huri
Bronz Üye
-
- Katılım
- Nisan 13, 2019
-
- Mesajlar
- 4,690
-
- Tepkime puanı
- 2,174
-
- Puanları
- 348
26 Nisan 1986’da yaşanan Çernobil faciası, insanlık tarihinin en büyük trajedilerinden biriydi. Çernobil’den 33 yıl sonra bile, sadece ve sadece 42 saniyede oluşan bir felaketin izlerinin silinebilmesi için uğraşılıyor. Santralin yakınlarında bulunan Pripyat kenti, 24 bin yıl boyunca insan yaşamına kapalı kalacak. Kazanın saniye saniye radyografisi ve bugüne uzanan gelişmeler...
Anatoliy Dyatlov 25 Nisan 1986 gecesi işe geldiğinde canı sıkkındı ama hayati deneyi bu kez başarıyla tamamlayacaklarını umuyordu. Dyatlov, Vladimir İlyiç Lenin Nükleer Güç Santrali ya da kısaca Çernobil Santrali olarak bilinen tesisin başmühendisiydi; meslekte 26 yılını doldurmuş deneyimli bir uzmandı. Santral, o zamanlar Sovyetler Birliği çatısı altında yer alan Ukrayna’nın başkenti Kiev’e 100, adını aldığı Çernobil kentine 18, çoğunlukla çalışanların ailelerinin yaşadığı Pripyat kasabasına ise üç kilometre uzaklıkta, Ukrayna-Beyaz Rusya (şimdiki adı Belarus) sınırına yakın bir bölgedeydi. Kafasını taktığı deney aslında 1982, 1984 ve 1985’te de yapılmış, ancak başarılı olamamıştı. Deneyin amacı, Çernobil’de de dört adet bulunan RBMK-1000 tipi reaktörlerin acil bir durumda gereken güvenlik önlemlerini adım adım alıp almayacağını görmekti. Acil durum için öngörülen senaryo, santralde soğutucu kaybı yaşanmasına yol açabilecek bir arıza ve aynı anda şebeke elektriğinin kesilmesiydi. Normal koşullarda böyle bir durumda devreye acil soğutma sisteminin girmesi gerekiyordu ama elektriğin de kesilebileceği varsayımıyla sistemin pompaları her reaktörde üç adet bulunan dizel jeneratörler tarafından çalıştırılacaktı. Aslında jeneratörler şebeke elektriğinin kesilmesinden sadece 15 saniye sonra devreye giriyordu ama tam kapasiteye ulaşmaları 60-75 saniyeyi buluyordu. İşte deney o kritik saniyelerde bunun başarılıp başarılamayacağını görmek için yapılacaktı.
Dyatlov’un sıkıntılı olmasının nedeni, geçmişte yapılan üç deneyin de başarısız olmasıydı. Bunun anlamı ise, hiçbir şeyin şansa bırakılmaması gereken nükleer reaktörde ciddi bir güvenlik açığı bulunmasıydı. 1986’daki son deney aslında 25 Nisan’ın ilk saatlerinde dört numaralı reaktörün gücünü azaltmasıyla başlamıştı. Ancak, bölgedeki bir elektrik santralinde meydana gelen arıza nedeniyle Kiev’deki yetkililer ortaya çıkan enerji ihtiyacının karşılanabilmesi için güç azaltma işleminin ertelenmesini talep etmişti. Çernobil o sırada Ukrayna’nın elektriğinin yüzde 10’unu tek başına karşılıyordu.
Diğer santraldeki arızanın giderildiği, dolayısıyla güç azaltma işlemine devam edilebileceği bilgisi geldiğinde 26 Nisan’a girilmesine sadece bir saat kalmıştı. Ama erteleme nedeniyle deney için bekleyen asıl ekibin, hatta ondan sonrakilerin de vardiyası bitmiş, geceyarısı vardiyası için gelenlerin hazırlanmasına da sayılı dakikalar kalmıştı. Bundan sonra kayıtlara ve görgü tanıklarına göre anbean şunlar yaşandı: Saat 01.15’de Vardiya Müdürü Aleksandr Akimov, başmühendis Dyatlov’a hazırlıkların tamamlandığını söyledi. 01.23.04’de deney başladı. 01.23.40’da Akimov, Dyatlov’a dört numaralı reaktörün durdurulabileceğini söyledi. Bu aşamada acil durum düğmesine (AZ-5) basılması gerekiyordu. Operatör, Dyatlov’dan aldığı talimatla düğmeye bastı. Göstergeler normaldi. 01.23.43’te göstergeler çıldırmış gibi hareket etmeye başladı. Reaktörün gücü, olması gereken maksimumun üç katına çıktı. Dyatlov acil durum ölçme sistemine baktığında bir kaza meydana geldiğini anladı. Artan basınca dayanamayan reaktörün alarm zilleri çalmaya başladı. 01.23.46’da korkunç bir patlama odadaki herkesi bir tarafa fırlattı. Bina beşik gibi sallanmıştı. Dyatlov’un gözü, çöken tavana takıldığı sırada ikinci bir patlama meydana geldi. Soğukkanlılığını korumaya çalışarak gücü yettiğince bağırdı: “Yedek kumanda odasına koşun!” Herkes odayı terketmeye başlamıştı ki Dyatlov emrinden vazgeçti. Kontrol tablosunu yeniden incelemeye koyuldu. Gördükleri kanını dondurmaya yetmişti. Ağzından “Tanrım, bu bir kaza değil felaket” sözleri döküldü. Haklıydı.
26 Nisan 1986’da yaşanan Çernobil faciası, insanlık tarihinin en büyük trajedilerinden biriydi. Çernobil’den 33 yıl sonra bile, sadece ve sadece 42 saniyede oluşan bir felaketin izlerinin silinebilmesi için uğraşılıyor. Santralin yakınlarında bulunan Pripyat kenti, 24 bin yıl boyunca insan yaşamına kapalı kalacak.
ALINTI