Ekranların İlk Bihter'i: Müjde Ar..

Konu sahibi son olarak 310 gün önce görüldü
Tabuların buldozeri, ekranların ilk Bihter'i, mahallemizin Fahriye Ablası ve bilinçaltımızın İffet'i Müjde Ar.

53e48d0cdca492020d0001bd_1434640763913_2048.jpg


21 Haziran 1954
‘Deli Aysel’in kızı


Müjde Ar nam-ı diğer Kamile Suat Ebrem, 21 Haziran 1954’te Fatih’te dünyaya geldi. Savcı kızı Aysel Gürel’le gazeteci Vedat Ebrem’in (Akın) ilk çocuklarıydı.

Anne Aysel, babasının işi nedeniyle Trabzon’da, Cumhuriyet döneminin heyecanına yakışır kitap okunan, müzik dinlenen bir evde büyümüştü. İstanbul Üniversitesi’nde Halide Edip Adıvar ve Yahya Kemal gibi isimlerin öğrencisi olmuş, kafası açık, entelektüel bir kadındı. Baba Vedat Ebrem ise sanatçının yaşamında silik bir iz olarak kalacak, annesiyle kavgaları kötü anılar olarak belleğinde yer edecekti.

Anne ve babası, annesi küçük kardeşi Mehtap’a hamileyken boşandılar. Baba, anneyi aldatmış, anne de tereddüt etmeden boşanmıştı. Aysel bir gün yeşil bir Chevrolet bir taksiye binip hastaneye gitti ve kucağında küçük Mehtap’la geri döndü.

Sonradan yazdığı sözlerle koca bir kuşağı etkileyecek Aysel Gürel o yıllarda iki çocuğuna tek başına bakmaya çalışan yalnız bir kadındı. Fatih’teki tek göz odalı evlerinde babasından kalan üç aylık maaş ve tiyatrodan kazandıklarıyla kızlarını büyütüyordu. Müjde Ar bu ortamda, annesinin çabalarıyla büyüdü. Müjde Ar, bazen parasızlıktan akşam yemeklerini komşularda yediklerini bazen de aileden kalma bir ev satıldığında kraliçeler gibi yaşadıklarını söylüyor.

Gençliğindeki ‘Fatih güzeli Aysel’ büyük ihtimalle yalnız bir kadın olarak göğüs germe cesareti gösterdiklerinden dolayı değil de uçuk kaçık tavırları nedeniyle olmuş ‘Deli Aysel’. Müjde Ar ve kardeşini bazen yanına çağırır, bir tokat patlatır ve, “**Spam/Adversiting** olmayın, hırsız olmayın” der gönderirmiş. Üç kuruş kazancıyla ele güne muhtaç etmeden büyütmüş Müjde ve kardeşini, o kadar da olsunmuş…

53e48d0cdca492020d0001bd_1434640818161_2048.jpg



1968
Okul yılları ve evliliği

Müjde Ar sahneye ilk kez 14 yaşındayken bir tiyatro oyununda çıktı. Bu arada okuluna da devam ediyordu. Başarılı bir öğrenciydi ve Fatih Kız Lisesi’ni bitirdikten sonra İstanbul Üniversitesi Alman Dili ve Edebiyatı Bölümü’ne girdi.

Üniversiteyi yarım bıraktı ve 18 yaşında yönetmen Samim Değer’le ilk ve tek evliliğini yaptı. Evli kaldığı 1 buçuk yıl içinde çalışmayıp ‘evinin kadını’ olacak, bu durum da Müjde Ar’ı fena halde sıkacaktı. 18 yaşında yaptığı evliliği ‘çok erken’ diye niteleyen Müjde Ar, ‘aslında evliliği her yaşta yanlış’ bulduğunu söyleyecek ve eşinden boşandıktan sonra da evliliğe tövbe edecekti.


Aşk-ı Memnu’nun Bihter’i

1975 yılında, evliliğinin son zamanlarında Halit Refiğ’in yönettiği 6 bölümlük Aşk-ı Memnu’da Bihter rolünde kameralar karşısına geçti. Türkiye Müjde Ar ismini bu yapımla tanıdı. Bihter rolünden sonra birbiri ardına teklifler geldi. Reklamlar, fotoromanlar, filmler birbirini izledi.

