Ekrem buğra ekinciden sorulara cevaplar

Konu sahibi son olarak 3462 gün önce görüldü
Sual:
Fıkıh kitaplarında “Abdestsizin mescide girerken teyemmüm etmesi müstehabdır” buyruluyor. Su varken teyemmüm caiz olmayacağına göre buradan ne anlamalıdır?

Cevap;
İçeride eşyası kalmış olabilir. Su içeride olabilir. Burada su ile abdest alma imkanı yoktur. Teyemmüm ederek câmiye girer. Etmeden girmesi de mahzurlu değildir.
Sual:
Osmanlı câmilerine neden sahabilerin veya büyük zâtların isimleri konulmamıştır? Bunun mahzuru var mıdır?

Cevap;
Osmanlılarda hiç bir câminin ismi yoktur. Halk arasında bir isim söylenmiş; o câminin ismi olmuştur. Bu da umumiyetle yaptıranın ismidir. Gecekondu mahallelerinde mimarî estetikten mahrum zavallı binalara Hazret-i Ebubekir Câmisi yazıyorlar. Saygısızlık değilse bile, küçük düşme bahis mevzuu oluyor.
Sual:
Bir arkadaşım, Osmanlılar zamanında İstanbul hariç olmak üzere yeni fethedilen yerlerde câmiden önce dârülhadîs yapıldığını söyledi. Bu bilgi doğru mudur? Dârülhadîs’e, câmiden daha fazla değer verilmesinin sebebi nedir?

Cevap;
Dârülhadîs, her ne kadar hadîs-i şerif ilmi öğretilen medrese mânâsına geliyor ise de, Osmanlılarda lisans üstü tedrisat yapan bir medresedir. İstanbul gibi büyük birkaç yerde vardır. İstanbul’dakini Sultan Kanuni yaptırmıştır. Arkadaşınızın sözü doğru değildir. Bir yer fethedildiği zaman, ilk Cuma günü Cuma namazı kılmak farzdır. Bunun için o şehirde derhal bir câmi yapılır. Mabed, bir şehrin kalbidir. Dârülhadîs binası olmasa da, tedrisat yapmak, ilim öğretmek mümkündür. Bir başka deyişle, ilim için binaya ihtiyaç yoktur. İbâdet için vardır.
Sual:
Câmide dağıtılan şekeri yemek, namazdan önce câmide uyumak câiz midir?

Cevap;
Câmiye itikaf niyetiyle girilir. İki rek’at namaz veya vakit girmişse vaktin farzı kılınır. Sonra bir şey yenebilir, uyunabilir.
http://www.ekrembugraekinci.com/#
 
Sual:
Câmiye girince, namaz kılanlara selâm verilir mi?

Cevap;
Câmiye girince “esselâmü aleynâ ve alâ ibâdillâhissâlihîn” denir. Rastladığına selâm verilebilir. Namaz kılana selam verilmez, verilirse almaz. Kur’an-ı kerim okuyup dinleyene, vaaz dinleyene selâm verilmez.
Sual:
Câmide birisi yüksek sesle Kur’an okuyorsa, bunun yanında sabah namazının sünneti kılınır mı?

Cevap;
Kılınır. Dinlemek efdaldir. Bitirince sünneti kılar. Vakti yoksa beklemez, sessiz olmasını ihtar eder ve sünneti kılar. Sessiz okumazsa günahı ona olur.
Sual:
Şirketimizde bir oda mescit olarak ayrılmıştır. Dinî kitaplar ve namaz kılınacak yerler vardır. Bina ve işyerlerinde namaz kılmak için ayrılan oda mescit hükmünde midir?

Cevap;
Sadece namaz kılınıyorsa mescid hükmündedir. Mecburiyet olmadıkça abdestsiz girmemelidir.
Sual:
Yıkılan bir câminin yeri, câmiden başka bir maksatla kullanılabilir mi? Satılabilir mi? Yerine ev veya işyeri yapılabilir mi? Yoksa kıyamete kadar ibadethane olarak kalması mı gerekir?

Cevap;
Yıkılan câminin yerine yeniden câmi yapılır. Olmazsa, bu arsa ve enkaz en yakın câmiye verilir. Yoksa yaptıranın vârislerine döner. Bu da yoksa fakirlere verilir.
Sual:
Mukim veya misafirin, câmide itikâfa niyet etmeden mübâh olan bir şeyi insanları rahatsız etmeden konuşması câiz midir?

Cevap;
Mübâh sözleri konuşmak itikâf etmiş olmayana da câiz ise de hilâf-ı evlâdır. İtikâfa niyet etmemiş ise, konuşmamalıdır.
Sual:
İbni Abidin’de “Câmide kaybettiği şeyi aramak mekruhtur” buyuruluyor. Câmide ayakkabımızı, kaybolan şemsiyemizi, anahtarımızı veya poşetimizi veya herhangi bir eşyamızı kaybetmişsek aramamız da mekruh olur mu?

Cevap;
Câmi içinde veya dışında kaybedilmiş bir şeyi ilan ederek, bağırarak aramak yasak edilmiştir.
 
Geri