Dünya'nın Nükleer Kazalarla İmtihanı

Konu sahibi son olarak 3175 gün önce görüldü
EkSen
nükler enerjiden vazgeçen
Bi ülke göster
Alternatif enerjileri bizde kuruyoruz
Ucuz sosyalist söylemlerinden Vazgeçin artık
Ülkenin gelirinin büyük bölümü enerji ithaline gidiyor

Pahalı kapitalist söylemlerden gidelim o halde ..
Cevap olarak sana bu haber yeter ..




Japonya’daki depremden sonra nükleer santrallerde yaşanan patlamalar sonrasında Almanya eski santralleri geçici olarak kapatma kararı aldı. ABD’den Fransa’ya, Rusya'dan İngiltere’ye kadar pek çok ülke de nükleer enerji masaya yatırılıyor.

Japonya'da Fukuşima santralında tsunami sonrası meydana gelen patlamalar, nükleer santralların güvenliğiyle ilgili tartışmalara ivme kazandırdı.
İlişkili Haberler
Küresel felakete doğruKüresel felakete doğru
Nükleer santralde korkulan olduNükleer santralde korkulan oldu
Japonya'da radyasyon paniğiJaponya'da radyasyon paniği
Çernobil faciasıÇernobil faciası

Konuyla ilgili en önemli adım Almanya'dan geldi. Almanya Başbakanı Angela Markel 1980'den önce kurulan 7 santralin 3 ay için kapatılacağını açıkladı. Almanya Ekonomi Bakanı da ülkede var olan 17 santralden 7'sinin kapatılmasının ülke ekonomisini etkilemeyeceğini açıkladı. Almanya hükümeti daha önce mevcut nükleer santrallarin daha uzun süre kullanımda kalmasına yönelik planını üç ay süreyle askıya aldığını duyumuştu.

RUSYA SANTRALLERİNİ ÇEK EDİYOR
Rusya Başbakanı Vladimir Putin de ülkedeki nükleer santrallerin kontrol edilmesi emrini verdi. Rusya'nın yeni nükller santral inşaası planları da gözden geçirilecek.

İSVİÇRE NÜKEERE DUR DEDİ
İsviçre hükümeti güvenliğin ana öncelik olduğunu açıklayarak ülkedeki nükleer santral planlarını askıya aldığını duyurdu. İsviçre'de dört nükleer santral bulunuyor. Bu santrallarda toplam beş aktif reaktör var. Ülkenin elektrik enerjisi ihtiyacının yüzde 40'ını bu santrallar karşılıyor. Ancak bazı nükleer santrallar, ömürlerini tamamlamak üzere.

Son kararla üç yeni santralla ilgili onay süreci askıya alındı. Kapatılma zamanı gelen iki eski nükleer santralın birkaç ay içinde devre dışı bırakılması bekleniyor.

AB SANTRALLERİ TEST EDECEK
Avrupa Birliği yetkilileri de bugün yapacakları olağanüstü toplantıda Avrupa'daki nükleer santralların güvenliğini ele aldı. Toplantı sonrasında AB Komisyonu'nun, Japonya'daki depremin ardından güvenliği tekrar tartışılmaya başlanan nükleer santrallerin stres testinden geçirilmesi önerisine sıcak yaklaştığı açıklandı

AB Komisyonu sözcülerinden Marlene Holzner, "Bu önerinin değerlendirilmesi ve tartışılması gerekli" dedi.

Holzner, bugün Brüksel'de toplanacak olan AB enerji bakanlarının gündem maddelerinden birinin Avrupa'daki nükleer santrallerin güvenliği ve stres testi olacağını belirtti. Avusturya, Avrupa'daki tüm nükleer reaktörlerde "dayanıklılık testi" gerçekleştirmesi çağrısında bulundu. İngiliz hükümeti, Fransız hükümeti gibi "Japon deneyiminden ders aldığını" söyledi.

FRANSA DA TARTIŞIYOR
Nükleer tartışmasının en yoğun yaşandığı ülkelerden biri de, Avrupa'da en fazla nükleer reaktöre sahip olan Fransa. Aktif 58 nükleer reaktöre sahip Fransa'da Yeşiller Partisi, Japonya depremi sonrasında nükleer energiden vazgeçilmesi için kampanya başlattı. Partinin ‘gölge lideri’ olan Avrupa Parlamentosu Yeşiller grubu eşbaşkanı Daniel Cohn-Bendit, Fransız sol partilerini, "nükleerden vazgeçilmesi için referandum düzenlenmesini" savunmaya ve bu projeyi seçim programlarına eklemeye çağırdı.

