Duygyusal şiirler arşivi

A
  • Kullanıcı aXi
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Şiirler
Nebe Sûresi – 78

1.Soruyorlar birbirlerine hangi şeyden?
2.O büyük peygamberlik haberinden.
3.Onlar onda ayrılığa düşmekte.
4.Hayır, bilecekler ileride.
5.Hayır, hayır! Bilecekler ileride.
6.Biz yapmadık mı, yer yüzünü bir döşek;
7.Dağları da birer kazık?
8.Ve sizi çift çift yarattık.
9.Uykunuzu dinlenme yaptık.
10.Geceyi bir örtü gibi kapattık.
11.Gündüzü de geçim zamanı kıldık.
12.Üstünüze yedi kat gök çattık.
13.İçlerine parıl parıl kandiller astık.
14.Bulutlardan şarıl şarıl sular akıttık.
15.Onunla taneler ve bitkiler çıkardık.
16.Sarmaş dolaş bağlar, bahçeler yaptık.
17.Hüküm ve ayırma günü,
Belirlenmiş bir vakittir.
18.O gün, sura üflenir;
İnsanlar bölük bölük gelir.
19.Gök açılıp delik delik delinir.
20.Dağlar yürütülüp serap haline gelir.
21.Cehennem olur bir gözetleme yeri
Bunda şüphe yok.
22.Azgınlar için de bir son durak.
23.Onlar orada çağlar boyu kalacak.
24.Orada ne bir serinlik,
Ne de bir içecek tadacak.
25.Bir kaynar su ile bir irin ancak.
Onların yaptıklarına karşılık.
26.Uygun bir ceza olarak.
27.Hesaba çekileceklerini onlar,
Kabul etmiyorlardı hak.
28.Ayetlerimizi de yalan sayarak.
29.Biz de her şeyi belirledik,
Bir kitapta sayıp yazarak.
30.Tadın azabınızı artık,
Gerekir size kat kat artırmak,
Değiliz size başka bir şey yapacak!
31.Takva sahipleri için kurtuluş var.
32.Onlara bahçeler, bağlar.
33.Göğüsleri tomurcuklanmış yaşıt kızlar.
34.İçleri dolu dolu bardaklar.
35.Ne boş söz, ne de yalan duyarlar.
36.Bunlar, Rabbinden verilen bağışlar.
37.Göklerle yerin ve arasındakilerin,
Rabbi olan Rahman’dan.
38.O gün, ruh ve melekler,
Dururlar orada sıra sıra.
Hiç kimse konuşamaz o anda,
Rahman’ın izin verdiğinden başka.
Dosdoğru konuşur onlar da.
39.O gün, gerçektir elbette,
Dileyen bir yol tutsun o halde,
Ulaşmak için Rabbine.
40.Çünkü yakın bir azabı size,
Hatırlattık biz şöylece:
O gün kişi kendi elleriyle,
Bakacak yaptığı işlere.
Kâfirler diyecek o günde:
“Ben daha önce,
Toprak olaydım keşke! ”
 
Oyun Sahası

Dünya bir oyun sahası, maç yapılan stat;
Öncekiler göçüp gitti, biraz da sen top at.
 
Öğretmen Türküsü

Hey hey!
Ben bir öğretmenim, ben bir sevdalı;
Hey hey, ben bir sevdalı!
Durmadan çalıştım, koştum devamlı…
Çilekeş insanız adımız namlı;
Hey hey, adımız namlı!
Adımız her yerde anılmalıdır, anılmalıdır.

Hey hey!
Ben bir öğretmenim, ben bir bahçıvan;
Hey hey, ben bir bahçıvan!
Çiçekler ekenim, güller sulayan…
Güzeli öğreten, dallar budayan;
Hey hey, dallar budayan!
Gönüller sultanı öğretmenim ben, öğretmenim ben.

Hey hey!
Okuttum gençleri, dokundu faydam;
Hey hey, dokundu faydam!
Her birini ettim büyük bir adam…
Kimi vali oldu, kimi kaymakam;
Hey hey, kimi kaymakam!
Adımız tarihe yazılmalıdır, yazılmalıdır.

