Düşlerinde Özgür Dünya

Konu sahibi son olarak 3 gün önce görüldü
O kadar güzeldir ki bazı şeyler ne olursa olsun iyi ki yaşadık, dersin. Çünkü O gittiğinde sarılacağın sadece anılarındır. O güzel ve sıcak anılar. Onunla bütün olduğun zamanlar. Nefes nefese beklediğin dakikalar. Bir mesaja sığdırdığın binlerce anlamlar. Özlemenin bile bir tadı vardı. Beklemenin heyecanlı telaşı. Kalbin atar ya hani ve kalbinin attığını o duyar sadece o duysun sadece şimdi kalmasa bile.

Bu da çok mu duygusal filan oldu ki (:​
 
Halının üzerine binlerce peçete attım. Annem mikrop saçmasın diye saat başı geldi topladı onları. Kendi kafasına buyruk bir parke içine su kaçmış olmalı, garip bir şekilde çatırdadı. Grip olduğum için çeşit çeşit bitki çayı içiyorum. İnternetten "grip nasıl çabuk geçer" filan gibi şeyleri araştırıyorum. Hafif ateşim de var. Gribin ikinci günü, olsun bakalım.
Bugün bir arkadaş battaniyeni benimle paylaşır mısın, dedi. Cevap veremedim ona. Herkesin hayalidir aslında, sevdiğin insanı yanına alıp battaniyeyi de dizlerine kuş tüyü gibi bırakmak. Bence sevgiliyle yapılması gerekenler listesinin başında gelir. Ama ben kimseyle battaniyemi paylaşmadım.
Çok eskiden, ilk defa aşık olduğum sıralarda, sevgilimin doğum gününe bir hafta kalmıştı. Bir dükkanın önünden geçerken aşırı güzel buz mavisi bir battaniye görmüştüm. Yumuşacık olduğu belliydi ve fiyatı da çok uygundu. Tam onu sevgilime alacaktım ama vazgeçip ona çok istediği metal bir süs eşyası hediye ettim. Hediyeyi verdikten sonra aslında ona battaniye alacağımdan bahsettim. Onunla dalga geçtiğimi düşündü. İyi ki almamışsın ne yapacağım battaniyeyi, filan dedi. Biraz yüreğim burkulmuştu.
İnsan aşkıyla her şeyi paylaşabilmeli. Hatta battaniye dizine serip üzerinde patlamış mısır yemeli. Gömleğine yanlışlıkla portakal suyu damlatıp sırf onun hatası diye o lekeyi bile sevmeli.
Bence aşk ince bir duygu. Aşktan anlamayacak insanların eline geçmemeli. Korunmalı hatta saklanmalı. Eğer sizin çok sevdiğiniz biri varsa onu yuvanız yapın. Saklayın kimselere göstermeyin ve çok sevin. Bir gün gelip sana battaniye alacağım, derse kabul edin. Belki sizi korumak, sarıp sarmalamak istemiştir.​

[YOUTUBE]fWcHvXDqSO8[/YOUTUBE]​
 
Tatilde evde yapılacak en güzel şey.
Bira içerek fanzin okumak

8QLjR7.jpg
 
Herkesin kalbinin çizildiği bir yer var. Orada görünmez bir duvara çarpıyorsun. Daha öteye gidemiyorsun. Bütün dünyan o çakıldığın yerden uzanabildiğin yere kadar oluyor artık. Ben de o günlerde bir yerde çakıldım işte. Ama tam nerede bilemiyorum. Hiçbir zaman da bilemeyeceğim bunu​
 
Saf olabilirim,
Ama salak biri değilim.
Buna istinaden kötü biri de değilim.
Ve evet bunu açık yüreklilikle de dile getirebilirim,
Çünkü karşımdaki insana yaklaşımlarımda yoktu hiç art niyetim..
Ne tuzak kurdum önüne birinin,
Ne de arkasından oyun çevirdim..
Kimseye düşmanlık beslemedim,
Bana düşmanlık besleyenleri de Allah'a havale ettim..
Asla kimseyi bile bile incitmedim,
İstemeden incitecek gibi olsam kendimi geri çektim,
Beni incitenler mi?
Onları çoktan affettim..
Evet benimde vardı içimde şeytan ve meleklerim,
Ama ben meleklerimin öğütlerini dinlemeye gayret ettim..
Hiçbir zaman sevdiğim kadar sevilmedim,
Yine de sevmekten vazgeçmedim..
Yeri geldi canımı acıtanları bile sevdim,
Hatta onlar için dua bile ettim..
Canım yanarken,
İçim kan ağlarken bile hep gülümsedim,
Ve bundan daha öteye gitmedi samimiyetsizliğim..
Çoğu kez suistimal edildi iyi niyetim,
Ama iyi niyetimden de vazgeçmedim.
Çünkü ben bir pire için yorgan yakabilen bi tip değilim..
Maddi olan hiçbir şeye tamah etmedim,
Belkide bu yüzdendi manevi yönden yoksun insanlarla imtihan edilişim..
Hiçkimseyi kendime oyuncak etmedim,
Samimiyetle geleni geri çevirmedim,
Yeri geldi çok ezildim,
Ama daha hiçkimseyi ezip geçmedim..
Bunlardan pişman mıyım peki?
Tabiki de hayır asla değilim..
Çünkü bu benim!
2+2=4 ederim,
Eğer 3 görüyorsan beni,
Bu senin eksikliğin..
Yok eğer 5 görüyorsan,
O da senin mübalağayı sevişin..​
 
İnsanın sadece düşlerinde özgür dünya dilemesi ve yaşaması ne acı değil mi
Aynı ruh halindeyim başlığı gördüm daldım kusura bakma
 
Yorgunum bu aralar. Merak etmiyorum hiçbir şeyi. Yerimden kalksam dünya yerinden oynayacakmış gibi hissediyorum. Çok susuyorum zaten konuşmak için de çaba sarf etmiyorum. Ha bak mesela gülüyorum , ağlıyorum ama bunlar hep yorgunluktan. Özlemiyorum artık kimseyi zaten bu dünyanın en boktan hissi değil mi ? Hissettiklerimi rahatça anlatamıyorum işte bu da en kötüsü. Kalabalıģa çıkıyorum ama hala en dip köşelerdeyim ve saçmalıyorum.
Bütün bu olanlara anlam veremiyorum. İnsan yorgun olunca böyle mi hissedermiş bunu da daha yeni anlıyorum ama olanları anlamlandıramıyorum. Şarkı dinliyorum gözlerim doluyor ama bunu bi olaya bağlayamıyorum. Neyse yorgunum işte anlayın beni daha fazla anlatamıyorum.
 
Geri