Eistein'in Bilinmeyenleri.

Konu sahibi son olarak 3025 gün önce görüldü
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
1879 yılında Almanya'nın Ulm Kentinde doğdu. Harika bir çocuk değildi tam tersine üç yaşında konuşmaya başladı. Dokuz yaşında bile daha tam istediği her şeyi söyleyemiyordu. Anne ve babası onun normal olmadığından korkuyorlardı ilkokul yıllarında o kadar ağırdı ki kendisinin geri zekâlı olabileceğini düşünenler bile olmuştu. Hatta öğretmenlerinden biri anne babasına; "Oğlunuz ileride ne olursa olsun hiçbir zaman başarılı bir insan olamayacak" demişti.

1890-1894 yılları arasında Münih'teki lisede okudu. Lisede de durgunluğu ve çekingenliği devam ediyordu. Bir hocası açıkça "öteki öğrencilere kötü örnek oluyorsun" diyerek okuldan ayrılmasını istedi.

Babasının işleri kötüye gidince her şeye sıfırdan başlamak üzere ailece kuzey İtalya'ya göç ettiler. Einstein burada hem okulu bıraktı hem de Alman vatandaşlığından çıktı. Bir yıl boyunca müzeleri gezerek sağda solda dolaştı. Bern'deki İsviçre Federal Politeknik Enstitüsüne girmeye karar verdi. Botanik Zooloji ve Yabancı dil derslerinin zayıf olması nedeniyle giriş sınavında başarılı olamadı. O bir fizikçi olmak istiyordu. Zürihteki Politeknik okulunun fizik profesörü Jean Parnet ona "Neden Fizik gibi güç bir şey seçiyorsunuz? Tıp Hukuk Filoloji'ye heves etseniz daha iyi olmaz mı?" demişti. 17 yaşında o zamana kadar pek ilgi duymadığı Matematik konularına eğildi.

1896-1901 yılları arasında Zürih Politeknik okulunda yüksek öğrenim gördü. Einstein burada da tipik isyankâr halini sürdürdü. Derslere girmiyor canı ne isterse onu okuyor labarotuvarda onu bunu kurcalıyor ve tabi bunun doğal sonucu olarak hocaların öfkesini üzerine çekiyordu. O okulun derslerinin zihnini tıkadığını anlamıştı. Ayrıntılarda boğulmak istemiyordu. Yeni fiziğin temellerini atan Maxwell Kirchoff Boltzman ve Hertz'in eserlerini okuyordu. Sonradan Einstein'in yeni fiziği üzerinde çok değerli çalışmalar yapacak olan Matematik hocası Prof. Hermann Minkovvsky ona "Tembel Köpek" adını takmıştı. Sınıf arkadaşlarından Marcel Grossman'ın tutmuş olduğu temiz notlar sayesinde iki önemli sınavını güç bela vererek Matematik öğretmenliği diploması ile okulunu bitirmişti. Ne var ki Profesörlerinin düşmanlığını kazanmış olduğundan onu üniversitenin öğretim kadrosuna almadılar.

Babasının iş takibi sonucunda Bern'deki Patent bürosunda ölçme ve deney elemanı olarak üçüncü dereceden bir memur statüsünde işe girdi. Burada düşünmeye ayırabileceği bol vakti oluyordu. 1903 yılında Sırbistanlı Nileva Mariç adındaki bir fizik öğrencisiyle evlendi. Fakat bu evlilikten umduğunu bulamadı. Bir dostu bir gün onu ziyarete gitmişti. Durumu şöyle anlatır: "Evin kapısı açık durumda. Çünkü biraz önce silinmiş olan koridorla koridora asılmış yıkanmış çamaşırlar kurumak zorundaydılar.

Bir eliyle çocuk arabasını sallıyordu. Ağzında çok kötü bir puro vardı. Öteki elinde de açık bir kitap tutuyordu. Soba da feci surette tütüyordu. Einstein buna nasıl tahammül edebiliyordu?
Buna rağmen belki de Einstein'i hiçbir üniversite profesörünün asistan olarak yanına almaması bir şanstı. Zira o zaman O başkalarının düşünceleriyle ilgilenmek zorunda kalacak ve bütün zamanını kendine hoş gelen düşüncelere ay ıra maya çaktı. O ancak yalnız bırakıldığı zaman büyük şeyler yapabilirdi. Bu yüzden çalıştığı patent dairesi tam ona göre bir yer olmalıydı. İki arkadaşı ile sık sık bir araya gelip her konuda tartıştıkları bir okul kurmuşlardı. Okulun adı "Olimpia Akademisi"ydi. Manch Poincare gibi bilim filozoflarını Mili Hume ibn-i Rüşd ve Cervantes'i okuyorlardı.