Ancak hükümet, bu karar nedeniyle nükleer karşıtlarının baskısı altındaydı. Onbinlerce kişi hafta sonunda 45 kilometrelik bir insan zinciri oluşturarak hükümeti protesto etmişti.
 
Pahalı kapitalist cevaplar bunlarmı EkSen
Ha ha ha
Masaya yatırmışlar, düşüneceklerimiş,
Karar vereceklermiş, protesto başlatmışlar
Bırakın bu ayakları
Solcuların gazına gelmeyin
Asıl ben sana söylüyorum
Bekara karı boşamak kolay
 
Bu manzaralar nükleerin sonucu:

11084804_1572689282997169_1789312966_n.jpg


birth-defects-chernobyl-728x728.jpg


images




Bunun vebalini ödeyecekler de olmalı.
Bir ülkenin yarınlarına bunlar miras kalmamalı.
 
Pahalı kapitalist cevaplar bunlarmı EkSen
Ha ha ha
Masaya yatırmışlar, düşüneceklerimiş,
Karar vereceklermiş, protesto başlatmışlar
Bırakın bu ayakları
Solcuların gazına gelmeyin
Asıl ben sana söylüyorum
Bekara karı boşamak kolay

Verecek cevap bulamayınca açılan ağıza sinek kaçarmış ..
 
Elektrik enerjisini santraller sağlar. Bir şeyi merak ediyorum. Nükleer enerjiye hayır eyvallah. Hidroelektrik santrallerine hayır iyi peki termik santrallere hayır oo süper. Peki biz bu elektriği nereden üretecez arkadaşlar bir söylermisiniz. Güneş enerjisinden demeyin :) Türkiyenin elektiriğinin yüzde 5 anca karşılar.

Nükleer enerji karbondioksit salınımı olarak diğer santrallerden avantajlıdır. Ancak en ufak bir sızma oldum mu yüzde 100 ölümlere yol açmaktadır. Bu açıdan baktığımızda nükleer santrallerin sağlayacağı elektriği hidroelektrik santrallerini arttırarak sağlayabiliriz. Ancak yağış olmadığında hidroelektrik enerji üretimide olamayacaktır.

Elektrik üretiminin sürekliliği yönünden en iyisi yine nükleer santrallerle sağlanır.

Şimdi şöyle izah edeyim önünüzde iki kıyafet var biri birinci el giyilmemiş diğeri ikinci el kullanılmış. Ve ikinci el kullanılmış olanında maliyeti yüksek. Bu durumda hangi kıyafeti alırdınız? Kıyafetede mutlaka ihtiyacınız var. Zannedersem kimse ikinci eli seçmezdi. Nükleer enerji durumuda işte budur.

Ancak bir konuda dikkati özellikle çekeyim. En ufak bir sızmada bile yüzde 100 ölüme sebep olacaktır nükleer enerji. Ve Türkiye deprem fay hatlarının üzerinde bir ülkedir. Bu sızma öyle yada böyle bir zamanda gerçekleşecektir. Bundan dolayı nükleer santrallerin bu ülkede kurulması tehlikelidir. Ve tehlikesi can ve canlara neden olacaktır. Bununda unutulmaması gerekir. Hiç bir şey insan canından daha önemli değildir.
 
EkSen
Senin Ateş'in sönmemiş anlaşılan
Artık havalar serinledi
Kim dediyse sana kibirli, halt etmiş
Ben öyle bir izlenim edinmedim
 
Elektrik enerjisini santraller sağlar. Bir şeyi merak ediyorum. Nükleer enerjiye hayır eyvallah. Hidroelektrik santrallerine hayır iyi peki termik santrallere hayır oo süper. Peki biz bu elektriği nereden üretecez arkadaşlar bir söylermisiniz. Güneş enerjisinden demeyin :) Türkiyenin elektiriğinin yüzde 5 anca karşılar.

