Düşgüzâr Kelimeler

Konu sahibi son olarak 925 gün önce görüldü
Bana başka gülüyor be abi.. Biliyorum beni sevdiğini.. Ben de seni sevecek gibiyim ama daha değil, der gibi gülüyor. Bekle, diyor sanki bana. Ben de bekliyorum.
 
# Sensizlik

zHRLMKH.jpg
 
vNOcb2k.gif

FpYZePM.gif

2uPYlZb.gif

WaOvzQq.gif

wjkvL9g.gif


…hiç mi bir şey hissetmedin?
Hiç mi bir şey anlamadın? Haa?
Nasıl anlamazsın ya?
Lan şu yaşımda adamım, elimde portakallarla kapında ağaç oldum be!
Beni bir sefer İtalyan Restaurantı’na götürdün, İtalyan Restaurant’ından çıkamaz oldum lan.
Hiç mi bir şey anlamadın, hiç mi bir şey hissetmedin ?
Herşeyi anlayan Sema bir bunu anlamadı.
Ya tamam kusura bakma yola ters istikametten girdim, biz bu aşk meşk mevzularında biraz acemiyiz…
 
[YOUTUBE]IIWJlsjtulg[/YOUTUBE]

“Sevgilim,
Nasıl isterdim bilemezsin; şuan yanında olup her şeyi sana anlatmayı, titreyen parmaklarından tutup öpmeyi ve defalarca özür dilemeyi…
Sana yaşattıklarım için ve belki istemeyerek yaşatacaklarım için.
Ne benim sana kendimi açıklamamın,ne de senin beni anlamanın yolu yok biliyorum.
Ama bunları okuduğuna göre biraz da olsa dinlemeye niyetin olduğunu varsayıyorum.
Ne kadar oldu ben gideli bilmiyorum.
Kim bilir ne kadarını benden nefret edecek geçirdin zamanımızın.
Kim bilir ne kadar bensiz bıraktım seni.
Bunu yapmaya hakkım var mıydı bilmiyorum aslında.
Fakat sensiz kalmanın yarısı kadar zorsa bensizlik,beni ömür boyu affetmesen yeridir.
Ama yine hep diledim bunu, affetmeni.
Kim bilir; belki dinlemeye devam ediyorumdur bir yerlerden.
Kızma bana.
Asla kendini benim yerime koy diyemem çünkü ben senin yerinde olmak istemezdim inan.
Benim gittiğim yerde ne anılarımız, ne de
sana dair izlerimiz olacak.
O yüzden asla bilemem hislerini, tahmin bile edemem.
Anlatmanın bir yolu olsaydı inan denerdim, cevapsız bırakmazdım
ama bir yol bulamadım buna.
Tek bildiğim yanında kalsaydım daha kolay olmayacaktı emin ol.
Belki bu seçimi yapmak bana düşmeyebilirdi ama
kıyamadım işte.
Aradığın cevap bu değil biliyorum ama verebileceğim tek cevap bu.
Kıyamadım!
Sadece kıyamadım…
Bana sordun ya “Gitmeye cesaretin var mı?” diye…
Emin ol sevgilim; kalmaya cesaretim olsaydı bir an olsun ayırmazdım yanağımı göğsünden.
Hem de sona kadar.
Beni ne bekliyor, ben neyi bekliyorum bilemiyorum.
Ama göğsün…
Cennetin provasıydı işte.
Kapatma sakın kapılarını, öyle kalsın.
Ben kızmıyorum sen de kızma hayata.
Birçok insan bana bir günde verdiğin huzuru yaşayamadan geçiriyor ömrünü.
Sen bana üç ömre yetecek kadar verdin.
Bunları yazarken bile huzur veriyorsun bana.
O kadar eminim ki; Benim sana bunu verecek cesaretim olmasa da senin bulup okuyacağına.
Belki de peşimi bırakmayacağını bildiğim için alıyorum bu kararı.
Yanımda olsan bırakmazdın beni, anlatamazdım sana gitmem gerektiğini.
Dedim ya; kıyamadım…
Kızamam hayata belki ama stem ediyorum.
Bari sözümü tutabilseydim.
Hani 45’inde alacaktım ya seni; Artık o işi kendin halledeceksin mecbur.
Ha istersen buralardan bakayım melek gibi bir kız sana.
Veda etmek için yazmıyorum bunu.
Dedim ya, veda edecek cesaretim olsa bunu karşında yapardım.
Böyle ceda etmek bana yakışmaz ki hem.
Hayata kızma dedim ya, keşke bana da kızmasan aslında.
Benim için değil, hayatı senle paylaşmak isteyecek olan için.
Bana kızıp da ondan çıkarma sinirini sakın.
Kapatma kapılarını.
Biliyorum sevmek kolay herkes için ama hiç yaralanmamış gibi sevmek ne kadar zor aslında.
Sadece bunu istiyorum senden.
Ne kıyas, ne de beklenti olsun hayatında.
İlk defa aşık oluyormuş gibi sev.
Beni sever gibi sevme sakın.
Nasıl seveceğini ben öğretemem sana.
En iyi yaptığın şey bu çünkü.
Sevgilim çok üzgünüm yaptıklarım, yaşattıklarım için ama özür dileyemem.
Bana hayal bile edemeyeceğim şeyler vermişken bir de beni affetmeni nasıl bekleyebilirim?
Hatırla beni de diyemem.
Aklının köşesinde olmak değil niyetim, sadece gülümse arada…
Benim köşem orada gizli çünkü.
Öpmeye doyamadığım dudağının köşesinde sakla beni.
Kendime iyi bak…”


Canıma kastım var evet.
 
lX8eYhx.jpg


Düşünsene şuan karşımdasın ama haberin yok..
Sandın ki unuttum gitti, bitti ..
Kimse ama hiç kimse seni benim kadar sevmeyecek ki.
 
