Düşgüzâr Kelimeler

Konu sahibi son olarak 920 gün önce görüldü
Hiç uğruna kırdılar,
kanattılar, yordular bizi...
öyle ki
yaralarımızı saracak dermanımız bile yoktu
kendimize geldiğimiz vakit.
"kırılmasın, kurusun kalbiniz."
 
Beni oyalayan olay ve insanları
hatta hayalleri bile bir kenara bırakıp
yola devam ettim.

DEĞİŞTİ DEDİLER.
DESİNLER....

Ben sadece
boş yere vaktimi alanları eleyip
dünyamı temize çektim.

HEPSİ BU.
 
İnandım ve yanıldım hepsi bu işte...
hak ettiğimi layık görmeyen kendinden utansın​
 
Aşkın bir arada tutamadığı
birbirini anımsatan iki ayrı yalandık, biz.
Buna sadece ayrılık kandı.

Ve o'nu bir yere,
Beni bir başka yere attı.

Ardı, azap.
Ötesi yok, berisi yokmuş, dahası yoktur...
 
Hep kendi kendimi ıskalayan
bir ahmağım sandım.
Yokluğunda kendim bulamadığımı, aynadaki
boşlukları gördükten sonra anladım.
Dudağındaki soğuk yatağa kıvrılan o sıcak
nefesti, sessizlik.

Ardı, figan.
Ötesi dil, birisi şiir, dahası çığıltıdır.

Ben, sen, biz...
İç kanamaları durmayan üç ayrı hastayız şimdi.
Hepimiz tekiliz.
Hepimiz aşk tarafından terk edileniz.

Yitirdiğim kadar bulmanın,
Uyuduğum kadar uyanmanın,
Can verdiğim saatlerin hesabından can
almanın
vaktidir, şimdi.
Yar olmaya yüz tutmuşken, yardan oldum
kısmetlerin kıtladığında.

Ardı, boş.
Ötesi ömür, berisi karayazı,
dahası yazgı hatasıdır.
 
Acının ve ağrının kentidir,
Hayatın hep arka odası.
Zamanın arka bahçesidir biraz da ve sadece hep
"bir gün" olarak verilir, dün.
Benim yalnızlıkla cezalandırılmamdı, aşk.

Ardı, ruh alemi.
Ötesi şer, berisi ecel, dahası kalptir.

Yüzdüğüm kadar boğulmanın,
Tanıdığım kadar yabancılaşmanın,
Eriten ve meleten kelimelere, deyiş bulamanın
vaktidir şimdi.

Var olmaya gelmişken, yok olarak yakıldım
ateşlerinde.

Benim için,
"Unuttuğunu bilmemek için gitmek" oldu artık
yollar.
Aşkın yalnızlıkla cezalandırdığıyım, ben.

Ardı, dua.
Ötesi ibret, berisi av, dahası cinnettir.
 
Aşkın, seninle ödüllenemeyen yanıydı yalnızlık.
Ardı, nefes kesiği.
Ötesi yara, berisi bere, dahası izdir.

Geldiğim kadar gitmenın,
Hatırladığım kadar unutmanın,
Susturan ve üşüten avazlarıma
libas bulmanın vaktidir şimdi.

Çoğalmaya gelmişken,
azalarak kaldım cehenneminde.
Benim için,
Öldüğünü görmemek için ölmek oldu artık
hayat.
Yalnızlığın aşkla ödüllenemeyen yanısın, sen.

Ardı, biz.
Ötesi yar, berisi ben, dahası anıdır.
 
Bir yanda hakkını ödeyemediklerim,
Diğer yanda hakkımı helal etmediklerim var.
Zamanla tek tek ve usulca, yerleşti herkes yerine.

İlk cümlede bahsi geçenleri hayatımdan
İkinci cümleye birikenleri de
Ne şimdi ne de sonra
Aklımdan hiç çıkarmayacağım.
 
Anlık
hevesler
uğruna


Çok sözler
veriyorsunuz

Bilin ki hala
sözün namus olduğunu bilen
ve bunu bilerek yaşayan insanlar da var.
 
Biraz dinlenir,
yürürüm sonra tekrar.
Gideni beklemek,
istemeyene üstelemek,
hem itilip hem de ısrar etmek
şu saatten sonra yapılacak iş değil.
Faydası yok.

...yolum her nereye gidiyorsa,
kime varıyorsa,
uzun kısa mühim değil,
biraz dinlenir,
önceden olduğu gibi yine yürürüm sonra...
 
Cesaretiyle gözünü karartan,
söylediği ile yaptığı
birbirini tutan insanlar lazım bana.

Boş laflara
boş vaatlere doyalı yıllar oluyor.
 
Oyun için arkadaş arardık...
Şimdi kimse bizimle oyun oynamasın diye
uzak duruyoruz herkesten.
 
Ço geceler bilirim...
Çok yalnız, çok sensiz,
çok soğuk ve siyah geceler...

Ararsın diye ansızın
başımı
yastığımdan daha yakın tutuyordum
bir telefona...
 
Verdiğim kıymette kusur yokken
nazarından hiç değeri olmadı.
Benim için de artık
o kıymetin bir değeri kalmadı.
 
Dök bana kendini
inceden yağan
bir yağmur gibi dök.

Mahsun yüzünün
ardında sır gibi
daha kaç zaman
böyle yalnız yaşayacaksın?
 
Kapanmış defterleri
yeniden açtırabilir bir şarkı...

Ciğeri söke söke
kalbe vura vura,
billahi yapar.
 
Geri