Nükleer enerji karbondioksit salınımı olarak diğer santrallerden avantajlıdır. Ancak en ufak bir sızma oldum mu yüzde 100 ölümlere yol açmaktadır. Bu açıdan baktığımızda nükleer santrallerin sağlayacağı elektriği hidroelektrik santrallerini arttırarak sağlayabiliriz. Ancak yağış olmadığında hidroelektrik enerji üretimide olamayacaktır.

Elektrik üretiminin sürekliliği yönünden en iyisi yine nükleer santrallerle sağlanır.

Şimdi şöyle izah edeyim önünüzde iki kıyafet var biri birinci el giyilmemiş diğeri ikinci el kullanılmış. Ve ikinci el kullanılmış olanında maliyeti yüksek. Bu durumda hangi kıyafeti alırdınız? Kıyafetede mutlaka ihtiyacınız var. Zannedersem kimse ikinci eli seçmezdi. Nükleer enerji durumuda işte budur.

Ancak bir konuda dikkati özellikle çekeyim. En ufak bir sızmada bile yüzde 100 ölüme sebep olacaktır nükleer enerji. Ve Türkiye deprem fay hatlarının üzerinde bir ülkedir. Bu sızma öyle yada böyle bir zamanda gerçekleşecektir. Bundan dolayı nükleer santrallerin bu ülkede kurulması tehlikelidir. Ve tehlikesi can ve canlara neden olacaktır. Bununda unutulmaması gerekir. Hiç bir şey insan canından daha önemli değildir.


En gerçekçi eleştiri her zaman yapıcı eleştiridir. Bu yüzden sizden alıntı yaptım. Umarım saygısızlık olarak almazsınız.

Güneş enerjisi alternatif eneri üretimlerinden biridir. Evet Türkiye elektriğinin küçük bir kısmını karşılar fakat küçük olan kızım yok sayılamaz. Sokak lambaları, trafik sinyalizasyon ışıklarını bile buna bağlamak bir kazançtır. Kaldı ki apartmanlar kendi güneş panelleri ile ortak alan ( merdivenler, otoparklar) aydınlatmalarını karşılayabilirler.

Rüzgar Tribünleri artık devlet teşvikli olarak kurulmalı ki güneş enerjisinden kat kat fazla elektrik üretirler. Rüzgar tribünleri ile ilçe konut ve kamu kuruluşlarının enerji ihtiyaçları çok rahatlıkla karşılanılabilir.

Dalga veya akıntıdan gel git enerjisi elektrik üretimi ki tesla nın en büyük hayaliydi niagara şelalesinden elektrik üretmek. Günümüzde karadeniz bölgesi ve marmara ege denizi arasında son derece uygun koşullar mevcuttur. Çok ciddi bir elektrik üretiminden bahsediyoruz burada marmara bölgeye destek verebilecek kadar.

Jeotermal enerji için şu anda dünyada örnek çalışmaları çok mevcuttur Türkiyede de denenebilir.

Bu tür üretimler nükeler enerjiye alternatif olabilir. Ama asıl soru bence ne kadar ihtitacınız var ? Ve bu ihtiyaç ne kadar gerekli ? Yada israf edilen elektrik ? Üretici firmaların kullandıkları kalitesiz malzemeler ? Yada evlerde iş yerlerinde ki israflar ?

Yani Avmlerin, rezidansların, otellerin enerjisini karşılamak için bu kadar büyük riskler alınır mı ? Bugün yapılan iki nükleer santral de yetmediği zaman ne olacak ? Tüketmenin bir sınırı olmayacak mı ? Evet durdurulamaz bir tüketim anlayışıyla bu atom bombalarını evimizin içine kadar alacağız.
 
En gerçekçi eleştiri her zaman yapıcı eleştiridir. Bu yüzden sizden alıntı yaptım. Umarım saygısızlık olarak almazsınız.

Güneş enerjisi alternatif eneri üretimlerinden biridir. Evet Türkiye elektriğinin küçük bir kısmını karşılar fakat küçük olan kızım yok sayılamaz. Sokak lambaları, trafik sinyalizasyon ışıklarını bile buna bağlamak bir kazançtır. Kaldı ki apartmanlar kendi güneş panelleri ile ortak alan ( merdivenler, otoparklar) aydınlatmalarını karşılayabilirler.

