Süslü püslü olur yılanın pulu
Tosbağaya evi sırtta tapulu
Kokarca dediğin berbat kokulu
Korkusundan koku salar efendim
Papağanın adam gibi dili var
Böceğin ördüğü ipek teli var
Kabaran hindinin kızıl keli var
Kızınca telleri gerer efendim
Yeşilbaş ıslanmaz gölde yüzüyor
Al keklik sürmeli gözle süzüyor
Telli turna diyar diyar geziyor
Yaşanacak yeri bilir efendim
Kangurunun belde olur beşiği
Ateş böceğinin fosfor ışığı
Kaz ile ördeğin gaga kaşığı
Eli yok ki kaşık tutsun efendim
Koyunların sırtta olur yorganı
Örümceğin ince telli urganı
Ağustos böceği hayvan cinganı
Ömrü saz çalmakla geçer efendim
Ağaç kakan tam bir usta tornacı
Kırlangıç malasız lifsiz sıvacı
Sivri mızıkacı telsiz kemancı
Ağzıyla iğne de yapar efendim
Atın ayakları davul tokmağı
Kumru uçarların bönü ahmağı
Kunduz barajların mimar yamağı
Hem mühendis hem de dalgıç efendim
Yarasa asılı başı aşağı
Tavus kuşun on dört renkli kuşağı
Katır aslı bozuk olmaz uşağı
Melezden soy bozuk çıkar efendim
Tavşanın kulağı karakaçandan
Burma bıyıkları hırsız sıçandan
Kuyruğunu almış dağlar aşandan
Dişleri fareden miras efendim
Cırcır böcekleri çalgı çalıyor
Leylek ağzı ile kaşık vuruyor
Kirpiyi dikenler sarmış koruyor
Baykuş viranları korur efendim
Pirelere mekân tilkinin kürkü
Kırlangıç tellerde söylüyor türkü
Uzun bacak deve yüklenmiş yükü
Eşeğin ardından gider efendim
Arı çiçeklerden hamur yoğurur
Karınca didinir çalışır durur
Aç sefil köpekler dokuz doğurur
İneğe bir tane çokmuş efendim
Horoz çöplüklerde küller deşiyor
Ayak kaldırarak köpek işiyor
Köslü yeraltında tünel döşüyor
Ayı iyi armut yermiş efendim
Yarasanın yolan var mı tüyünü
Camız durmadan yer yoktur öğünü
Şebek ince dalda oynar oyunu
Aslı köçek mi ki bilmem efendim
Zürafanın duyan var mı sözünü
Karaca sürmeli görsen gözünü
Al kınalı kopay sürer izini
Zebra pijamayı giymiş efendim
Kelerin pulları ince dokulu
Yılanın dişinde zehir sokulu
Bülbül şarkıcıdır yoktur okulu
Doğuştan notayı bilir efendim
Öksüz Abdil çözdü hayvanda sırrı
Arkasında iğne ağzı ball’ arı
Baykuş viranlarda ötüyor zarı
Sanına uğursuz denmiş efendim
Abdil Korkman
Tosbağaya evi sırtta tapulu
Kokarca dediğin berbat kokulu
Korkusundan koku salar efendim
Papağanın adam gibi dili var
Böceğin ördüğü ipek teli var
Kabaran hindinin kızıl keli var
Kızınca telleri gerer efendim
Yeşilbaş ıslanmaz gölde yüzüyor
Al keklik sürmeli gözle süzüyor
Telli turna diyar diyar geziyor
Yaşanacak yeri bilir efendim
Kangurunun belde olur beşiği
Ateş böceğinin fosfor ışığı
Kaz ile ördeğin gaga kaşığı
Eli yok ki kaşık tutsun efendim
Koyunların sırtta olur yorganı
Örümceğin ince telli urganı
Ağustos böceği hayvan cinganı
Ömrü saz çalmakla geçer efendim
Ağaç kakan tam bir usta tornacı
Kırlangıç malasız lifsiz sıvacı
Sivri mızıkacı telsiz kemancı
Ağzıyla iğne de yapar efendim
Atın ayakları davul tokmağı
Kumru uçarların bönü ahmağı
Kunduz barajların mimar yamağı
Hem mühendis hem de dalgıç efendim
Yarasa asılı başı aşağı
Tavus kuşun on dört renkli kuşağı
Katır aslı bozuk olmaz uşağı
Melezden soy bozuk çıkar efendim
Tavşanın kulağı karakaçandan
Burma bıyıkları hırsız sıçandan
Kuyruğunu almış dağlar aşandan
Dişleri fareden miras efendim
Cırcır böcekleri çalgı çalıyor
Leylek ağzı ile kaşık vuruyor
Kirpiyi dikenler sarmış koruyor
Baykuş viranları korur efendim
Pirelere mekân tilkinin kürkü
Kırlangıç tellerde söylüyor türkü
Uzun bacak deve yüklenmiş yükü
Eşeğin ardından gider efendim
Arı çiçeklerden hamur yoğurur
Karınca didinir çalışır durur
Aç sefil köpekler dokuz doğurur
İneğe bir tane çokmuş efendim
Horoz çöplüklerde küller deşiyor
Ayak kaldırarak köpek işiyor
Köslü yeraltında tünel döşüyor
Ayı iyi armut yermiş efendim
Yarasanın yolan var mı tüyünü
Camız durmadan yer yoktur öğünü
Şebek ince dalda oynar oyunu
Aslı köçek mi ki bilmem efendim
Zürafanın duyan var mı sözünü
Karaca sürmeli görsen gözünü
Al kınalı kopay sürer izini
Zebra pijamayı giymiş efendim
Kelerin pulları ince dokulu
Yılanın dişinde zehir sokulu
Bülbül şarkıcıdır yoktur okulu
Doğuştan notayı bilir efendim
Öksüz Abdil çözdü hayvanda sırrı
Arkasında iğne ağzı ball’ arı
Baykuş viranlarda ötüyor zarı
Sanına uğursuz denmiş efendim
Abdil Korkman