Emrah Serbes'in Yeni Romanı '' DELİDUMAN '' 20 Haziran'da Raflarda, Kitapçılarda

Konu sahibi son olarak 990 gün önce görüldü
ElB3Dq.jpg

Emrah Serbes'in yeni romanı "Deliduman", 20 Haziran'da raflarda!

''Deliduman, büyük zamanın ve her zaman kenarda kalanların romanı.''​

b8ayB0.jpg
 
Emrah Serbes'in yeni romanı 'Deliduman' Haziran'ın sonlarına doğru okuyucusuyla buluşacak.

nPaElR.jpg
 
Son düzeltmeleri yapıp romanla vedalaştım, yayınevine gönderdim. Gelişmeleri Levent Cantek'ten öğrenebilirsiniz.

Emrah Serbes (Twitter)​

qqaEvQ.jpg
 
Büyük bir merak ve heyecanla bekliyoruz
 
Uzun zaman sonra aldığım en güzel haberlerden biri.
Kitabın kapağı çok güzel olmuş.
Acaba imza günü düzenler mi?
Lütfen düzenlesin. :o
 
Muh-te-şem bi' haber bu!
20 hazirana kadar nasıl bekleyeceğiz?
 
kitap bakıyordum bende nasıl bir kitap benim tarta bileceğim bir kitap mı ? okuyanlar biraz analtırsa sevinirim
 
''On yedi yaşındaki Çağlar İyice konuşuyor. Kızkardeşi Çiğdem'i, onu meşhur etme ümitlerini, belediye başkanı dayısını, yakın arkadaşı Mikrop Cengiz'i, taşra muhabbetlerini, depresyonun eşiğindeki annesini, eski sevgilisini, hiç unutamadığı dedesini, hatırlarken kahrettiği babasını anlatıyor.

Deliduman, dermansız ve güdük bir ilçeden haykırmaya başlıyor, İstanbul'a uzanıyor. Çocukluğumuzun, hatıralarımızın ve bütün sokaklarımızın üzerinden dangır dungur geçen imar ve para iştahına lanet! Riyakar dünyaya, Allahsız sermayeye, martılara, küçük bir kızın kalbini kıranlara isyan ediyor. Barikatların arkasında, soluk soluğa, yapayalnız, erken kaybeden bir delidumanın öfkesini çemkiriyor.

Emrah Serbes, zamanın ruhunu, Gezi'nin isyancılarını, hürriyetleri için öksürenleri, yerinde duramayanları, küfredenleri, ağlamayı unutmak için yumruğunu sıkanları resmediyor.

Deliduman, büyük zamanın ve her zaman kenarda kalanların romanı.''

 
Çok övdünüz kitabı, okumak farz oldu.: ))
 
"Ömrümüzü yaptığımız yanlışlardan geri dönmekle harcamıştık ama hayatı hâlâ ilerlenecek bir şey olarak görüyorduk. İnsandık çünkü biz, budalaca zaferlerimiz vardı hiçbir işe yaramayan ve bilgece yenilgilerimiz vardı bizi birbirimize daha sıkı bağlayan, umutsuzca, kederle bağlayan bizi birbirimize. Kendi içimizde sessiz ve korkunç mücadeleler vermiştik, kendi iç savaşlarımızın gazisiydik hepimiz, kendimize yenilip kabul etmiştik kendimizi ve kendimize boyun eğmiştik ve şimdi hiç kimseye boyun eğmeyecektik."
 
"...Keşke yaşarken tanışmış olsaydık. Yazık. Çok yazık. Gerçekten bana hitap eden bir martıydı. O martıyla arkadaş olmak isterdim. O martıyla uçmak isterdim. O martıyla vapurların peşine takılıp dans eder gibi sağa sola süzülmek isterdim. O martıyla sırf insanlar mutlu olsun diye, karnımız tok olduğu halde atılan simit parçalarını yemek isterdim. O martıyla çatılara tüneyip gün ağarırken ortalığı velveleye vermek isterdim. O martıyla gökyüzünün sessiz maviliğinde bir metronom çubuğu gibi alçalıp yükselmek isterdim. O martıyla deniz fenerlerinin üstünde döne döne uçmak isterdim. O martıyla köpüren dalgaların arasında evimizdeymiş gibi rahat ve telaşsız gezinmek isterdim. O martıyla akşamüstleri dalgakıranlara konmak ve geçip giden günleri düşünmek isterdim. O martıyla yağmura bakmak ve hayatımızdan sessiz sedasız çıkıp giden insanları özlemek isterdim. O martıyı öpmek isterdim, O martıyı öpmek isterdim dostum."
 
Geri