Elmalılı hamdi yazırın tefsiri

Konu sahibi son olarak 2791 gün önce görüldü
Ankara’da, (Elmalılı tefsîri)ni bana hediye etdiler.
Efendiye sordum okuyanın îmânı gider buyurdular
Ankara’da “Elmalılı tefsîri”ni bana hediyye etdiler. Efendi hazretlerine (Seyyid Abdülhakim Arvasi kuddise sirruh) sordum, Cevâben; “Okuyanın îmânı gider” buyurdular, hemen yakdım. Bir sene sonra Mamak’da ticâret müdürü ile yüzbaşı konuşuyorlardı. Biri ötekine dedi ki: “Önceden ölülere Yasîn okurdum, şimdi okumuyorum. Çünki Yasîn sûresi biraz fen’den, biraz coğrafyadan, biraz târih’den bahs ediyor, bunun ölülere ne fâidesi olur”.
Böyle dedi. Köpek havlayınca cevâb verilir mi?
Ama orada dayanamadım. “Nereden biliyorsun öyle olduğunu?” dedim. “Tefsîrden okudum” dedi. “Kimin tefsîrini?” deyince, “Elmalılı’nın” derken, içim sızladı. Bir sene önceki Efendi hazretlerinin sözünü hâtırladım ve okuyanın îmânının nasıl gitdiğini bizzat gördüm.
(Hüseyin Hilmi Işık rahmetullahi aleyh)
NOT;
Meşhur ateist ve komunist Aziz Nesin, dindar bir ailenin hafız olarak yetiştirdiği çocuğudur. Özgeçmişinde; 35 yaşına kadar hafızdım. O zaman Elmalı tefsirini okuduğunu ve ateist olduğunu yazıyor. Kaldıki zamanın hükümet emri ile yazdırılmasına rağmen mevcutların en muteberi olarak bilinir. ALINTI


35 yaşıma kadar hafızdım. Dedem Abdulaziz dini bütün biridir. Bizi de din adamı olarak yetiştirdi. O yaşımda bir tefsir okudum ve dinsiz oldum.’
Aziz Nesin
o
Dikkat: Solcuların kullandıkları taktiklerden biri eskiden şöyle idim böyle idim mavalı ile giriş yapmak oluyor. Biraz konuşulduğu zaman ise okudum çok iyi biliyordum dedikleri konuda ne kadar cahil ve nasıl yalan söyledikleri, bunun konuyu suistimal edebilmek için kullandıkları bir yol olduğu hemen anlaşılıyor.
o
Az bilinen bu duruma, maalesef çok kimsenin düştüğü görülüyor. Tefsir ve meal okuyanlara kapak olsun.
Tefsir okumak tehlikeli mi? Ehil kimse isen neden sorun olsun. Ancak uygun değilsen kendi aklına göre mana verirsen, alt yapın yoksa orada işin olmamalı. İslam alimlerinin kitaplarını okumadan din öğrenilmez, öğrenmeye çalışılırsa fayda yerine zarar gelir.
Mealleri okumak daha tehlikelidir. Muradı ilahiyi oradan değil doğru alimlerin yazdıklarından öğrenilir. Piyasadaki mealler ancak google bilgisi verir, ilk karşına çıkana esir eder.
o
Dinimiz yorum dini değil bizler hristiyanlıktan farklıyız. - Her önüne gelen her istediğini söylerse din din olmaktan çıkar. Yukarıdaki adı geçenin zaten inanmak gibi derdi olmadı, tefsirin, kuranı kerimin, dinin bir işe yaramadığını savunmak için uydurduğu hayal ürünü bir konuşma yapmış maksadı dinden soğutmak. 35 yaşına kadar hafız olan 36 da bunu unuturmu. Oyuna gelmemek için güzel dinimizi islam alimlerinin ağızlarından, doğru kaynaklardan öğrenelim ki çürük ve maksatlı saldırılarla kimsenin imanın sarsılamayacağını herkes bilsin.
 
