BirDevrinSonu
Üye
-
- Katılım
- Ocak 10, 2010
-
- Mesajlar
- 38,600
-
- Tepkime puanı
- 3,180
-
- Puanları
- 354
-
- Konum
- Napıcan ?
İstanbul’un elektrikli tramvay ile tanışması 100 yıl önce oldu. Fakat atlı tramvayları işin içine katarsak 143 yıllık bir hikaye ortaya çıkıyor. Tramvay’ın İstanbul hikayesini 1871 yılından bu yana anlatan içerik :İstanbul tramvay ile 1871 yılında tanıştı. O yıllarda tramvayları atlar çekiyordu.
Özel şirket tarafından işletilen İstanbul Tramvayı kamulaştırılarak İETT'ye devredilir (16 Haziran 1939)1950'li yıllarda 1,2 milyon nüfuslu İstanbul'da tramvay hattı uzunluğu 130 km'yi bulur
İstanbulluların hafızasında önemli yere sahip olan elektrikli tramvaylar 100 yaşında! Elektrikli tramvayların günümüzdeki canlı örneği olan ve bu özel gün dolayısıyla çiçeklerle süslenen nostaljik tramvay, sabah yolcularını en sevimli haliyle karşıladı.
Elektrikli tramvayların 100. yılı dolayısıyla dün öğle saatlerinde Taksim-Tünel hattında nostaljik tur düzenlendi. Tura İETT Genel Müdür Yardımcısı Mümin Kahveci, Beyoğlu Güzelleştirme Derneği Başkanı Nizam Hışım, İETT Daire Başkanları, birim müdürleri ve yolcular katıldı. 100. yıla özel düzenlenen etkinlik kapsamında yolcuları eski bayan biletçi ve vatman karşıladı. Yolculara temsili bilet kesildi ve 100. yıl için bastırılan hatıra paralardan dağıtıldı. Tüller ile süslü nostaljik tramvaya eklenen etkinlik vagonunda sahne alan müzik grubu eski İstanbul şarkıları çaldı. Müzikli vagondan yükselen melodilere o sırada İstiklal Caddesinde yürüyenler alkışlarla karşılık verdi. Canlı müzik eşliğinde yapılan seferler gün boyu devam etti.
Tramvaylar için elektrik fabrikası kuruldu
İstanbul’da toplu ulaşımın miladı sayılan ve vardacılarıyla ünlenen atlı tramvaylar, 1914 yılına kadar kırk üç yıl süreyle kesintisiz hizmet verir. Balkan Harbinin başlaması üzerine Tramvay Şirketinin elinde bulunan atlar zorunlu olarak askere alınınca şehirde ulaşım hizmetleri bir süre sekteye uğrar. Bu durumun uzun süre bu şekilde devam etmesinin mümkün olmadığını gören Osmanlı Devleti, elektriğe geçiş için çalışmalara başlar. Bunun üzerine 1913 yılında Silahtarağa’da Türkiye’nin ilk elektrik fabrikası kurularak 11 Şubat 1914’te önce tramvay şebekesine, ardından şehre elektrik verilir.
Anadolu Yakasında kuvvet merkezi inşa edildi
İlk olarak Avrupa Yakasında sur içi bölgesinde hizmet vermeye başlayan elektrikli tramvaylar on beş yıllık gecikmeyle Anadolu yakasında da sefere konur. Bu bölgedeki tramvay hatlarını beslemek için 1928 yılında Bağlarbaşı’nda bir kuvvet merkezi inşa edilir. Aynı tarihte ilk ve en ünlü hattı Üsküdar-Kısıklı tramvay hattı işletmeye alınır.
Hüzünlü veda
1950’li yılların sonunda İstanbul’da yaşam temposunun artması dolayısıyla tramvayların bu hıza ayak uyduramadığı gerekçe gösterilerek yeni arayışlara gidildi ve yerini troleybüslere bıraktı. Elektrikli tramvaylar 1961 yılında Avrupa Yakasında yolcularına hüzünle veda ederken Anadolu Yakasında bir süre daha hizmet vermeye devam etti. Ancak orada da 1966 yılının 14 Kasım’ında son seferine çıkarak yolcularından ayrıldı. Tramvaysız geçen otuz yılın ardından sene 1990’ı gösterdiğinde İstanbullular eski dostlarına yeniden kavuştu.