Biraz değiştim,
Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar?

Değiştim?
Unutamadığım sözlerinin arasında sıkışıyorum,
Bir yanım kendimi kolluyor bir yanım seni
Ben benimle savaşıyorum,
Seninle değil?

Sonucu kılıcı kuşananından belli olan bir savaşın,
ne kazanabileni ne de kaybedeniyim?
Sorun değil?

Elbet Alışırım?
Biraz alıştım.
Her şey kadar, her kez kadar, sen kadar?

Alıştım!
Varlığını istemediğim tüm eksik yanları
Ve çokluğunu da, yokluğunu da istemediğim
iki arada bir derede duyguya alışıyorum?
Bir yanım bırak diyor bir yanıma
Kesin değil! Henüz tanıştık?
Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar?

Tanıdığımı sandığım bana daha yakınım artık
Duvarlara anlatırken öğrendiklerim kendi hakkımda
Ve aynalarda ağlarken gördüklerim kendi tarafımda
Bir yanım memnun oldum diyor,
bir yanım tanıyamadım daha
Samimi değil?
Bir hayli kırıldım?
Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar?

Canıma batan her halin felç gibi indi bedenime
Gözlerimden tut da ciğerlerime kadar kırgınım?
Aslında ne sana, ne olanlara?
Kendime kırgınım!..
Maziye hiç değil, âna kırgınım
Anlatamadığım, anlayamadığım masalların bana yaptıklarına
Dinlediğim şarkılarda bana seni anımsatan şarkıcılara
Beni anladığın kelimelerin bana her şeyi anlatıyor gibi geliyor oluşuna
Bir hayli kırgınım?
Beni ben kırdım oysa?
İyi değilim.
Galiba yoruldum?
Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar?

Kalbime, kalbimi kanıtlamaktan
Ve kanıtladığıma kendimi inandırmaktan
Ve dahası kocaman bir sahada tek başına koşmaktan yoruldum
Aslında ne pişmanım ne de pes ediyorum!..
Sadece beni kaybettikçe seni kaybediyorum.
Şu kalp denen, beni bana sorgulatıyor artık
Ki Seni sorgulamamasını nasıl beklerim?..

Toprağa bakan yanım senden zaten ayrı
Sana bakan yanımsa toprakla aynı
Hıh! Ne yaparsan yap, gördüğünün seni görmesini bekleyemezsin!

Gözlerim yorgun?
Dudaklarım, dudaklarım hissiz?
Dokunulmadan geçen yıllar bana ağır?
Sarılmadan geçip giden uğurlamaların, kavuşmaları hep beklentisiz
Söyleyemediklerini söylesende şimdi
Sesine aşina yanım, onca sessizlikten sonra artık sağır!
İsteyerek değil?
Çok çalıştım

Paylaştığımız hayatımızda bıraktığın onca üstü kapalı git izine
Beni yerle bir eden kendince açık olan her tepkiye
Ve bence bana tanımadığım bir adamı göstermene rağmen
Daha öncede gitmiştim?
Çok çalıştım?
Paylaştığımız hayatımızda bıraktığın onca üstü kapalı git izine
Beni yerle bir eden kendince açık olan her tepkine
Ve bende bana tanımadığım bir adamı göstermene rağmen
Gitmek için, bitmek için, sana huzur vermek için
Çok çalıştım

Daha öncede gitmiştim
Kendi isteğimle
Anladım ki daha önce sevmemiştim!

Çok çalıştım inan
Değişen yanımın aslında hep aynı olduğunu göstermeye
Her defasında daha da tozlanan canımı kırmadan korumaya
Ve alışmaya kendime
Bu göz gözü görmez dumanlı halime
Çok alışmaya çalıştım hem de

Tanıştım seninle doğan yanımla da, ölen yanımla da
Birini yaşattım! Yaşatıyorum da hala
Ama diğerinin ölmesine engel olamıyorum da

Yorulmak, dinlenmekten geçmiyor
An be an çöküyor, insanın içindeki güç
Işığı sönüyor
Beyaza dönüyor rengi git gide
Hissizleşiyor

Ne yormak istedim Seni,
Nede yormak kendimi
Çok çalıştım
Gitmeye de kalmaya da
İkisi de aynı acı, ikiside rezil
Daha öncede gitmiştim
Ama böyle kalarak değil
Böyle kalarak değil...​
 
Beni ne kadar seviyorsun ?' Diye sorma bana.
Çok derim, ' çok az ' gelir gözüme...​
 
"Verecek bir cevabım olmadığı için sustuğumu sananlara;
Susuyorum.Çünkü konuşursam, yüzüme bakacak yüzünüz kalmaz hayatta."
 
