Eksik Yarım

  • Kullanıcı Hira
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Toplum ve Gündem
Konu sahibi son olarak 2387 gün önce görüldü
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Yıllar önce annemin bir öğrencisi vardı, Ebru. Ben çok severdim Ebru Ablayı. İlgilenirdi benimle. Şimdiki halimin aksine, sessiz ve utangaç bir çocuktum ve Ebru Abla’nın samimi bir şekilde benimle ilgilenmesi ruhumu okşardı. Hocanın çocuğu olduğum için değil, gerçekten gülümsediği için. Bir gün anneme Ebru Abla’dan bir mektup geldi. İçinde bana hitaben olan bir kısım da olduğu için annem mektubu okuyayım diye verdi. Nerenin bana ait olduğunu ararken ister istemez gözüme takılan yerler oldu ve Ebru abla diyordu ki, “Artık bir yanım eksik gibi hissetmek istemiyorum. Beni tamamlayacak birinin gelmesini çok istiyorum.”
Herkes gibi, benim de feminizm’i yanlış anladığım, ergenliğimin zirvesinde olduğum ve evlenmek isteyen insanları deli ilan ettiğim zamanlar oldu... Bu cümleleri okuduğum zaman dilimi de bu döneme denk geliyor. Beni o kadar büyük bir hayal kırıklığına uğratıp, o kadar öfkelendirmiştiki böyle yazması, 16 yıl sonra bana yazılan satırlar değil, kendi satırlarımı ararken okuduğum bu satırlar aklımda. Ne demekti yani bir erkek olmadan kendini eksik hissetmek! Bir süre sonra annemden Ebru Abla’nın evleneceği haberini aldım, annem endişeliydi. Bana, “O çocuk inşallah üzmez benim kızımı” demek gafletinde bulundu...
“Üzülecek!” dedim. “Kendini sadece bir erkek hayatında olunca tam hisseden bir kız mutlaka üzülecek ve üzülmeli de! İnşallah canına bir zarar gelmez, şiddet görmez.”

Bir süredir kendi hatalarımla birlikte, Ebru Abla da aklımda... Dönem arkadaşı olan abilere falan sordum ama evlendikten sonra görüşmediklerini söylediler. O bilmese de ben bir özür borçluyum ona. Mektubunda söylediği eksiklik hissini ben o kelimelerle anlatmazdım ama neden bahsettiğini artık çok iyi anlayabiliyorum. Eksik kalmak değil bu his ama geç kalmak belki. Korkmak. Neyi ve kimi beklediğini bilemeden, umut ederek beklemek. Buldum sanıp yanılmak. Buldum sanıp umutlanmak. Beklerken paniklemek. Panikledikçe hata yapmak ve gafleti, yetersizliği iliklerine kadar hissetmek. Kimse yalnız yaşlanmak istemiyormuş. Kimse bir erkek tarafından sevilmeden ve bir erkeği sevmeden ölmek istemiyormuş. Kimse hayata bir başına kafa tutmak istemiyormuş. Yaşlanınca veririm maaşımı bir bakım evinde kalırım fikrini kabullenmek, bu olasılığın gerçekleşebileceğini idrak ettiğin anda zorlaşıyormuş. Birinin eksik yanlarını tamamlamasını istemek ise eksikliklerinin farkında olduğunun göstergesi olabiliyormuş. Evet evet, kimse yalnızlıktan ölmüyormuş ve en çok yalnızlıktan kaçanlar yalnız kalıyormuş.

İnsan, 15 yaşında yapmış dahi olsa, kınadığını yaşamadan gitmiyor bu dünyadan. Dur bakalım daha neler gelecek başımıza ve ne dersler çıkaracağız acaba...
Sağlam dur...

Öpüldün ben...
 
O kadar anlamlı ki tebrikler samimi ve güzel yazınız için.
 
Zaman insanın da pişmesini sağlıyor.
Neye karşı olduğunu bilmemek, ne aradığını bilmemek ve aslında araman gerekenin ne olduğunu zamanla hissederek öğrenmek.
Eline sağlık Hira.
 
O kadar anlamlı ki tebrikler samimi ve güzel yazınız için.

Siz hep gelin Çavla n. Özlemişim :öp:

Zaman insanın da pişmesini sağlıyor.
Neye karşı olduğunu bilmemek, ne aradığını bilmemek ve aslında araman gerekenin ne olduğunu zamanla hissederek öğrenmek.
Eline sağlık Hira.

Mevlana geldi aklıma, blackheart. “Hamdım, piştim, yandım.” der ya hani... Allah yanmayı da nasip eylesin:)
 
Kaleminize sağlık basarılar
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Geri