teksas tombis
Bronz Üye
-
- Katılım
- Temmuz 25, 2015
-
- Mesajlar
- 4,356
-
- Tepkime puanı
- 4
-
- Puanları
- 293
-
- Yaş
- 42
Dünyâda en büyük bayram, o büyükleri tanımak ve sevmekdir
En büyük bayram, o büyükleri tanımakdır kardeşim. Çünki bu ni’met, dünyâ ve âhiret ni’metlerinin en büyüğüdür, bundan büyük ni’met yok. Niçin?.. Çünki cennete girmek, buna bağlı. O büyükleri görmiyen, kitâblarını okumıyan kimsenin, kurtulması zordur kardeşim. Meselâ biz Efendi hazretlerini (seyyid Abdülhakim Arvasi kuddise sirruh) görmeseydik, belki şimdi müslimân bile değildik, yâhut da sapık müslimândık.
... O büyüklerin ruhlarından istifâde etmek de onları sevmeye bağlı. Ne kadar seversen, o kadar feyz alırsın. Onun için, bir araya geldiğimizde o büyüklerin ismini anıyoruz. Çünki onların ismi nerede hürmetle anılırsa, ruhları orada hazır olur. Bakın gelir demiyorum. Çünki zâten orada, bir yerden gelmiyecek ki. Radyo dalgaları gibi, devâmlı her an mevcut. Yalnız irtibât kurmak için isminin anılması lâzım, o kadar.
Peki, nasıl irtibât kuracağız? Ruhlarına üç İhlâs bir Fâtiha okuyup, hürmetle isimleri söylenince, irtibat kurulmuş olur. Aynen radyonun düğmesini çevirmek gibi. Radyo dalgası zâten orada var. Düğmeye basınca irtibât kuruluyor, onun gibi. Ancak bir şey var, ne duâ edecekseniz, onların ismini söyler söylemez, nefes almadan hemen söylemeli ki, irtibât kesikliği olmasın. Böyle yapılırsa, mutlaka kendilerine arzedilmiş olur.
(Hüseyin Hilmi Işık rahmetullahi aleyh)
En büyük bayram, o büyükleri tanımakdır kardeşim. Çünki bu ni’met, dünyâ ve âhiret ni’metlerinin en büyüğüdür, bundan büyük ni’met yok. Niçin?.. Çünki cennete girmek, buna bağlı. O büyükleri görmiyen, kitâblarını okumıyan kimsenin, kurtulması zordur kardeşim. Meselâ biz Efendi hazretlerini (seyyid Abdülhakim Arvasi kuddise sirruh) görmeseydik, belki şimdi müslimân bile değildik, yâhut da sapık müslimândık.
... O büyüklerin ruhlarından istifâde etmek de onları sevmeye bağlı. Ne kadar seversen, o kadar feyz alırsın. Onun için, bir araya geldiğimizde o büyüklerin ismini anıyoruz. Çünki onların ismi nerede hürmetle anılırsa, ruhları orada hazır olur. Bakın gelir demiyorum. Çünki zâten orada, bir yerden gelmiyecek ki. Radyo dalgaları gibi, devâmlı her an mevcut. Yalnız irtibât kurmak için isminin anılması lâzım, o kadar.
Peki, nasıl irtibât kuracağız? Ruhlarına üç İhlâs bir Fâtiha okuyup, hürmetle isimleri söylenince, irtibat kurulmuş olur. Aynen radyonun düğmesini çevirmek gibi. Radyo dalgası zâten orada var. Düğmeye basınca irtibât kuruluyor, onun gibi. Ancak bir şey var, ne duâ edecekseniz, onların ismini söyler söylemez, nefes almadan hemen söylemeli ki, irtibât kesikliği olmasın. Böyle yapılırsa, mutlaka kendilerine arzedilmiş olur.
(Hüseyin Hilmi Işık rahmetullahi aleyh)