Hey hey!
Ben bir öğretmenim, çıktım yarışa;
Hey hey, çıktım yarışa!
Kavgayı bitirip koştum barışa…
Gezdim Türkiye’yi karış karışa;
Hey hey, karış karışa!
Adımız tarihe kazılmalıdır, kazılmalıdır.

Hey hey!
Yüce dağlar geçtim, tepeler aştım;
Hey hey, tepeler aştım!
Yel gibi eserek sel gibi coştum…
Nice zorluklarla ben hep uğraştım;
Hey hey, ben hep uğraştım!
Engelleri yıkan kahramanım ben, kahramanım ben.

Hey hey!
Engelleri aştım, zorluklar yendim;
Hey hey, zorluklar yendim!
Karda, kışta koşan, devamlı bendim….
Mum gibi eriyip bitip tükendim;
Hey hey, bitip tükendim!
Kendini tüketen bir yıldızım ben, bir yıldızım ben.

Hey hey!
Tükenmez bu sevgi, bitmez bu sevda;
Hey hey, bitmez bu sevda!
Hizmet ediyoruz hepimiz yurda…
Gençleri kaptırman çakala, kurda;
Hey hey, çakala, kurda!
Yurdumu ışıtan bir güneşim ben, bir güneşim ben.

NOT: Öğretmen, insanı eğiten, onu adam eden en büyük bir sanatkârdır. İnsanı adam etmek ise en zor bir iştir. Be nedenle öğretmenler en zoru başaran en büyük kahramanlardır. Bunun için ‘Öğretmen Türküsü’ bir kahramanlık havası içinde söylenmelidir. Buna da en uygun olanı Köroğlu’nun ‘Benden selam olsun Bolu Beyi’ne’ türküsü gibi söylenmesi çok uygun olur. Başarı dileklerimle.
 
Öğretmenim Ben

Hey hey!
Ben bir öğretmenim, ben bir sevdalı;
Durmadan çalıştım, koştum devamlı.
Çilekeş insanız adımız namlı,
Adımız her yerde anılmalıdır,

Hey hey!
Ben bir öğretmenim, ben bir bahçıvan;
Çiçekler ekenim, güller sulayan.
Güzeli öğreten, dallar budayan;
Gönüller sultanı öğretmenim ben,

Hey hey!
Okuttum gençleri, dokundu faydam;
Her birini ettim büyük bir adam.
Kimi vali oldu, kimi kaymakam;
Adımız tarihe yazılmalıdır,

Hey hey!
Ben bir öğretmenim, çıktım yarışa;
Kavgayı bitirip koştum barışa.
Gezdim Türkiye’yi karış karışa;
Adımız tarihe kazılmalıdır,

Hey hey!
Yüce dağlar geçtim, tepeler aştım;
Yel gibi eserek sel gibi coştum.
Nice zorluklarla ben hep uğraştım;
Engelleri yıkan kahramanım ben,

Hey hey!
Engelleri aştım, zorluklar yendim;
Karda, kışta koşan, devamlı bendim.
Mum gibi eriyip bitip tükendim;
Kendini tüketen bir yıldızım ben,

Hey hey!
Tükenmez bu sevgi, bitmez bu sevda;
Hizmet ediyoruz hepimiz yurda.
Gençleri kaptırman çakala, kurda;
Yurdumu ışıtan bir güneşim ben,

NOT: Bu şiirimizi 'Benden selam olsun Bolu Beyi'ne' türkümüzün makamında söylemek mümkündür.
 
Ölüm

Gerçek bir olay ölüm…
Hayatta ayrı bir bölüm.
Bize verilen emanet,
Sahibine döner nihayet.
Uçarken bülbülüm,
Gelir benim ölüm.
Solar mı ki o gün,
Acaba benim gülüm?
 
Ömrün Sonu

Ömrün sonu ölüm olduktan sonra,
Ne fark eder;
İster uzun olsun, isterse kısa!
 
Ömür

Ömür çözülen bir yumak;
En büyük gaflet:
Yumak çözülürken uyumak.
 