Elektrikli tramvayların bir örneği, Kuşdili’ndeki müzeden alınarak tamamen İETT’li ustaların elinde yeniden hayata döndü. Adı artık nostaljik tramvay olan emektar vagonlar, yayalaştırma çalışmaları süren İstiklal Caddesi’nde, Taksim-Tünel hattında 1991 yılı başında hizmete verildi. Bu durum İstanbulluları, ama en çok da eski yolcularını sevindirdi. Zamanla şehrin en önemli sembolleri arasında yerini alan nostaljik tramvay, kısa sürede yerli-yabancı turistlerin de ilgi odağı olmayı başardı.
Son 30 yılın en güzel sürprizi
• İstanbul için nostaljik değer taşıyan ve İETT Raylı Ulaşım Yapım Müdürlüğü çatısı altında hizmet veren nostaljik tramvay araçlarının tüm parçaları orijinaldir.
• Enerjisini havai hattan alan nostaljik tramvay araçları, Taksim ve Tünel’den aynı anda karşılıklı hareket ediyor. Sistem tekli ray üzerinde işlediği için orta nokta olan Galatasaray’da karşılaşıp geçişiyor.
• Nostaljik tramvayın üçü ana (Tünel, Galatasaray, Taksim) ikisi ihtiyari (Odakule, Ağacamii) –yolcu olduğu takdirde durulan- olmak üzere toplam beş durağı buluyor.
• 1.870 metre uzunluğundaki hatta her gün 21 seferle ortalama 1.500 kişi taşınıyor.
• Hizmet, 3 motrisle (çekici) gerçekleştiriliyor.
• Seferler sabah 07.00’de başlıyor, gece 22:45’e kadar devam ediyor.
• Tramvay bir seferde 25 kişi taşıyor.
• Nostaljik tramvay 7 dakikada bir hareket ediyor. Taksim -Tünel arası yolculuk 15 dakika sürüyor. Bu süre İstiklal Caddesi’nin yaya yoğunluğuna göre değişebiliyor.
• İETT tarafından özenle korunan araçların bakım-onarımları Taksim’deki tramvay atölyesinde yürütülüyor.
ELEKTRİKLİ TRAMVAYLARIN KENDİLERİNE HAS BAZI ÖZELLİKLERİ:
• Elektrikli tramvayın işlemeye başladığı ilk yıllarda her tramvaya yalnız bir asker binebilirdi. Diğerleri ya arkaya asılmak ya da basamakta gitmek zorundaydılar.
• Yolcusu çok olan Bebek-Taksim ve Bebek-Eminönü hatlarında üçer vagonluk tramvay katarları çalışırdı. Bu hatlar buna rağmen daima çok kalabalık olurdu.
• Ücretlerine arada bir yapılan zamlara rağmen tramvaylar en ucuz nakil vasıtası olma sıfatını her devirde muhafaza etmişlerdir. Galata köprüsünden tramvayın geçmeye başlamasından sonra biletlere ‘köprüler resmi’ yani müruriye ücreti de eklenmişti.
• Okuma yazma bilmeyenleri de düşünen tramvay şirketi ilgilileri, ilk zamanlar tabelalarda yazının yanına bir de o bölgenin küçük bir resmini ekliyorlardı.
• Sur içi bölgesinde çalışan tramvaylar mutlaka İstanbul’un eğlence, moda ve alışveriş merkezi olan Beyoğlu’nun içinden, İstiklal Caddesi’nden geçerlerdi.
ÇEKİLİN YOLDAN GELİYOR VATMAN
Tramvaydan atlamanın bir adabı vardı. Basamağa inip kendinizi yavaş ve zarif bir şekilde yüzünüz ve vücudunuz tramvayın gittiği yöne dönük olduğu halde kendinizi boşluğa, tramvaydan yaklaşık yarım metre öteye bırakır, ayaklarınız yere değince, tramvayın gitmeye başladığı yöne doğru koşmaya başlardınız. Bu koşu bir frenleme koşusu olduğundan, vücudunuz arkaya doğru meyillidir. Atlarken çok dikkatli olmanız gerekirdi. Çünkü hatlar caddenin ortasından geçtiğinden, sağınızda bir otomobil varsa çok ciddi bir kazaya uğrayabilirdiniz.
