Duvarları Yıkan Efsane: Roger Waters

Konu sahibi son olarak 2694 gün önce görüldü
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Pink Floyd grubunun vokalisti, efsanevi isim Roger Waters bu yaz gerçekleşecek 'The Wall/Duvar' turnesinden, hiç tanıyamadığı babasına ve...

Pink Floyd'un neden bir daha asla bir araya gelemeyeceğine dair bilgiler veriyor bize. Küçük bir not: İngiliz müzisyen, turne kapsamında 3 Ağustos'ta tekrar İstanbul'da!

Aktivist Eric Fletcher Waters, savaşmayı reddettiğinden sivil olarak ambulans şoförlüğü yaparken Alman hava saldırısı sırasında, oğlu henüz 5 aylıkken hayatını kaybetti. 1943 yılında dünyaya gelen Roger Waters, babasını hiç tanımamış olmanın verdiği umutsuzluk ve kaybolmuşluk hissini ne sakladı ne de etrafını duvarlarla çevirdi. Hatta savaşın bu daimi zulmüne şarkılarında bile yer verdi: "Söyleyeceklerimi söyleyebilmek için yeterince tanınan ve meşhur biri olduğum için kendimi hep çok şanslı hissetmişimdir. Eğer birinin herhangi bir konuda herhangi bir fikri varsa, onu duyurması gibi bir zorunluluğu olduğunu düşünüyorum."

Babasının ölümünden dolayı duyduğu üzüntüyü evrensel temalı 'The Wall'da ve daha kişisel şarkı sözleriniyse Pink Floyd'la yaptığı son albüm 'The Final Cut'da oldukça açık bir şekilde hissettiriyor. 'When The Tigers Broke Free' şarkısı, "Başkomutan babamı benden işte böyle aldı" sözleriyle bitiyor.

"Bunu sizin için yapıyoruz" yalanı
"Çocuklarımızın hiç bir zaman Afganistan'a gitmesi taraftarı değildim" diyor ve ekliyor yaşayan efsane, "Bu tam bir delilik! Oraya tam 200 yıldır evlatlarımızı gönderiyoruz ve bu Baharat Yolu'nu açık tutmaktan başka hiçbir halta yaramadı. Başından beri bunun adı ticaretti yani. Konserler sırasında, kolu veya bacağı olmayan birçok İngiliz'le tanıştım ki, yaralı, sakat Amerikalılardan hiçbir farkları yoktu. Onların hepsi dış politikanın aptallığı yüzünden sakat kalan insanlardı sadece. II. Dünya Savaşı'ndan beri, asker gönderilmesi gereken tek bir savaş dahi olduğunu düşünmüyorum. Kore'yi ele alacak olursak vazgeçmek zorunda kaldılar ve ortaya sınır çektiler. Ne oldu? Tam bir karışıklık."

İngiliz müzisyen, masum insanların ölümüne dayanamıyor: "Ben ABD'de yaşıyorum ve Obama'nın odasında kimbilir kiminle otururken, hiçbir yasal gerekçe olmaksızın kimi öldüreceğine karar verdiği gerçeğinin ızdırabını çekiyorum. Bir de diyorlar ki, 'Bunu sizin için yapıyoruz!' Ama her şey gizlice ve şeytani. Sonra Idaho'da birkaç çocuğun yaptığı pilotsuz uçak gidiyor, 6 bin mil uzaklıktaki bir yeri havaya uçuruyor. Genelde de düğünde eğlenen masum insanlara denk geliyor bu uçak her nasılsa."

'The Wall'un 33 yıllık yolculuğu
Müziğe geçersek; efsanevi müzisyen 20 Temmuz'da çıkacağı 'The Wall' turnesi hakkında şunları söylüyor: "Bunun sadece Roger Waters'ın sefil hayat hikayesini anlatan bir şov olmasındansa, bizi ayıran duvarları daha teatral ve evrensel bir parça haline getiren bir halde olması konusunda emindim. Zenginle fakiri, hıristiyanla müslümanı ve kuzeyle güneyi ayıran duvar..."

Ve, tabii en çok merak edilen soru; "Pink Floyd yeniden bir araya gelir mi?" Roger Waters, soruya doğrudan yanıt veriyor: "Hayır, her şey 1985'te bitti."

Baştan alırsak, "Pink Floyd'dan ayrılıktan sonra kaybedecek hiçbir şeyim yoktu. İnsanlar, beni görmekten gerçekten memnundu. 'Acaba emekli olmakta çok mu aceleci davranıyorum?' diye düşündüm ve elimi taşın altına koymaya karar verdim" diyor öncelikle Waters.

"Her şey 1985'te bitti"
Pink Floyd'dan ayrı 'In The Flesh' turnesiyle 1999, 2000 ve 2002 yıllarında üçlü seri yaptı, 2006, 2007 yıllarında da yaptığı turnelerle 'Stadyum Yıldızlığı'na sıçradı. Roger Waters gibi zengin bir hikayesi olan adam bile, "Pink Floyd'tansa, kendi grubumla turneye çıkabilmek benim için dönüm noktasıydı" diyor. Turne bittiğinde, "İşte buydu" demesine rağmen bulunduğu yerden uzaklaşmak istemeye başlayan Waters'a eşi, "Tekrar turneye çıkmalısın evet ama eğer çıkarsan, geriye yapabileceğin tek şey kalır, o da 'The Wall'" demiş. Waters bunu gülerek anıyor ve ekliyor: "Bense, 'Konuşma, çünkü anlamıyorsun' dedim. Sonra bunun mümkün olup olamayacağını düşünmeye başladım. Sonunda ona gidip, 'Biliyor musun, sen haklıyın' dedim."

'The Wall' başarısını çoktan kanıtladığına göre geriye tek bir soru kalıyor akıllarda: "Bir gün tekrar bir Pink Floyd üyesi olarak David Gilmour ve Nick Mason'la sahneye çıkmayı düşünüyor mu?"

"Hayır" diye cevaplıyor ve devam ediyor: "Nick'le buluşuruz. Anında geçmişten söz açar. Ama Pink Floyd'dan geçerli bir sebepten ayrıldım ve doğru olan buydu. 1985'te her şey bitti ve bu hâlâ öyle."

Çeviri: Fatma Uyar / Milliyet Cadde
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Geri