EHEC virüsü belirtileri nelerdir

Konu sahibi son olarak 2748 gün önce görüldü
EHEC virüsü belirtileri nelerdir

Sağlık Bakanlığı'ndan EHEC mikrobu uyarısı
lmanya'da ortaya cıkan EHEC mikrobu salgınına ilişkin, Sağlık Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği tarafından yazılı bir acıklama yapıldı


Hastanesi Klinik Laboratuvarlar Koordinatörü Doc. Dr. Kenan Keskin, gectiğimiz günlerde Avrupa ülkelerinde pek cok kişinin ölümüne neden olan EHEC’in su ve gıdalar ile bulaşan bir bakteri olduğuna dikkat cekerek, hastalıktan korunma yolları hakkında bilgi verdi.

Bağırsak enfeksiyonu şeklinde başlıyor

İnsanlar ve sıcakkanlı hayvanların bağırsaklarında yaşayan ve adına “Normal bağırsak florası bakterileri†adı verilen bakteriler bulunmaktadır. Bunların en cok bilineni ise Escherichia coli (E.coli)’dir. Bu bakteri, bağırsakta hastalık oluşturmadan üreyip coğalır. Buna karşılık E.coli’nin bazı tipleri vardır ki onlar günümüzde Almanya ve diğer bazı Avrupa ülkelerinde ölümlerle seyreden ve bu nedenle kısa sürede dünya gündemine oturan salgın hastalığa yol acmaktadırlar. E.coli bakterici 5 0C-50 0C arsı sıcaklıkta üreyebilmektedir. Bu kadar geniş bir sıcaklık aralığında üreyebilmesi etken lehine bir durum oluşturmaktadır.

Bu hastalık ilk etapta kanlı ishal ile seyreden bir bağırsak enfeksiyonu şeklinde başlamakla birlikte bir kısım hastada böbrek yetmezliği ve kanın alyuvar adını verdiğimiz hücrelerinde yıkımla seyreden ve ölümle ölümcül olabilen, adına “Hemolytic uremic syndrome†(HUS) denilen bir hastalığa doğru ilerleyebilmektedir. Konunun dünya gündemine oturmasının esas sebebi etken bakterinin ve sebep olduğu hastalığın işte bu özelliğidir. Bu tiplerin başında ise O157 H7 tipi gelmekle birlikte bu hastalığa yol actığı bilinen başka tipler de vardır. Nitekim Almanya’da tanı konulan bazı hastalardan O104 tipinin saptandığı bildirilmektedir. Esas olarak salgınlarda O157 H7 tipinin etken olduğu, sporadik (bireysel) vakalarda ise diğer tiplerin etken olduğu söylenmekteydi ancak bu salgında henüz net bir şey söylemek mümkün değildir. Bu konuda araştırmalar devam etmektedir.

Bakteri zehir üretiyor

Bu ölümcül hastalığa sebep olan E.coli tiplerini diğerlerinden farklı kılan en önemli özellikleri, bunların, “verotoksin†veya “shigatoksin†adını verdiğimiz, cok kuvvetli bir zehir üretebiliyor olmalarıdır. Hastalık bu kuvvetli zehirin etkisiyle oluşmaktadır. İşte bu zehir üreten ve ürettiği zehir sayesinde insanlarda ölümcül hastalığa yol acan E. coli tiplerine bağırsakta kanama yapıcı E.coli anlamına gelen Entero-hemorajik E.coli (EHEC) adı verilmektedir.

Gıdalara dikkat!

Bu bakteriler insanlara en sıklıkla yiyip ictiğimiz gıdalarla bulaşmaktadır. Son salgında Almanya’nın İspanya’dan ithal ettiği salatalıkların bulaşmadan sorumlu tutulmuş olmasından dolayı halk arasında “salatalık virüsü†olarak da anılmaktadır. Gerci daha sonra bu tespitin doğru olmadığı ve salatalığın kaynak olmadığı acıklanmışsa da bu isim halen kullanılmaya devam etmektedir. Eğer kaynak salatalık olsaydı bile yine de bu adlandırma doğru olmazdı, cünkü hastalığın etkeni olan E.coli, virüs değil bakteridir. Bu bakteri insanlara, yedikleri ciğ sebze ve meyveler aracılığıyla bulaşabildiği gibi bunun yanında iyi pişirilmemiş et, tavuk ve süt ürünleriyle veya bakteriyi taşıyan hayvan ve insanlarla direkt temas yoluyla da bulaşabilmektedir. Dolayısıyla bu hastalığın ve onun etkeninin salatalıkla sınırlandırılması konunun önemini azaltabilir ve yanlışlara neden olabilir.