3rVF0l3.jpg


Gidersen pratik ölürüm. Yeterince ölü barındırdığı için şehir merkezindeki mezarlıklar, şehir dışında bir mezarlığa gömerler beni asgari acıyla;
birkaç eş, dost, alacaklı, eski sevgili belki de hepsi bu. Bir de annem ağlar ama ağlamasın isterim elbet.
Zira kolay değil bir oğlu kaybetmek kendine çok benzeyen başka bir kadın sebebine...
 
ncv2jJg.gif


Gün gelir, ezbere bildiğin telefon numarasını aklından ve rehberinden silersin...
''Bir, iki, üç; çekiyorum!'' diye, aynı fotoğraf karesine sığdığın dünyadan, sıyrılır ve gidersin...
Doğum gününü, sesini, kokusunu, gözlerini unutursun ve beraber geçirdiğiniz her an kaybolur yavaş yavaş...
Çünkü gitmek isteyeni sen durduramazsın...
Çünkü ölmek isteyene, sen hayat veremezsin.
 
Beni sevmen için illa bir başkasıyla olmam gerekiyorsa; hiç sorun değil, bunu da yapabilirim...


Hala seni seviyorken, hala seni bekliyorken, hala seni özlüyorken gel bence... Yani geç kalma bize...


Çünkü ben hayatımda biri varken sana kucak açacak bir adam değilim.


Açarsam adam değilim...
 
SSlSFet.jpg


Havalar soğuyacakmış, öyle diyor haber bültenleri. Bilirim pek dikkat etmezsin sen kendine, üşürsün de sen şimdi.
Kıyamam ki teninin titremesine.
Bak açtım kalbimi, hadi gir içeri. Üşüme...
Kim düşünür ki seni böyle, senin yerine…
 
Hala vazgeçilmez olduğunu sananlar varsa uyurken üstünü güzelce örtsün.
Bazı rüyalar uzun sürer üşütürsünüz..
 
MFznzp4.jpg


Bir kadın güzel olduğu için sevilmez...
Sevdiğin için güzeldir o. Sırf sen seviyorsun diye herkesten farklıdır, herkesten başka bakar gözleri...
Senin ona verdiğin değer kadar anlamlıdır, sevdikçe daha da güzelleşip kıymetlenir.
Bir kadının güzelliği bilmiyorum kaç para eder; ama sevdiğin kadının gülüşü dünyalara değer...
 
Seni sevmekten ne zaman vazgeçtim biliyor musun ?
Kötü günümde yanımda olmadığın zaman vazgeçtim.
Canın sıkıldığında benimle paylaşmadıgını, kırılacak veya tedirgin
olacak olsam bile düşüncelerini açıkca söylemediğini anladığım zaman vazgeçtim. Bana yalan söylediğini anladığım zaman vazgeçtim. Gözlerime baktığında kalbinle bakmadığını ve bana hala söylemediğin şeyler oldugunu hissettiğimde vazgeçtim.
Her sabah benimle uyanmak istemedigini anladığımda, ağrılarımı dindirecek sıcak sevgiyi bana vermediğinde vazgeçtim.
Sadece kendi mutluluğunu ve geleceğini düşünerek beni hiçe saydığın icin vazgeçtim. Tablolarımda artık kendimi mutlu çizemediğim ve tek neden sen olduğun için vazgeçtim.
Bencil olduğun için vazgeçtim.. bunlardan sadece bir tanesi senden vazgeçmem için yeterli değildi,
çünkü sevgim yüceydi. Ama hepsini düşündüğümde senin benden çoktan vazgeçtiğini anladım. Bu yüzden ben de senden vazgeçtim.
 
Sana;


Ne oluyor biliyor musun?

Unutursun.

Aslında unutmazsın, alışırsın. Varlığına alıştığın gibi yokluğuna da alışırsın. Sonra bir gün sokakta yürürsün, biri geçer yanından. Parfümünün kokusunu duyar duymaz donup kalırsın, gözlerin dolar. Arkana bakmaya korkarsın onu göreceğin için. O değildir tabi, hiç bir zaman o olmaz ki zaten. Aldığın o koku yüzünden zamanın etkisi yok olur bir anda.


Koku, zamanın düşmanıdır..
 
O'na de ki;

Sürekli kalbimizi birine açıyorduk.
Bağlanıyorduk ona, hiç gitmeyecekmiş gibi.
İnanıyorduk, güveniyorduk, seviyorduk.
Peki sonra ne oldu biliyor musun?

Gitti.
Herkes gibi.
Fakat bu öyle sandığınız gibi gitmek değil.
Sustu.
Görmedi.
Duymadı.
Sevmedi.
Kalbini kırdı.
Bir cam gibi. Paramparça oldun.
Sonra sende sustun.
Belki de insanlara değer vermek yanlıştı.

En başından beri
 
Geri