Dua

J
  • Kullanıcı Jigsaw
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Toplum ve Gündem
DUA

Delikanlı işten son derece yorgun dönmüştü.Annesi pırasa yemeği yapmıştı.Hiçte sevmezdi ya pırasayı ! Annesine söylendi kendince.Dolaptan peynir,zeyin birşeyler atıştırdı ve odasına çekildi.Tv'yi açtı. son zamanların popüler konusu vardı gene.Arakan,Afrika...Off çekti.Kanallarda doğru birşey yoktu ona göre.Zaten sms atmıştım.Bunlarda iyice milleti soyuyor diye söylendi.Tam Tv'yi kapatıyordu ki bir yazı dikkatini çekti.Bir çocuk annesinin gözü önünde açlıkan ölmüş.Annesi onu gömememiş bile.Diğer çocuğuna biryerden su bulmak için,onuda kaybetmemek için içi yana yana su aramaya gitmiş.İçi burkuldu.Yatağına uzandı uykuya daldı.Rüyasında esmer pürüzsüz bir el yüzünü okşuyordu.İnanılmaz derece güzel bir kız İstanbul'un bir sahilinde delikanlının yüzünü okşuyordu.Upuzun kirpikleri,kıpkırmızı dudakları,Upuzun dalga dalga zeyin karası saçları,kiraz dudağının yanında karaelmas misali beni ve bal gibi parlayan ela gözleri vardı.Delikanlı büyülenmişti.Tutulmuştu sanki o an.Bir kız bukadar mı güzel olabilirdi... ?
Ona sarılmak,öpmek koklamak geldi içinden.Ama çekiniyordu.Okadar güzeldi ki,Onu inciteceğini yada güzelliğine gölge düşüreceğini düşünüyordu...Ürekekçe ''Seni seviyorum'' dedi delikanlı.Kız birden ağlamaya başladı.Titrek sesle: ''Hayır sevmiyorsun'' dedi.Birden bir fırtına başladı.Herkes herşey soluk soluk oldu.Birden İstanbul boğazı yerini kaktüslere ve ıssız,kurak bir yere bıraktı.Delikanlı ayaktaydı.Birden ayaklarına kapanan birini fark etti.Silkelendi korkudan.Gözleri derisine çökmüş,kemikleri sayılabilen ağızı yüzü kupkuru bir kadın inliyordu ayaklarının önünde.Oda ne ! bu oydu.O sahildeki kızdı ! dudağının kenarındaki benden ve gözlerinin taa içinden anlamıştı ! Aman Allah'ım nasılda bu hale gelmişti.Bir deri bir kemik olan kız ıstırap içinde ''Beni sevmiyorsun...'' dedi ve hareketsizce yığıldı.Genç kızın arkasında aniden bir çöp tenekesi belirdi.Ne tuhaf ve saçmaydı.Çöl gibi yerde modern şehirlerin çöp tenekesinin ne işi olurdu ki.Delikanlı korkudan ağlaya ağlaya çöp tenekesinin yanına gitti.İçerisinde bir tencere vardı.Desenleri annesinin bugün yemek yaptığı tencereyle aynı olan bir tencere...Delikanlı kan ter içerisinde uyandı.Ağlamaya başladı.O kızı istiyordu.Kendini suçlu hissediyordu.Uzunca bir süre saatlerce ağladı.Evdekiler uyuyordu.Hepsinin cep telefonunu aldı.Nekadar smsleri varsa hepsini Afrika yardım kampanyasına gönderdi.Kendini okadar tuhaf hissediyordu ki.Rüyadan okadar çok etkilenmişti ki.Sanki sevdiği kız hala oradaydı ve onu kurtarmak için çabalıyordu.Dizlerinin üstüne çöktü.Dua etmeye başladı.Tekrar gözlerinden yaşlar süzüldü.Elinden hiçbirşey gelmiyordu ki...Dua evet...Sadece dua ediyordu.Bir duayı bile çevresinen esirgeyen insanlara inat ellerini açtı.Dua etti.Kalbiyle yüreğiyle...Elden gelen en güzeliydi belki dua...Ama kul güçlüyse ve zalimse, Mevla onlara açlığı bizlere de insanlığı sunmuşsa bir imtihan, Ahiretin tarlası olan bu dünyada yüreğimizle dua edip.Hem manevi hemde maddi şekilde tek yürek olabilmekti belkide insanlık.Zenginlerin mezarlarına sokamayacağı altınlarının 40 ta birini Arakan'a,Afrika'ya gönderebilmesiydi belkide...Kimine kolay kimine çetrefilli işte...Delikanlı duasını tamamladı.Midesi kazındı hafiften.Buz dolabını açtı ve annesinin yaptığı pırasadan bir tabak yedi.

M.S.



Sezen Aksu'nun bu güzel parçasını hepimiz için paylaşmak istiyorum.

[YOUTUBE]4Yps944qARQ[/YOUTUBE]​
 
Geri