Einstein öğretim hayatında ne kadar güç ve yavaş ilerlemişse sonraları bilimde her biri büyük bir devrim olan düşünceler de aklına o kadar çabuk gelmeye başlamıştı. "Beynim benim labaratuvarımdır" derdi. Gerçekten de ta işin başından beri o hiç deney yapmadı. Sadece başka araştırmacılara ne gibi deneylerle kendi teorilerini teste tabi tutubaliecekleri-ni gösterdi.

1905 yılında Zürih Üniversitesinde Fizik doktorasına başladı. Aynı yıl yirmialtı yaşında olan Einstein her biri ayrı bir doktora tezi olabilecek üç teoriyi "Annalen der Physik-Fizik Dergisi"nin 17. cildinde "Hareket Eden Cisimlerin Elektrodinamiği Üzerine" başlığı altında ortaya atıvermişti. Bunlar; Fotoelektrik Etki Brovvn Hareket Teorisi ve Özel Relativite Teorisi'dir. Brown Hareketini açıklayan teorisiyle atomların var olduğunu hatta atom ve moleküllerin büyüklüğünü hesap etmeye yarayan formülleri buldu. Bugün her öğrencinin bildiği bu gerçekten o zaman dünyanın en büyük bilginleri bile şüpheleniyordu. Böylece atomun varlığından şüphlenen en inatçı kimseleri bile ikna edebildi.

Fotoejektriksel etkinin açıklamasında ışığın niteliğini ele aldı. Bütün fizikçiler ışığın dalgalar halinde yayıldığına inandıkları bir sırada ışığın maddeyi etkilediğini gösteren bulgular ortaya çıkınca ışığın dalgasal hareketinden şüphe etmeye başladılar. O özetle ışığın Quant veya Foton denen çok küçük parçacıklar-paketçikler halinde yayıldığını gösterdi.Einstein'in tipik özelliği yasak olan şeyleri düşünmekten cekinmemesiydi. Işık ışınlarının dalga mı parçacık mı olduğu uzun bir zamandır fizikçileri uğraştırmış hatta tartışmalara yol açmıştı. Tam dalga teorisini savunanlar davayı kazanmışlardı ki birden bire Einstein diye birisi ortaya çıkıyor "Işığın hem dalga hem parçacık" olduğunu söylüyordu. On yıl kadar kimse böyle yeni bir teoriden bahsetmek bile istemedi. Fakat Einstein sonunda haklı çıktı ve bu çalışması için 1921 Nobel Fizik Ödülü verildi.

****

1914 yilinda Imparator-WilhelmIntitusu' nun basina müdür olarak gelmis Preusen Bilim Akedemisinin maasli üyesi olmustur. O siralar hastalandigi icin ona kuzeni bakiyormus o sirada bir "elektriklenme" olmus karisindan bosanip 2 cocugunu karisinda birakip kuzeniyle evlenmis o sirada 1. cihan harbi bittiginden cocuklarini görmesi epey zorlasmis. Ama almanlarin savasi kaybetmesi sayesinde tekrar alman vatandasligini almis.

Ayni sene Zionizm'le ilgilenmeye baslamis ve Max Wertheimer'in kitaplarina önsözler yazmaya ve politik acidan acilmaya baslamis.

1938 yilinda atom parcalanmasi Otto Hahn ve Lisa Meintner tarafindan bulundugu zaman Einstein Amerikan Baskanina bi mektup yazarak yeni bir bomba'nin yakinda icad edilecegini söyleyerek Amerikalilarin daha cabuk davranmalarini istemistir.

Atom bombasi yapiminda ne kadar calistigi bilinmiyor bu konuda fazla yardimi olmadigi söylense de atom bombalarinin kullanimindan ve 2.cihan harbinin bitiminden sonra Devlete faizle para vermis ve savas sonunda voleyi vurmus olan bankatörler kendisine "kücük bir hediye" olarak bir yat hediye etmistir.​
 
Eistein hakkında bildiğim en güzel şey bir kedisinin olduğu ve bu kedisi için kapıya bir delik açtığı,kedisi 5 tane yavrulayınca kapıya 5 delik daha açması :D

Konu için teşekkürler.
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Geri