[YOUTUBE]pAd6LB-F-_c&feature=youtu.be[/YOUTUBE]

Tosun Paşa’nın Leyla’sı

Yükselmekte olan şöhreti Müjde Ar’ı Arzu Film’le buluşturdu. 1976 yılında Arzu Film’in efsane kadrosuyla Tosun Paşa’da oynayacak, bu unutulmaz filmde İskenderiye’nin yüksek rütbeli memuru Dilaver Bey’in kızı Leyla rolüyle kamera karşısına geçecekti.

[YOUTUBE]gYhukvbQyh0&feature=youtu.be[/YOUTUBE]

Tabuları yıkan roller

80’li yıllar Müjde Ar’ın tabu yıkıcı rollerde göründüğü, entelektüel yanını da ortaya seren filmlerde oynayacağı bir dönemdi. Yüzeysel bir bakış açısıyla bu ‘erotik’ roller aslında kadın meselesinin dönemin şartları içinde irdelendiği yapımlardı. Bu zor rollerin altından da ancak ‘Deli Aysel’in kızı Müjde’ kalkabilirdi.

Bu dönem Ah Güzel İstanbul filmiyle başladı. Firuzan’ın aynı adlı eserinden sinemaya uyarlanan yapımda Kadir İnanır’la başrolü paylaşarak uzun yol şoförünün aşık olduğu fahişe rolünde oynadı.

53e48d0cdca492020d0001bd_1434640952745_2048.jpg


1982
İffet
İffet, yönetmenliğini Kartal Tibet'in yaptığı ve Müjde Ar, Faruk Peker, Savaş Başar, Ergün Uçucu ve Damla Çoşkunoğlu gibi isimlerin rol aldığı 1982 yapımı dramatik sonuçlu bir Türk filmidir.

İffet'in babası Necdet bey aile şerefine ve namusuna çok düşkündür. Buna rağmen İffet mahallenin şoförü Cemil'e deli gibi aşıktır. Cemil bunu bilerek İffet'le bir gönül ilişkisi yaşar. Bir gün mahallenin bütün kadınları pikniğe gider, İffet ve kız kardeşi de babalarından gizlice bu pikniğe dahil olurlar. Cemil bu piknikte İffet'i kandırarak tecavüz eder. O sahne bir neslin bilinçaltına işlenecektir.

1984
Fahriye Abla

Ahmet Muhip Dranas’ın 1935 yılında Varlık dergisinde yayınlanan şiiri sinemaya aktarıldı. Mahallenin Fahriye Abla’sı ise elbette Müjde Ar’dan başkası değildi.

53e48d0cdca492020d0001bd_1434640978702_2048.jpg


1986
Teyzem, Aaah Belinda, Asiye Nasıl Kurtulur?

1986 yılı Müjde Ar’ın unutulmaz filmlerine yenilerini eklediği bir yıl oldu. Barış Pirhasan’ın senaryosunu yazdığı, Atıf Yılmaz’ın yönettiği ‘Aaah Belinda’da modern ve başarılı bir tiyatro oyuncusu olan Serap’ı canlandırdı. Kadına biçilen geleneksel rolleri reddeden Serap’ın bir şampuan reklamında evli, iki çocuklu bir ev kadının canlandırması ve bir süre sonra kendini o kadın olarak bulmasını konu alan film, sürrealin sınırlarında dolaşırken kadın meselesine de derin bir bakış atıyordu.

Vasıf Öngören’in aynı adlı yapıtının ikinci sinema uyarlaması olan ‘Asiye Nasıl Kurtulur?’, Barış Pirhasan tarafından senaryolaştırılmış, filmin yönetmenliğiniyse yine Atıf Yılmaz yapmıştı. Kadın meselesine toplumun farklı katmanlarından bakışın dile getirildiği filmde Müjde Ar, Asiye rolünün hakkını vermişti.