Rüzgar Tribünleri artık devlet teşvikli olarak kurulmalı ki güneş enerjisinden kat kat fazla elektrik üretirler. Rüzgar tribünleri ile ilçe konut ve kamu kuruluşlarının enerji ihtiyaçları çok rahatlıkla karşılanılabilir.

Dalga veya akıntıdan gel git enerjisi elektrik üretimi ki tesla nın en büyük hayaliydi niagara şelalesinden elektrik üretmek. Günümüzde karadeniz bölgesi ve marmara ege denizi arasında son derece uygun koşullar mevcuttur. Çok ciddi bir elektrik üretiminden bahsediyoruz burada marmara bölgeye destek verebilecek kadar.

Jeotermal enerji için şu anda dünyada örnek çalışmaları çok mevcuttur Türkiyede de denenebilir.

Bu tür üretimler nükeler enerjiye alternatif olabilir. Ama asıl soru bence ne kadar ihtitacınız var ? Ve bu ihtiyaç ne kadar gerekli ? Yada israf edilen elektrik ? Üretici firmaların kullandıkları kalitesiz malzemeler ? Yada evlerde iş yerlerinde ki israflar ?

Yani Avmlerin, rezidansların, otellerin enerjisini karşılamak için bu kadar büyük riskler alınır mı ? Bugün yapılan iki nükleer santral de yetmediği zaman ne olacak ? Tüketmenin bir sınırı olmayacak mı ? Evet durdurulamaz bir tüketim anlayışıyla bu atom bombalarını evimizin içine kadar alacağız.


Bu ülkenin elektriğinin yüzde 70 ini zaten doğalgaz karşılıyor. Türkiye elektriğini yüzde yetmişini doğalgazla geriye kalan yüzde 18 lik kısmını atatürk barajıyla ve diğer kısmında hidroelektrik santralleriyle karşılıyor zaten. Ancak doğalgaz maalesef rusyadan alıyoruz kestikleri an elektrik tamamen yok olacak. Zaten barajlardan öyle büyük bir elektriği karşılamıyoruz.

Benim dikkat çekmeye çalıştığım kısım barajlarında nükleer enerjidende zararı olduğu gibi yararıda vardır. Öyle kestirilip direk bir köşeye atılcak konular değildir.

Doğuda görev yapıyorum ve bizzat görüyorum kaçak elektrik kullanımının çok olduğunu. Ancak öyle çok bir enerji harcamıyorlar. Dediğiniz gibi yaşam için gerekli olan enerjiyi sadece barajlarımız ve şuanki potansiyelimiz bile çok rahat karşılar. Ya askeri açıdan savunmamızı karşılama ihtimali var mı yok.

Kullanılan elektriğin büyük çoğunluğunu bu ülkenin savunması kullanıyor. Buda etrafımızdaki düşmanlara baktığımızda gerekli bir durum. Nükleer enerjiden önce düşünebileceğimiz bir çok alternatif var. Hepsininde zararı elbet olacak. Ama hiçbirinin sonucu tüm ülkeyi etkileyecek kadar olmayacaktır.

Ben mühendisim o yüzden nükleer enerjiye hidroelektrik santrallerine yada barajlara tamamen karşı olma gibi bir ihtimalim yoktur. Nükleer Enerji için türkiye hazır değil. Ve bir çok ülke nükleer enerjiden kurtulmanın alternatif yolunu arıyor. Ve daha bulmuş değiller.

Nükleer enerji silahlanma çalışmalarında da Türkiyeye çağ atlatacak bir teknolojidir. Burada soracağımız asıl soru yararı bu kadar büyük olabilir. Ancak bu risk almaya değer bir riskmidir?

Elektrik için çözüm yolu her zaman bulunur. Ya tüm dünya ülkeleri silahlanırken, tüm ülkelerin gözü Türkiye üzerindeyken silahlanma sorununu nasıl halledeceğiz işte bu muamma. Bu sorunun yanıtı henüz bulunmuş değil.

Yoksa elektrik için bize sadece içmesuyu yada sulama amaçlı yaptırdıkları barajları enerji üretimi içinde yapın deseler kafi. Bunun planlaması yapılır sadece barajlarla bu sorun halledilir.