Ayrıca, kendine ‘İstanbullu’ diyebilmek için bir gencin hayatının bir döneminde muhakkak tramvayın arkasına asılması gerekirdi. Römork bağlamaya yarayan ve bir ayağın rahatça sığabileceği çıkıntılara basıp, kablo çıkışlarına tutunup para ödemeden gidebilirdiniz, ama biletçiye dikkat! Kızgın bir biletçi arka camı açıp tahta bilet kutusu ile vuracakmış gibi yapıp sizi korkutabilir.
Alıntı
Özel şirket tarafından işletilen İstanbul Tramvayı kamulaştırılarak İETT'ye devredilir (16 Haziran 1939)1950'li yıllarda 1,2 milyon nüfuslu İstanbul'da tramvay hattı uzunluğu 130 km'yi bulur
İstanbulluların hafızasında önemli yere sahip olan elektrikli tramvaylar 100 yaşında! Elektrikli tramvayların günümüzdeki canlı örneği olan ve bu özel gün dolayısıyla çiçeklerle süslenen nostaljik tramvay, sabah yolcularını en sevimli haliyle karşıladı.
Elektrikli tramvayların 100. yılı dolayısıyla dün öğle saatlerinde Taksim-Tünel hattında nostaljik tur düzenlendi. Tura İETT Genel Müdür Yardımcısı Mümin Kahveci, Beyoğlu Güzelleştirme Derneği Başkanı Nizam Hışım, İETT Daire Başkanları, birim müdürleri ve yolcular katıldı. 100. yıla özel düzenlenen etkinlik kapsamında yolcuları eski bayan biletçi ve vatman karşıladı. Yolculara temsili bilet kesildi ve 100. yıl için bastırılan hatıra paralardan dağıtıldı. Tüller ile süslü nostaljik tramvaya eklenen etkinlik vagonunda sahne alan müzik grubu eski İstanbul şarkıları çaldı. Müzikli vagondan yükselen melodilere o sırada İstiklal Caddesinde yürüyenler alkışlarla karşılık verdi. Canlı müzik eşliğinde yapılan seferler gün boyu devam etti.
Tramvaylar için elektrik fabrikası kuruldu
İstanbul’da toplu ulaşımın miladı sayılan ve vardacılarıyla ünlenen atlı tramvaylar, 1914 yılına kadar kırk üç yıl süreyle kesintisiz hizmet verir. Balkan Harbinin başlaması üzerine Tramvay Şirketinin elinde bulunan atlar zorunlu olarak askere alınınca şehirde ulaşım hizmetleri bir süre sekteye uğrar. Bu durumun uzun süre bu şekilde devam etmesinin mümkün olmadığını gören Osmanlı Devleti, elektriğe geçiş için çalışmalara başlar. Bunun üzerine 1913 yılında Silahtarağa’da Türkiye’nin ilk elektrik fabrikası kurularak 11 Şubat 1914’te önce tramvay şebekesine, ardından şehre elektrik verilir.
Anadolu Yakasında kuvvet merkezi inşa edildi
İlk olarak Avrupa Yakasında sur içi bölgesinde hizmet vermeye başlayan elektrikli tramvaylar on beş yıllık gecikmeyle Anadolu yakasında da sefere konur. Bu bölgedeki tramvay hatlarını beslemek için 1928 yılında Bağlarbaşı’nda bir kuvvet merkezi inşa edilir. Aynı tarihte ilk ve en ünlü hattı Üsküdar-Kısıklı tramvay hattı işletmeye alınır.
Hüzünlü veda
1950’li yılların sonunda İstanbul’da yaşam temposunun artması dolayısıyla tramvayların bu hıza ayak uyduramadığı gerekçe gösterilerek yeni arayışlara gidildi ve yerini troleybüslere bıraktı. Elektrikli tramvaylar 1961 yılında Avrupa Yakasında yolcularına hüzünle veda ederken Anadolu Yakasında bir süre daha hizmet vermeye devam etti. Ancak orada da 1966 yılının 14 Kasım’ında son seferine çıkarak yolcularından ayrıldı. Tramvaysız geçen otuz yılın ardından sene 1990’ı gösterdiğinde İstanbullular eski dostlarına yeniden kavuştu.
Elektrikli tramvayların bir örneği, Kuşdili’ndeki müzeden alınarak tamamen İETT’li ustaların elinde yeniden hayata döndü. Adı artık nostaljik tramvay olan emektar vagonlar, yayalaştırma çalışmaları süren İstiklal Caddesi’nde, Taksim-Tünel hattında 1991 yılı başında hizmete verildi. Bu durum İstanbulluları, ama en çok da eski yolcularını sevindirdi. Zamanla şehrin en önemli sembolleri arasında yerini alan nostaljik tramvay, kısa sürede yerli-yabancı turistlerin de ilgi odağı olmayı başardı.