Herkes imanlıyım diyor,
sanki papaz imansız olduğunu söylüyor
[Demek ki bir ırka yada millete ait olmak değil mesele! Mesele iyi bir iman'a mensup olmak...]
NOT;
İyi bir iman Ehl-i sünnet itikadıdır. Osmanlı ve öncesi zamanların islam alimlerinin kitaplarını veya Allah rızası için (para kazanmak için değil), ehil birinin yaptığı düzgün tercümelerini okuyanlar bu iman nimetine kavuşur. Osmanlı sonrasında masonların ve piyonlarının kendi çürük akıllarına göre Kur'an islamı sloganıyla farklı ve yanlış Kur'an anlayışları yüzünden ümmet binbir cemaate bölündü. Ve her biri diğerine domuza bakar gibi bakar oldu...Allah akıl versin de yönler mübarek ecdadın mirası kütüphanelere dönsün...
Peygamber aleyhisselam, doğru bir tanedir. Benim ve eshabımın yolu buyuruyor. Bu yolu Peygamber efendimiz 23 yıl boyunca Eshabına anlattı, öğretti. Eshab-ı kiram da talebelerine öğretti. Talebeleri de yazdı. Böylece dört hak mezhep meydana geldi. Bu mezhep kitaplarından naklederek yazan alimlere Ehl-i sünnet alimleri denir. İşe kendi yamuk akıllarını karıştıranlar cehennemlik küfür veya bid'at ehli oldu.
Bir de, havada uçan, denizde yürüyen, Allahla, Peygamberle konuşan, Mehdi-yi azam, Mehdi-yi muazzam olanlar var ki, ne idüğü belirsiz, ettiğinden bellidir misali, İslam aliminin başına gelenler bunların mankurtları yüzünden...
 
Ankara’da, (Elmalılı tefsîri)ni bana hediye etdiler.
Efendiye sordum okuyanın îmânı gider buyurdular
Ankara’da “Elmalılı tefsîri”ni bana hediyye etdiler. Efendi hazretlerine (Seyyid Abdülhakim Arvasi kuddise sirruh) sordum, Cevâben; “Okuyanın îmânı gider” buyurdular, hemen yakdım. Bir sene sonra Mamak’da ticâret müdürü ile yüzbaşı konuşuyorlardı. Biri ötekine dedi ki: “Önceden ölülere Yasîn okurdum, şimdi okumuyorum. Çünki Yasîn sûresi biraz fen’den, biraz coğrafyadan, biraz târih’den bahs ediyor, bunun ölülere ne fâidesi olur”.
Böyle dedi. Köpek havlayınca cevâb verilir mi?
Ama orada dayanamadım. “Nereden biliyorsun öyle olduğunu?” dedim. “Tefsîrden okudum” dedi. “Kimin tefsîrini?” deyince, “Elmalılı’nın” derken, içim sızladı. Bir sene önceki Efendi hazretlerinin sözünü hâtırladım ve okuyanın îmânının nasıl gitdiğini bizzat gördüm.
(Hüseyin Hilmi Işık rahmetullahi aleyh)
NOT;
Meşhur ateist ve komunist Aziz Nesin, dindar bir ailenin hafız olarak yetiştirdiği çocuğudur. Özgeçmişinde; 35 yaşına kadar hafızdım. O zaman Elmalı tefsirini okuduğunu ve ateist olduğunu yazıyor. Kaldıki zamanın hükümet emri ile yazdırılmasına rağmen mevcutların en muteberi olarak bilinir. ALINTI

35 yaşıma kadar hafızdım. Dedem Abdulaziz dini bütün biridir. Bizi de din adamı olarak yetiştirdi. O yaşımda bir tefsir okudum ve dinsiz oldum.’
Aziz Nesin
o
Dikkat: Solcuların kullandıkları taktiklerden biri eskiden şöyle idim böyle idim mavalı ile giriş yapmak oluyor. Biraz konuşulduğu zaman ise okudum çok iyi biliyordum dedikleri konuda ne kadar cahil ve nasıl yalan söyledikleri, bunun konuyu suistimal edebilmek için kullandıkları bir yol olduğu hemen anlaşılıyor.
o
Az bilinen bu duruma, maalesef çok kimsenin düştüğü görülüyor. Tefsir ve meal okuyanlara kapak olsun.
Tefsir okumak tehlikeli mi? Ehil kimse isen neden sorun olsun. Ancak uygun değilsen kendi aklına göre mana verirsen, alt yapın yoksa orada işin olmamalı. İslam alimlerinin kitaplarını okumadan din öğrenilmez, öğrenmeye çalışılırsa fayda yerine zarar gelir.
Mealleri okumak daha tehlikelidir. Muradı ilahiyi oradan değil doğru alimlerin yazdıklarından öğrenilir. Piyasadaki mealler ancak google bilgisi verir, ilk karşına çıkana esir eder.
o
Dinimiz yorum dini değil bizler hristiyanlıktan farklıyız. - Her önüne gelen her istediğini söylerse din din olmaktan çıkar. Yukarıdaki adı geçenin zaten inanmak gibi derdi olmadı, tefsirin, kuranı kerimin, dinin bir işe yaramadığını savunmak için uydurduğu hayal ürünü bir konuşma yapmış maksadı dinden soğutmak. 35 yaşına kadar hafız olan 36 da bunu unuturmu. Oyuna gelmemek için güzel dinimizi islam alimlerinin ağızlarından, doğru kaynaklardan öğrenelim ki çürük ve maksatlı saldırılarla kimsenin imanın sarsılamayacağını herkes bilsin.
 
