Duygyusal şiirler arşivi

A
  • Kullanıcı aXi
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Şiirler
İyi-Kötü

Başına acı bir olay gelince,
Üzülüp de “Ah, vah! ” deme binlerce.
Sevilen bir olay sana değince,
Bayram edip sevinme günlerce.
Senin için hangisi kötü, hangisi güzelce,
Biz bilemeyiz, Allah bilir sadece.
 
Kadir Sûresi – 97

1.O Kur’an’ı biz elbette,
İndirdik Kadir gecesinde.
2.O gecenin ne olduğunu,
Nereden bileceksin sen de?
3.Bin aydan elbette,
Daha hayırlıdır o gece.
4.Melekler ve Cebrail de,
Rablerinin izniyle,
Her türlü iş için yeryüzüne,
İnerler hepsi birlikte.
5.Şafak sökünceye dek o gece,
Bir esenliktir herkese.

L
 
Kanayan Yara

Kanayan bir yara gördüm mü, yanar tâ ciğerim,
Onu dindirmek için kamçı yerim, çifte yerim.
Adam aldırma da geç git, diyemem, aldırırım.
Çiğnerim, çiğnenirim, hakkı tutar kaldırırım (Bu iki beyit M.A.ERSOY’undur)

Memeleri kesilen müslüman ana,
Evi barkı yıkılan anne ve baba,
Irzına geçilen yavru kızlarımla,
Öksüz, yetim kalan çocuklarıyla,
Bosna Hersek ile Saray ve Bosna

Kanayan bir yara! Kanayan bir yara!
Bu yarayı sarmadan uyumak haram sana!
Haydi Müslüman! Haydi kalksana! ...
Bu yarayı sarmadan, uyumak haram sana!

Kanayan bir yara gördüm mü, yanar tâ ciğerim,
Onu dindirmek için kamçı yerim, çifte yerim.
Adam aldırma da geç git, diyemem, aldırırım.
Çiğnerim, çiğnenirim, hakkı tutar kaldırırım

Yerle bir edilen Halepçe ve Hama,
Açlıktan can veriyor işte Somalya!
Yahudi’yi korkutan sapan taşıyla,
Gencecik yavrular Filistin yurdunda,
Kolları kırıldıysa taşla, sopayla…

Kanayan bir yara! Kanayan bir yara!
Bu yarayı sarmadan uyumak haram sana!
Haydi Müslüman! Haydi kalksana! ...
Bu yarayı sarmadan, uyumak haram sana!

Kanayan bir yara gördüm mü, yanar tâ ciğerim,
Onu dindirmek için kamçı yerim, çifte yerim.
Adam aldırma da geç git, diyemem, aldırırım.
Çiğnerim, çiğnenirim, hakkı tutar kaldırırım

Marmara Denizi Heybeliada’da,
Rahibelere hep kendi okullarında,
Okurken kapalı, tepeden tırnağa.
Baş örtülü kızım, okul kapısında,
İçeri alınmaz kendi öz yurdunda.

Kanayan bir yara! Kanayan bir yara!
Bu yarayı sarmadan uyumak haram sana!
Haydi Müslüman! Haydi kalksana! ...
Bu yarayı sarmadan, uyumak haram sana!

Kanayan bir yara gördüm mü, yanar tâ ciğerim,
Onu dindirmek için kamçı yerim, çifte yerim.
Adam aldırma da geç git, diyemem, aldırırım.
Çiğnerim, çiğnenirim, hakkı tutar kaldırırım

Zalim Amerika Afganistan'da,
Şimdi de kan akıtıyor Irak'ta.
Müslümanlar biribirini vurmakta..
Ne haldedir bilinmiyor Çeçenya.
Karalar giyinmiş Mescid-i Aksa!

Kanayan bir yara! Kanayan bir yara!
Bu yarayı sarmadan uyumak haram sana!
Haydi Müslüman! Haydi kalksana! ...
Bu yarayı sarmadan, uyumak haram sana!
 
Kar

Her tarafta bembeyaz kar;
İçimde büyük sevinç var.

Pamuk tarlasıdır her yer,
Gezip görülmeye değer.

Kaçırılmaz bu manzara,
Doyum olur mu hiç kara?

Haydi çocuklar koşun,
Kartopu oynayıp coşun.

Koşup gülerek eğlenin,
Karda oynayıp sevinin.

51
 
Kara

Dünyanın yüzü deniz ve kara,
İyilikler ak, kötülükler kara.
Kötülerle oturup kalkarsan,
Sana da çalarlar bir gün kara.
Bakarak incele de ibret al,
Her tanesi farklı olan kara.
İslâm aktır, İslâm güzelliktir;
Ona uymayanlar bize kara.
 
Kendi Kazar

Hayat, belirli bir vakit;
İki nokta arasında,
Doğarken verilen nakit.
Doğumdan ölüme kadar,
Biçilen bir süren var.
Sürer mezara kadar.
Tükenir azar azar.
Bu dünyada insanlar,
Kendi elleriyle kuyularını,
Yine kendileri kazar.
 