Pınar Ailesi

Yıldız gibi parlak,
Su gibi berrak.
Ak PINAR’ım ak,
Çağlayarak.

Susuz çöllere,
Yanık gönüllere,
Ak PINAR’ım ak,
Şifa niyetine.

Çocuk gül gibi,
Havası sevgi,
Suyu ise bilgi.
PINAR’ın prensibi.

PINAR bir aile,
Çocuklar bizde,
Sevgi ve bilgiyle,
Yetişir güzelce.

Gönlümüzde sevgi,
Kafamızda bilgi.
Aşıyoruz biz,
Bütün engelleri.
 
Rahmet Suyu

Ölüm, mü’minler için rahmet suyu;
İnkâr edenlere karanlık bir kuyu!
 
Sahtekâr

Kesilen kurbanlara acıyan sahtekâra bak!
Acımak aklına gelmez, et yerken tabak tabak!
 
Sararan Başaklar

İnsanlar da ekinler gibi,
Ekilir, gelişir ve büyür.
Sararan başaklar gibi,
Onlar da bir gün yere dökülür.
 
Son Durak

Hayat sanki bir merdiven,
Çıkılır hep basamak basamak.
Bizi ya güldürür, ya ağlatır,
Ahiret denen son durak.
 
Sorulmayacak

Sen gelirken bu dünyaya,
Nasıl ki fikrin sorulmadıysa;
Göçerken öbür dünyaya,
Sorulmayacak o gün de sana.
 
Şeytan

Elbet gelecektir ölüm!
Başlar hayatta ikinci bölüm.
Yolculukta kısa bir fasıl;
Hayat ondan sonradır asıl.
Aklımıza düştükçe her an,
“Unut! ” diye fısıldar şeytan.
 
Ter Dökmek

Dünya uzun bir maraton,
Elbet bir gün bulur son.
Gezip eğlenen değil,
Ter dökenler alır on.
 
Tsunami

On beş metre dalga, deniz kudurur;
Allah vurursa işte böyle vurur!


Not:
GÜNEY ASYA DEPREMİ
26 Aralık 2004 Pazar 25.000 Ölü
Sonra 75.000 ölü oldu
Daha sonra 150.000 oldu
28 Ocak 2005
Toplam 300.000 Ölü oldu

Ancak gerçek ölü sayısı hiçbir zaman belli olmayacak...
 
Tükürme

Sakın ha, yazık olur, yere tükürme;
Çok insan var, tükürülecek yüzüne!
 
Unutulmak


Büyük bir nimet:
Bize verilen unutkanlık.
Derin acılar unutulmasa,
Ne olurdu insanlık?

Büyük gün hızla,
Bize yaklaşmakta.
En büyük hatamız:
O günü unutmakta!

Hesaba çekilecek mutlak;
Bunda şüphe yok muhakkak!
Ne kadar acı o günde,
Allah tarafından unutulmak!
 
Utan

İşte Alparslan,
İşte Fatih Sultan Mehmet Han.
Bize barbar diyen insan,
Utan, utan, utan!

Alparslan yendiği halde Romen Diyojen'i affetti; ama kendi milleti onun gözlerine kızartılmış mil çekerek gözlerini kör etti. Fatih de İstanbul'u aldığı halde bütün Bizans halkını affetti. Onlara hiç bir kötülük yapmadı. Mallarında, canlarında serbest olduklarını bildirdi; tıpkı Peygamberimizin Mekke'yi fethedince kendisine en büyük kötülükleri yapan müşrikleri affettiği gibi. Bizim tarihimiz bu gibi şanlı olaylarla doludur. Tarihte bu gibi olaylara bizden başka diğer milletlerde rastlamak mümkün değildir. Bunlar açıkça ortada dururken bizi kötülemek için bize barbar dediler. Biz nasıl barbar olabiliriz?
 
Uygun Vakit

Kızarmadan dövülmez demir,
Allah’ın koyduğu emir.
Her iş yapılırken de böyle,
Uygun bir vakit gerekir.
 
Geri