Dua Yönlendirilmiş Beyin Dalgaları - Dua Müminin Silahıdır

Konu sahibi son olarak 2623 gün önce görüldü

DUA", YÖNLENDİRİLMİŞ BEYİN DALGALARI!

"DUA MÜMİNİN SİLÂHIDIR"

Diyor Allah Rasûlü Aleyhisselâm!.. Acaba biliyor muyuz "dua" niçin bu kadar önemlidir?

"Dua" nedir, niyedir; ötende bir tanrı yok olduğu-na göre kime yapılır? Gelin bu soruların cevabını vermeye çalışalım..

"Dua" yönlendirilmiş beyin dalgalarıdır!.

Hatırlayalım daha önce vermiş olduğumuz şu bil-gileri...

İnsan, "hakikat"ı itibariyle Allah`ın bir "esmâ ter-kibi"dir.. Yani, Allah`ın güzel isimlerinin işaret et-tiği mânâlardan oluşan bir formüldür!.

Bir diğer ifade şekliyle Allah insanı kendi güzel isimlerinin mânâlarıyla varetmek suretiyle onu yeryüzünde ken-disine "halife" kılmıştır!..

Bu isimlerin mânâları çeşitli dönüşümlerden son-ra, takdir edilen şekliyle insanın beyninde açığa çıkmıştır!.

"Allah istemedikçe sizde o istek oluşmaz"

hükmünce, "duanız", hakikatı itibariyle Allah`a ait olan bir istektir!..

Ama bir de Allah`ın "Sünnetullah" denilen bir sistem ve düzeni vardır!.. İşte bu Allah`ın güzel isimlerinin mânâlarından doğan istek, bazen de sizden "dua" şeklinde açığa çıkar..

İnsanlar arası ilişkiler her ne kadar, maddeci bakışın tesiriyle dudaktan kulağa diye kabul edilirse de; gerçekte beyinden beyine şeklindedir!.

Ve çoğu zaman bunu hisseder, farkedersiniz de, adlandıramazsınız; yeterli bilgi sahibi olmamanız dolayısıyla!.. Sezgi, beynin, gelen dalgaları önceden algıla-masıdır!.

"Dua" özünüzdeki Allah esmâsından gelir; beyninizden, o amaca yönlendirilmiş dalga olarak açığa çıkar ve hedefe ulaşır!... Yani, ötendeki bir tanrıdan talep değil, özündeki Allah`tan çıkan istektir!.

Bir diğer yönden "dua", umduklarına ulaşmanın en güçlü silâhıdır; özündeki Allah`a ait kuvvet ve kudretin sendeki değerlendirilişidir!.

Takdirinde varsa, "dua" edersin ve onunla olacağa yön verirsin!... Oysa "Hakikat"ta yönlendiren kendisidir; sen değil!.

Gece, nasıl güneşin parazit oluşturan ışınımı dün-yanın arka yüzünde kaldığı için kesiliyor ve kısa dalga yayın çok net alınabliyorsa; insan beyni de, özellikle gece yarısı ve sonrasında çok hassas hâle gelir ve kuvveti artar..

Bu hem alıcılık (ilham) yö-nünden böyledir; hem de vericilik yani "dua" yönünden böyledir.. "İslam Dini"nde gecenin önemi buradan ileri gelir..

"Dua"dan mahrum olan, hem özündeki o kuvvetleri kullanmaktan mahrum kalır; hem de o duaların getirisinden!. "Dua", özündeki Allah`a ait gücün kullanılışıdır!.

Allah Rasûlü’nün çok fazla "dua" etmesi, ötesindeki bir tanrıdan bir şeyler talep etmesi anlamında değil; özündeki Allah`a ait kuvvet ve kudreti istenilenler doğrultusunda kanalize etmesi şeklindedir!.

Kişinin beyin kapasitesi ne kadar güçlü ise, yayını ve "dua"sı da o nisbette tesirlidir...

Yalnızca konuştuğunuzda değil düşündüğünüzde dahi tüm düşüncelerinizi beyin kapasitenizin kuvveti kadarıy-la dünya üzerinde yayınlıyorsunuz..

Ve bunlar, aynı frekanstaki bir beyin tarafından içime doğdu gibi-sinden algılanıp değerlendiriliyor..

Bir kısım mânevî görevlilerin yani "irşad kutuplarının" tasarrufu bu yöndendir!.. "Feyiz" denen şey dahi güçlü beynin yaydığı ya da yönlendirdiği dalgalarla kişinin bey-ninde yaptığı açılımdır...

Bu konuda çok daha detaylı bilgileri "DUA ve ZİKİR" isimli kitabımızda açıkladık; özellikle okumanızı tavsiye ederim!..