Türkiye dünyanın en engin uranyum yataklarınsa sahip ülkesidir. Nükleer enerjiyle bunları harmanlama gücüne kavuşacak. Ve böylece uranyumdan yapılan silah başlıklarını füze başlıklarını çok rahat üretebilecek. Dış ülkelerden almak zorunda kalmıyacak.

Ama yinede ölümlere yol açacaktır. Daha iki madende güvenliği sağlayamayan bir ülkeyiz. Nükleer santralin güvenliğini nasıl sağlayabiliriz ki . SAnılanın aksine bir atom bombası gibi patlama ihtimali yoktur nükleer santrallerin. Ancak atom enerjisi ürettiğide bir gerçek.

Türkiye nükleer enerji için hazır bir ülke değil maalesef.
 
Bu ülkenin elektriğinin yüzde 70 ini zaten doğalgaz karşılıyor. Türkiye elektriğini yüzde yetmişini doğalgazla geriye kalan yüzde 18 lik kısmını atatürk barajıyla ve diğer kısmında hidroelektrik santralleriyle karşılıyor zaten. Ancak doğalgaz maalesef rusyadan alıyoruz kestikleri an elektrik tamamen yok olacak. Zaten barajlardan öyle büyük bir elektriği karşılamıyoruz.

Benim dikkat çekmeye çalıştığım kısım barajlarında nükleer enerjidende zararı olduğu gibi yararıda vardır. Öyle kestirilip direk bir köşeye atılcak konular değildir.

Doğuda görev yapıyorum ve bizzat görüyorum kaçak elektrik kullanımının çok olduğunu. Ancak öyle çok bir enerji harcamıyorlar. Dediğiniz gibi yaşam için gerekli olan enerjiyi sadece barajlarımız ve şuanki potansiyelimiz bile çok rahat karşılar. Ya askeri açıdan savunmamızı karşılama ihtimali var mı yok.

Kullanılan elektriğin büyük çoğunluğunu bu ülkenin savunması kullanıyor. Buda etrafımızdaki düşmanlara baktığımızda gerekli bir durum. Nükleer enerjiden önce düşünebileceğimiz bir çok alternatif var. Hepsininde zararı elbet olacak. Ama hiçbirinin sonucu tüm ülkeyi etkileyecek kadar olmayacaktır.

Ben mühendisim o yüzden nükleer enerjiye hidroelektrik santrallerine yada barajlara tamamen karşı olma gibi bir ihtimalim yoktur. Nükleer Enerji için türkiye hazır değil. Ve bir çok ülke nükleer enerjiden kurtulmanın alternatif yolunu arıyor. Ve daha bulmuş değiller.

Nükleer enerji silahlanma çalışmalarında da Türkiyeye çağ atlatacak bir teknolojidir. Burada soracağımız asıl soru yararı bu kadar büyük olabilir. Ancak bu risk almaya değer bir riskmidir?

Elektrik için çözüm yolu her zaman bulunur. Ya tüm dünya ülkeleri silahlanırken, tüm ülkelerin gözü Türkiye üzerindeyken silahlanma sorununu nasıl halledeceğiz işte bu muamma. Bu sorunun yanıtı henüz bulunmuş değil.

Yoksa elektrik için bize sadece içmesuyu yada sulama amaçlı yaptırdıkları barajları enerji üretimi içinde yapın deseler kafi. Bunun planlaması yapılır sadece barajlarla bu sorun halledilir.

Türkiye dünyanın en engin uranyum yataklarınsa sahip ülkesidir. Nükleer enerjiyle bunları harmanlama gücüne kavuşacak. Ve böylece uranyumdan yapılan silah başlıklarını füze başlıklarını çok rahat üretebilecek. Dış ülkelerden almak zorunda kalmıyacak.

Ama yinede ölümlere yol açacaktır. Daha iki madende güvenliği sağlayamayan bir ülkeyiz. Nükleer santralin güvenliğini nasıl sağlayabiliriz ki . SAnılanın aksine bir atom bombası gibi patlama ihtimali yoktur nükleer santrallerin. Ancak atom enerjisi ürettiğide bir gerçek.

Türkiye nükleer enerji için hazır bir ülke değil maalesef.

