MAÖL 10. Sınıf Elektrik enerjisinin tarihçesi ve dönemi

Konu sahibi son olarak 2619 gün önce görüldü
Elektrik enerjisinin tarihçesi ve dönemi,

Bilim, doğanın temel yasalarının araştırılması ve öğrenilmesi etkinliğidir. Teknoloji
ise insanlığın doğa içindeki gücünü arttırmasına olanak sağlar. İnsanlık binlerce yıldan beri,
hem doğayı anlamaya ve kavramaya, hem de onun yasalarına bağlı kalarak gücünü ve
etkinliğini arttırmaya çalışmıştır. Taştan balta yapılması, ateşin keşfi, ok ve yayın icadı,
bronz ve demirin keşfi ve eritilmesi, tekerleğin icadı, piramitlerin yapımı, hayvanların
evcilleştirilmesi ve büyük tarım devrimi, insanlığın binlerce yıl önce sağlamış olduğu
bilimsel ve teknolojik gelişmenin en önemli aşamalarından bazılarıdır. Ancak bu gelişmeler
çok uzun tarihsel dönemlerde gerçekleşebilmiştir. Keşif ve icatların birikmesi, nüfusun
artması, ulaşım araç ve imkânlarının çoğalması ve yazının bulunmasıyla, bilimsel ve
teknolojik gelişmeler de hızlanmaya ve çeşitlenmeye başlamıştır.
Bir enerji kaynağı ve aracı olarak elektriğin pratikteki kullanımı, henüz yeni
sayılabilecek modern dönemlere özgü olmakla birlikte, elektrik kavramının ve elektrikle
ilgili düşünce ve deneyimlerin doğuşu ve gelişimi oldukça eskidir. Elektrik ve mıknatıs
(magnet) sözcüklerinin kökeni eski Yunancadan gelmektedir. Elektrik sözcüğünün kaynağı "
kehribar " anlamına gelen Yunanca elektron sözcüğüdür. Mıknatıs (magnet) sözcüğünün de,
mıknatıs taşlarına oldukça sık rastlanan Batı Anadolu'daki Magnesia (bugünkü Manisa)
bölgesinden türediği sanılmaktadır. Ancak elektrik ve manyetizma ile ilgili elimizdeki ilk
yazılı belgeler eski Yunan filozof Tales'in (M.Ö.625-M.Ö.545) elektriğe ve manyetizmaya
ilişkin önemli gözlemlerde bulunduğu, Aristoteles'in yazılarından öğreniyoruz. Bu
gözlemlerinde Tales, kehribarın hafif cisimleri ve mıknatıs taşının da demiri çekebilme
özelliği bulunduğunu saptamıştır. Hatta daha da ileri giderek bu iki tür olay arasında ilişki
kurmaya çalışmıştır. Romalı şair Lukretyüs, De Nerum Natura adlı yapıtında mıknatıs taşının
demir halkaları çekebildiğinden söz etmektedir.
Elektrik yüklerinin artı ve eksi olarak belirlenip adlandırılmasını sağlayan Benjamin
Franklin (1706-1790)'dir. Franklin, yaptığı çeşitli deneylerin sonucunda elektriğin belirli
ortamlarda fazla veya eksik ölçülerde bulunabilen bir sıvı olduğu görüşüne vardı. Her
ikisinde de elektrik eksikliği ya da fazlalığı bulunan cisimlerin birbirini ittiğini, birinde
eksiklik diğerinde fazlalık olan cisimlerin ise birbirlerini çektiğini leri sürdü. Fazlalığı artı
elektrik, eksikliği ise eksi elektrik olarak adlandırdı. Leyden şişesiyle ilgili deneyleri de
sürdüren Franklin, Leyden şişesinden boşalan elektriğin oluşturduğu çatırtılar ve kıvılcımlar
ile fırtınalı havalardaki gök gürültüsü ve şimşek arasında bir ilişki olması gerektiğini
düşündü ve 1752'de, fırtınalı bir havada uçurduğu bir uçurtma ile bir leyden şişesini
yüklemeyi başardı. Franklin'in bu deneyden pratik yararlar elde etme yönündeki girişimleri
 
Geri