Duanın Kabul Şartları

Konu sahibi son olarak 2618 gün önce görüldü
Duanın Kabul Şartları

Şimdiye kadar duanı tanımını yapıp, kabul ve icabetinden maksadın ne olduğu söyledik, şimdi ise duanın kabul şartlarına değinelim. İslam düşünürleri, ayet ve masumların hadislerine dayanarak, duanın kabulü için hem dua ve hem de dua edende bulunması gereken şartları belirlemişlerdir.

Bu şartlar ve adap kuralları yerine getirildiğinde mutlaka dua kabul edilecek ve etkisini gösterecektir. Duaha Ve Tehlilatı Kuran kitabında yedi şart sıralanmıştır, örneğin: yüce Allah'ı tanımalı, gönlü ve dili bir biriyle uyum içinde olmalı, farzları yerine getirip, haramlardan sakınmalı, işlemiş olduğu günahlardan tövbe etmeli, duadan önce ve sonra mutlaka Peygamber efendimize (s.a.a) ve onun temiz Ehlibeytine (a.s) salâvat gönderilmeli...


Merhum Feyz Kaşi Meheccet'ül Beyda kitabında on şart getirmekte ve ilave olarak Uddetu't-Dai kitabından da on şart daha nakletmektedir.

Onlardan bazıları şöyledir:
Duada samimi olmak, gönülden Allah'a yönelmek, isteklerinde Allah'tan başkasına güvenmemek...


Bazı hadislerde duanın icabet şartları buyrulmuştur, bu hadislerden bazılarını nakletmemiz faydalı olacaktır:

İmam Sadık (a.s) buyuruyor: "Dua her zaman perdeler arkasındadır, yani rahatlıkla Allah katına ulaşamaz, ulaşması için Peygambere salâvat gönderilmelidir."

İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her kim aziz ve celil olan Allah’tan bir ihtiyacını dilemek isterse Muhammed’e ve Ehl-i Beyt’ine salâvat göndermekle başlasın.

Sonra Allah’tan hacetini dilesin. Sonunda da Muhammed’e ve Ehl-i Beyt’ine salâvat göndersin. Zira aziz ve celil olan Allah, duanın başını ve sonunu kabul ettiği halde ortasını terk etmekten daha yücedir. Çünkü Muhammed’e ve Âline gönderilen salâvat örtülü kalmaz."


Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Aziz ve celil olan Allah şöyle buyurmuştur: Her kim benim fayda veya zarar verdiğimi bildiği halde benden bir şey isterse kendisine icabet ederim."

İmam Ali (a.s), kendisine, "Allah, 'bana dua edin sizlere icabet edeyim' diye buyurmuştur; o halde neden dua ediyoruz da icabet edilmiyor?" diye sorulunca şöyle buyurmuştur: "Zira kalpleriniz sekiz hıyanette bulunmuştur. İlk olarak siz Allah’ı tanıdınız, ama hakkını sizlere farz kıldığı şekilde eda etmediniz. Dolayısıyla bu tanımanız sizlere fayda vermedi... Dualarınızın kapılarını ve yollarını kapattığınız takdirde hangi duanız kabul olacak?"

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz kul, yiyeceği haram olduğu halde elini Allah’a doğru kaldırınca bu haliyle kendisine nasıl icabet edilsin?"

İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Sizden her kim kendisine icabet edilmesini istiyorsa kazancını temizlemeli ve insanların hakkını ödemelidir. Karnında haram olan veya yanında halktan birine ait bir hak bulunan kimsenin duası Allah’a yükselmez."

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Bilin ki şüphesiz Allah gafil ve habersiz olan kalbin duasına icabet etmez."

İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Bedenin titrediğinde, gözlerin ağladığında ve kalbin yumuşadığında o anı ganimet bil ki şüphesiz sana teveccüh edilmiştir."

İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz Allah katı olan kalbin duasına icabet etmez."
 
Geri