Ümit Ünal’ın senaryosunu yazdığı, Halit Refiğ’in yönettiği ‘Teyzem’ ise dramatik bir yapım olarak öne çıkıyor ve Müjde Ar’ın başarılı performansıyla hafızalara kazınıyordu. Kadın ve delilik temasını ustaca işleyen film, Müjde Ar’ın 1986 yılındaki bir diğer unutulmaz filmi oldu.

[YOUTUBE]ifnespzH6n4&feature=youtu.be[/YOUTUBE]

1988
Arabesk

Ertem Eğilmez’in son filmi olan Arabesk, Müjde Ar’ın Şener Şen’le başrollerini paylaştığı absürt komedi türünde bir filmdi. Dönemin arabesk furyasının Yeşilçam melodramlarıyla harmanlandığı film, sinemaya yeni bir soluk getirirken uzun yıllar hafızalardaki yerini koruyan bir klasiğe dönüştü.

53e48d0cdca492020d0001bd_1434641054410_2048.jpg


1997
Ağır Roman

Metin Kaçan’ın aynı adlı romanından Mustafa Altıoklar tarafından sinemaya uyarlanan ‘Ağır Roman’, Türk sinemasının 90’lı yıllardaki dirilişini haber veren yapımlardan biriydi.

Müjde Ar için oldukça önemli bir film olan Ağır Roman, sanatçının yapımını tam yedi yıl beklediği uzun bir sürecin sonunda çekildi. Nihayet yeterli para, yönetmen ve senaryo bulunduğunda Müjde Ar da evini atölyeye çevirip ekiple sabahlara dek çalıştı. Filmdeki mahalleyi kendi çocukluğunun geçtiği Fatih’teki mahalleye benzeten Müjde Ar film bittiğinde, “Bir daha olsa yapmazdım” demiş ancak kısa süre sonra söylediğinden vazgeçmiş ve söylediklerini, “Ağır bir ameliyattan sonra narkozun etkisiyle söylenmiş sözler.” olarak tanımlamış.

17 Şubat 2008
Aysel Gürel’in ölümü

Aysel Gürel yakalandığı akciğer kanseri nedeniyle 17 Şubat 2008’de yaşama veda etti. İsteği üzerine son günlerinde teşhis edilen hastalığı kendisinden gizlendi. Müjde Ar’ın yaşamını şekillendiren, küçüklüklerinde yemek ve su kadar kitaplara olan ihtiyaçlarını da parasızlığa aldırmadan aksatmayan Aysel Gürel öldüğünde Müjde Ar ciddi bir şekilde sarsıldı.

2011 yılında bir ödül töreninde Aysel Gürel’e verilen ödülü almak üzere Aysel Gürel’in peruğu ve gözlüğüyle sahneye çıktı ve annesinin kızı olduğunu gösterdi.

53e48d0cdca492020d0001bd_1434641119853_2048.jpg


Çocuk özlemi yeğeniyle dindi
Yeğeni Söz’ü evlat edinmesi

Müjde Ar, hastalığı nedeniyle çocuk sahibi olamadı ancak kardeşi Mehtap Ar’ın oğlu Söz’ü evlat edindi. “Aysel, Mehtap ve Müjde, benim üç annem vardı.” diyen Söz ise teyzesinin yakın ilgisinde büyümüş. Müjde Ar şimdilerde uzun yıllardır birlikte olduğu Ercan Karakaş’la yaşamını paylaşıyor ve oğlu Söz’le ilgileniyor.

53e48d0cdca492020d0001bd_1434641137668_2048.jpg



. kaynak .
PBoL1b.png

 
türkiyenin ahlakını ben bozdum demişti bir programda ve pek bilinmeyen 1983 yapımı "güneşin tutulduğu gün" isimli filmde erotik dramanın dibine vurmuştur filmin sonunda yaşananlardan dolayı insanın içi burkulmadan edemiyor

gunesin-tutuldugu-gun.jpg
 
Youtube`de gezerken bakkal sahnesine denk gelmeyen yoktur herhalde, ne ararsan ara illa çıkıyor bir yerlerden
 
Geri