Elmalılı Hamdi'nin çevirileri günümüzde hala en çok okunan ve kullanılan, çoğu kişinin referans aldığı çevirilerdir. Bu adamı karalamadan önce kendinizin ne yaptığını bir sorgulamanız gerekir. Tarikatlar arası hesaplaşmalarınızı yada doğru olanın kendiniz olduğu algısı yaratmak için başkalarını, hele ki yaşamayan birini karalamak kolay olanıdır.

Hem Aziz Nesin için "Yukarıdaki adı geçenin zaten inanmak gibi derdi olmadı, tefsirin, kuranı kerimin, dinin bir işe yaramadığını savunmak için uydurduğu hayal ürünü bir konuşma yapmış maksadı dinden soğutmak."

ifadelerini kullanacaksınız, hem de "Elmalılı'yı okuyanın imanı gider yorumunda bulunacaksınız.

Bu bir çelişkidir.

Kaldı ki ateizm en çok bu tür söylemler nedeniyle ortaya çıkıyor...
 
Aşağıda bir örnek vereceğim tam cevap değil ama gidilen yolu anlatıyor bu yüzden geneldir - dikkatini toplayıp okumakta fayda var - şimdi piyasada bulunan mealler (tefsir değil) o kadar bozuk ve kontrolsüz ki kim ne için ne yapmış belli değil - elbette diğer kaynaklarda böyle - alt yapısı olmayan anlayamaz --- örneklere bakalım piyasada bir ayet için elmalı tefsiri diye gezen meallendirmeler - yoruma gerek olmadan anlaşılacak.. ........................................ ................................................. ...........20 - Elmalılı Hamdi Yazır: Senden evvel de Resul olarak başka değil, ancak kendilerine vahy verdiğimiz erler göndermişizdir, ehli zikre sorun bilmiyorsanız
............................................................................ ....................................... ................21 - Elmalılı (sadeleştirilmiş): Senden önce de peygamberler olarak yalnızca kendilerine vahy vermekte olduğumuz erkekler gönderdik. Bilmiyorsanız ilim sahiplerine sorun.
............................. .............................. ................................. ...................................... .22 - Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2): (Ey Peygamber!) Senden önce de, kendilerine vahyettiğimiz erkeklerden başkasını peygamber olarak göndermedik. Eğer bunu bilmiyorsanız Tevrat ve İncil âlimlerine sorun.
 
elmalı orjinal - elmalı kepekli - elmalı tuzsuz - elmalı sade - elmalı keçi sütlü - ne ararsan var - kim yazdı neden yazdı - kim yazdırdı - diyanet neden açıklamaz belli değil -- ve işin garibi bunlar google bilgisi -- teknik düşün ODTÜ nün verdiği eğitimi dışarıdan görenler ne kadar anlar - onlar hakkında yorum yapabilmesi için ne gibi şartlar lazım -- işte yukarıdaki açıklamayı yazan bu işin uzmanı ve işini bilerek yapıyor -- anlaşılmamış olsada yorum doğrudur
 
İnsanlar mevcut bilgileri ile ama onu da yarım düşünürler. Eğri sonuç çıkartırlar. Müddessir suresinde işaret var (kahrolası ölçtü biçti)

Demagoji yaparlar – Doğruyu kolay kabul edemezler - Vicdanına rağmen kabul etmezler.
Mesela papa dan para alan onun taşeronluğunu yapan hoca kılıklı pislikler hatalı olduklarını bilir ama gene pislik yaparlar.

Mesela hatalı birinin peşinden gidenler hatalı olduğunu bilir ama gene giderler. Esas olan menfaat olunca değerler tuş olur.

