Emrah Serbes Kitabından Alıntılar

Konu sahibi son olarak 988 gün önce görüldü
Sonuçta sevilen her kadın güzel bir şarkıdır, bütün sözlerini hatırlayamazsın belki ama melodisi aklında kalır.

Emrah Serbes-Erken Kaybedenler(Sf.18)
 
Pencereden baktı, her yer dona çekmişti. Kar, kaçan bir golün tekrarı gibi ağır çekimde yağıyordu; sessiz, uyuşuk ve kahredici.


Emrah Serbes & Her Temas İz Bırakır
 
Behzat Ç., "yeni müktesebata" uyum sağlayamamış, lambur lumbur, "dişli" bir başkomiser. Müzik dinlemez, polis telsizi dinler. Kitap okumaz, gazeteye spor sayfasından başlar. Herhangi bir siyasi görüşü yok. "İçimizden birinin" üçüncü sayfa haberlerine yansımış hali gibi, adı bile tam değil.

Emrah Serbes / Her Temas İz Bırakır
 
“Onu aradım ve seni seviyorum dedim. Çarklar durdu, yargılama bitti. Hayatımda ilk kez çekip gitmek istemiyorum."
Hikayem Paramparça
 
Benim hiç bir şeyim yok.
Uykum bile.

Emrah Serbes - Hikayem Paramparça
 
Dizinin dizime değişi, Handan’ın annesi için bir kelebeğin kanat çırpışıysa benim için kasırgaydı. Kaç sene geçti, hâlâ unutmam, günde en az beş sefer aklıma gelir. Biliyorum bu durumun, kökeni memeden kesildiğim güne kadar uzanan psikolojik nedenleri vardır. Ama bir kadını unutulmaz yapan şey, bir vakitler ona duyulan arzunun şiddetiyle doğru orantılı değil midir? O arzunun kıyısında, gerçekleşme olasılığının tam yanı başında, sanki arada başka hiçbir engel yokmuş gibi rahat davranabilmekle, kendini o tatlı yanılsamaya kaptırabilmekle doğru orantılı değil midir? Bu olgunun da mı sorumlusu benim mutsuz geçen çocukluğum? Cevap? Yok! Kalırsın öyle.

Emrah Serbes / Erken Kaybedenler​
 
Ot Dergisi mart ayı sayısı, Memnun Kalırsın yazısından bir parça...​

eNB7Za.jpg
 
"Seni kim üzdü bu kadar?” diye sordum.

“Boş ver.”

“Çok mu özel?”

“Hayır, çok klasik.”

“Anlıyorum,” dedim. “Kadınlar bekliyorlar, güvenebilecekleri bir adam arıyorlar. Sonra da o adamın piçin biri olduğu ortaya çıkıyor. Ve böylece bir kere kırılması gereken kalpleri iki kere kırılıyor.”

“Sen kaç yaşındasın,” dedi.

“Yirmi bir,” dedim, on dokuz olduğum halde…


Emrah Serbes/Hikayem Paramparça
 
yalnızlıktan kudurmuş bir çocuğun arabaların kaportasını anahtarla çizmesi gibi ruhumun kemirilişi de hep sinsiceydi. buna rağmen ansızın berraklaştığı oluyor bulanık günlerin hâlâ soğuk biralar oluyor güzel kızlar oluyor. yağmurdan sonra saçlarını havluyla kurulaman gibi olmuyor tabii o kalibrede sevda görmedim. öptüm ama içime çekmedim.

Emrah Serbes / Hikâyem Paramparça
 
Birini hiçliğe mahkum edersen elbette o senin her şeyin olmak isteyecektir.

Deliduman-Emrah Serbes
 
Her insanı seven birileri bulunur çünkü, budur dünyada kalan son adalet kırıntısı

Emrah Serbes / Deliduman
 
Akşam havasını çektim içime, sanki böyle bir şeyler yanmış da hoş bir koku bırakmış gibiydi arkasında, derin bir nefes aldım. Şeytan diyordu ki vefasızın birine âşık ol o tatlı havada, ondan sonra da kollarını göğsünde kavuşturup hayatını bombok edişini gülümseyerek seyret bir kenardan.

Emrah Serbes / Deliduman ( Sayfa : 74 )​
 
unutmanın acısı,ayrılığın acısından farklı.ayrılık hüzne yakın,unutmak kasvete.yani birini er geç unutmaya mahkûm olduğunu bilmenin kasvetinden bahsediyorum.birini yavaş yavaş unuttuğunun bilincine vardığın anların sıkıntısından bahsediyorum.o kişinin parça parça silinip alakasız hatıraların arasına karışmasından bahsediyorum.belki de neden bahsettiğimi bilmiyorum,sadece üzülüyorum,vasıfsız keder.
 