Bu ilk değil

EHEC dediğimiz bakterilerle oluşan ve kayıtlara gecmiş ilk salgın hastalık 1982 yılında ABD’de gercekleşmiştir. EHEC ve hastalık yapıcı etkileri bu tarihten sonra tıp literatürüne girmiştir. Daha sonra bu konuda başka örnekler de gözlenmiştir. 1996 yılında Japonya’da, bir okul yemeğinden yiyen cocuklar arasında ortaya cıkan salgında 9451 cocuk hastalanmış ve bu salgında kaynağın o yemekte yenilen turp salatası olduğu tespit edilmiştir.

Ne yiyip ictiğiniz cok önemli

Şimdiye kadar gözlenmiş salgınlarda en sık sorumlu olan kaynaklar şunlardır:

• Az pişmiş hamburger
• Taze elma püresi (pastörize edilmemiş)
• Süt, yoğurt ve peynir (Pastörize edilmemiş)
• Et ceşitleri (İyi pişirilmemiş veya pastörize edilmeden hazırlanmış olanlar)
• Meyve ve sebzeler
• İcme ve kullanma suları
• İnsandan insana direkt temas ile
• Hayvanlarla direkt temas ile bulaşım gercekleşmektedir.

Çocuklar ve yaşlılara özellikle dikkat edilmeli

Hastalığın kulucka süresi 3-8 gün değişmekte, vakaların coğunda 3-4 gün arasında olmaktadır. Hastalığa en sık yakalananların kücük cocuklar ve yaşlılar olduğu bilinmekle birlikte halen devam eden salgında bilinenin tersine hastaların büyük bir coğunluğunu 18 yaş üstü bireyler oluşturmaktadır. Belki de bu salgında etken olan tipin O157H7 dışında bir alt tip olması bu durumdan sorumludur. Salgın zamanı dışında hastalığa yakalananların %3-7 kadar bir kısmında ölümcül olan HUS gelişmekteyken salgın zamanlarında hastaların %20’sinde HUS gelişmektedir. HUS gelişen hastaların ise %5 kadar bir kısmın gelişip de iyileşen hastaların yaklaşık %50’sinde kalıcı böbrek hasarı olmaktadır. Yapılan araştırmalar, kronik böbrek yetmezliği olan cocukların önemli bir kısmında bunun daha önceden gecirilmiş HUS’a bağlı olduğunu göstermektedir. Konunun bu yönü de en az güncelliği kadar önemlidir.

Karın ağrısı, kusma ve ateş görülebilir

Hastalığın başlangıc belirtileri, kramp tarzında karın ağrısı ve kanlı ishaldir. Bu belirtilere bulantı ve kusma ve ateşte eşlik edebilir. Hastalık 10 gün icerisinde iyileşir ama HUS gelişen
hastalarda tablo giderek ağırlaşır, böbrek yetmezliği ve kan hücrelerinde yıkım meydana gelir. Bu hastaların mutlaka hastanede ve durumun ciddiyetine göre yoğun bakım servisinde tedavi edilmeleri gerekir. Bilincsiz ve doktor kontrolü dışında antibiyotik kullanımı, hastalığın gidişini olumsuz etkileyeceğinden bundan kacınılması gerekir.

Kişisel temizlik kurallarına uyun

Bu hastalıktan korunmak icin yapılması gereken en önemli şey gıda sanitasyonun iyi yapılması ve şahsi hijyen kurallarına cok iyi uyulmasıdır. Sanitasyon konusunda esas işi gıda endüstrisine düşmekte, düzenleyici ve denetleyici olarak ta ilgili devlet kurumlarının üzerine önemli görevler düşmektedir. Her yemekten önce ve tuvaletten cıktıktan sonra ellerin mutlaka sabunlu su ile güzelce yıkanması alınabilecek bireysel önlemleri en kolay, en ucuz ve en etkin olanıdır. Bununla birlikte ciğ yenecek gıdaların cok iyi yıkanması, salgın tehlikesi olduğunda uygun yöntemler kullanılarak dezenfekte edildikten sonra tüketilmesi, pişirilerek yenilen yiyecekleri ise iyi pişirilmesi, yemeğin her yerinin en az 70 0C veya üzerinde sıcaklığa ulaşmasının sağlanması gerekmektedir. Kücük cocuklara ileri yaşlılara ve bağışıklık sistemi bozulmuş olan hastalara bakım yapan bakıcıların bu önlemleri cok dikkatli bicimde uygulamaları cok önemlidir.
 
Geri