Kendimiz ekeriz

Beynimiz bizim sanki birer bahçemiz;
Gül veya dikeni kendimiz ekeriz.
 
Kır

Bahar geçer, güz gelir olur kır;
İnsan yaşlanır, başa düşer kır.
Öyle azimli, sabırlı ol ki,
Bütün güçlükleri göğsünde kır.
 
Kibir

Başınla gökleri,
Topuğunla yerleri,
Delebilir misin sen?
Öyleyse bu kibir neden?
 
Kim

Gel çocuğum seninle,
Dolaşalım evrende.
Bakıp göğe ve yere,
Düşünelim birlikte.

Yağan dolular gibi,
Gök taşlarından bizi,
Koruyan atmosferi,
Yer yüzüne saran KİM?

Canlıların besini,
Her yerde oksijeni
Üreten bitkileri,
Böylece planlayan KİM?

Karbondioksit bile,
Güneş enerjisiyle,
Dönüşüyor meyveye.
Bunun mühendisi KİM?

Tam yirmi dört saatte,
Oluşur gündüz, gece.
Dünyayı çevresinde,
Devamlı döndüren KİM?

Dünyay’ı tam Güneş’e,
Canlı, yaşasın diye,
Santimi santimine,
Ölçüp yerleştiren KİM?

Gezegenler ve dünya,
Güneş’in etrafında,
Dönüyorlar son hızla.
Durmadan koşturan KİM?

Tüm elektronlar bile,
Döner bir saniyede,
Elli bin kilometre.
Hareket ettiren KİM?

Bu olaylar gerçekte,
Olmaz kendi kendine
Bil bakalım öyleyse,
Çözülsün bu bilmece.

En üstün bir kuvvet var,
Bunları hep o planlar.
“Allah” deriz biz O’na,
Hep kalbimizde yaşar.

Yaşa çocuğum bildin,
Beni çok sevindirdin.
Allah’ın emrini tut,
Ol sen de gerçek MÜ’MİN.
 
Kötü Arkadaş

Ah gençlik ah; delice akar!
Durmadan gezip tozar.
Kötü arkadaş sayesinde,
Bozulur azar azar.

Bazen güler, bazen kızar,
Birbirine eder nazar.
Elbet bu dünyada herkes,
Geleceğini kendi yazar.

Hoş gelir içmek sigara,
Düşerse içki ve esrara,
Alışırsa bir de kumara,
Kısa sürede girer mezara.

Arkadaşına iyi bak;
Eğri yolda mı; yoksa hak.
Kötü alışkanlık varsa,
Durmalısın ondan uzak.

Arkadaşlık dengi dengine;
Önce ahlâk, sonra rengine.
Kötülerle dost olan,
Yazık eder kendine!
 
Kötü Evlât

Her büyük şey azdan olur;
Çoğalır azar azar.
Büyük sözü dinlemeyen,
Düz yolda bile azar.
Bir evlât kötüyse eğer,
Dirlik-düzeni bozar.
Hazıra dağlar dayanmaz,
Yer, içer; gezer tozar.
Kendi hatasını görmez,
Hep başkasına kızar.
Kusurlarını görmek için,
Kendine etmez nazar.
Başına her ne gelmişse,
Hepsini kendi yazar.
Sonunda onu da paklar,
Derin, çukur bir mezar!
 
Kulluk

Kimi insanlar olmuş nefsine kul;
Kimine hükmediyor mal-mülk, para- pul.
Bütün ilahları terk ederek sen,
Allah’a kul ol da kölelikten kurtul!
 
Kurban


Her bayramda kurban keserken,
Bundaki asıl sırrı öğren.
Allah’a öyle teslim ol ki,
Kesilecek bir kurban sanki.
Sen İsmail olmazsan eğer,
Kestiğin kurban boşa gider.
Malın-mülkün, canın, her şeyin,
Kurban olmalı Allah için!
 
Külfet-Nimet

Verilen bir mühlettir hayat insana;
Uzun yaşamak mı, ya da kısa;
Hangisi külfet, hangisi nimet sana?
Bunu bilmek mümkün değil asla!
 
Künde

Bir gölge gibi sanki,
Takip eder ecel bizi.
Ya bir hastalık nedeniyle,
Ya bir kaza ile,
Ya da bir kalp kriziyle,
Düşürür bizi kündeye!
 
Mezar


Her insan kendi tarihini kendi yazar;
Sonra yaşar azar azar.
Arkasından hesaba çekilmek için,
Ona da açılır çukur bir mezar.
 
Mola

Ölüm, sanki kısa bir moladır yolda;
Uzunca yapılan bir yolculukta.
 
Molacık

Ölüm, yolculukta azıcık,
Verilen kısa bir molacık.
Bu dünya ile ahiret,
Arasında bir kapıcık.
İnsan ikisine birden,
Hazırlanmalı birazcık!
 
Ne Tavuk Ne Kaz

Kış ve yaz,
Çalarsan saz,
Gayret etmezsen biraz,
Çalışırken edersen naz,
Koşturmaktan almazsan haz,
Ne tavuk gelir, ne de kaz!
 
Geri