Düşüncelerinize katılıyor ama Türkiyenin sahip olduğu uranyum rezervinin kullanılmayacağı yada kullandırılmayacağınıda biliyorum. En azından TAEK in açıklamaları uranyum ithalatı üzerinedir. Bu da dışa bağımlılığın çeşitlenmesi demektir ne yazık ki. Ki zaten kendi silahımızı üretmemize NATO nun izin vermeyeceğini üretsekte iran ve kuzey kore örneğinden uygulanacak ambargolarla üretimi durdurmak zorunda kalacağımıza kesin gözüyle bakıyorum. Ki jeopolitik konum itibari ve uluslarası antlaşmalara göre zaten buna müsade edilmesi mümkün değil.
 
Şu şartlarda olmayabilir. Ancak lozan antlaşması bittiğinde tüm şartlar zaten değişecek. Bu konuyla ilgili daha geniş konuşacak potansiyelim maalesef yok konunu dışına çıkmış olurum. Yada söylediğim her şey hayalperestçe düşünceye girer bu noktadan sonrasında.

Nükleer santrallerin kurulması sağlayacaklar bu ülkede mühendislerdir. Bu işi yapacak mühendislerde büyük ihtimalle japon olacaktır. Bununda kaçınılmaz olduğu görülüyor. Aslında birazda boşa konuşuyoruz gibi görünüyor.

Nükleer santrallerin yararıyla ilgili en az beş sayfa dolduracak şeyler yazabilirim buraya. Sanırsam kimse bu kısmıyla ilgilenmiyecektir. Zararlarına başlarsaK.

kurulduğu bölgede tarım ve hayvancılığı öldürecektir.
Yeşillenme çölleşmeye doğru gidecektir.
İnsan için zararlıdır.
Nükleer santrallerde çalışan insanlar tamamen kendilerini koruyan kıyafetlerle çalıştığını düşünürsek insana zararını az çok herkes tahmin edebilir.
Bir sızıntı olduğunda bu insanın türünede zararı olacaktır. Kısırlık , düşük, doğumda problem gibi etkenler çıkacaktır.
Bir patlama olayı olsa sadece Türkiyeyi değil, avrupada dahil bir çok ülkeyi etkileyecektir.
Bizim ülkemizde hangi ürün ne kadar fazlaysa vergiside o kadar fazla oluyor. Buda elektriğe zam geleceğinin işareti olacaktır.
 
Şu şartlarda olmayabilir. Ancak lozan antlaşması bittiğinde tüm şartlar zaten değişecek. Bu konuyla ilgili daha geniş konuşacak potansiyelim maalesef yok konunu dışına çıkmış olurum. Yada söylediğim her şey hayalperestçe düşünceye girer bu noktadan sonrasında.

Nükleer santrallerin kurulması sağlayacaklar bu ülkede mühendislerdir. Bu işi yapacak mühendislerde büyük ihtimalle japon olacaktır. Bununda kaçınılmaz olduğu görülüyor. Aslında birazda boşa konuşuyoruz gibi görünüyor.

Nükleer santrallerin yararıyla ilgili en az beş sayfa dolduracak şeyler yazabilirim buraya. Sanırsam kimse bu kısmıyla ilgilenmiyecektir. Zararlarına başlarsaK.

kurulduğu bölgede tarım ve hayvancılığı öldürecektir.
Yeşillenme çölleşmeye doğru gidecektir.
İnsan için zararlıdır.
Nükleer santrallerde çalışan insanlar tamamen kendilerini koruyan kıyafetlerle çalıştığını düşünürsek insana zararını az çok herkes tahmin edebilir.
Bir sızıntı olduğunda bu insanın türünede zararı olacaktır. Kısırlık , düşük, doğumda problem gibi etkenler çıkacaktır.
Bir patlama olayı olsa sadece Türkiyeyi değil, avrupada dahil bir çok ülkeyi etkileyecektir.
Bizim ülkemizde hangi ürün ne kadar fazlaysa vergiside o kadar fazla oluyor. Buda elektriğe zam geleceğinin işareti olacaktır.


Bir anlam ifade etmeyebilir ama düşüncelerinizi beğenerek okuduğum için alıntı yapıp katılıyorum. Ve yazılarınızı ciddiye alıyorum. Tabiiki takdir size kalmış :)
 
o reaktörler olmasa belkide şuan bukadar enerji ucuz olmazdı.ekmeğini ye gözünü oy deniyordu demi
 
Geri