"DUA"nın insan yaşamında en etkili güçlerden biri olduğunu size farkettirmeye gayret ettik bu yazıda.. Bilelim ki, Allah senden sana icâbet edecektir!..içinden geçen her şeyi bilmesi de senin onun varlığından meydana gelmiş olman ve O`ndan gelenlerin sende açığa çıkması nedeniyledir!.

Kişi hangi hâl veya mertebede olursa olsun, Allah Rasûlü gibi daima "dua"ya devam etmelidir...

Ölüm ötesi yaşamda görülecektir ki; kişiye "dua" larının getirisini hiç bir şey getirmemiş olacaktır!.

Allah, "dua"nın değerini farketmeyi ve yaşamımızı "dua"larla olabildiğince değerlendirmeyi, "ruh"umuzu kuvvetlendirmeyi nasip etsin ve kolay-laştırsın!. (¾"İSLÂM" isimli kitaptan...Seyyid Ahmed Hulusi.)

6:NCI TELKİN:

Bu telkin de Cenazeyi Kabre koyup defnettikten sonra, Kur'an okuyup Cemaat dağıldıktan sonra, Hoca tarafından Cenazenin yüz kısmından doğru Cenazeye verdiği telkindir ki,Bu Telkini Cenazenin alması için Kabre konduktan sonra,Eyvah ben öldüm diyerek pişman olmaması ve, Yüce Allah(CC HZ)lerine iman ile bağlı olması ve Sultanlar Sultanı (SAV)Efendimizin de Peygamberliğini tasdik edip, getirdiği din'e inanarak karınca kararınca tatbik etmesi lâzımdır.

Allah(CC HZ) lerine ve Resûlüne (SAV)Efendimize inanmayan,(Tevbe edenlerle, Selâtü Selâm getirenlerle,Kelime-i Tevhid çekip,Salih Amel yapmakla meşgûl olanlarla alay edenler,)aksi halde Hocanın verdiği telkini alamaz, ve Münker ve Nekire Âsân olarak dili dönmez,cevap veremez (Allah(CC- HZ le-ri bu halden cümlemizi cümle ehl-i imanı korusun.)

Bu vesile ile Yüce Allah(CC HZ)lerinin biz aciz kullarına verdiği (Emanetlerini muhafaza edip, hi-yanet etmemeli)Vacib Teâlâ (HZ) leri Ayeti Kerime-sinde:

Biz Emaneti göklere,yere ve dağlara kabûllerini Emr ettik, onlar emaneti götürmekten çekindiler.Ve o emaneti kabûl etmekle insan cür'et etti.Zira in-san idrakten çok cahildir.(El Ahzab. S.A.72.)

Allahü Teâlâ Emr ediyor ki emanetleri ehline te'-diye (borcunu hakkını verme) ediniz.Zira ehline te'diye olunmayan emanetler zayi' olur. (En Nisa.S. A.58.)

Ey Mü'minler. Allahü Teâlâya ve Resûlüne ve e-manetlerinize hiyanet etmeyiniz,halbûki hiyanetin fena olduğunu bilirsiniz.(El Enfâl.S.A.27.)

7 NCİ TELKİN:

YÜCE ALLAH(CC HZ) LERİ BU HUSUSTA ŞÖYLE BUYURUYOR:

Kıyamet borusu çalındıkta hemen onlar mezarlarından kalkıp Rablerine doğru koşacaklar“Eyvah bize!Bizi, yattığımız yerden kim kaldırdı?” diyecekler. Onlara”İşte bu, esirgeyen Allah’ın vadettiği, gönderilen Peygamberlerin gerçek söyledikleri gündür”denecek

İşte bu gün hiç bir kimse haksızlık görmeyecek,ne yapmışsanız ancak onun cezasını göreceksiniz.(Yasin. S.A.51.52.54.)

Yüce Allah (CC HZ) leri kulunu bu hadiseden sonra huzuruna alır ve “Ben sana ikramda bulunmadım mı?Ben seni kavminin efendisi yapmadım mı?Sana gençlik nimetini bahşetmedim mi?

Gençliğini nere-de harcadın? Sana ömür vermedim mi?

Ömrünü nerede tükettin?Sana mal vermedim mi?

Nereden ka-zandın ve nerede harcadın?Sana ilim vermedim mi?

İlminle ne yaptın?diye sorup telkin eder,daha nice sorular ve telkinler vardır.Yüce Allah(CC HZ)leri bu telkinlere kulak vermeyi cümlemize nasib eylesin.

(AMİN) (Bak;Ölüm. Kıyamet.Ahiret.Ad.kitap)
 
Geri