Stauffenberg
Gümüş Üye
-
- Katılım
- Şubat 21, 2013
-
- Mesajlar
- 6,545
-
- Tepkime puanı
- 11
-
- Puanları
- 293
-
- Yaş
- 35
...zanaatında ustalaşmak isteyen, yaptıklarını geride bırakmayı da bilmeli. Eserinden ziyadesiyle memnun olursan öğrenmeyi kesersin. "Ben artık oldum" dersin.
Ustam Ve Ben (Sf.115)
-------------------------------
Belki de savaş dediğin, Tanrı'nın bir tek kendilerini sevdiğine inananlar arasında bir kavgaydı. Böyle bir iddiası olmayanın savaşmak için sebebi de yoktu.
Ustam ve Ben (Sf.104)
-------------------------------
... Canının istediğini yapamazsın. Sen yalnızca Yaradan senin içine neler koyduysa onlardan bir şey yapabilirsin. Bende unsurlar var mesela. Sende unsurlar var. Zişan'ın çoğu su. Sen, ateşsin muhtemelen. Evet, alev. Aslolan şu: sana verilen özellikleri nasıl değerlendireceksin? Eğer içinde denge yoksa o kişi hep gergin olur. Patlamaya hazır bomba, yazık...
İskender (Sf.301)
--------------------------------
... İnsan doğası böyle işte, en çok nefret ettiklerimiz en fazla sevdiklerimiz oluyor hep.
İskender (Sf.128)
---------------------------------
İnsan istiyor ki anası ile babası birbirini çok sevmiş olsun. Hiç olmazsa ilk başta. Oysa bizimkilerde yoktu böyle şeyler. Ne adlarının baş harfleri işlenmiş ipek mendiller. Ne kalp çarpıntıları. Ne kaçamak fısıldanan yeminler. Ana babamın geçmişinde aşkın kırıntısı dahi yoktu. Esma biliyordu bunu. Hiçbirimizin aşk çocuğu olmadığının farkındaydı. Bizim varoluşumuzun yalnızca görev teslimiyet ve kayıtsızlık sonucu olduğunu söylerdi. Benim itaatsiz, onun isyankar, Yunus'unsa duygusal oluşunun nedeni buydu.
İskender (Sf.127)
---------------------------------
Beşinci Kural: Aklın kimyası ile aşkın kimyası başkadır. Akıl temkinlidir. Korka korka atar adımlarını. "Aman sakın kendini" diye tembihler. Hâlbuki aşk öyle mi? Onun tek dediği: "Bırak kendini, ko gitsin!"
Akıl kolay kolay yıkılmaz. Aşk ise kendini yıpratır, harap düşer. Hâlbuki hazineler ve defineler yıkıntılar arasında olur. Ne varsa harap bir kalpte var.
Aşk (Pembe Kapak) (Sf.95)
-------------------------------------
Birinin korkulardan, evhamlardan bahsettiğini dinlemen onu esnerken seyretmeye benzer. Daha onunkiler bitmeden bir bakarsın sen kendininkileri saymaya başlamışsın.
Araf (Sf.111)
---------------------------------------
Belki aşk sevgiliyi kazanmayı değil, onda kendini kaybetmeyi gerektirir.
Araf (Sf.263)
---------------------------------------
En sahici dostluklar ortak varlıklar üzerine değil, ortak yoksunluklar üzerine kurulanlardır. Aynı şekilde zengin, benzer biçimde mesut olanların yakınlıkları sabun köpüğü gibidir, uçar. Ortak hüzünler, ortak arızalardır esas yakınlaştıran, yaklaştıran. (MED-CEZİR)
Kağıt Helva (Sf.149)
----------------------------------------
Hayal gücümün geniş olduğunu söylerler. "Saçmalıyorsun!" demenin şimdiye kadar icat edilmiş en ince yoludur bu.
(BİT PALAS)
Kağıt Helva (Sf.107)
----------------------------------------
"Tanrının kutsal kitabında neden çoğul konuştuğunu soruyorsun" dedi. "Bilemiyorum, ama belki de O da yalnızlığı sevmiyordur." (ŞEHRİN AYNALARI)
Kağıt Helva (Sf.85)
---------------------------------------
Başımıza beklenmedik rastlantılar ancak bunları karşılamaya hazır olduğumuz anlarda gelir. (AŞK)
Kağıt Helva (Sf.75)
-----------------------------------------
Ne var ki tüm fertleri kuşaklar boyu acı çekmiş bir ailede acı çekmemiş tek fert olmak kadar acı bir şey yoktur. Aradaki eşitsizliği insanın kendi ailesi kapatır. (ARAF)
Kağıt Helva (Sf.44)
-----------------------------------------
Kendine gülebilir misin? Ama öyle vakur bir tebessüm lütfedercesine değil, içinde bir yerde sana seni yansıtan bir ayna, sana seni aktaran bir soytarı varmışcasına çekinmeden gülebilir misin, hem de herkesin ortasında? Dalga geçebilir misin kendinle, ciddiye alınmayı deli gibi arzuladığın halde? (MED-CEZİR)
Kağıt Helva (Sf.36)
-------------------------------------------
Seviştiğimiz kadınların vajinalarını aralamakla vücutlarının her noktasını görebildiğimizi ve içlerine girdiğimizde derinlerine ulaşabildiğimizi sanmak ne bağışlanmaz saflık.
