aile geleneğini devam ettirerek kendisinden öncekiler gibi Harvard Üniversitesi'nde hukuk okumaktadır. Bir gün Radcliffe Koleji'nde müzik öğrencisi olan işçi sınıfından Jennifer Cavalleri (Ali MacGraw) ile yolları kesişen Oliver, kendilerini aşkın ta içinde bulurlar ve evlenmeye karar verirler. Ancak Oliver'ın babası Oliver Barrett III (Ray Milland) bu evliliği tasvip etmez ve oğlunun önüne tüm engelleri yığar. Hatta onu mirasından mahrum edeceğini söyler. Buna rağmen birbirlerinden kopamayan çift evlenir. Oliver'ın babasının maddi desteği olmadan Harvard'a devam etmesi çok zordur. Hayata sıfırdan başlamak zorunda kalan yeni evli çift Oliver'ın okul masraflarını karşılamak için çeşitli işlerde çalışmaya başlarlar. Bu arada çocuk istedikleri halde hamile kalamayan Jennifer'in yapılan tetkikler sonucunda lösemi hastası olduğu anlaşılır.
William Thacker, Batı Londra'nın değişik bir yöresi olan Notting Hill'de yaşamaktadır. Eşinden boşanmış olan William, evini biraz tuhaf olan Spike adlı biri ile paylaşmaktadır ve Notting Hill'in tam merkezindeki Pazar Caddesi'nde Portobello Road'da bir kitapevinin sahibidir. Bir gün dünyaca ünlü film yıldızı Anna Scott'un dükkanına gelmesi ile William'ın yaşamının akışı değişir. Birbirini takip eden komik olaylar sonunda Anna ile William çıkmaya başlarlar.
Güzel ve akıllı bir kadın olan Holly Kennedy, eşi Gery ile oldukça mutlu bir evlilik sürdürmektedir. Ancak aldıkları bir haber ikisini de derinden etkileyecektir. Gery hastadır ve kurtulma umudu çok azdır. Bunu öğrenen Holly kocasından daha kötü bir ruh haline girer. Kocasını kaybettikten sonra Holly'nin yeniden nasıl iyi olacağını kimse bilmemektedir. Ancak Holly'yi çok iyi tanıyan Gery ölmeden önce sevgili karısına farklı zamanlarda eline ulaşacak şekilde düzenlenmiş bir dizi mektup yazmıştır. İlkini 30. doğumgününde alan ve büyük bir şok yaşayan Holly için bu mektuplar artık bir yol göstericidir. Kocasından hayatınıayeniden bağlanmayı öğrenecek ve onun sayesinde kendisinin bilmediği yönleriyle karşılaşacaktır.
Saray kurallarına göre yaşamak zorunda olan Prenses Ann, Avrupa turunun yoğun temposundan sıkılmış, Roma'ya geldiklerinde nihayet yaşı gereği neşeli ve çılgın günler geçirmek istediğini kendine itiraf edebilmiştir. Bir gece kimseye haber vermeden saraydan ayrılan Prenses, bir bankta uyuyakalır. Genç kadının şansı yaver gider ve yardımsever bir adam onu kendi evine götürür. Ancak bu durum genç kadına pahalıya patlayacaktır. Ülkenin en gözü açık gazetecilerinden biri olan Joe Bradley'in evinde kalan Prenses Ann, büyük bir habere kapak olmak üzeredir.
Bir gün Kathy Selden (Debbie Reynolds) adlı bir kadın, sinema oyuncularının karaktersiz gölgeler olduğunu iddia etmesi üzerine Don, kendine olan güvenini kaybeder. Bu zeki kadının onu aşağılaması, Don’da ona karşı bir ilgi uyanır. Fakat aktörün bencil ve seksi sevgilisi Lina (Jean Hagen) Don’u kaptırmaya hiç niyetli değildir.
Uğur 30'lu yaşlarında, kendi halinde, mevzu Fenerbahçe olduğunda on kaplan gücünde, mahallenin abisi, tribünün delisi, kızların gözdesi, annesinin bitanesi, biricik kız kardeşinin tek güvencesi, ilacın mümessili, tatlı dilli, güler yüzlü genç bir adam... Annesi mürvet görmek ister, Uğur babasının ölümünden sonra kadınları yasaklamış kendine tek tabanca gezer...
Pınar 25 yaşında, güzeller güzeli, annesinin incisi, babasının goncası, kariyer sevdalısı,astımın hastası, aslında çeker aşk acısı...
İki gönül birleşince aşk olur... Çekemeyenler hırsından yanar kül olur...
Burç Aslan; adamın kötüsü, simetridir takıntısı, aslında ruh hastası, Pınar'la Uğur'un baş belası...
Uğur gönlünü bölmüş ikiye, biri Pınar'a biri Fenerbahçe'ye... İki aşk arasında geçmez hayat, seçmezsen birini olursun nakavt...