Son 30 yılın en güzel sürprizi
• İstanbul için nostaljik değer taşıyan ve İETT Raylı Ulaşım Yapım Müdürlüğü çatısı altında hizmet veren nostaljik tramvay araçlarının tüm parçaları orijinaldir.
• Enerjisini havai hattan alan nostaljik tramvay araçları, Taksim ve Tünel’den aynı anda karşılıklı hareket ediyor. Sistem tekli ray üzerinde işlediği için orta nokta olan Galatasaray’da karşılaşıp geçişiyor.
• Nostaljik tramvayın üçü ana (Tünel, Galatasaray, Taksim) ikisi ihtiyari (Odakule, Ağacamii) –yolcu olduğu takdirde durulan- olmak üzere toplam beş durağı buluyor.
• 1.870 metre uzunluğundaki hatta her gün 21 seferle ortalama 1.500 kişi taşınıyor.
• Hizmet, 3 motrisle (çekici) gerçekleştiriliyor.
• Seferler sabah 07.00’de başlıyor, gece 22:45’e kadar devam ediyor.
• Tramvay bir seferde 25 kişi taşıyor.
• Nostaljik tramvay 7 dakikada bir hareket ediyor. Taksim -Tünel arası yolculuk 15 dakika sürüyor. Bu süre İstiklal Caddesi’nin yaya yoğunluğuna göre değişebiliyor.
• İETT tarafından özenle korunan araçların bakım-onarımları Taksim’deki tramvay atölyesinde yürütülüyor.
ELEKTRİKLİ TRAMVAYLARIN KENDİLERİNE HAS BAZI ÖZELLİKLERİ:
• Elektrikli tramvayın işlemeye başladığı ilk yıllarda her tramvaya yalnız bir asker binebilirdi. Diğerleri ya arkaya asılmak ya da basamakta gitmek zorundaydılar.
• Yolcusu çok olan Bebek-Taksim ve Bebek-Eminönü hatlarında üçer vagonluk tramvay katarları çalışırdı. Bu hatlar buna rağmen daima çok kalabalık olurdu.
• Ücretlerine arada bir yapılan zamlara rağmen tramvaylar en ucuz nakil vasıtası olma sıfatını her devirde muhafaza etmişlerdir. Galata köprüsünden tramvayın geçmeye başlamasından sonra biletlere ‘köprüler resmi’ yani müruriye ücreti de eklenmişti.
• Okuma yazma bilmeyenleri de düşünen tramvay şirketi ilgilileri, ilk zamanlar tabelalarda yazının yanına bir de o bölgenin küçük bir resmini ekliyorlardı.
• Sur içi bölgesinde çalışan tramvaylar mutlaka İstanbul’un eğlence, moda ve alışveriş merkezi olan Beyoğlu’nun içinden, İstiklal Caddesi’nden geçerlerdi.
ÇEKİLİN YOLDAN GELİYOR VATMAN
Tramvaydan atlamanın bir adabı vardı. Basamağa inip kendinizi yavaş ve zarif bir şekilde yüzünüz ve vücudunuz tramvayın gittiği yöne dönük olduğu halde kendinizi boşluğa, tramvaydan yaklaşık yarım metre öteye bırakır, ayaklarınız yere değince, tramvayın gitmeye başladığı yöne doğru koşmaya başlardınız. Bu koşu bir frenleme koşusu olduğundan, vücudunuz arkaya doğru meyillidir. Atlarken çok dikkatli olmanız gerekirdi. Çünkü hatlar caddenin ortasından geçtiğinden, sağınızda bir otomobil varsa çok ciddi bir kazaya uğrayabilirdiniz.
Ayrıca, kendine ‘İstanbullu’ diyebilmek için bir gencin hayatının bir döneminde muhakkak tramvayın arkasına asılması gerekirdi. Römork bağlamaya yarayan ve bir ayağın rahatça sığabileceği çıkıntılara basıp, kablo çıkışlarına tutunup para ödemeden gidebilirdiniz, ama biletçiye dikkat! Kızgın bir biletçi arka camı açıp tahta bilet kutusu ile vuracakmış gibi yapıp sizi korkutabilir.
Alıntı