Bit Palas
---------------------------------------------
Kadın isimleri neden erkek isimlerinden bu kadar farklıydı ki? Kadınlara neden sanki hayal ürünüymüşler gibi masalsı ve rüyamsı isimlerin verildiğini merak ederdi. Erkek isimleri hep cesaret, iktidar ve teyki ihtiva ediyordu; mesala Muzaffer, Faruk ya da Hüsamettin. Oysa kadın isimlerinden yansıyan, kırılgan bir zarafetten ibaretti-porselen bir vazo gibi. Nilifer, Gülseren ya da Binnaz gibi isimlerle, kadınlar bu dünyanın süsleriydi adeta; alaca bulaca kenar oyaları.
İskender (Sf.255)
-----------------------------------------
Aşkı aramadan evvel, düşün bir, ya benden nasıl bir aşık olur? İnsanın sevdası karakterinin yansımasıdır. Sen kavgacı isen, ha bire öfkeli, aşkı da bir cenk gibi yaşarsın. Gönlü pak olanın sevgisi de saf olur.
İskender
-------------------------------------------
Takvim yetersiz bir icat. Dedikleri gibi zaman uçup gidiyorsa eğer, uçuş hızı hep aynı değil ki. Keşke haftanın her gününü ayrı değerlendirmenin bir yolu olsaydı. Mesela o-kadar-berbat-olmayan bir günü beyaza boyar, bir puan verirdik. Üstünden-tren-geçmiş günler kırmızı ve iki puan olurdu. Berbat bir gün de siyah ve üç puan.
İskender (Sf.125)
---------------------------------------------
Doğum günün kutlu olsun! Hem erkekler hem kadınlar için kırk en güzel yaştır. Bence kırk sayısı tılsımlıdır.
Aşk (Pembe Kapak) (Sf.151)
-----------------------------------------------
Gurbet tuhaf bir kelimedir, söyler söylemez ağızda kekremsi bir tat bırakır. dil üstünde bir katre kaya tuzu, kolay kolay erimeyen. Bir saklı burukluk, kendini hemen ele vermeyen. Bir saklı burukluk, kendini hemen ele vermeyen. "Tarif Et" deseler, edemezsin. Bir şey hep yarım kalır, bir noktada hep eksik. Kabataslak anlatır ama tam karşılığını bulamazsın. Bir kez telaffuz eder, bir an duraklarsın. Öyle kelimeler vardır ki, istesen bile hafife alamazsın.
Şemspare (Sf.11)
-------------------------------------
Tebeşirle çizilmiş bir seksek oyunu kadar uçucu bir çizgisi var hayatın. Farkında olmadan basıyorsun çizgiye. Kızıyorlar anında. "Yandın!" diye atılıyorsun oyun dışına.
Siyah Süt
---------------------------------------
"Duha Suresini oku" diyor Can Derviş Hanım. "Peygamber Efendimize bir müddet hiç vahiy gelmez. Korkar, sararır, sıkışır yüreği. Sanır ki Allah onu unuttu. Sonra Duha suresi iner. Rabbin seni unutmadı, der. Sana darılmadı. Yazdıran da O, durduran da O.
Siyah Süt
-----------------------------------------
Akılcı kararlar alıp planlar yaparak hayatımızın akışını denetleyebileceğimizi zannediyoruz. Oysa balık yüzdüğü okyanusu denetleyebilir mi?
Aşk (Pembe Kapak) (Sf.185)
-------------------------------------------
Her ne yöne gidersen git, kaç menzil tüketirsen tüket sakın ola kendinden utanma.Vücudun şehrine gir Pinhan, onu seyreyle. Hem de doya doya seyreyle..Biz nefsimizi silmekten değil, bilmekten yanayız unutma.
Pinhan
-------------------------------------------
Bu dünyada pek çok insan başkalarının sefaletinden beslenir. Düşenin belini doğrultup toparlanmasını istemez, yeryüzünden bir sefil eksilse rahatsız olur.
Aşk (Pembe Kapak) (Sf.152)
--------------------------------------------
Pek çok insan için tevekkül etmek , pasif kalmak demek; halbuki tam tersine. Tevekkül, kabulün ve uyumun getirdiği som bir huzur halidir.
Aşk (Pembe Kapak) (Sf.81)
-----------------------------------------
Şayet bir insan para pul, mertebe ve makam peşinde koşuyor, kürkler ipekler kuşanıp inci mercan atlas kaftan içinde yaşıyorsa, Allah'ı bulması imkan dahilinde değildir.
Aşk (Pembe Kapak) (Sf.73)
---------------------------------------------------
Ağaçlara takılıp ormanı gözden yitirme.Tek tek şu ayete, bu ayete takılma. Parçaları bütünün ışığında okumak gerekir. Ve bütün özde gizlidir.
Mukaddes Kuran'ın özünü ve bütününü kucaklamak yerine, bağnazlar belli başlı bir iki ayete kafayı takar, çatışmacı zihinlerine yakın buldukları meirlere öncelik verirler. Herkese durmadan nutuk atarlar: "Mahşer günü geldiğinde kıldan ince, kılıçtan keskince Sırat Köprüsünden geçmek zorunda kalacağız. Köprüyü geçemeyen günahkarlar Alttaki cehennem çukurlarına düşüp zebaniler elinde ilelebet azap çekecek. Faziletli yaşam sürenlerse köprünün öbür ucuna varıp hurmalarla, hurilerle mükafatlandırılacak." Hülasası budur ahiretten anladıklarının. Ya cehennemden korkar, ya cennette ödül beklereler. Oysa aslolan Allah aşkıdır. Onu unuturlar!
Aşk (Pembe Kapak) (Sf.230)
--------------------------------------------
Tekrarların en güzel yanı, tanıdık olmalarıdır; onların ortasındayken,kendini bildik bir mekanda, kırk yıllık dostlarının arasındaymışçasına güvende hisseder insan.
Bit Palas (Sf.70)