GALİP TEKİN
Üye
-
- Katılım
- Ağustos 14, 2016
-
- Mesajlar
- 676
-
- Tepkime puanı
- 2
-
- Puanları
- 268
-
- Yaş
- 41
Sual:
Fıkıh kitaplarında “Abdestsizin mescide girerken teyemmüm etmesi müstehabdır” buyruluyor. Su varken teyemmüm caiz olmayacağına göre buradan ne anlamalıdır?
Cevap;
İçeride eşyası kalmış olabilir. Su içeride olabilir. Burada su ile abdest alma imkanı yoktur. Teyemmüm ederek câmiye girer. Etmeden girmesi de mahzurlu değildir.
Sual:
Osmanlı câmilerine neden sahabilerin veya büyük zâtların isimleri konulmamıştır? Bunun mahzuru var mıdır?
Cevap;
Osmanlılarda hiç bir câminin ismi yoktur. Halk arasında bir isim söylenmiş; o câminin ismi olmuştur. Bu da umumiyetle yaptıranın ismidir. Gecekondu mahallelerinde mimarî estetikten mahrum zavallı binalara Hazret-i Ebubekir Câmisi yazıyorlar. Saygısızlık değilse bile, küçük düşme bahis mevzuu oluyor.
Sual:
Bir arkadaşım, Osmanlılar zamanında İstanbul hariç olmak üzere yeni fethedilen yerlerde câmiden önce dârülhadîs yapıldığını söyledi. Bu bilgi doğru mudur? Dârülhadîs’e, câmiden daha fazla değer verilmesinin sebebi nedir?
Cevap;
Dârülhadîs, her ne kadar hadîs-i şerif ilmi öğretilen medrese mânâsına geliyor ise de, Osmanlılarda lisans üstü tedrisat yapan bir medresedir. İstanbul gibi büyük birkaç yerde vardır. İstanbul’dakini Sultan Kanuni yaptırmıştır. Arkadaşınızın sözü doğru değildir. Bir yer fethedildiği zaman, ilk Cuma günü Cuma namazı kılmak farzdır. Bunun için o şehirde derhal bir câmi yapılır. Mabed, bir şehrin kalbidir. Dârülhadîs binası olmasa da, tedrisat yapmak, ilim öğretmek mümkündür. Bir başka deyişle, ilim için binaya ihtiyaç yoktur. İbâdet için vardır.
Sual:
Câmide dağıtılan şekeri yemek, namazdan önce câmide uyumak câiz midir?
Cevap;
Câmiye itikaf niyetiyle girilir. İki rek’at namaz veya vakit girmişse vaktin farzı kılınır. Sonra bir şey yenebilir, uyunabilir.
http://www.ekrembugraekinci.com/#
Fıkıh kitaplarında “Abdestsizin mescide girerken teyemmüm etmesi müstehabdır” buyruluyor. Su varken teyemmüm caiz olmayacağına göre buradan ne anlamalıdır?
Cevap;
İçeride eşyası kalmış olabilir. Su içeride olabilir. Burada su ile abdest alma imkanı yoktur. Teyemmüm ederek câmiye girer. Etmeden girmesi de mahzurlu değildir.
Sual:
Osmanlı câmilerine neden sahabilerin veya büyük zâtların isimleri konulmamıştır? Bunun mahzuru var mıdır?
Cevap;
Osmanlılarda hiç bir câminin ismi yoktur. Halk arasında bir isim söylenmiş; o câminin ismi olmuştur. Bu da umumiyetle yaptıranın ismidir. Gecekondu mahallelerinde mimarî estetikten mahrum zavallı binalara Hazret-i Ebubekir Câmisi yazıyorlar. Saygısızlık değilse bile, küçük düşme bahis mevzuu oluyor.
Sual:
Bir arkadaşım, Osmanlılar zamanında İstanbul hariç olmak üzere yeni fethedilen yerlerde câmiden önce dârülhadîs yapıldığını söyledi. Bu bilgi doğru mudur? Dârülhadîs’e, câmiden daha fazla değer verilmesinin sebebi nedir?
Cevap;
Dârülhadîs, her ne kadar hadîs-i şerif ilmi öğretilen medrese mânâsına geliyor ise de, Osmanlılarda lisans üstü tedrisat yapan bir medresedir. İstanbul gibi büyük birkaç yerde vardır. İstanbul’dakini Sultan Kanuni yaptırmıştır. Arkadaşınızın sözü doğru değildir. Bir yer fethedildiği zaman, ilk Cuma günü Cuma namazı kılmak farzdır. Bunun için o şehirde derhal bir câmi yapılır. Mabed, bir şehrin kalbidir. Dârülhadîs binası olmasa da, tedrisat yapmak, ilim öğretmek mümkündür. Bir başka deyişle, ilim için binaya ihtiyaç yoktur. İbâdet için vardır.
Sual:
Câmide dağıtılan şekeri yemek, namazdan önce câmide uyumak câiz midir?
Cevap;
Câmiye itikaf niyetiyle girilir. İki rek’at namaz veya vakit girmişse vaktin farzı kılınır. Sonra bir şey yenebilir, uyunabilir.
http://www.ekrembugraekinci.com/#