Yaralarımdan sızan yalnızlığın failiyim
Kanıyorken düşlerim lâl gecelerin ayazında
Hala aynı sözün altını çizmekteyim.
Sevmek…
Öznesi gizli, nesnesi yitik kalmış yüklem.
Yüreğime işlemekteyim.
Soru işaretlerinden yapılmış bir darağacı var zihnimde.
Bin kez ölüyorum hecelerde.
Suskunum!
Yirmi dokuz harf yetmiyor suskunluğumu çözmeye.
Oysa üç harfti yürek mizansenimi darmadağın eden;
Tek hece.
Adını yalnızlık koydum köşelere kaçışlarımın.
İnzivaya çekildim önüme set çeken suretlerden.
Coştum, akamadım.
Suçlandım!
Yoruldu dilim nefsimi temize çekmekten.
Şimdi önce ben taşlıyorum benliğimi çarmıhlarda.
Kendi kabrimi kazıyorum da
Yine ben oluyorum münker-nekir cesedimin başında.
Kiramen Katibin ne çok işlemiş defterime senli suçları.
Kefareti ağır.
Cezası bin kez ölümmüş hala ölmekteyim.
Bilmiyorlar!
Yaşamak koyuyorlar nefes alıp verişlerimin adını.
Oysa ben yaşamımı, darağacı bildiğim kirpiğine astım.
Gözlerindi kabristanım.
Ve dikenler büyüttüm toprağımda, gül değil
‘sen’ dedim, gülemedim
Ben, cenennemin eşiğine bile bile bastım!
Şimdi ölmekten yorgun düşmüş bir çocuk ağlıyor içimde
Dizleri kan revan
Ellerinde kelepçe