Örneğin; baktın manavlık seni kepaze ediyor, çünkü domates tartarken araya iki tane çürük domates sokuşturmadan edemiyorsun, o zaman neden böyle birşey yapıyorum diye sormalısın kendine. Derin bir nefes alıp o iki tane kodumun çürük domatesini araya sokuşturamadan niçin duramadığını düşünmelisin. O iki tane çürük domatesi araya sokuşturamayınca kendini çok mu çaresiz hissediyorsun? Uykuların mı kaçıyor, boğulacak gibi mi oluyorsun, tükenmişlik sendromuna mı giriyorsun o iki tane çürük domates araya sokuşmayınca? Bütün dünyayı önüne de serseler o iki tane çürük domatesi araya sokuşturamadıktan sonra bir anlamı yok mu? 'Yeter artık bu dünyanın kahrını cefasını çektiğin, al sana gidiş-dönüş uçak bileti, 6500 dolar da nakit, Singapur'daki bütün kerhaneleri gez gel' deseler, yine de o iki tane çürük domatesi araya sokuşturmanın verdiği zevki hiçbir şeye değişmez misin? Dünya yerinden oynasa, taş üstünde taş kalmasa, kıyamet kopsa, uzaylılar gelse bütün sülalene tecavüz etse, yok arkadaş, ben o iki tane çürük domatesi ilk fırsatta araya sokuşturmaya yine de devam ederim mi diyorsun? Herkesin bu hayatta iyi kötü bir pusulası vardır, hedefi vardır, hedefi olmasa bile bir tarzı, bir duruşu, şekli şemali vardır, senin de hayattaki pusulan, hedefin, tarzın, duruşun, şeklin, şemalin o iki tane çürük domatesi araya sokuşturmak mı? Yarın öbür gün torun torba sahibi olup bir köşeye çekilip emekliliğin keyfini sürmeye başladığında, geçmişi özlemle yâd ettiğin anlarda, aklına gelecek ilk şey o araya sokuşturuverdiğin iki tane kodumun çürük domates mi olacak OÇ! Merhametsiz şerefsiz! Al o zaman bu yazıyı manav dükkânının girişine as, sonra da dükkânı başkasına devredip siktir ol git! Başka bir iş bul kendine. Ne bileyim, git veznedar ol! Uçaksavar bataryası teknisyeni ol! Ne olursan ol siktir git onu ol, ama artık manavlık yapma! Yapma manavlık! Belki de veznedar olursan, şu paralardan birazını da cebime sokuşturayım demezsin de, seni kepaze eden şeyin o araya sokuşturduğun iki tane çürük domates olduğunu anlarsın. Belki de uçaksavar bataryası teknisyeni olursan, şuradan cebime iki tane uçaksavar mermisi sokuşturayım demezsin de, seni kepaze eden şeyin o iki tane çürük domatesin araya sokuşması olduğunu anlarsın. İt herife bak ya! Zibidiye bak! Dangoza bak! Elim ayağım titredi yemin ediyorum sinirden. İçim daraldı. Her neyse, unutalım... Off! Hayvanoğluhayan!!

Emrah Serbes - Deliduman - sf. 14-15
 
İlginç bir Karl Marx tarifi : )))

Y3AA3A.jpg


(Emrah Serbes - Deliduman)
 
Düşleri gerçek sanmaya baslarsan
onlar da kusur bulmaya da başlarsın.

Hikayem paramparça
 
Bir kokuya sarılma isteğini. Bir ömür gibi geçmiş zor, uzun günlerden sonra anlarsın ruhunu zehirleyen karmakarışık düşünceleri. Büyük heyecanlardan sonra çöken bitkinlikleri. Kimsenin bulutlara bakmadığı bir şehirde bir lafı döndürüp dolaştırmadan anlatmanın imkansızlığını. Belki de insanın ne anlatacağını bilemediğinde şair olduğunu anlarsın..

Emrah Serbest
 
Herkes sustuğun da seninle konuşmak için buradayım.
Hep burada olacağım.

Hikayem Paramparça
 
Tavanda yelkenli yapmak kolaydır, üç noktayı birleştirmek kâfidir çünkü. Okyanus yapmak kolaydır, alakasız yerlerdeki beş altı noktayı birleştirmek yeter. Bir kalp içinse ciddi hayal gücü gerekir.

Emrah Serbes / Son Harfiyat
 
Beni anladığında o kadar şefkatle baktın ki,
sanki gözlerinle saçlarımı okşadın.
 
Geri