Edebiyat Kuramı: Marksist Eleştiri

  • Kullanıcı Chen
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Edebiyat Kulübü
Konu sahibi son olarak 62 gün önce görüldü
Edebiyat Kuramı: Marksist Eleştiri


Tarihin gelişmesinin birtakım kanunlara göre olduğunu ileri süren Marksizm, ekonomik teori üzerine oturtulmuş bir tarih felsefesidir.

• 1848 yılında siyasi, ekonomik ve tarih alanlarındaki fikirlerini ‘Komünist Manifesto’da açıklayan Marksizm’in kurucuları Karl Marx ve Frederich Engels, edebiyat eleştirisi ve estetik ile ilgili fikirlerini mektuplarında ortaya koymuşlardır.

Marksizme göre toplum hayatı iki temel yapıya ayrılır: Altyapı ve üstyapı. Altyapı; üretim, üretim güçleri, madde ve ekonomik dünya, eşya, soyut değerler, elle tutulup gözle görülen objeler ve maddi kurumlar olarak toplumun üzerine kurulduğu değerlerdir. Üst yapı ise “manevi değerler” olarak tabir edilen din ve ahlaka ait değerlerin tamamı ile hukuk, sanat, bilim, moda, gelenek ve kültür gibi kurumlardır.

• Marksist eleştiri’de edebiyat eseri, sınıf çıkarlarını dile getiren bir ideolojidir. Sanatı üst yapının bir parçası olduğu için dönemin ideolojisini yansıtacak, bilinçli ya da bilinçsiz olarak egemen sınıfın çıkarlarına hizmet edecektir. Bundan dolayı toplumun altyapısı, üstyapısını ve dolayısı ile ideolojisini belirleyecek; sanat eseri de bu ideolojiyi yansıtan bir yapıt olacaktır.

• Marksist felsefede toplumlar sınıfa ayrılır ve bu sınıflar arasında sürekli bir çatışma vardır. Marksizm, üreten sınıf demek olan işçi sınıfını öne çıkarmak, yaygınlaştırmak ve eskiye göre burjuva sayılan edebî çevreyi ortadan kaldırmak ister.

• Marksist eleştiri, sosyolojik eleştiri gibi genellikle bir sanat olayının nedenlerini araştırır. Ancak sosyolojik eleştiri bu nedenlerin çeşitli olabileceğini iddia ederken Marksist eleştiri ekonomik koşulları ve toplumdaki sınıf çatışmalarını esas alır ve olayı bunlarla açıklar.

• Bunlarla birlikte Marksist estetiği, incelerken, 1934’e kadar olan birinci dönem ve Toplumcu Gerçekçilik Kuramı’nın kabul edildiği 1934’ten sonraki ikinci dönem olarak ele almak gerekmektedir.

• Marx, Engels ve Plehanov gibi düşünürlerin, sanat eserleri ile ekonomik yapı arasındaki ilişkiyi araştırdıkları birinci dönemde, henüz parti tarafından saptanmış kesin bir görüş yoktur. İkinci dönem ise sanat anlayışının Sovyetlerde resmi bir nitelik kazanarak “toplumcu gerçekçilik’’ adını aldığı dönemdir.

• Marksizm’in ilk sanat teorisyeni sayılan Plehanov eserlerin sosyal gerçeklik anlayışla da açıklanabileceğini söyler ve şu kanaatlere ulaşır:

• Sanatın kökeni iştir, faydadır, ihtiyaçtır.
• Yaşamak için yapılan işler sanatın bütününü kucaklar.
• Sanatçı bağlı olduğu sınıfın ideolojisini yansıtır.
• Burjuvazi, aristokrasi ve işçiler öne çıkar.
• Sınıf çatışması sebebiyle hayata işçilerin egemen olması ana fikrini işleyen eserler, toplumsal gerçekçi eserleri oluşturur.

Marksist kuram, duyguyu öteleyip maddi, ekonomik ve tarihi kriterleri öncelediğinden özellikle romantik ve anlatımcı kuramlar tarafından eleştirilir. Edebi eseri estetik işlevini göz ardı ederek sadece maddi verilerle açıklamak, geleneksel edebiyat kuramlarının da eleştirdiği bir yöntemdir.


alintı
 
Marksist teorinin sanattaki sınır getiren bu kontrolcü yapısına yakın değilim ya, aklıma stalin dönemi edebiyat polisleri geldi, tabii bu kıyasla cok farklı bir durum. Marksist eleştirmenler eserde estetiği arka plana alıp, üretim mantığına öncelik veriyorlar. Naçizane tutumum metnin alt metni ile estetik kaygısı arasında sentez kurmaktır, sadece alt metnin dinamiklerini ele alacak olsak gider akademik yazı okuruz, sadece görünene de bakıyorsak verimsiz okuma yaparız.
 
Ne yazık ki Türkiye'de belli birtakım üniversiteler dışında edebiyat kuramı veya eleştiri dersi okutulmuyor. Ben üniversitede Marksist eğilimli bir hocadan hem kuram hem de eleştiri dersi almıştım. Edebiyatın ne olup özellikle ne olmadığı noktasında bu derslerin faydasını fazlasıyla gördüğümü söyleyebilirim. Eğer Edebiyat okuyan ya da okumuş olan arkadaşlar varsa Terry Eagleton ve Fredric Jameson gibi iki Marksist edebiyat kuramcısını okumalarını tavsiye ederim. Özellikle Eagleton'ın Literary Theory kitabını şiddetle tavsiye ederim.

Marksist kuram edebiyatın toplumsal olgularla bilhassa eseri ortaya çıkaran şartlarla münasebetini ele alıyor. Diğer edebiyat kuramlarının aksine estetik Marksist kuramcılar için öncelik değildir. Daha ziyade eser ve eserin üretim sürecini irdeler. Bu anlamda Marksist kuramı anlamlandırmak için ekonomik, tarihsel ve siyasal okumalar da yapmak gerekir. İnsanı multidisipliner bir yaklaşması bakımından diğer kuramlara kıyasla anlaması ve anlamlandırması zordur.

Türkiye'de kuram namına Berna Moran falan okutuluyor onun dışında da edebiyat İnci Enginün ve Mehmet Kaplan gibi dinozorların tekeline girmiş vaziyette. Naçizane edebiyatı doğru anlamak ve doğru anlatmak için kuram okumaları yapmak gerek. Ne bileyim, bir Barthes, Forster, Rita Felski, Todorov falan okumak gerek.

Ha unutmadan şunu da ekleyeyim, Terry Eagleton'ı 2012'de Taksim Hill otelde dinlemiştim gerçekten büyük bir kuramcıdır. Okunması ve okutulmasını şiddetle bütün çevreme tavsiye ederim.
 
Geri