Oscar adaylı filmde çok yetenekli ve oldukça karizmatik gitarist ile güzel çellocunun New York’taki Washington Square’de karşılaşmasıyla birlikte yaşadıkları anlatılıyor. Karşılaşmaları sonrası çok özel ve unutulmaz anlar yaşarlar fakat bir süre sonra ayrı düşerler. Onlar ne kadar uzakta olsa onları birleştiren çok büyük kalp bağlantıları vardır. Onları bir araya getirecek olan güç ise sokak çalgıcısı küçük çocuk August Rush’ un özel yetenekleridir.
Tür : Romantik / Dram Gösterim Tarihi : 10 Ekim 2008 Yönetmen : Isabel Coixet Senaryo : Nicholas Meyer , Philip Roth Görüntü Yönetmeni : Jean-Claude Larrieu Yapım : 2008, ABD , 113 dk.
Oyuncular: Ben Kingsley (David Kepesh) , Penélope Cruz (Consuela Castillo) , Peter Sarsgaard (Keneth Kepesh) , Patricia Clarkson (Carolyn) , Dennis Hopper (George O Hearn) , Deborah Harry (Amy O Hearn)
Konusu : Karısını ve onu hiç bir zaman affedemeyen oğlunu yıllar önce terk etmiş bir üniversite profesörü olan David Kepesh her ay rutin olarak Caroline adlı bir kadınla ilişkiye girmektedir. Aslında İkisinin de yaşları ve kişilikleri birbirine çok uygundur. Ama David ona hayran olan Consuela’ya gönlünü kaptırır ve aralarında uzun bir ilişki başlar.
Ancak David’in yaşlılık kompleksi kendisini istemediği düşüncelere sokar. Consuela’nın daha genç biri için onu terk edeceğini düşünür ve David yaşı dolayısıyla Consuela’nın ailesiyle tanışmaktan çekinir. Bu düşünceler ikilinin ilişkisini yıpratmaktadır.
İncir Reçeli filmi
Senaristliğini ve Yönetmenliğini Aytaç Ağırlar’ın yaptığı İncir Reçli filmi, 11 Şubat 2011 tarihinde gösterime girdi.Romantik dram türünde bir film olan İncir Reçeli Filminin Süresi 95 dakika.
İncir Reçli filmi Konusu
Metin 30′lu yaşlarda hayatını TV’lere skeç yazarak kazanan bir adamdır. Bir gün gittiği barda, hayatını tümüyle değiştiren Duygu ile tanışır. Duygu ve Metin, bir masala başlarlar ama sonu başından belli bir masaldır bu…”
Doktorlar ve Kılıç Günü isimli dizilerle adından söz ettiren Melike Güner‘in en iddialı projelerinden biri olan ‘İncir Reçeli’, duygusal sahneleriyle de ‘Issız Adam’ filmine rakip olarak gösteriliyor.
İmdb:7.0/10 Yapım:2008 – Türkiye Tür: Dram,Romantik Süre:105 dakika Yönetmen:Çağan Irmak Oyuncular:Melis Birkan, Cemal Hünal, Goncagül Sunar, Yıldız Kültür, Tarık Ündüz, Gözde Kansu, Efe Babacan, Umut Sarıkaya, Veda Yurtsever ipek, Aslı Aybars, Sezgin Erdemir, Şerif Bozkurt
Filmin Özeti
Alper, 30’lu yaşlarda, kendi restoranının sahibi iyi bir aşçıdır. Hayatının akışı, bir gün Beyoğlu’nun arka sokaklarındaki bir kitapçıya girmesiyle değişir, Ada’yla karşılaşır. Alper, Ada’nın güzelliğinden etkilenir ve Ada’yı takip etmeye başlar. Alper kopamadığı özgür hayatının içersinde Ada’ya yer açtıkça, yaşamının daraldığını fark eder.
Oyuncuları: Keanu Reeves, Charlize Theron, Lauren Graham, Jason Isaacs,Liam Aiken,Michael Rosenbaum, Frank Langella, Robert Joy,Greg Germann,Karina Andrews,Presciliana Esparolini
Senaryo: Kurt Voelker, Paul Yurick, Herman Raucher
Süre: 115 Dakika
Filmin Özeti :Nelson Moss (KEANU REEVES) ve Sara Deever (CHARLIZE THERON) Motorlu Araçlar Bölümü’nde geçirdikleri sıkıntılı bir saatten başka ortak hiçbir yönleri yoktur. Sara, erkeklerin iyi yönlerini ortaya çıkaran çekici bir karakterdir. Nelson, sadece kar-zarar hesaplarıyla ilgilenen, işten başka birşey düşünmeyen biridir.. Sara ile tanışıncaya kadar.