Kendi sevdiklerine toz kondurmuyorlar, aleyhlerinde doğru bile olsa söze tahammülleri yok.
zina arttı
bina arttı
hırsızlık çoğaldı
iş ehline verilmiyor
daha ne olması bekleniyor,
Ateler Aziz’e yazılanlardan çıkmıyor
Müslümanlık buysa dedirten din tüccarları yüzünden çıkıyor.
 
kabaca şunu söyleyeyim - piyasada gördüğün ekran maymunları ve akademik personelin çoğu malesef bir nedenle olması gereken gibi değil - yarı cahiller - -- kabaca bunların büyük çoğunluğu ve diyanetin hatırı sayılır miktarı bu tuhafların elinde - kimi suudi arabistancı - kimi şia - kimide daha acaip yolda - kafalarına göre hüküm verir karar verir ve menfaati için çalışır - senin benim gibi el yordamı ile doğruyu arayanın yolunu keser - yanlış yönlendirir - bunları tanımak kolay ama kurtulmak zor - bunu nasıl anlatayım sana - buradan anlatılmaz ki - bu yüzden her yapılan nerede ise herşey yanlış gidiyor - tv de gördüğün ekran maymunlarını adam sanma -
 
1909 a kadar yayınlanan her şey yayından önce ilmi heyetler tarafından incelenirdi uygun olanlar basılırdı - şimdi bu kontrol yok ilmi heyet de yok - buradan çıkış bir şekilde mümkün - onu burada bahsetmeyeyim - bu iş çalışmakla olur bugün kabul edilen yarın reddedeceğin düşünce ile olmaz -- çok gariptir ki bu pisliklerin çoğu yurt dışından nemalanıp besleniyorlar -- ne alakalmız var bizim vehhabilerlerle - hoca geçinenlerin çoğu onların köpeği - ne alakamız var humeyninin şiasıyla - birçokları onun borusunu öttürüyor -- kendi sapık yoluna gidende az değil -- ancak bu kadar yazılır daha ne yazayım
 
kabaca bunların büyük çoğunluğu ve diyanetin hatırı sayılır miktarı bu tuhafların elinde - kimi suudi arabistancı - kimi şia - kimide daha acaip yolda - kafalarına göre hüküm verir karar verir ve menfaati için çalışır -

1909 a kadar yayınlanan her şey yayından önce ilmi heyetler tarafından incelenirdi uygun olanlar basılırdı - şimdi bu kontrol yok ilmi heyet de yok - buradan çıkış bir şekilde mümkün - onu burada bahsetmeyeyim - bu iş çalışmakla olur bugün kabul edilen yarın reddedeceğin düşünce ile olmaz -- çok gariptir ki bu pisliklerin çoğu yurt dışından nemalanıp besleniyorlar -- ne alakalmız var bizim vehhabilerlerle - hoca geçinenlerin çoğu onların köpeği - ne alakamız var humeyninin şiasıyla - birçokları onun borusunu öttürüyor -- kendi sapık yoluna gidende az değil -- ancak bu kadar yazılır daha ne yazayım

Bahsettiğiniz 1909'dan önce yer alan ilmi heyetin kendi menfaatleri doğrultusunda çalışmadığının bir kanıtı var mı?
 
MUHAMMED HAMDÎ YAZIR, NİYE TEFSÎR YAPMASI İÇİN,SEÇİLDİ... ELMALI'LI KÜÇÜK HAMDÎ DİYE TANINAN BU KİŞİ,FELSEFEYLE ÇOK UĞRAŞMIŞ OLUP,İTTİHÂD-TERAKKÎ ÜYESİDİR...İTTİHÂDÇI OLUP DA MASON OLMAYAN YOK GİBİDİR,İTTİHÂDÇI MEŞHÛRLARIN HEMEN-HEMEN HEPSİ MASONDUR.RESMDE GÖRÜLEN TEFSÎRİN (!) BASKISINI,FETHÜLLÂH GÜLEN,ZAMAN GAZETESİ'NİN HEDİYYESİ OLARAK DAĞITDIRMIŞDIR.M.ABDÜH'E DÜŞMAN OLMASINA RAĞMEN (FİL SÛRESİNDE, ALEYHİNDE YAZISI VARDIR) TEFSÎRİNDE ÇOK BOZUKLUKLAR VARDIR.UÇAKLA GİDENLERİN SEFERÎ OLMASINI İNKÂR EDER.TEFSÎR DEDİĞİ KİTÂBIN SON SÛRELERİ ZÂTEN.AÇIKLAMA AÇISINDAN ÇOK ZAİFDİR,ME'ÂL DURUMUNDADIR,ÖLECEĞİNİ ANLAYARAK,BU SÛRELERİ GEÇİŞDİRMİŞDİR.SÜLTÂN 'ABDÜLHAMÎD İÇİN MÜSRİF,ŞERÎAT KİTÂBLARINI YAKDIRANDIR DİYE İFTİRA ATMASI VE FETVÂ EMÎNİ İKEN FETVÂYI BUNUN HAZIRLAMAĞA RAĞBET ETMESİ KAREKTERİNİ ORTAYA KOYMAKDADIR.
1971494_w640_h640_man_gazetesinin_promosyon3.jpg
 
Geri