folie a deux
Bronz Üye
-
- Katılım
- Mayıs 3, 2019
-
- Mesajlar
- 2,602
-
- Tepkime puanı
- 1,695
-
- Puanları
- 349
Hiçbir şey yolunda değil
Her şey olduğu yerde kalsın
Sırtımda çanta, elimde kıytırık umutlarım
Ardından bir enkaz bırakan aynalara inat
İmar hakkı tükendi kalbimin semtinde
Talaş kokusu sardı şu tabutlarımı
Ölüyor gibiyim
Bir adım geride kaldı nefesim
Sustu, gitti ve bitti.
Bir adım ileriye sardı kaybedişlerim
Çağlayanlar biriktirdiğim evim
Olay mahali cinnet geçiren bir yangın yeri
Parmak izlerim şu saksının etinde kaldı
Damarlarında gezinen sulu boya kahpesi,
Ele verir tüm yalnızlığı.
Gözlerin,
Ayık kaldığın saatlerin son serenatı
Sağır kaldın tüm çığlıklara
Yasak kıldın tüm bakmalara
Artık deme’lere de kanmıyorum.
Açılmıyor vicdanın rant yapılan kapıları
Milyarlarca kadın dizildi şu dünya denilen hezimiyet deryasına
Bir kalleş düştü payıma
Eşit değil
Bu çam ağacına tutuşturulan acı eşikleri
Eşit değil
Tenimizi deşen serseri neşter
Bir dizede saklı kaldı şu içimdeki cambaz
Söylemek istediklerimi yutmadım ama;
Kalbimin son fırtınalı sessizliğiydi
Ertesi gününe uyanmak zorunda kalmak gibi şu gidişinin
Mecburi acılarımın rotası yokluğun
Nahoş kalmış biraz geceden
Mayınlara basa basa gittim kendimden.
Bu yangın benim.
Bu yanılgı benim.
Sen;
Adı olmayan tenlere temel döşeyen kadın,
Ben;
Akrep ile yelkovanın ucunda takıp kalan ucûbe
Zaman doldu
Kalp durdu
Milat oldu
Hoşça kala sığmazsın sen
İçimde kaldıklarına saydım.
Bunca zaman sustuklarımı,
İçimi kemiren böceği görmezden gelişimi,
Adam oluşuma saydım.
Sen kadın bile değildin;
Onu da kendim sandım!
Rüzgar.
18 Ekim Cuma 03:50
Her şey olduğu yerde kalsın
Sırtımda çanta, elimde kıytırık umutlarım
Ardından bir enkaz bırakan aynalara inat
İmar hakkı tükendi kalbimin semtinde
Talaş kokusu sardı şu tabutlarımı
Ölüyor gibiyim
Bir adım geride kaldı nefesim
Sustu, gitti ve bitti.
Bir adım ileriye sardı kaybedişlerim
Çağlayanlar biriktirdiğim evim
Olay mahali cinnet geçiren bir yangın yeri
Parmak izlerim şu saksının etinde kaldı
Damarlarında gezinen sulu boya kahpesi,
Ele verir tüm yalnızlığı.
Gözlerin,
Ayık kaldığın saatlerin son serenatı
Sağır kaldın tüm çığlıklara
Yasak kıldın tüm bakmalara
Artık deme’lere de kanmıyorum.
Açılmıyor vicdanın rant yapılan kapıları
Milyarlarca kadın dizildi şu dünya denilen hezimiyet deryasına
Bir kalleş düştü payıma
Eşit değil
Bu çam ağacına tutuşturulan acı eşikleri
Eşit değil
Tenimizi deşen serseri neşter
Bir dizede saklı kaldı şu içimdeki cambaz
Söylemek istediklerimi yutmadım ama;
Kalbimin son fırtınalı sessizliğiydi
Ertesi gününe uyanmak zorunda kalmak gibi şu gidişinin
Mecburi acılarımın rotası yokluğun
Nahoş kalmış biraz geceden
Mayınlara basa basa gittim kendimden.
Bu yangın benim.
Bu yanılgı benim.
Sen;
Adı olmayan tenlere temel döşeyen kadın,
Ben;
Akrep ile yelkovanın ucunda takıp kalan ucûbe
Zaman doldu
Kalp durdu
Milat oldu
Hoşça kala sığmazsın sen
İçimde kaldıklarına saydım.
Bunca zaman sustuklarımı,
İçimi kemiren böceği görmezden gelişimi,
Adam oluşuma saydım.
Sen kadın bile değildin;
Onu da kendim sandım!
Rüzgar.
18 Ekim Cuma 03:50